Röportaj

Ayşegül Güzel: “Zumbara’daki gibi, cömertlik üzerine tasarlanan bir dünya mümkün”

Ayşegül Güzel

Ayşegül Güzel

Para karşılığı yapılabilen her türlü hizmetin para yerine zamanla yapıldığı Zaman Bankası sisteminin Türkiye’deki ismi Zumbara’nın fikir sahibi Ayşegül Güzel’le bir söyleşi yaptık.

Güzel, zaman karşılığında hizmet alıp vermenin değer sistemini yeniden biçimlendireceğini, insanların davranışının bencillikten, daha fazla paylaşmaya dönüşebileceğini, birbirine güvenen insanların da sağlıklı bir toplum yaratmaya katkıda bulunacağını söylüyor.

Zumbara’nın gelişim sürecini özetler misiniz?

Zumbara maceram bundan 5 yıl önce Barselona’da bir inovasyon danışmanlık firmasında stratejik danışman olarak çalışırken, mahallemde zaman bankası fikri ile tanışmam ve dahil olmam ile başladı. İşim aracılığı ile yarattığım anlamı, paranın etrafında dönen değer kavramını, gerçekten hayatta ne yapmak istediğimi sorguladığım bir dönemde zaman bankası fikri, değerleri ve prensipleri kelimenin tam anlamıyla beni benden aldı ve zaman bankası sisteminin Zumbara ismi ile Türkiye’de başlatma macerasının ilk adımları atılmış oldu.

Sizin hayatınızdaki yeri ne, neler değişti Zumbara’yla?

Zumbara benim hayatımda neler mi değiştirdi? Tüm değer sistemimi, ilişki modellerimi, inançlarımı ve korkularımı altüst etti. Hayattaki tercihlerimi para kazanmak için yapmak yerine armağanlarımı vermek için yapmaya başladığım bir yolculukta, hayatı çok daha gerçek, canlı ve hissederek yaşamama sebep oldu. Birçok farklı insanla, farklı fikirle, toplulukla tanışmamı sağladı. İlişki kurmamı, tecrübe yaşamamı, pek çok farklı duyguyu hissetmemi, yeni arkadaşlar edinmemi, pek çok farklı bilgiyi başkalarından öğrenmemi, ilgi alanlarımı geliştirmemi, hiçbir şeyin imkansız olmadığını tecrübe etmemi, bir topluluğun parçası olmamı sağladı. Zumbara bu hayatta başıma gelen en güzel şeylerden biri oldu. Zumbara benim için inanılmaz maceralı bir yolculuk oldu.

Çevrenizdeki insanlarla iletişiminiz nasıl bu manada, ilk destek aldığınız kişiler kimlerdi?

Bu sadece benim hayatımda yarattığı dönüşüm tabii ve bunu tek başıma gerçekleştirmedim. Neredeyse tüm süreçte yanımda olan, üniversiteden yakın arkadaşım Meltem Şendağ dışında çok fazla arkadaşımız ve paylaşıma açık insanlardan destek aldık. Temmuz 2011’e kadar geçen 2 yıl boyunca programlama dışında Zumbara için hiç bir profesyonel servis (para) kullanılmadı. Her şey fikre inanan, katkıda bulunmak isteyen güzel insanların katılımları ile gerçekleşti.

“Zaman, sahip olduğumuz tek şey”

Şu anki zumbara ekibinin oluşumu nasıl? Başka platformların da aynı zamanda etkinliklerle birlikte buluştuğu bir yersiniz aynı zamanda.

Düzenli Zumbara için çalışan 5 kişiyiz. Meltem ve ben fikri başından beri yönlendiren çekirdek ekibiz. Altyapı, kodlama kısmında çalışan 2 kişilik bir ekibimiz var. Aynı zamanda sosyal medya yönetiminde bize düzenli destek veren bir arkadaşımız daha var. Ekibin Zumbara vizyonuna ve değer sistemine inanan kişilerden oluşması bizim için öncelikli. Ancak ekip bu kadarla da sınırlı değil aslında. SEO, etkinlik organizasyonları, topluluk yönetimi, derneklerin Zumbara’ya entegrasyonu, posterlerin asılması vb. bir çok konuda destek aldığımız bir çok gönüllümüz var. Zumbara.com da yer alan Zumbara profilini de çok aktif olarak kullanıyoruz. Son zamanlarda finansal olarak sıkıntı çektiğimiz için ekip olarak tam zamanlı çalışamadığımız durumlar oluyor ne yazık ki.

Zaman bankası sistemini açıklar mısınız?

Zaman bankası sistemi birisine 1 saatlik yardım et. Karşılığında 1 saat kazan ve kumbarana at. Bu 1 saat ile topluluktaki dilediğin kişiden istediğin 1 saatlik servisi al mantığı ile işler.

