Fenerbahçe Parkı – Topluluk Bahçesi ekibi ile konuştuk

Sosyal Medyada Fenerbahçe Parkı – Topluluk Bahçesi‘nin 30 Nisan’da park içinde gerçekleştirdikleri ekim dikim çalışması ve korkuluk yapımı atölyesine şahit olunca hemen kendileri ile iletişime geçtik. Orda ne oluyor, olanları kimler yapıyor, topluluğun hedefleri nelerdir gibi sorularımıza yanıt bulmaya çalıştık.

Topluluk Bahçesi, Saint Joseph Lisesi öğrencilerinin, öğretmenleri Şükran Toy ile birlikte hayata geçirdikleri bir proje. Saint Joseph’ten Defne Aksel, Serra Özsoy, Alp Bolluk ve Melis Severcan, Fenerbahçe Parkı – Topluluk Bahçesi’ni bize şu 5 sorumuz kapsamında aktardılar.

68

 

Fenerbahçe Parkı –  Topluluk Bahçesi fikri nasıl ve ne zaman doğdu, kısaca anlatabilir misiniz?

Toplulukta kaç kişisiniz şu an, kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz?

30 Nisan buluşmasında neler ektiniz, nerelere ektiniz, toprağa bakım işlemleri için nasıl bir koordinasyon sağlıyorsunuz?

Kadıköy Belediyesi de bu topluluğu destekliyor sanırım, sağladıkları desteği açmanız mümkün mü? ve son olarak

Hedefleriniz neler, bundan sonraki süreci nasıl planlıyorsunuz?

Şimdi söz onların!

***

Defne Aksel :

1) Ben Defne Aksel. Saint Joseph Lisesi’nde 10. sınıf öğrencisiyim. Küçüklüğümden beri, babam Taner Aksel’in şehirdeki yaşantısının yanında, doğal yaşama duyduğu tutkudan etkilenerek ve onun bilgi birikiminden yararlanarak; geçen senenin başında, doğaya ve çevreye katkıda bulunabileceğim bir proje geliştirmeye karar verdim.

Babamın permakültür eğitmeni olması ve ekolojik bir çiftlik yürütmesi, şimdiye kadar gerçekleştirdiğim bütün çalışmalarda bana çok yardımcı oldu. (Permakültür, sürdürülebilir yaşam alanları kurgulayabilmemizi sağlayan bütünsel tarım bilimidir. Permakültür sayesinde insanların ihtiyaçlarını karşılayan verimli ekosistemler geliştirilir. Sistem dahilindeki her öğe diğerlerini destekler ve besler. Böylece kendi kendine gelişebilen bir gıda zinciri kurulur.)

81

2014-2015 okul senesinde ben, birkaç gönüllü arkadaşım ve öğretmenimiz Şükran Toy, okulumuzun bahçesinin 10 m2lik bir alanında permakültür bahçeciliğine giriştik. Permakültür prensipleri dahilinde yüksek bitki yataklarımızı oluşturduk, yemekhanemizden çıkan organik atıkları komposta dönüştürerek toprağı zenginleştirdik ve ilk tohumlarımızı ektik.

Geçtiğimiz sene permakültüre küçük çaplı bir giriş yaptıktan sonra, yazın Amerika’da gezdiğim topluluk bahçelerinin ne kadar güzel bir amaca hizmet ettiğini fark ettim ve ben de kendi yaşadığımız çevreye aynı imkanı sağlayacak bir topluluk bahçesi projesi oluşturmaya karar verdim. Daha sonra, Almanya’da birçok topluluk bahçesini gezdim, araştırmalar yaptım ve yeni okul senesi başladığında, geliştirdiğim proje taslağı ışığında proje danışmanım Şükran Toy ile hazırlıklara başladık.

2)Doğada vakit geçirmeyi çok seven biriyim, günlük yaşantılarımızın koşuşturmacalarından vakit buldukça da ailecek doğaya kaçarız. Şehirlerde yaşayan bizler, ev ve iş/okul arasında mekik dokuyoruz.

