Köşe Yazıları

Bana müsaade*

Aslında Bahar geldi ve bisiklet sezonu tam gaz devam ediyor.

-Philip Gilbert tarihte görülmemiş bir şeyi başardı ve bir sezonda üç bahar klasiği kazandı. Başarısı dünyanın her yerinde çoşkuyla kutlanıyor. Arkadaşlarım Devrim-Mutlu çiftinin kızı Mira, evin içinde  “Fiiilip Jibey, Fiiilip Jilbey” diye dolanıyormuş.
-Bu satırları yazdığım saatlerde Türkiye Bisiklet Turu’nun 5. etabı koşuluyor. Dun nemrut A. Petacchi nihayet bir bir etap kazanabildi.
İzleyenler biliyor. İstanbul’daki finişte yanındaki bisikletçinin sırtına yumruk attı ve bir dakika  zaman cezası aldı.
-Hem Türkiye hem de onunla eş zamanlı yapılan Romendie Turu, İtalya için prova niteliği taşıyor. İsviçre’deki tur, İtalya öncesi boğaların kızışması gibi.
-7 Mayıs’ta Venaria Reale’den başlayacak olan Giro d’Italia büyük turların en yeşili en bahar kokanıdır ve benim en sevdiğimdir. Muhabbet Giro’dan açıldığında çıkınım  da her daim doludur. Düşünsenize İkinci gün sporcular Parma’dan geçiyor. Ve Stendhal bizi orada hazır bekliyor.
-Diğer taraftan HES’lerden tutun da, nükleere, ‘çılgın proje’lerden kentsel dönüşüme kadar bu köşenin kapsama alanına giren tonlarca mevzuu var.
Velhasıl kelam gündemin en yoğun zamanında böyle bir veda zamansız görünebilir ama özel sebeplerim var.
İki yıldan uzun bir süre oldu bu köşe başlayalı. Şimdi dönüp bakıyorum da ne çok şey koymuşuz şu iki tekerin üstüne.  O küçüçük sele, Edip Cansever’in meşhur ‘Masa’sına benzemiş. (‘Sele de seleymiş ha/ Bana mısın demedi bu kadar yüke.)
Kendi payıma çok memnunum. Bu köşe sayesinde yeni yeni dostlar edindim, hayatımda bilmediğim kapılardan girdim, bir sürü şey öğrendim.
Geçen süre zarfında kahrımı çeken iki fedakâr dostuma Ali Murat Hamarat ve Evren Özüyener’e teşekkür etmek isterim. Şeytan Arabası’nın tekeri bu saate kadar döndüyse onların sayesindedir.
Artık arabamı, bir şeytan uçurtmasının kuyruğuna bağlayıp  uçurmak istiyorum.
Konduğu bir yerde buluşmak dileğiyle.
Hoşçakalın…
* Bu yazı, Aydan Çelik’in Taraf Gazetesi’ndeki son yazısıdır.