İklim KriziManşet

Hatay’ın Erzin ilçesinde iklim felaketi: Görülmemiş şiddette dolu hasat bekleyen narenciyenin yarısını vurdu!

İklim değişikliğinin yıkıcı etkisi bu kez Hatay’ı vurdu.

Hatay’ın Erzin ilçesinde geçen akşam etkili olan şiddetli yağış ve dolu narenciye bahçelerinde büyük hasara yol açtı. Çiftçiler daha önce bu kadar büyük ve sert dolu yağışı görmediklerini belirtiyorlar.

En şiddetli kısmı yarım saat süren ceviz büyüklüğündeki dolu yağışının yaklaşık 40 bim dekarlık alanda ekili ve hasat edilmeyi bekleyen ağaçlardaki mandalinanın %60’ını tahrip ettiği belirtiliyor.

Yağışın ardından hasar tespit çalışması başlatılırken, ürünlerini doluda kaybeden çiftçiler ise zararlarını nasıl karşılayacaklarını düşünüyor.

“Ya tefeciye düşeceğiz ya da bahçemizi satıp borcumuzu ödeyeceğiz”

Geçimini çiftçilikten sağlayan, Dörtyol’a bağlı olan Atatürk Çiftliği mevkiinde narenciye bahçeleri bulunan Akgün Güçlü Özsoy, hayatında ilk kez böyle bir afetle karşı karşıya kaldığını söylüyor.

400 tonluk mahsulünün tamamını dolu yağışında kaybeden Özsoy, “Ya tefeciye düşüp para alıp geri vereceğiz ya da bahçemizi satıp borcumuzu ödeyeceğiz” diyor. Özsoy, Yeşil Gazete’ye yaşanan felaketi şöyle anlattı:

“Geçtiğimiz akşam 20.30 ile 21.00 arasında dolu yağışı oldu. İlk kez böyle bir dolu yağışı yaşandı. Ceviz büyüklüğündeydi. 3-5 yıl önce de bu bölgede dolu yağışı oldu, ama bu derece sert ve büyük değildi. Mahsule bu kadar zarar vermemişti. Son dolu yağışı mahsule yüzde 20 zarar verdi. Amcamla beraber 160 dönüme yakın yerimiz var. Şu an 400 ton ürünüm gitmiş durumda, hepsi delik deşik oldu.”

“Şu an ağaçta dal bile yok!”

“Devlet elini uzatırsa uzatacak, uzatmazsa yerlerimizi satışa çıkaracağız. En az 20-30 dönüm yer satacağız. Ya tefeciye düşüp para alıp geri vereceğiz ya da satıp ödeme yapacağız. Her tarafa borç var. Ziraat Bankası’na, ilaççıya borç var. Gözümüz gibi baktığımız ürünlerdi bunlar. Satsuma mandalinanın tam kesim zamanıydı. Üç, beş gün sonra kesimi bitecekti. Daha başlanmamıştı. Şu an ağaçta dal bile yok. Yağış tropik bir fırtınayla birlikte geldi. Fırtına 10 dakika sürdü, sonra doluya çevirdi. Dolu çok büyük olunca deniz kenarında belli bir bölgedeki 40 bin dönüm araziyi götürdü. Tahminen Erzin’in yaklaşık yüzde 20’si gitti.

Bizim bahçelerin olduğu yer hiç bu kadar dolu alan bir yer değildi. Erzin’in en sıcak yeri, deniz kenarı. Herkes sıcak olduğu için buraya rağbet eder, kış aylarında pek soğuk vurmaz. Şu ana kadar herhangi bir yetkili ziyaret etmedi. Fakat çok zarar giren arkadaşlar var. Değerli büyüklerimiz var 200-300 dönümü olan, 300-500 ton mahsül alan arkadaşlarımız var. Hepsi Facebook’tan paylaşıyorlar.”

“45 yaşındayım, hayatımda bu mevsimde böyle bir tropikal fırtına, yağmur, dolu görmedim”

“Ben 45 yaşındayım, hayatımda bu mevsimde böyle bir tropikal fırtına, yağmur, dolu görmedim. Şu an bahçemizin içi komple su. 80’li yıllarda burada aşırı bir soğuk olayı olmuştu, bahçeleri kurutmuştu. O günden beri böyle bir afet görülmedi. Şu an yapılacak hiçbir şey yok. Olayın olduğu sabah babamla bahçelere gittik. Babam görmesin diye aşağıya indirmedim. Satsumaların o halini görünce babam olduğu yere çöktü, kaldı. Ürünlerimizi birisi sanki kurşunlamış gibiydi. Normalde bunların kesim ayları Aralık-Ocak gibidir. Ama yeni bir tür gelişti. Bu türler en geç Ekim ayına kadar kesiliyor. Biz bu türe Erkenci Washington diyoruz.”