Bir farklılık yaratmak ve yaşadığımız yerlerin sürdürülebilir yerleşimlere dönüştürülebileceğini göstermek üzere bu projeyi geliştirdim. Okuldaki arkadaşlarım, yaptığım bilgilendirmeler sayesinde bu projeden haberdar oldular ve ilgili olanlar bana gönüllü olmak istediklerini söylediler. Projenin taban kadrosunda şuan 5 öğrenciyiz, fakat bahçede düzenlediğimiz etkinliklere gönüllü olarak katılan birçok öğrenci var.

Topluluk bahçesi projesi ‘’toplum tabanlı’’ bir proje olduğu için halka tamamen açık, lise öğrencileri yanında etkinliklerimizi takip eden küçük çocuklar ve yetişkinler de var. Örneğin en son gerçekleştirdiğimiz atölyemizde yaklaşık 60 katılımcı vardı.

3) 30 Nisan etkinliğimizin teması ‘’Ekim-Dikim Çalışmaları ve Korkuluk Yapımı Atölyesi’’ idi.

Etkinlik tarihinin bir ay öncesinden gönüllü öğrencilere babamın çiftliğinden gelen tohumlar verildi ve öğrenciler evlerinde bu tohumları ekip bakımlarını sağlayarak fideye dönüştürdüler. Yetiştirdikleri fideleri etkinlik günü yanlarında getirdiler.

Çeşitli fidelerimiz vardı: marul, kadife çiçeği, amaranth, çin yeşillikleri, hardal otu, kırmızı ıspanak, arı otu, tere, biber gibi. Aynı zamanda, Kadıköy Belediyesi de armut, kiraz, elma, erik gibi bodur meyve ağaçları; erguvan, iğde, sophora gibi baklagil ağaçlar ve böğürtlen, ahududu, üzüm gibi çalılar temin etmişti.

26-27 Mart tarihlerinde düzenlediğimiz ilk atölyemizde oluşturulan bitki yataklarına ektik ve diktik

26-27 Mart tarihlerinde düzenlediğimiz ilk atölyemizde oluşturulan bitki yataklarına ektik ve diktik

Tohumlarımızı ve fidelerimizi 26-27 Mart tarihlerinde düzenlediğimiz ilk atölyemizde oluşturulan bitki yataklarına ektik ve diktik. (Yükseltilmiş bitki yatakları, 40-50 cm derinliğinde zengin bir toprak elde edilebilen ve bitki köklerinin daha derine inebileceği, böylelikle de bitkilerin daha sağlıklı büyüyebileceği bir sistemdir.) Ağaçlarımızı ise bahçe çitlerinin kenarlarına diktik.

O gün, Taner Aksel’in yaptığı görev dağılımı ışığında ellerimizi toprağa buladık. Bir grup öğrenci toprağı çapalama ve havalandırma işlemiyle uğraşırken, başka bir grup öğrenci ilk atölyede ektiğimiz ve epey büyüyen fideleri bitki yataklarından çıkartıp diğer boş bitki yataklarına aktardılar. Ayrıca, resim öğretmenimiz Ali Yılmaz’ın bir grup öğrenciyle gerçekleştirdiği korkuluk atölyesi, günün sonunda 7 adet korkuluk oluşturdu ve bu korkulukları bahçemizin çeşitli yerlerine diktik. Katılımcı sayısı bir önceki atölyemize oranla çok daha fazlaydı.

4) Evet, projemizi Kadıköy Belediyesi ile işbirliği içinde yürütüyoruz. En başta, bir topluluk bahçesi oluşturabilmek için kamuya açık geniş bir alana ihtiyacımız vardı çünkü adından da anlaşılacağı gibi, bu bahçeler halka açık ve herkesin yardımlaşarak doğal ürünler yetiştirilmesini sağlayan bir konsept.

98

Bahçeyi kuracağımız alanı belirleyebilmek için iki öğrenci olarak Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Bey’den randevu aldık. Ona projeyi sunup onayımızı aldıktan sonra, Park ve Bahçeler Müdürlüğünden bizlere yaklaşık 1 dönümlük bir alan temin etmelerini rica ettik. Sonrasında Fenerbahçe Parkı’nda tahsis edilen 900 m2lik alanımızda hızla hazırlıklar başladı. Yani temel olarak Kadıköy Belediyesi’ne bu projeyle gittiğimizde, öğrencilerin girişimlerini çok desteklediklerini ve gerekli finansal ihtiyaçları karşılayacaklarını söylediler. Aynı zamanda Fenerbahçe Parkındaki belediye görevlileri ve bahçe koordinatörü Kamuran Bey de bahçeye sahip çıkıyorlar.