Ben Filiz’e ne zamandır öğrenmek istediği ve benim severek yaptığım fotoğrafçılığa giriş dersi veriyorum 2 saat, Filiz karşılığında bana 2 saat ödeme yapıyor. Ben kazandığım bu saatleri kumbarama atıyorum ve ihtiyacım olduğunda çıkarıp 1 saati ile Meltem’den web sitesi geliştirme hakkında bir danışmanlık alıyorum, diğer 1 saati ile de topluluktaki başka bir kişiye evimdeki avizelerimi taktırıyorum. Yani sistem alternatif bir ekonomik sistemdir. Para ile şu anki sistemde servis bazında yapabileceğimiz her şeyi zaman ile yaparız.

Değer nasıl belirleniyor, servis alan ve veren için? Çeviri almak için o 1 saate örneğin nasıl değer-saat biçiyorum?

Zumbara’da değerin belirlenmesi anlamında, yapılan hizmetin değeri hizmet süresince olan zaman olarak belirleniyor. Ütü yapmak ile pazarlama danışmanlığının değeri aynı yani. Bu hem paranın tüm değer kavramını sahiplendiği günümüzde, biraz daha bu değer kavramını sorgulamamızı sağlarken, diğer taraftan zamanın sahip olduğumuz tek şey olduğunu bize hatırlatması anlamında da önemli.

“O zaman evimi de paylaşayım, arabamı da, zamanımı da..”

Değer sisteminin para dışında,  ancak çok değerli bir araç olan “zaman”la yürümesinin etkisinden söz edebilir misiniz? Örneğin insanların bakış açısı nasıl?

Zumbara topluluğu zaten başka bir dünya hayali olan, paylaşıma açık, farkındalık seviyesi yüksek insanlardan oluşuyor. Bu nedenle sahip oldukları yetenekleri açık gönüllülükle ortak ilgi alanına sahip insanlarla paylaşmak veya diğer insanların ihtiyaçlarını karşılamak onlar için tatmin edici.

Diğer taraftan bazen zaman ödemesi almak istemeyenler de oluyor, aramızda zamanın lafı mı olur diyenler var. Ancak tabii ki de bazen zamanı tutmak isteyen, paylaşımı sadece zaman kazanmak için yapmak isteyenler de olmuyor değil. Zumbara’da tekrar ve tekrar bunun mesajını vermeye çalışıyoruz. Bizim için zaman sadece bir oyun. Esas olan paylaşmak, esas olan sahip olduğumuz yetenekleri gönül rahatlığıyla verebilmek ve almaya da hazır olmak ki günün sonunda güvene dayalı ilişkiler ve sağlıklı topluluklar kurabilelim.

Her şeye fazla araç ve aracı kullanarak ulaşmanız mümkün, zumbaranın bu manada aracısız olarak insanların kendini paylaşıma açmasına yönelttiği söylenebilir mi?

Yapmayı sevdiğimiz şeyleri başkaları için yapmanın aslında insanın özünde yatan cömertlikte bulunduğuna inanıyorum. Kıtlık bilincine dayanan ekonomi, tarihi algılama şeklimize dayanan insan bencildir olgusu her ne kadar tersini söylese de bunların tam tersinin, cömertlik üzerine tasarlanan bir dünyanın mümkün olduğuna inanıyor ve bunu Zumbara pratikleri ile de görüyorum. Şu an 12.000’den fazla kişi aylık 1000 saate yakın paylaşımda bulunuyor, bu hiç de azımsanacak bir rakam değil.

Ortak kullanım ağları, yaygınlaşacak bir sistem: Takas, hibe, ödünç gibi farklı sistemler var. Birbiriyle zamanını paylaşan insanlar, eşyalarını da, evlerini de, bahçelerini de paylaşır diyebilir miyiz? O psikolojik altyapıyı sağlıyor mu sence?

Kesinlikle öyle. Bu şu an yaşadığımız dünyadan gelen iyi bir haber. Paylaşım ekonomisi hızla yükselişte. Arabadan, evinize, çocuk kıyafetinden, oyuncaklara, bahçenizden, yemeğinize ve hatta zamanınıza kadar her şeyi paylaşabildiğiniz bu dünyada, paylaşıma ayırdığımız her bir küçük aksiyon bizlerde alışkanlık yaratmaya başlayarak, davranışlarımızı değiştiriyor. Hep daha fazlasını isteyerek paylaşımı günlük rutinimiz haline getirmeye başlıyoruz. Eşyaları değiştirebiliyorsam, o zaman arabamı da paylaşayım, evimi de, zamanımı da… Özellikle 2013’de hızla büyüyen bu paylaşım ekonomisi, sonunda dünyadaki ekonomik büyümeyi tehdit eden unsurlardan biri haline gelecek bence. Özlemle beklediğimiz ekonomik küçülme başlayınca da hepimiz rahat edeceğiz.

Röportaj: Büşra Akman – Yeşil Gazete

Kategori: Röportaj