YSGP raporu:”Soma faciası sadece özelleştirme, iş güvenliği ihmaliyle ele alınamaz”

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, kömür madenciliğindeki sorunları ortaya seren , emek, enerji, ekonomi ve tarım konusunda yapılması gerekenler sıralayan  bir rapor yayımladı.

“Soma’nın Ortaya Döktükleri” başlıklı raporda. Türkiye’nin yerli elektrik üretmek adına nasıl bir kömür çıkmazına doğru sürüklendiğine dikkat çekildi. Dün raporun yapıldığı basın açıklamasında konuşan YSGP üyeleri, Soma’da 301 maden işçisinin katledilmesine yol açan faciada rolü olan bakanlar, hükümet yetkilileri, işveren ve işletmede görevli temsilciler hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı.

20140602_112021

“Taleplerimizi imzaya açıyoruz”

Raporun tanıtım toplantısında konuşan yapan YSGP Eş Sözcüsü Naci Sönmez, bu davanın tarafı ve takipçisi olacaklarını belirterek, “Soma’nın son olması için, TBMM’nin hem yasal düzeyde hem de araştırma komisyonu aracılığıyla atması gereken çok adım var. Bunları içeren bir metni yurttaşların imzasına açıyoruz. Haziran ayı boyunca bütün il ve ilçelerde standlar açarak, internet üzerinden duyurarak temel talepler etrafında toplayacağımız talepleri ay sonunda TBMM Başkanlığı’na sunacağız” dedi.

Soma’daki maden faciasının sadece özelleştirme, taşeronlaşma ve iş güvenliği ihmaliyle ele alınamayacağını dile getiren Sönmez, “Facia, son 10 yıldır bilinçli olarak seçilmiş ekonomik büyüme politikalarının sürdürülemez olduğunu açık biçimde ortaya koymuştur”dedi.

“Büyüyen sektörler cari açığa neden oluyor”

YSGP MYK Üyesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Atıl Aşıcı da, yaptığı sunumda, Türkiye’nin ekonomik, toplumsal ve ekolojik anlamda sürdürülebilir bir modele sahip olmadığını belirterek, “Türkiye’nin ara ve yatırım mallarında dışa bağımlılığı toplam ithalatın yüzde 88’i seviyesinde. Türkiye ekonomisini büyüten sektörler aynı zamanda cari açığa sebep olan sektörler. Bunların başında inşaat, demir çelik, gayrimenkul geliyor. Devletin madencilik gibi sektörlere teşviklerini sonlandırması, yeşil işler yaratılması gerekli” dedi.

YSGP Parti Meclisi Üyesi Sami Evren de, gelir dağılımının bir ülkede büyümesinin demokrasinin zayıflaması anlamına geldiğine dikkat çekerek, “Emek hareketi hızla yenilenmeli. Tüm toplum kesimlerini kapsayacak bir toplumsal sözleşme ortaya konmalı” ifadelerini kullandı.

Screen shot 2014-06-03 at 12.52.58

“Madene mahkumiyet çiftçiliğini yok ediyor”

Soma’da tarım ve çiftçilik yapan insanların nasıl madene mahkum edildiğini anlatan Buğday Derneği’nden, YSGP Parti Meclisi Üyesi Oya Ayman, insanların mağdur edilmesiyle küçük aile çiftçiliğinin, toprak ve tohum kültürünün de yok olmaya terk edildiğini ifade etti. Ayman, bundan sonrası için Soma’da çiftçilerin terk ettiği bölgelerde ekolojik tarım gibi imkanların yaratılması ve küçük aile çiftçiliğinin desteklenmesi gerektiğini söyleyerek, tarım alanlarının amacı dışında kullanımının engellenmesinin ve tarım reformunun hayata geçirilmesinin elzem olduğuna dikkat çekti.

“Abartılı hedefler talebi yansıtmıyor”

İstanbul Politikalar Merkezi Kıdemli Uzmanı ve YSGP Parti Meclisi Üyesi Ümit Şahin de, doğal kaynaklara saldırının emek ve güvenlik standartlarının ortadan kaldırılmasına neden olduğunu kaydederek şöyle devam etti: “10. Kalkınma Planı elektrikte özel sektörün yüzde 56,6 olan payını yüzde 62’ye çıkarmayı hedefliyor. 9. Kalkınma Planı’nda 2013 için 295 bin GW tüketim öngörülmüş ancak gerçekleşen tüketim 245 bin GW. Öngörülenden yüzde 20 daha az. 2018 için öngörülen 341 bin GW tüketim de aslında hiç gerçekleşmeyecek. Aslında bu kadar abartılı hedefler gerçek talebi yansıtmıyor. Yeni termik, nükleer ya da HES yatırımlarına ihtiyaç yok.”

Screen shot 2014-06-03 at 12.52.06

YSGP’nin, kömür tuzağından çıkış için sunduğu önerileri şöyle:

  • Doğal kaynak ve enerji yoğun sektörlere dayalı mevcut ekonomik model en kısa zamanda radikal biçimde revize edilmeli,
  • 2016-2019 arasındaki ikinci aşamada termik santrallerin tasfiyesine başlanmalı, gerçekçi bir süreç içinde yüzde 100 yenilenebilir enerjiye geçiş hedefi konmalı.
  • Türkiye’deki ekonomik model içinde daha çok elektrik üretmeye değil, üretilen elektriğin daha akıllı kullanılmasına öncelik verilmeli,
  •  Kömür madenleri bir plan dahilinde kapatılmalı, madencilik ve fosil enerji yatırımlarına verilen teşvikler kaldırılmalı,
  • İşsizliğe köklü çözümler bulmak için acilen İstihdam Bakanlığı kurulmalı, yereller özgü yeşil yatırımlar teşvik edilerek yeşil işler yaratılmalı,
  • Ekonomik yapı dönüştürülmeli ancak bunun faturası işçiye çıkarılmamalı, dönüşüm sırasında işini kaybedenlerin ücretleri İşsizlik Fonu’ndan sağlanmalı ve diğer önlemler sırayla hayata geçirilmeli,
  • Küçük aile çiftçiliği Türkiye’nin gıda güvenliğinin anahtarı olarak görülmeli, gereken tüm destek ve teşvikler verilmeli.
  • Türkiye’de, Osmanlı’dan bu yana çözülemeyen toprak reformu acilen gerçekleştirilmeli. Ancak bu reform küçük çiftçiyi koruyan düzenlemeler içermeli. Aile başına yeterlilik ölçüsü sayılabilecek 50-60 dönüme denk düşen bir paylaşımın yapılması hem adaletsiz paylaşımı ortadan kaldıracak, hem köylünün topraksız kalarak bilmediği işleri ucuza yapmasını engelleyecek.
Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Pin on Pinterest0Email this to someonePrint this page