Alakırdaki dostlardan mesaj var!

Alakır’da doğa mücadelesi sürdüren Alakır Nehri Kardeşliği birkaç gün önce sosyal medya hesaplarını kapattı.

Alakır Nehri Kardeşliği’nin, HES’lere karşı yürüttüğü mücadelenin son durumu hakkında İnan Mayıs Aru‘nun Birhan ve Tuğba ile görüştükten sonra kendi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayı Mayıs’ın da iznini alarak aynen paylaşıyoruz.

ALAKIR’DAKİ DOSTLARDAN MESAJ VAR!

AVRUPA'NIN YANI SIRA, TURKIYE'DE DE HER TEMMUZ AYININ IKINCI PAZARINA DENK GELEN 14 TEMMUZ GUNU 'NEHIRLER OZGUR AKSIN' SLOGANIYLA DUZENLENEN 'BUYUK ATLAMA: BIG JUMP' ETKINLIGI, ANTALYA'DA IKI AYRI NEHIRDE GERCEKLESTIRILDI.(FOTO:MEHMET CINAR/ANTALYA-DHA)

FOTO: MEHMET CINAR/ANTALYA-DHA

Alakır’daki dostlarımız bireysel direniş başlatmaya karar vermişler. Kimsenin canı yanmasın, tansiyon yükselmesin diye Alakır’daki yuvalarına da kimseyi kabul etmiyorlar.

30Bundan böyle herkes olduğu yerde eylem yapacak eğer desteğe niyeti varsa. Bu fikirler de artık ANK (Alakır Nehri Kardeşliği) Facebook hesabından değil, herkesin kendi öz iradesi ve yaratıcılığı ile çıkacak, rengarenk. Artık işin gözüne gitmek gerek. Alakır sağlam. Şehirlerde eylemlere ihtiyaç var. Birhan ve Tuğba’ya yapılan psikolojik şiddet operasyonlarının faillerini, yol verenlerini, organize edenleri olabildiğince ifşa etmek gerek.

1- Antalya Valiliği
2- Kumluca Jandarma Komutanlığı
3- Metamar şirketi ve sahibi Hasan Tığlı
4- Ado şirketi ve sahibi Mustafa Sak, müdürü Ender Çakmak
5- Şantiye şefi (etrafımızdaki arazileri satın alan tetikçi provakatör) Ali Süzen
6- Kuzca köyü muhtarı Ali Şen

Son olay şu:

34

Tuğba ve Birhan

Şirket Alakır’da HES’lere karşı yerelden mücadele eden Birhan ve Tuğba’nın yaşam alanlarının etrafında aldığı arazilerdeki meşe ormanını katletme niyetinde. Hemen giriş kapılarında. Her sabah uyanınca selamlaştıkları asırlık meşe ağaçlarını, üzerinde oynaşan sincapları, altında gezinen tilki yavrularını, kaplumbağaları, üzerinde yuva yapan kuşları… Motor sesi ve ağaç devrilme sesleriyle onları provoke etmek istiyorlar. Etraflarındaki tüm can dostlarını katletmek istiyorlar.

Evvelsi gün geldiklerinde orman şefi sırıta sırıta işaretlemiş katledilecek ağaçları. Her şeyi bu sefer tamamen ‘kanuna’ uygun halde ‘açıksız’ planlamışlar. Tapulu kesim deniyor buna. Biz bir engelleme yapmaya kalktığımız anda jandarması, savcısı, hakimi hazır bekliyor Kumluca’da… Oyuna gelmeyelim. İstedikleri o.

Bundan sonrası, eylem tarzı ve yöntemi, enerji koymak isteyen canların yaratıcılığına kalmış. Meydanlarda pankartlarla sessiz oturma eylemleri, ya da ‘ben alakır nehriyim’ tarzı foto, video, görsel paylaşımlar sosyal medyada, hashtagler… İnadına ve yoğun paylaşımlar, eylemler…

Alakır Nehri Kardeşliği tüm sosyal medya hesaplarını ve telefonlarını kapattı ama bu iletişime kapanmak demek değil. Gönül iletişimindeki, doğal akışın hissedişinin büyüsüyle yaşam enerjisine odaklanmayı seçmek demek.

Alakır artık her yer olmalı. Tek bir noktada direniş sıkışmamalı. Katillerin istedikleri bu. Olabildiğince dört bir yana yayılmalı şu anda mücadele. Top bizde yani, biz yaratacağız yolu yordamı.”

 

(Yeşil Gazete)