ManşetTürkiyeUncategorized

Adalet Bakanı: Meclis düzenleme yaparsa Cumhuriyetçiler tahliye edilir

Aynı dosyada Yargıtay’a giden sanıkların olmasının bir bekletme sebebi sayılabileceğini söyleyen Bakan Gül, ‘Tutuklamanın adeta cezalandırma gibi olması vicdanların kabul edeceği bir şey değil’ dedi.

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan yargı paketine ilişkin değerlendirmesinde “Tutukluluk süresinin uzun olması, kişinin neyle suçlandığını bilmemesi, mahkeme önüne çıkmaması, tedbir olması gereken tutuklamanın adeta cezalandırma gibi olması vicdanların kabul edeceği bir şey değil” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet davasında hapis cezasına çarptırılan ancak Yargıtay’a başvuru hakkı olmayan 6 gazetecinin istinaf mahkemesi kararı sonucu cezaevine girdiği, aynı davada yargılanan 4 gazetecinin ise Yargıtay kararını beklediğinin hatırlatılması üzerine Bakan Gül, söz konusu adaletsizliği düzeltmek için kanuni düzenleme yapılacağının sinyalini verdi. Gül, aynı dosyada Yargıtay’a giden sanıkların olmasının bir bekletme sebebi sayılabileceğini söylerken, Meclis’in söz konusu düzenlemeyi yapması halinde şu an cezaevinde bulunan Cumhuriyet yazar, çizer ve çalışanlarının tahliye yolunun açılacağını dile getirdi.

Habertürk’te Didem Arslan Yılmaz’ın sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Yargı Reformu Stratejik Belgesi’yle ilgili açıklamalarda bulundu. Bakan Gül’ün açıklamalarından öne çıkan başlıklar özetle şöyle:

FETÖ: FETÖ’nün yargıya sızma girişimine hepimiz şahit olduk. FETÖ’nün tahrip etmesi, hukukun ayaklar altına alınması. FETÖ nasıl istiyorsa o şekilde yargılamalar oluyordu. Herkesin suçlu görülmesi, delillerin ürütülmesi, usul hükümlerinin çiğnendiği yerde çok büyük tahribatlar oldu. Reformları yapmak hasıl oldu.

Reformlar sürecek: Reformlar bisikletin üzerinde gitmek gibidir. Süreklilik arzeder. Nerede eksiklikleriniz varsa kendinizi sigaya çekeceksiniz, eksikliklerinizi tamamlayacaksınız. Özellikle daha fazla demokratikleşme, hak ve özgürlüklerin genişletilmesi anlamında nerelerde eksikliklerin olduğu. Bazen mevzuat geride kalıyor. Bu son bir reform da olmayacaktır. Bir müddet sonra yine olacaktır. İnsanlar elbette eleştirecek, fikrini söyleyecekler. Her eleştiri bir suç konusu olmaması gerekir. Somut anlamda ifade, düşünce özgürlüğü ile konular istinaf mahkemesi dışında Yargıtay’a taşınmasıyla ilgili bir husus var. Düşünce özgürlüğü bağlamında internet, kişisel veriler anlamında daha özgürlük lehine yorum yapıcı düzenlemeler sözkonusu.

Cumhuriyet davası: Düşünce özgürlüğünü özgürlük lehine yorumlama konusunda bir iradeyi ortaya koyuyoruz. İfade özgürlüğünden dolayı yapılan yargılama ve kararlarla ilgili farklı bir üsul ve gözle yapılması gerektiği bir düzenlemeyi taahhüt ediyoruz.

Belgenin bir kısmı kanun bir kısmı genelge, bir kısmı yönetmelik gerektiriyor. Kanun gerektiren düzenlemeler Meclis’in takdirinde. Buradaki temel düşünce farklı kararlarla alakalı. Aynı davada sanıklar bir kısım istinafta kesinleşiyor diğer kısım Yargıtay’a gidiyor. Diyelim ki, Yargıtay cezayı bozdu, bu arada istinafta suçu kesinleşen kişiler cezaevine girdi. İki yıl sürdü Yargıtay ve suç yoktur dedi. O arada istinafta kesinleşip hapis yatanlar ne oluyor? Düşüncemiz, aynı dosyada Yargıtay’a giden sanıkların olması bekletici mesele olsun. Yargıtay onaylarsa o zaman infaz olsun dedik. Umarız ilk pakette geçecek.