“Şu an Erzin kan ağlıyor”

“Biz ürünlerimizi yaklaşık 10 yıldan beri aynı kişiye veriyoruz. Bu sabah yaptığımız görüşmede de onlardan 160 bin TL’ye yakın bir para almıştık. Peşinat almıştık. Bankaya borcumuzu ödemiştik. Mahsul bitince de bütün paramızı alacaktık. Borcumuzu ödemek zorundayız, nasıl yapacağız bilmiyoruz. Devletten yardım istiyoruz. Bir doğal afet ilân edilebilir. En azından tarım sigortasından faydalanma gibi bir imkânımız var. Bu tür şeylerle önümüzü açarlarsa kurtuluruz. Bu sadece benim için geçerli değil. 40 bin dönüm arazisi olanlar da geçinebilmek için meyveye bakıyor. Çoluğunun çocuğunun rızkı o. Eğer olmazsa o kişiyi bir sene geri atacak ya da bahçesini elinden çıkaracak. Şu an Erzin kan ağlıyor.”

“Erzin Tarım İlçe Müdürlüğü tarafından hasar tespit çalışmaları yapılıyor”

Yeşil Gazete’ye konuşan Erzin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Muhteşem Vural, Erzin Tarım İlçe Müdürlüğü tarafından hasar tespit çalışmalarına başlandığını söyledi.

Zarar gören çiftçilerimizin tarım sigortaları varsa bunun üzerinden tahsil etme yoluna gidebileceklerini belirten Vural, Erzin’in en büyük gelir kaynağı narenciyenin yaşanan afette tahminen yüzde 60’ını kaybettiklerini ifade etti.

“Dolu bölgemizde ilk defa yaşanmıyor ama bu kadar şiddetlisi ile ilk kez karşılaştık. Belli aralıklarla yaklaşık 2 gün sürdü. Erzin Tarım İlçe Müdürlüğü tarafından hasar tespit çalışmaları yapılıyor. Ama dolunun mahsulün yüzde 60’ını vurduğu tahmin ediliyor. Ürünler henüz hasat edilmediği için zarar da çok büyük oldu. Çiftçilerimizin tamamı etkilendi.

Zarar gören çiftçilerimizin tarım sigortaları varsa bunun üzerinden tahsil etme yoluna gidecekler. Yoksa yapacakları herhangi bir şey yok. Sadece devletimiz bize şöyle bir imkân tanıdı: Eğer toplam hasar yüzde 30’un üzerindeyse, bu da Erzin Tarım İlçe Müdürlüğü tarafından tespit edilirse çiftçilerin Ziraat Bankası’na ve Kredi Kooperatifi’ne kredi borçlarının bir sene ertelenmesi imkânı var.”

“Türkiye’nin ihracatının neredeyse dörtte birini Erzin ilçesi karşılıyor”

“İlçenin en büyük ana gelir kaynağı narenciye. Dolayısıyla çok büyük bir sıkıntı olacak. Türkiye’nin ihracatının neredeyse dörtte birini Erzin ilçesi karşılıyor. Yaklaşık olarak toplam üretimimiz 400-500 bin ton arasında. Maalesef bunun çok büyük bir çoğunluğunu doluda kaybettik. Bizde bütün çeşitler yetişiyor ama doluda en çok zarar gören ürün tam hasat dönemi olduğu için mandalina oldu. Geçmişte bölgede dolu zararları yaşandı ama belli bir bölgedeydi. Ama bu Erzin’in tamamını etkiledi.”

Fosil yakıtların kullanımı, arazi kullanımı değişiklikleri, ormansızlaştırma ve sanayi süreçleri gibi insan etkileriyle atmosfere salınan sera gazı birikimlerindeki hızlı artışın sera etkisini kuvvetlendirmesi sonucunda yerkürenin ortalama yüzey sıcaklıklarındaki artışı iklim değişikliğine yol açıyor.

 

Haber: Merve Damcı

Fotoğraf: Yunus Muluk

(Yeşil Gazete)

Kategori: İklim Krizi