İtalya’da ötenazi tartışmaları Marco Cappato davası ile yeniden gündemde

2014 yılında geçirdiği bir trafik kazası sonrası felç olan ve  görme yetisini kaybeden DJ Fabo, hekim destekli intiharın yasal olduğu sayılı ülkelerden biri olan İsviçre’ye giderek 27 Şubat 2017 yılında hayatını sonlandırmıştı.  Radikal Parti üyesi politikacı Marco Cappato’nun  bu süreçte DJ Fabo’ya destek olması ve İtalya’ya döndüğünde kendini ihbar ederek hakkında dava açılmasına sebebiyet vermesiyle ‘ötenazi’ ve ‘hekim destekli intihar‘ tartışmaları ülkenin  gündemine yeniden  oturdu.

DJ Fabo

Ötanazi, tedavisi mümkün olmayan hastalıklarda, hayattan umudunu kesmiş ve çok zor durumda olan hastanın ağrısız bir metotla ölümüne izin verilmesi veya  tıbbi yardımı keserek ölüme terk edilmesidir. Hekim destekli intihar ise hekimin aktif bir rol üstlenmediği, hastanın yaşamını sonlandırmak yerine intihar için gerekli şartları sağlamakla yükümlü olduğu bir uygulamadır.

İtalyan yasalarına göre ötenazi ve hekim destekli intihar kanunen hala suç. Yalnızca ‘Biotestamento‘ olarak adlandırılan yasa Aralık 2017’de senatoda kabul edildi. Yeni kabul edilen bu yasa sayesinde de hasta, tedavisinin belli bir aşamasında, kararlarıyla ilgili iletişim kuramayacak bir duruma gelme ihtimaline karşı, önceden direktif  verme, yani hayatının sonuna geldiğinde ona karşı yaklaşımı  önceden belirleyebilme hakkına sahip olabilecek.

Avrupa ülkeleri içinde Belçika, Lüksemburg ve Hollanda’da ötenazi  ve hekim destekli intihar yasal olarak kabul edilmiş durumda. İsviçre’de  ise yalnızca hekim destekli intihar yasal ve İsviçre aynı zamanda bu uygulama için başka ülkelerin vatandaşlarını da kabul eden tek ülke. Bu nedenle de birçok İtalyan vatandaşı hayatını sonlandırmak için İsviçre’ye gidiyor.

Exit İtalya derneğinin başkanı olan Emilio Coveri hayatını sonlandırmak için İsviçre’ye giden İtalyan vatandaşlarının sayısında ciddi bir artış olduğunu, 2015 – 2016 yıllarında sayı 50 iken, 1 Ocak 2017’den itibaren rakamın 67’ye yükseldiğini ve durumun hiç de iç açıcı olmadığını dile getiriyor. Luca Coscioni Derneği ise günde iki kez konu ile ilgili isimsiz arama aldıklarını ve yaklaşık 8 ay içinde tam 454 kez hekim destekli intihar ile ilgili bilgi almak için başvuru yapıldığını belirtiyor. İsviçre’deki kuruluşlarla iletişime geçirilmesi için hastalar genellikle Marco Cappato’ya yönlendiriliyorlar.

Marco Cappato

Hastaların İsviçre’de hayatlarını sonlandırmak için başladıkları süreç hem maddi hem de manevi zorluklar içeriyor. İtalya’da hekim destekli intihar konusunda hastalara destek vermek kanunen suç olduğu için hastalar her ne kadar fiziksel olarak iyi durumda olmasalar da, İsviçre yolculuğunu tek başına yapmak zorunda kalıyorlar. Genellikle yanlarında onlara eşlik edecek kimse bulunmuyor. Ülkelerinden ve sevdiklerinden uzakta hayata veda etmek durumunda kalıyorlar. Herhangi bir kişi hastalara eşlik ettiği taktirde ve hasta hayatını kaybettiğinde İtalya’da 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabiliyor. DJ Fabo da bu nedenle konuyla yakından ilgili olan ve farkındalık yaratmak için fazlasıyla çalışan Radikal Partili Marco Cappato’dan yolculukta ona eşlik etmesi için yardım istemek durumunda kalıyor.

