Niğde’de ağaç katliamı protesto edildi

Niğde Çevre Eğitim Kültür Derneği (NİÇEK) bir açıklama yaparak Belediyenin meydan düzenleme ve yol genişletme bahanesiyle asırlık ağaçları kesmesini protesto etti.
“Niğde sahipsiz değildir” başlıklı bir basın açıklaması yapan Niğdeli çevre gönüllüleri ve yaşam savunucuları, son günlerde yol genişletme ve meydan düzenleme bahanesiyle yapılan ağaç katliamını kınadı.

23 Mayıs Perşembe günü akşam saatlerinde son günlerde çok sayıda ağacın kesilerek yok edildiği Niğde Hükümet Meydanında toplanan NİÇEK üyeleri ağaç katliamını protesto eden sloganlar attılar. Basın açıklamasına Niğde HDK Çevre Komisyonu da katıldı.

“AKP ye inat yaşasın hayat”, “kes kurtul yok et zihniyetini terk et”, “Niğdeli uyma ağacına sahip çık”, “Temiz hava su herkesin hakkı”, “sağlıklı yaşam istiyoruz”, “susma haykır ağaç katliamına hayır” sloganları ardından, kentteki diğer çevre sorunlarına da değinilen açıklamayı, Niğde Çevre Eğitim Kültür Derneği (NİÇEK) başkanı Abidin Özkaymak yaptı.

Niğdeli yaşam savunucularının basın açıklaması şöyle:

“BU KENT SİZİN BABANIZIN MALI MI?”

“Belediyecilik yaptığını zanneden karar vericilerin yok ettikleri bu ağaçlar, onlara babalarından miras kalmadı; çocuklarımızdan aldığımız emaneti eksiksiz vermeliyiz. Bu katliamı yapanlar Niğde halkına hesap vermeli. Bu kaçıncı yeşil düşmanlığıdır? Önce Eski Terminal Caddesi, sonra Mezbaha Caddesi, sonra da Ak Medrese arkasındaki ağaçlar yol genişletme adına kesilerek yöreye uygun olmayan başka ağaçlar dikilmektedir. Bilinmelidir ki yollar ve kentin yaşam alanları sadece araçlara ait değildir, yayanın da, ağaçların da, şehri mekân tutmuş hayvanların da yaşam alanıdır.

Ağaç katliamının sorumlularının “biz zaten fazlasıyla dikiyoruz” savunmaları suçlarını örtbas edemez. 50 – 60 yıllık ağaçlar, bir yaşındaki ağaçlarla asla kıyaslanamaz. Elli yıl daha mı beklemeliyiz ağaçlarımızın eski hale gelmeleri için?”

“ŞEHİRLER KİMLİKLERİ İLE YAŞAR”

Niğde Belediyesinin şeffaf olması gerektiğini ve halka hesap vermek zorunda olduğunu belirtenÖzkaymak şöyle devam etti:

“Niğde’nin tarihi ve kültürel değerleri kaderine terkedilerek yok olmasına seyirci kalınmaktadır. Komşu illerde şehrin kimliğini yansıtan kültür evleri varken, bizde ise var olanlar bile korunmamaktadır. Kimliksiz şehirlerin yöneticileri o şehrin enkazının altında kalırlar. “Kes – yok et – kurtul” ve “ben yaptım oldu” mantığı ile davrananların gelecek projelerinden de katliamdan başka şey çıkmaz. Şehrine her duyarlı insan, bunların gelecek projelerinden de kuşkuya düşer.

Adliye Sarayı ve Niğde Valilik hizmet binası ile Defterdarlık binası kaldırılarak yeni bir şehir meydanı düzenlemeleri, derneğimizin uzun süredir savuna geldiği bir projedir. Ancak yeşili yok ederek yapılacak her düzenleme nefes alacak alanlarımızı daraltacaktır. Asırlık ağaçlar yok edilerek çevre düzenlemesine bir anlam katmaz bu durum olsa olsa rant için düzenleme olur.

“AĞAÇLAR KESİLMEDEN DÜZENLEME YAPILAMAZ MIYDI?”

Kentteki düzenlemelerin yıllanmış ğaçlar kesilmeden yapılması gerektiğini belirten Niğdeli çevreciler “Yarasalar gibi gece ava (ağaç kesmeye) çıkmak neyin korkusundandır? Halka hesap verememekten mi korkuyorsunuz. Kesilen ağaçların yerine neyi dikeceksiniz? Gölgesini satamadığınız ağacı rant merkezine mi dönüştüreceksiniz?” diye sordu.

Niğde Çevre Eğitim Kültür Derneği’nin konunun takipçisi olacağını ve şehri kimliksizleştirme çabalarını her zaman teşhir edeceğini vurgulayan Abidin Özkaymak Niğde’nin en önemli çevre sorunlarını şöyle sıraladı.

“NİĞDE’Yİ YAŞANMAZ HALE GETİRDİNİZ”

“Çarpık bile kentleşemeyen ilimizi (ki köylerde dahi bu çarpıklığı göremezsiniz) sizden öncekilerle birlikte el birliği ile yaşanmaz hale getirdiniz. Dilerseniz sizin ve Derneğimizin belirlediği teknik heyetle kenti birlikte gezelim, ilimizi nasıl kimliksizleştiğini resmedelim var mısınız?

