Köşe Yazıları

Vicdani Ret ile Ali Cengiz Oyunu!

Hükümet “bedelliyi hazırlıyoruz” haberini verirken yanında da bonus bir hikaye ile geldi: Vicdani Ret

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye’ye “Vicdani Reddi Tanı” diye verdiği süre Aralık’ta dolarken, savaş karşıtlarının söylemlerine uzun süre kulak tıkayan Hükümet, bir anda şapkadan bedelli ile beraber vicdani reddi de çıkardı.

Vicdani retçilere adil yargılama yolunun kapalı olduğunu birinci ağızdan kabul eden yetkililer, Avrupa’da zorunlu askerliğin olduğu ülkelerdeki kamu hizmetinde çalıştırma modelini benimsediklerini ve benzer bir kamu hizmeti olabileceğini kamuoyuna duyurdu.

Türkiye bu konuşmalar ile bir yandan bedelliyi tartışırken, vicdani ret konusu da ilk defa bu kadar açık bir biçimde masaya yatırıldı. Hatta, “30 ay olacak kamu hizmeti” bile denildi.

Ben mutlu oldum açıkçası, tanıdığım birçok savaş karşıtı da tartışmayı ve vicdani reddin bir hak olarak kabul edileceğine dair söylemleri mutluluk ve heyecanla takip etti.

Ancak, ne yazık ki; yalancının mumu yatsıya kadar bile yanmadı bu sefer.  İlk önce, adil yargılamanın sorunlu olduğunu ve sadece onu ortadan kaldıracağını iddia etmeye başlayan sevgili bakanlarımız, sonrasında ise kazı çevirmeye ve yan çizmeye başladılar.

Bugün bedelliyi açıklayan Tayyip Erdoğan vicdani ret için ise “Vicdani ret olarak adlandırılan düzenleme hükümetimizin gündeminde asla olmamıştır” diyerek olaya noktayı koydu.

Benim anlamadığım nokta, bakanlar, yetkililer vicdani ret ile ilgili açıklama yaparken, nasıl oluyor da bu konu hiç gündemimizde olmadı denilebiliyor? Bu insanlar hariçten gazel mi okuyorlardı?

Bence, hep beraber çok güzel bir ali cengiz oyunu izledik. Bedelliyi vicdani ret ile masaya yatırarak, bedelli konusuna gelecek milliyetçi, militarist tepkileri bir anda vicdani redde yönelterek, tüm kamuoyu ile oyun oynadılar. Hem de milliyetçilere ve militaristlere, “bedelliden “daha beteri” var, vicdani reddi de getiririz ha!” Diyerek sopayı gösterdiler ve gelecek tepkileri yumuşattılar.

Göz göre göre kamuoyunu manipüle ettiler. Oyunun tutup tutmadığını hep beraber gelecek günlerde göreceğiz, ama bir gerçek var ki; o da bedelliyi çıkardıkları ve oyunun ilk perdesini kendi açılarından başarı ile tamamladıkları.

Vicdani ret mi?

Vicdani reddin bir temel insan hakkı olduğunu görmek istemeyenlerin at gözlükleri halen gözlerinde.  Kamuoyunu böyle göz göre göre manipüle eden bir hükümetin vicdani nedenlerle savaşmak istemeyenlerin vicdanlarını önemsemediğini ve umursamadığını bir kez daha hep beraber gördük.

Savaş karşıtları olarak iki haftalığına pembe bir rüyaya dalmıştık, Erdoğan dürttü ve uyandık.

AİHM’in verdiği süre mi? O da Aralık’ta doluyor, bakalım hükümet AİHM ile nasıl bir ali cengiz oyunu oynayacak?