Sadece 90 Şirket insan kaynaklı küresel ısınmanın üçte ikisinden sorumlu

Guardian‘da Suzanne Goldenberg imzası ile 20.11.2013’de yayınlanan makaleyi Yeşil Gazete yayın ekibinden Zeliha Yıldırım‘ın çevirisi ile paylaşıyoruz

* * *

Kamu ve ABD’ nin Karbondioksit Bilgi ve Analiz Merkezi’ nden elde edilen emisyon verilerinin,  tedarik zinciri boyunca ortaya çıkan tüm emisyonlar dikkate alınarak kullanıldığı yeni bir araştırmanın gösterdiğine göre sadece 90 şirket; endüstri çağından bu yana üretilen sera gazı emisyonlarının yaklaşık üçte ikisini üreterek 21. yüzyılın iklim krizine neden olmuştur. Bu şirketler içerisinde Chevron, Exxon ve BP gibi özel şirketler olduğu gibi devletlere ait şirketler de bulunmaktadır.

Colorado İklim Sorumluluk Enstitüsü’nden iklim araştırmacısı Richard Heede “Binlerce petrol, gaz ve kömür üreticisi var. Ancak bu sayıyı karar vericiler ya da kömür ve petrol başkanlarına kadar daraltırsanız bir ya da iki otobüsü ancak dolduracak sayıya iner. Şirketlerin,  şirket merkezi ile beraber 43 ülkede faaliyetleri var. Bu kuruluşlar dünyanın her yerinde petrol, doğal gaz ve kömür kaynaklarını çıkarıp ve bu kayıtları işleyerek her milletten tüketicilere pazarlanabilir ürünler haline getiriyor” dedi.

Araştırmaya göre,  90 şirket arasında 1751-2010 yılları arasında toplam endüstriyel karbondioksit ve metan salınımlarının % 63’ ünü yani 914 milyar ton karbondioksit salınımı gerçekleştiren şirketler var. Toplam emisyonların yaklaşık %30’ u sadece ilk 20 şirket tarafından üretiliyor. Bu şirketlerin yedisi çimento diğerleri petrol, gaz ve kömür şirketi. Karbondioksit Bilgi ve Analiz Merkezi bu kayıtları 1751 yılından beri yani 1,450 milyar ton seviyelerinden beri tutuyor.

Bu 90 şirketin 50’ si özel şirket ; ağırlıklı petrol üreten isimleri tanıdık gelecek Chevron, Exxon, BP , and Royal Dutch Shell gibi şirketler ve British Coal Corp, Peabody Energy and BHP Billiton gibi kömür üretici şirketler. 31 şirket,  içinde Suudi Arabistan’ da Saudi Aramco, Rusya’da Gazprom and Norveç’de Statoil gibi şirketlerin bulunduğu devlet şirketi. 9 şirkette Çin, Kuzey Kore ve Polanya gibi endüstrinin hükümetin elinde olduğu ağırlıklı olarak kömür üreticileri.

Hedee’ nin hesaplamasına göre, Eski Sovyetler Birliği’nde devletin işlettiği petrol ve kömür şirketleri diğer tüm kuruluşlardan daha fazla sera gazı üretti. Çin, toplam küresel emisyonların % 8.6’sını üretmesi ile ikinci sırada.

ChevronTexaco, bugüne kadar sera gazı emisyonlarının % 3,5’ini üretmesi ile özel şirketler içerisinde ilk sırada.  Hemen arkasından % 3.2 oranı ile Exxon ve % 2,5 ile BP geliyor.

Emisyonların yarısının son 25 yılda üretildiğini belirten Heede; ” Bu şirketler şayet ellerinde bulunan fosil yakıt rezervlerini kullanmaya kalkarlarsa dünyayı iklim değişikliği açısından şimdiki durumdan daha riskli bir konuma sokarlar” dedi.

İklim değişikliği uzmanları veri setinin, hükümetler yerine bireysel kömür üreticilerini hesaba katan şimdiye kadarki en iddialı çaba olduğunu söyledi.

ABD’nin eski başkan yardımcısı Al Gore, yeni karbon hesabının iklim krizin sorumlularını belirleme konusundaki tartışmaları baştan başlatacağını söylüyor.

Guardian’ a konuşan Gore yaptığı değerlendirmede analizin altını çizdiği gibi iklim değişikliğinde harekete geçmeyi sadece hükümetlerden beklememek gerektiğini belirten Gore;

“Bu çalışma, iklim krizinin kavrayışımızı ileriye götüren çok önemli bir adımdır. Hem kamunun hem de özel sektörün küresel ısınmayı durdurmak için gerekli olanı yapması gerekmektedir. Tarihsel olarak atmosferimizi kirletenlerin açıktır ki çözümün bir parçası olması zorunludur.” dedi.

Harvard Üniversitesi’ nde Profesör Naomi Oreskes “ Belki de bu araştırma zirvedeki tıkanıklığı giderecektir. Normalde hakkında konuşmadığımız ancak tarihsel bakıldığında muazzam miktarda emisyon üreten her türlü ülke var. Normalde Polonya ya da Meksika ya da Venezuela hakkında konuşmuyoruz. Sadece zengin/fakir olarak değil aynı zamanda üretici/tüketici ve kaynak zengini/ kaynak fakiri olarak da ülkelere bakılmalı” dedi.

Şirketlerin fonladığı iklim inkarcılığı üzerine yazan Orekes, listenin başındaki şirketlerin iklim inkarcılığı hareketini fonladığını belirtiyor; “Bence en ilginç şeylerden biri, büyük ölçekli üreticiler ile dezenformasyon kampanyalarının finansmanlarının örtüşmesi ve sebep oldukları aksiyon gecikmesi.”

İklim bilim insanı Michael Mann, “Umarım bu liste ile petrol ve kömür şirketleri kalan kaynakları kullanma konusunda kendilerini gözden geçirir. Potansiyel olarak bu araştırmanın gelecek emisyonlar için parmak izi oluşturulması açıktır ki oyunu değiştirecektir. Fosil yakıt kullanımındaki hesap verilebilirliği arttırdığı ortadadır. Tüm dünya bu durumu biliyorken fosil yakıt kullanamazsınız” dedi.

Bu yazının ingilizce orjinali theguardian.com da yayınlanmıştır

Yazı: Suzanne Goldenberg

Çeviri: Zeliha Yıldırım

(Guardian, Yeşil Gazete)