Niğde’ye 81 il içinde 1/5000 lik planı olmayan tek il unvanını kazandırdınız. Bor yolunda 1. sınıf tarım alanları Niğde’nin akciğeri sayılabilecekken rant ekonomisine kurban edilmiştir. Yeni verilen inşaat izinleri bile, eskiye rahmet okutacak cinstendir. Bir biri üstüne binen binalar rüzgâr akışını keserek, zaten var olan hava kirliliğini kat ve kat artıracaktır.

Arıtma tesisleri ve Akkaya hep sızlanma konusu olmuş, çözüm merciinde olanlar gerekçeler üreterek çözümsüzlüğü halka dayatmışlardır. “Su girişi fazla, kaçak girişler var, kapasite yetersiz” sızlanmalarından çözüme vakit bulamadılar. Kurutulan Akkaya Göleti suyu Niğde kanalizasyonundan doğrudan çıkarak Bor’un bahçelerini sulamakta o da sofralarımıza gıda olarak gelmektedir. Bor ilçemizde kanser hastalığı her geçen gün artmaktadır, Bor’da yaşayan halkın içine girerseniz bunu rahatlıkla duyabilirsiniz. Kirli atık sular organik tarım yapılması düşünülen Emen ovasını ikinci bir Akkaya Göleti yaratacaktır. Çözüm ise, öncelikle Niğde arıtma tesisleri çalıştırılmalı sonra gölet temizlenmelidir.

“HİÇBİR EKONOMİK DEĞER CANLI YAŞAMINDAN ÖNCELİKLİ DEĞİLDİR”

“Karar vericiler Yeşilburç vadisinde bulunan yeşil alanı, tarihi ve nostaljik değeri olan değirmeni yine rant ekonomisine kurban etmiştir. Suyu yüzyıllardır aktığı kanalından koparıp o kanalda yaşayan tüm canlıların yaşamı hiçe sayılmıştır. Unutmayın doğa kendinden alınanı bir gün misli ile geri alır.

Hem Niğde hem de Fertek ve OSB çöp alanları hala vahşi bir şekilde yakılmaktadır. Derneğimiz 2006 yılından beri konu ile ilgili onlarca yazdı çizdi, yangınlar nasıl kanser saçıyor, ne yapılmalı çözüm önerileri ile ilgili açıklamalarına yerel basın arşivinden ulaşabilirsiniz. Düzenli katı atık deposunun açılışının üzerinden nerdeyse 1 yıl geçti hala faaliyete girmedi.

Zaten hava kirliliği yoğun olan Niğde’de Taşocakları, Kara yolları asfalt tesisleri dumanı o bölgenin hava kirliliğinin birincil nedenidir. Çevre ve Şehircilik il Müdürlüğünün elindeki veriler durumu net olarak vermektedir. Merkezdeki yoğun trafik akışı nedeniyle ciddi hava kirliliği yaşanmakta iken kış aylarında kalitesiz kömür kullanımı yaşlılar ve çocuklar üzerinde ciddi sağlık sorunları oluşturmaktadır. Ağaçsızlaştırma politikalarınız hava kirliliğini daha da tetiklemektedir. Çözümü ise sıkı denetim ve filtrasyon sistemleri kurmak ve faaliyete geçirmektir. Bunun için de yönetim iradesi gerekmektedir.”

“KİRLİ TEKNOLOJİLERİ TERK EDİN, TEMİZ ENERJİ KULLANIN”

“Belediyeler ve karar vericiler temiz bir çevre için kirli teknolojileri bir kenara bırakıp % 100 yenilenebilir temiz enerjiye geçme konusunda irade göstermelidir. İlimiz güneş bakımından zengin olmasına rağmen yeterince faydalanılmamaktadır.

Toprak ve su kirliliği de önemli sorunlarımızdan biridir. Su kuyularımızdaki arsenik oranı resmi verilere göre yüksek çıkmasına rağmen alınan önlemler bilinmemektedir. Tarımsal faaliyetlerden kaynaklı kirlilik toprağı kullanılamaz hale getirmiştir, sorunun kaynağı ise aşırı sulama tuzluluk getirirken gübreleme ise azot kirliliğine neden olmuştur. Çözümü ise Basınçlı sulama sistemleri ile organik gübrelerle toprağın verimliliğini artırmaktır. Devletin desteklerle sistemi yaygınlaştırması gerekir.”

“BU SON OLSUN!”

“Yitirilen bu son yeşil değer olması dileğiyle bir an evvel bu ve benzer projelerin çevresel etkilerinin değerlendirilmesinin tüm taraflarca konuşulup ve çıkan raporlar sonucunda projeleri hayata geçirerek, asgari uzlaşma sağlayarak, yeni düzenlemeler yapılmalıdır. Niğde ilinde yaşayan herkesi yeşil alanlara sahip çıkmaya, bundan sonra yapılacak olası bir ağaç katliamına engel olmak için uyanık olmaya, Niğde’mizin havasına, suyuna, toprağına yetkilileri ve Niğdeli yurttaşlarımızı çocuklarımızdan aldığımız emanetlerine sahip çıkmaya davet ediyoruz.”

(Turnusol)