TAEK’e, “Rutenyum-106″yı sorduk: Sızıntı tespit edildiyse neden bilgi verilmedi?

Geçen hafta önce Fransa ve Almanya’nın nükleer güvenlik kurumlarının ve ardından Rusya Meteoroloji Servisi’nin Avrupa ve Rusya’da radyoaktif Rutenyum 106 maddesi tespit edildiği yönünde yaptıkları açıklamaların ardından, Eylül ayı sonlarında Rusya’da Ural dağları yakınlarındaki bir nükleer tesisten havaya radyasyon salınan bir olay yaşandığı ortaya çıkmıştı. Daha sonra bu bilgi Rusya’daki nükleer tesislerin sahibi Rosatom şirketi tarafından da kısmen teyit edilmişti.

Fransa ve Rusya kaynaklı haritalarda Türkiye’nin de etkilendiğinin görülmesinin ardından Avrupa’ya kadar yayılan radyoaktif bulutun Türkiye’den de geçip geçmediği tartışması ortaya çıkmıştı. Hatta toplumda birçok kişinin radyoaktif kirlilik ihtimali nedeniyle paniğe kapıldığı da gelen haberler arasındaydı.

“Az miktarda Rutenyum 106 İstanbul ve Ankara’da ölçüldü”

Gazetemizin nükleer enerji haberleri editörü Pınar Demircan, “TAEK’e Soruyoruz: Radyoaktif bulutlar Türkiye’yi atlayarak mı ilerledi?” başlıklı haber yorumunda bu durumu detayları ile dile getirirken internet haberlerini doğrulama platformu teyit.org’da 28 Kasım Salı günü (dün) sweb itesinden bu iddiaya dair bir açıklama paylaştı.

teyit.org, “Rusya’da meydana gelen nükleer sızıntı nedeniyle radyasyon yüklü bulutlar Türkiye’yi de etkiledi” iddiası ile ilgili açıklamasında “Rusya’da sebebi bilinmeyen nükleer bir sızıntı olduğu iddiası doğru ancak radyasyon yüklü bulutların Türkiye’den geçtiği iddiası belirsiz” sonucuna varırken Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nu (TAEK) da aradıklarını, görüştükleri Türkiye Atom Enerjisi Kurumu yetkililerinin de Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu tarafından Eylül ve Ekim aylarında bu konu hakkında bilgilendirildiklerini söylediklerini belirtti.

teyit.org’a göre meydana gelen sızıntının tam olarak nereden kaynaklandığının henüz bilinmediğinin altını çizen yetkililer “az miktarda da olsa Rutenyum 106 maddesinin İstanbul ve Ankara’da ölçüldüğünü” ifade ediyorlar. Maddenin nasıl taşındığının tam olarak bilinemeyeceğini dile getiren TAEK yetkilileri ölçülen değerlerin insan sağlığı açısından bir tehlike oluşturmadığını da söylüyorlar.

Fransa Nükleer Güvenlik Enstitüsü (IRSN) tarafından paylaşılan haritada sızıntının kaynağı kırmızı renk ile belirtilmiş, kırmızıdan sarıya tonlar ile etkilenen yerler ve etkilenme derecesi belirtiliyor

Oysa Türkiye Atom Enerjisi Kurumu olayın ortaya çıktığı ve kamuoyunda geniş bir şekilde tartışıldığı son bir haftadır herhangi bir açıklama yapmış değil. Toplumu nükleer konularda bilgilendirmekle görevli TAEK’in, bu kadar önemli bir konuda, üstelik ölçüm yaptıkları halde neden sustuğunu biz de merak ettik.

TAEK: Sızıntı Türkiye’yi mikron düzeyinde etkiledi

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nun Ankara’daki başkanlık binası

Bunun üzerine Yeşil Gazete olarak, “Radyasyon sızıntısından haberiniz olduğu ve Türkiye’de de tespit ettiğiniz halde neden bu bilgiyi kamuoyuyla paylaşma gereği duymadınız?” sorusuna yanıt bulmak amacı ile TAEK’i aradık.

Kurumun Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’nden gazetemize bilgi veren ve ismini açıklamayan kişi, “TAEK olarak bizim bilgi vermemiz mümkün değil ancak siz internet üzerinden edindiğiniz bilgileri paylaşabilirseniz ona dair yorumda bulunabilirim” bilgisini aktardı.

Biz de Rusya’dan Avrupa’ya doğru meydana geldiği haberlere konu olan radyasyon sızıntısı ile teyit.org’daki açıklamayı kendisine aktardık.

Kamuoyuna bilgi verme konusu TAEK Başkanı ve Bakanlık sorumluluğunda

TAEK yetkilisi, “Haberler ve teyit.org açıklamasındaki bilgi doğrudur. Çok küçük, mikron düzeyinde bir durum tespit edilmiştir” şeklinde konuştu.

Bu durumun neden kamuoyu ile paylaşılmadığını, bunun için belirledikleri bir radyasyon seviyesi bulunup bulunmadığı hakkındaki sorumuza ise TAEK yetkilisi tarafından, “Bu konuya dair bir genelge yayınlandığı için size bilgi vermem mümkün değil. Başkanımız ve ilgili bakanımız bununla ilgili kararı verebilir” yanıtını iletti.

Bu durumda TAEK’in konudan en baştan beri haberdar olduğu ve Türkiye’de Rutenyum 106 maddesi bulunup bulunmadığını anlamak için ölçümler yaptığı bir kez daha doğrulanmış oldu. Ancak bununla birlikte konunun kamuouna açıklanmaması için bir ilgili gizlilik genelgesi  yayınlandığı da anlaşılmış oluyor. Gazetemize bilgi veren yetkilinin bilimsel bir dil kullanmadan ve birim vermeden “mikron düzeyinde” kirlilik olduğunu söylemesi de konuya ne derece ciddiyetle yaklaşıldığına dair bir başka gösterge sayılabilir.

TAEK’in toplumu nükleer konularda bilgilendirme ve oluşan paniği giderme yolunda rakamlara dayanan, bilimsel ve güvenilir bir açıklama yapıp yapmayacağını hâlâ merakla beklliyoruz.

 

Haber: Alper Tolga Akkuş

(Yeşil Gazete)

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page