Tunus’da iklim değişikliği ile mücadele kanunu

Arap Baharının başladığı ülke olan Tunus;  Ekvador ve Dominik Cumhuriyeti’nden sonra iklim değişikliği ile mücadele maddesini anayasasına koyan üçüncü ülke oldu.

tunisian parliamentBaskıcı rejimi deviren ve Orta Doğu’da bir protesto dalgasına yol açan devrimden üç yıl sonra 26 Ocak 2014 tarihinde yeni anayasa Ulusal Kurucu Meclis’ te kabul edildi. Vicdan özgürlüğü ve cinsiyet eşitliğinin yanı sıra yeni anayasadaki 44. madde devlete; sağlıklı bir iklim ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına alma, gelecek nesiller adına iklimin korunmasına katkı sağlama ve çevresel kirliliği ortadan kaldırmak için gerekli araçları sağlama gibi yükümlülükler getiriyor.

Yenilenebilir enerji yasaları geliştirilmesi için Birleşmiş Milletler ile birlikte çalışan İklim Parlamentosu’nun üyesi ve kanun maddesini teklif eden parlamento üyesi Dr Dhamir Mannai;

Anayasanın kabul edilmesi bir çok nedenden ötürü kutlanmalı. Otokratik rejim ile mücadeledeki başarı ile birlikte Tunus şimdi başka bir mücadele ile yüzleşmeye hazır: iklim değişikliği. 44. Madde, iklim tehtidine karşı yüreklilikle mücadele edileceğinin garantisidir.

şeklinde açıklama yaparken kanun maddesinin gelişimine katkıda bulunan milletvekili Hasna Marsit maddenin kabulünden sonra şu açıklamayı yaptı;

Yeni anayasa Tunus’un iklim değişikliğinin etkilerine karşı özellikle savunmasız olduğunu onaylıyor. 21. yüzyılda Sahra çölünün kuzeye doğru genişleme olasılığı, çoğunluğu çölün kuzeyindeki verimli arazide yaşayan Tunus halkı için varoluşsal  tehdit oluşturuyor.

Anayasa değişikliğinin ülkenin yeni açığa çıkan yenilenebilir enerji sektörünü oluşturma çabaları için önemli bir destek vermesi bekleniyor. Tunus, Sahra çölünde yakalanan güneş gücünü kullanarak, Avrupa’ya yenilenebilir elektrik ihraç eden önemli bir ihracatçı ülke olmayı umuyor.

İklim Parlamentosu Başkanı Graham Watson ise

Tunus’un özgürlük ve adalet için verdiği mücadele Orta Doğu’da milyonlarca insan için ilham verici bir örnek oldu. Yeni anayasanın kabulü ile şimdi de hayati önem taşıyan iklim değişikliği konusu ile Arap dünyasının öncüsü oluyor.  İklim değişikliğinin olası tehditlerine yönelik gösterilen taahhüt ve vizyon diğer hükümetler ve yasama organları için cesaret verici bir örnek olacaktır.

şeklinde açıklama yaptı.

Su kıtlığı ve sıcaklıkların yükselmesi özellikle Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde kuraklık riskini arttırıyor. IPCC‘nin iklim modellerine göre 80 milyon ile 100 milyon arasında insan 2025 yılında susuzluktan mağdur olacak. En kötü senaryolara göre yüzyıl ortasında sıcaklık artışı 4°C’ye ve 2100 yılında ise 6-8°C’ye yükselecek.

Yüksek güneş enerjisi potansiyeline sahip olan Tunus yenilenebilir enerji payını 2014’ te %5 oranında artırmayı planlarken 2030 yılında bu payı %25’e çıkarma hedefindedir.

(Yeşil Gazete)