5) Bu projeyi oluşturmaktaki amacımız, topluluk bahçelerinin de genel ruhu olan: doğal bitki yetiştirme yöntemlerini öğrenmek ve öğretmek, eğitimler vererek ve aktiviteler düzenleyerek ilgisi olan herkesin doğal yaşam, sürdürülebilirlik ve bahçecilik hakkındaki bilgi ve becerilerini arttırmak, permakültür prensiplerini yaşatmak ve bu gibi başka proje girişimlerinin de öncüsü olmaktır.

69

Yaz tatilinde, Danimarka’da katılacağımız uluslararası bir organizasyonda bahçenin tanıtımını yapacağız ve işleyişini açıklayacağız. En büyük amaçlarımızdan birisi ise anaokulu, ilkokul ve lise düzeyindeki öğrencilere çevre ve doğal yaşam bilincini yaymak, bu nedenle de önümüzdeki sene özellikle Kadıköy çevresindeki okulları ağırlıyor ve atölyeler ve eğitimler düzenliyor olacağız. Bahçemizin, permakültür kolektiflerinin, ilgili halkın ve çalışma yapmak isteyen insanların paylaşacağı, yardımlaşacağı, öğreneceği ve hep beraber üreteceği bir buluşma noktası olmasını umuyoruz.

Serra Özsoy :

1) Ben Serra Özsoy. Saint Joseph Lisesi’nde 11.sınıf öğrencisiyim. Permakültür (sürdürülebilir yaşam alanları kurgulayabilmemizi sağlayan bütünsel tarım bilimi) hayatıma 2014 yılında Taner Aksel’in Robert Koleji’ndeki eğitimiyle girmiş oldu.

100

 

Bu eğitime Fenerbahçe Parkı Topluluk Bahçesi’nin yaratıcısı okul arkadaşım Defne Aksel, proje danışmanımız ve aynı zamanda coğrafya öğretmenimiz Şükran Toy ve ilgili diğer kişilerle katılmıştık. 2015 yılında okulumuzda da bir permakültür bahçesi oluşturuldu ve bu bilinç çevreye daha da yayılmaya başladı.

77

Defne’nin böyle bir topluluk bahçesi fikriyle gelmesi üzerine ben de başlangıçtan itibaren olabildiğince yardımcı olmaya çalıştım.

Park için Taner Aksel’le yaptığımız küçük toplantılar sonrasında çizim aşamasını da tamamladık ve Defne’nin önceden de görüştüğü Park Bahçeler Müdürlüğü’ne projemizi sunduk. Şuan Fenerbahçe Parkı’ndaki 900 metrekarelik alanı gün geçtikçe daha da verimli kullanıyor ve çalışmalarımızı daha da arttırmaya çalışıyoruz.

2) Parkın adından da anlaşılacağı üzere prensiplerimizin tamamı “topluluk” kavramı üzerine kurulu ama çekirdek kadroya bakacak olursak beş kişiden oluşuyoruz..

70

Beş kisiden olusuyoruz..Projenin başından beri ana ekibimize, fikrin oluşum sürecine, projenin şekillenmesine ve bahçede ekim dikim çalışmalarında hep en ön sırada dahil olan arkadaşımız Saint Joseph Lisesi 11.sınıf öğrencisi Defne Anlaş ile birlikte hepimiz projenin hayata geçmesinde farklı rol oynayan, farklı alanlara ilgisi olan kişileriz ama hepimizin ortak noktası doğayı sevmesi ve yeşille iç içe olmaktan hoşlanması. Bunun dışında çoğu bizim okulumuzdan ve Kadıköy’deki çevre okullardan gönüllü olarak katılan katılımcılarımız var. Ben mesela bir önceki etkinlikte daha çok medya görevini üstlenmiş, kameramla tüm aşamaları an an kaydetmiş fotoğraf arşivi oluşturmuştum.