Bunun dışında süreç ekonomik anlamda da hastalar için oldukça zor. İsviçre’de ilgili kurumlara ulaşmak ve işlemler neredeyse 10 bin euro civarında tutuyor. Ülkenin pahalı olması, doktor kontrolleri, kullanılacak ilaçlar, sürecin doğruluğunu teftiş edecek uygulamalar, cenaze töreni ve sonrasında cenazenin yakılarak küllerinin hastanın ülkesine ve ailesine  ulaştırılması gibi işlemler ücreti belirliyor. Cenazenin yakılma işlemi olmaksızın hastanın ailesine iade edilmesi ekonomik olarak daha pahalı. Bu nedenle hastanın ölümünden sonra cenazesinin yakılmasına neredeyse zorunlu olarak bakılıyor.

DJ Fabo’nun hikayesi dışında İrene Curiazi’nin hikayesi de konuyu İtalya’nın gündemine getirmiş durumda. İrene Curiazi 4. evre akciğer kanseri nedeniye 30 yaşında hayatını kaybetmiş genç bir kadın. DJ Fabo gibi o da Marco Cappato ile iletişime geçiyor ve ölmeden önce İsviçre’ye gidebilmek için başvuru yapıyor. Ancak yaptığı başvurudan tam iki gün sonra hayatını kaybediyor. Eşi Andrea Curiazi ise hazırladığı bir video ile İrene’nin hikayesini anlatarak bir farkındalık yaratmaya çalışıyor. Amaç ötenazi ve hekim destekli intiharın İtalya’da yasallaşmasını sağlamak.

İrene Curiazi

İtalyan Radikal Parti’de siyaset yapan Marco Cappato’nun DJ Fabo’ya yolculuğunda yardım ettikten sonra İtalya’ya dönüp kendini ihbar etmesi de özünde konuyla ilgili farkındalık yaratmayı amaçlayan bir sivil itaatsizlik eylemi.

Kendini ihbar ettikten sonra hakkında dava açılan Marco Cappato’nun suçu ise DJ Fabo’yu İsviçre’deki kliniğe kadar götürerek hekim destekli intiharına yardımcı olmak. Marco Cappato’nun kendini ihbar ederek gerçekleştirdiği sivil itaatsizlik eylemi aslında Mina Welby and Gustavo Fraticelli’nin  yürüttüğü ve ötenazi’nin yasallaşmasını hedefleyen kampanyanın (SOSEutanasia.it) bir parçası.

İtalyan Anayasası’nın 32. maddesinde; cumhuriyetin, temel bireysel hak ve toplum yararı olarak sağlığı himaye etmek ve yoksullara ücretsiz tıbbi bakım güvencesi sağlamakla yükümlü olduğu, hiç kimsenin kanun hükümlerinin gerektirdikleri dışında özel bir tedaviye zorlanamayacağı ve kanunun, hiçbir durumda, insan kişiliğine saygının gerektirdiği sınırları ihlal edemeyeceği belirtiliyor. 

Kampanyanın amacı da İtalyan Anayasası’nın  32. maddesinden hareket ederek, İtalyan Ceza Kanunu’nun bir kişiyi intihara etmeye teşvik etmenin ya da intihar etmesine yardımcı olmanın, ölüm gerçekleştiği taktirde  5-12 yıl arasında, ölüm gerçekleşmediği ve fiziksel hasarın kaldığı durumlarda da 1 ile 5 yıl arasında cezalandırılmasını öngören 580. maddesini değiştirmek.

Marco Cappato mahkemede

Kampanyanın bir parçası olan bu sivil itaatsizlik eylemi sonucunda 8 Kasım 2017’de başlayan Marco Cappato davası, ülkede konuyla ilgili tartışmaların yeniden başlamasına sebep oldu. 17 Ocak 2018’de savcılar, DJ Fabo’nun intihar konusunda tamamen istekli olması nedeniyle Marco Cappato’nun eyleminin bir suç teşkil etmediğini belirterek, siyesetçinin beraatini istediler. Ancak Marco Cappato bu kararı kabul etmeyerek suçlu buluması gerektiğini belirtti. Çünkü suçsuz bulunduğu taktirde; İsviçre’de yapılan bu uygulamadan yalnızca imkanı olan hastaların faydalanabileceğini, oysa böyle bir haktan istediği taktirde her hastanın kendi ülkesinde faydalanması gerektiğini belirtti. Dava ile ilgili son karar  ise Şubat 2017’de belli olacak.

Siyasetçi dava ile ilgili olarak hasta insanların hayatlarıyla ilgili karar verme haklarının İtalya’da konuşulabilmesini istediğini ve bu sürecin bu tartışma için bir fırsat olduğunu belirtti.

 

Haber: Nükhet Akgün Bordignon

(Yeşil Gazete)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page