İnfazın düzenlenmesiyle ilgili bir kanun söz konusu olabilir: Dosya itibarıyla istinafta kesinleşen, Yargıtay’a giden bir durum varsa bu konu Meclis’in gündeminde. Umarız çok geç olmadan kanunlaşır ve reformun önemli adımlarından biri gerçekleşmiş olur. İnfazın düzenlenmesiyle ilgili bi kanun sözkonusu olabilir.

Tutukluluk cezaya dönüşmemeli: Tutukluluk gerçekten bir tedbir. Tutuklu olan kişi yargılama sonucunda beraat de edebilir. Tutukluluk süresinin uzun olması, kişinin neyle suçlandığını bilmemesi, mahkeme önüne çıkmaması, tedbir olması gereken tutuklamanın adeta cezalandırma gibi olması vicdanların kabul edeceği bir şey değil. Bu makul süre olmalı. Hem AİHM hem de Anayasa Mahkemesi içtihatları var bu konuda. Savcılık makamı da daha etkin bir soruşturma yapacak. Şüpheli de neyle suçlandığını bilecek ve ona göre savunma hakkını yapacak.

Hâkimler kendini güvende hissetmeli: Hâkim ve savcıların kendisini güvende hissetmesi lazım. “Ben bir karar verdiğimde başına neler gelir, tayinim çıkar mı” diye bir endişeye kapılırsa dosyasına değil başka şeye aklı takılır, hakkaniyetten uzaklaşabilir. Belli kıdeme ulaşmış hakim ve savcılarımızın kendi bulundukları yerden keyfi bir şekilde isteği olmaksızın bir teminat getiriliyor.

Hâkimin ‘etek boyu’ tacizi: Çok kabul edilebilir bir şey değil. Tecrübeli bir hâkim. Açığa alındı. Soruşturma kararı aldık. Yargıçlar elbette kişinin kılık kıyafeti, diliyle, davranışıyla uğraşmamalı. Hakimin huzuruna çıkan kişi ‘Ben doğum yerime, dilime, etnik aidiyetime göre davranış görmeyeceğim’ diyerek adliyeden çıkmasını istiyoruz. Elbette gereğini yapacağız.

FETÖ tam temizlendi diyemeyiz: FETÖ terör örgütü tarz itibarıyla kriptoyu merkezine almış bir yapı. Büyük ölçüde mesafe kaydedildi. Önemli adımlar olmakla birlikte ‘hepsini temizledik’ demek iddialı olur. Teyakkuzu ve ihtiyatı elden bırakmamak lazım. Darbe yargılamalarında açılmayan soruşturma kalmadı. Davalar büyük ölçüde tamamlandı. O gece anayasayı ortadan kaldırmaya çalışanlar bile anayasa ve hukuka göre yargılanıyorlar. Savunmalar, yargılama süreçleri usül çerçevesinde hakim ve savcılarımızın büyük özverileriyle devam ediyor.

İşkence yapan cezasını çeker: İşkenceyle ilgili 2002’den itibaren ağır müeyyidelerle birlikte ‘insanlık suçu’ olarak adım atıldı. Eski fotoğraflar olarak geride bıraktık. Bu konuyla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma açtı. Kamu görevlisinin yapmış olduğu hukuk dışı uygulama varsa elbette cezasını çeker.

Af değil infaz sistemiyle ilgili çalışmalarımız var: Kamuoyunda afla, şartlı tahliye, denetimli serbestlik birbiriyle karıştırılıyor. MHP’nin teklifi de af değil. Çocuğunu öldürmüş, hırsızlık yapmış, istismarda bulunmuş vs. Belli bir düzeyde kamuoyunu, vatandaşları rahatsız etmeyecek şekilde infaz sistemiyle ilgili düzenlemeyi düşünüyoruz.Sayın Cumhurbaşkanımızın da dün söylediği gibi infaza ilişkin, hamile, çocuklu insanlarıyla ilgili, özgürlük lehine düzenlemeler yapma kararındayız. .

Bir yerde beraat diğer yerde mahkûmiyet olmamalı: Bir mahkemede farklı bir mahkemede farklı olması yargıyı zedeliyor.. Bir metin yazılmış, cümle söylenmiş. Bir mahkeme beraat bir mahkeme mahkumiyet veriyorsa nasıl güveneceksiniz? Bu konuda da çalışma yapılacaktır.

 

Kategori: Manşet