3) Ekim-Dikim Çalışmaları ve Korkuluk Atölyesi için gönüllülere tohum dağıttık ve bunların fide olarak dönmesini istedik. Tohumdan fide yapımı birçok kişi için bir ilk oldu ve etkinlik için de yanlarında getirdiler. Marul, kadife çiçeği, amaranth, çin yeşillikleri, hardal otu, kırmızı ıspanak, arı otu, tere, biber gibi birçok fidemiz oldu. Belediye de aynı zamanda çalı ve ağaç temin etti. Aynı zamanda resim öğretmenimiz Ali Yılmaz’la grup eşliğinde yedi korkuluk yapıldı. Özellikle küçük katılımcılarımızın en sevdiği etkinlik bu oldu.

4)Proje Kadıköy Belediyesi’yle bir arada yürütülüyor ve onların da gençlere olan inancı sayesinde projemizin daha da büyüyeceğini ve yaşadığım yer de olan Kadıköy’ün çevre belediyelere örnek olacağını düşünüyorum. Biz örnek olmayacaksak kim olacak?

5) Haziran’ın başında bahçemizin resmi olarak açılışını yapacağız. O zamana kadar da bahçeyle ilgilenmeye ve fidelerimizi takip etmeye devam edeceğiz.

Bir sonraki aktivitelerimizi öğrenmek için aktif olarak kullandığımız facebook sayfamızdan bizleri takip edebilir, aklınızdaki soruları sorabilir ve bir sonraki etkinliğin parçası siz de olabilirsiniz. Bunun dışında ekip olarak Danimarka’da lise öğrencileri için yapılan “sürdürülebilir yaşam” temalı uluslararası boyuttaki bir konferansa katılıp ülkemizi, belediyemizi ve okulumuzu bahçemizle temsil edip tanıtımını yapıp işleyişini anlatacağız.

Bahçemizin çevre okullardan gelecek daha çok öğrenci ve doğa severlerle buluşmasını, permakültürün yaygınlaşmasını ve birlik içinde çalışacağı bir yer olmasını diliyoruz.

Alp Bolluk:

1) Topluluk bahçesi projesi fikrinin sahibi olan Defne Aksel, çocukluğundan beri babasının da bu konuya olan merakı dolayısıyla hep doğayla iç içe olmuș bir arkadașımdır. Geçtiğimiz yaz Amerika’da gittiği yaz okulunda çeșitli topluluk bahçesi örnekleri görmüș, bu bahçelerden çok etkilenmiș ve buna benzer bir projeyi ülkemize de tașımak istemiștir. Okul senesi bașladığında okulumuzun coğrafya öğretmeni ve babasının da yardımlarını alarak bu projeyi gerçekleștirmiștir.

2) Benim adım Alp Bolluk, Istanbul Saint-Joseph lisesinde 10. sınıf öğrencisiyim. Bu projeden arkadașım Defne Aksel aracılığıyla haberdar oldum.

79

Kentin ortasında bir bahçe olușturma fikri çok hoșuma gittiğinden ve bunu șehirleșmiș halkı çevre ile ilgili bilinçlendirmek icin çok önemli bir adım olduğunu düșündüğümden projeye hemen gönüllü olarak dahil oldum. Topluluktaki kiși sayısı okulumuz öğrencilerinin ve yerel halkın katilimiyla her geçen gün artmakta.

3) 30 Nisanda gerçekleșen ekim-dikim atölyesinde ve öncesinde yapılan çalıșmalarda marul, tere, kırmızı ıspanak, maydonoz, soğan, biber, domates, gibi pek çok sebzenin tohumları ekildi. Bunun yanında ahududu, böğürtlen, kiraz, armut vb. agaç fideleri ekildi.

Atölye olmayan ve biz gönüllülerin bahçede bulunamadığı günlerde bahçenin bakimindan parkta bulunan belediye çalıșanları sorumludur.

4) Kadıköy Belediyesi projenin gercekleșmesi așamasında okulumuzun ve proje ekibinin bütün ihtiyaçlarını karșılamıștır.

