İfade ÖzgürlüğüManşetTürkiye

AİHM, Atilla Taş’ın ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetti

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) dün açıkladığı kararında şarkıcı ve köşe yazarı Atilla Taş hakkında Gülen cemaatinin medya yapılanması soruşturması kapsamında geçici tutuklama kararı verilmesinin emniyet ve güvenlik hakkının ve ifade özgürlüğünün ihlali olduğuna karar verdi.

Ayrıca, mahkeme Taş hakkındaki tutuklama kararının kuvvetli şüpheye dayanmadığını da belirtti.

Somut delil yok

AYM’nin “kuvvetli suç şüphesi” gerekçesini de reddeden AİHM, bu şüphelerin tutuklama kararından dört ay sonra yayınlanan iddianamede yer aldığına işaret etti.

Taş hakkında tutukluluk kararı verilirken kendisine iddianamede yöneltilen suçlamalarla ilgili hiçbir somut bilgi bulunmadığının da altı çizildi.

AİHM, Taş’ın tutuklanmasına neden olan gerekçelerden biri olan Twitter mesajlarının, Cumhurbaşkanı ve hükümete yönelik sert eleştiriler içerse bile teröre teşvik olarak tanımlanamayacağını kaydetti.

Taş’a tazminat ödenecek

AİHM’in bu kararı gereği Ankara, Atilla Taş’a 12 bin 275 euro manevi tazminat ve 3 bin 175 euro da mahkeme masrafı ödeyecek.

İki tarafında karara olası itirazı için üç ay süresi bulunuyor. Bu süre içinde itiraz gelmezse mahkemenin kararı kesinleşmiş olacak.

Ne olmuştu?

Atilla Taş, 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası Gülen cemaatinin medya yapılanması hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 31 Ağustos 2016’da Bursa’da gözaltına alındıktan sonra 3 Eylül 2016’da da tutuklanmıştı.

Taş, yurt dışı çıkış yasağı ve her ay iki defa kolluk biriminde imza atmak şartıyla adli kontrolle 24 Ekim 2017’de tahliye edilmişti.

Anayasa Mahkemesi, (AYM) Taş’ın bireysel hak ihlali başvurusuna ilk tutuklama kararıyla ilgili olarak kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edilmediği sonucuna varmıştı.

Taş, hakkındaki gözaltı ve tutuklama kararlarını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi‘ne (AİHS) aykırı olduğunu savunarak 2017 yılında konuyu AİHM’e taşımış, özgürlük, emniyet hakları ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini söylemişti.