Kirazlı’da kesilen ağaçlar için suç duyurusu

Kirazlı’da yürütülen metalik madencilik faaliyeti kapsamında hukuksuz bir şekilde ağaç kesimleri için bir grup gönüllü avukat, STK temsilcileri ve vatandaş Çanakale Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu. Avukatlar bu süreci yakından takip edeceklerini beyan ettiler.

Kirazlı’da yürütülen metalik madencilik faaliyeti kapsamında bölgede 195 binin üzerinde ağaç kesimi yapıldı. Tarım Orman Bakanlığı ise bölgede kesilen ağaç sayısını 13 bin 400 olduğunu iddia ediyor.

Suç duyurusunda ÇED Raporu’na aykırı bir şekilde 195 bin ağaçtan çok daha fazlasının kesilmesi işleminin gerçekleştirildiği belirtilerek, ilgililerin hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 305. Maddesinde düzenlenen “Temel Milli Yararlara Karşı Faaliyette Bulunmak Üzere Yarar Sağlama”, 257. Maddesinde düzenlenen “Görevi Kötüye Kullanma” ve Orman Kanunu’na muhalefet suçlarından cezalandırılması talep edildi.

Avukatlar, STK temsilcileri ve vatandaşlar maden sahası içerisinde ağaç kesimlerinin usulsüz yapıldığı gerekçesiyle yapılan suç duyurusunda Çanakkale Barosu avukatlarından Ali Furkan Oğuz, Bursa Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Eralp Atabek, Bursa Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu üyesi Av. Erol Cicek, Bergama Mücadelesi Avukatı Av. Arif Ali Cangı, Türk Tabipleri Birliği Avukatı Av. Ziynet Özçelik ve Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Çanakkale Barosu eski Çevre Komisyonu Başkanı Av. Ali Furkan Oğuz suç duyurusu ile ilgili, “Çanakkale’de çevre, ekoloji ve hukuk mücadelesi 2000’li yılların başından beri devam ediyor. Bu aşamada yaklaşık 70’e yakın dava açıldı ve mücadelemiz devam ediyor. Kirazlı davası da bu davalardan biri. Şirket bu süreçte ağaç kesimlerine başladı. TEMA’nın elde ettiği verilere göre ağaç kesimlerinin 45 bin olması gerekirken, 195 bin olduğu belgelendi. Biz suç duyurusunda bulunmak üzere buradayız. Başka illerden de suç duyurusunda bulunulacak. Yapılan ağaç kesimleri hukuksuzdur. Görevi kötüye kullanma durumu vardır ve şikayette bulunuyoruz” dedi.

Bergama mücadelesi avukatlarından aynı zamanda İzmir Barosu Çevre ve Kent Komisyonu üyesi Arif Ali Cangı, “Ekolojiyi yok edilirken bir taraftan da onurumuzla oynanıyor. Bu direniş Türkiye’nin coğrafyanın ve bölgenin geleceği açısından önemlidir. Biz bu tip çalışmaları Bergama’da gördük. Bergama’da o zamanlar büyük çapta bir halk hareketi olmuştu, hukuk mücadelesi sürdürülmüştü buna rağmen madencilik faaliyetleri devam etti. İzmir’den kalktık geldik, buradaki mücadeleye destek olacağız” ifadelerini kullandı.

Avukatlar  daha sonra siyanürlü altın madeni işletmesi yapılması düşünülen Kirazlı bölgesine giderek katliamı yerinde gördüler ve su nöbeti yapan aktivistlere detek oldular.