78

Arkadaslarım Defne ve Serra belediye binasina ziyarette bulunup kendilerine proje icin Fenerbahçe Parkı’nda bir dönümlük arazi tahsil edilmesini rica etmistir, görüșmeler sonucunda belediye bu projeyi onaylamis ve gereken yardımları sağlamıștır.

5) Haziran ayı sonunda okuldan proje ekibindeki arkadașlarım belirli sayıda birkac eșlikçinin de katılımıyla Danimarka’da park ve bahçecilikle ilgili dünyanın dört bir yanından katılım alan bir konferansta bulunacak ve Fenerbahçe parkındaki bu projelerini tanitacaklardır.

Ayrica ilerleyen zamanlardaki bir baska hedefimiz de Kadıköy çevresindeki bașta ilkokullar olmak üzere pek çok okulu bahçemize davet etmek, orada çalıșma yapmaya teșfik etmek ve genç yaștaki arkadașlarımıza çevrecilik bilinci așılamaktır.

Melis Severcan :

11)Fenerbahçe Parkı fikri aslında arkadaşımız Defne tarafından ortaya çıktı. Defne benim gibi bu konuyla yakından ilgilenen başka arkadaşlarımızla ve coğrafya hocamız Şükran Toy ile paylaştı ve hepimizin içine oldukça ilham verici bir proje oldu.

76

Amacımız mandala sistemini kullanarak bir Topluluk Bahçesi oluşturmaktı. Maalesef sürdürülebilir tarım anlamına gelen permakültür ülkemizde pek yaygın değil. Oysa oldukça faydası var. Bizler kentsel kesimde yaşıyoruz ve permakültür ile bahçemizde kendimiz ve yakın çevremiz için kendi doğal gıdamızı yetiştirmeyi hedefliyoruz.

2)Permakültür grubumuzda coğrafya hocamızla birlikte toplam aktif 4 kişiyiz.

99

 

Ben Melis Severcan. Bahçeciliğe olan ilgimle bu fikre dahil oldum. Sebze, meyve ve çiçek tohumları ekmeyi, fide yetiştirmeyi çok seviyorum. Özellikle sebze ve meyve ekmeyi tercih ediyorum çünkü insanın kendine ayırdığı bir alanında doğal gıdasını yetiştirme şansı olması sağlıklı olduğu kadar insanı mutlu da ediyor sonuçta fidesinin büyüyüşünü günden güne izleme şansınız oluyor.

Çiçekleri ise daha çok görsel amaçlı kullanıyorum. Bu bitkilerimi de daha sonra oluşturduğumuz Fenerbahçe Parkı’ndaki bahçemize getiriyorum.

3) Ben ektiğim fidelerimi arkadaşlarımıza verdikten sonra korkuluk yapımından sorumlu oldum. Amacımız kargaları bahçemizden uzak tutmaktı.

71

Görsel sanatlar hocamız Ali Yılmaz ile birlikte, arkadaşlarımızın getirdiği eski ve kullanılmış kıyafetlerimizi, okulumuzun hazırlamış olduğu tahtalara giydirip içlerini samanla doldurduk. Daha sonra korkuluklarımıza saç yapıp yüzlerini oluşturduk.

4)Biz bu plana karar verdiğimiz zaman, arkadaşımız Defne Kadiköy Belediyesi’yle hepimiz adına bu bahçe yapımı için konuşmaya gitti. Belediyemiz bahçe fikrimizi çok beğendi ve hemen yardımcı oldu.

Bize gerekli izinleri verdiler ve ihtiyacımız olan, erişimi zor olan malzemeleri bulmamıza yardımcı oldular. Bu işten görevli bir kaç çalışanla birlikte daha sonra bahçemizi oluşturmaya başladık.

82

5)Biz Permakültürü yani sürdürelebilir tarımı olabildiğince kişiye aktarmayı ve yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.

Bir sonraki hedefimiz okullara gidip insanlara Permakültür’ün faydalarını aşılamak. Bunun için şuan hazırlamayı düşündüğümüz aktivitemiz öğrenciler ile birlikte tohum topları hazırlamak.

 

 

Röportaj: Alper Tolga Akkuş

(Yeşil Gazete)