Ana Sayfa Blog Sayfa 4714

Yeşiller ve EDP ortak pankartla 1 Mayıs’a

Yeşiller Partisi ile Eşitlik ve Demokrasi Partisi bu sene 1 Mayıs’a ortak pankartla katılıyor.

Örgütlü oldukları illerde “İnsanın, doğanın, emeğin sömürüsüne son!” pankartıyla 1 Mayıs’ı kutlayacak olan partilerin açıkladıkları buluşma noktaları ise şöyle:

İstanbul’da saat 10.00’da Tepebaşı TRT binası önü.

Ankara’da saat 11.30’da TCDD Garı önü.

İzmir’de saat 11.00’de EDP İl Binası önü.

Antalya’da saat 13.00’de Aydın Kanza Parkı

Bursa’da saat 13.00’de stadyum önünde.

 

Londra Olimpiyatları için çatılara füze

İngiltere Savunma Bakanlığı, 27 Temmuz-12 Ağustos tarihleri arasında başkent Londra’da düzenlenecek 2012 Olimpiyatları için bazı binaların çatısına karadan havaya fırlatılan füzeler yerleştirilebileceğini açıkladı.

Olimpiyat parkı yakınlarında 700 kişinin yaşadığı bir sitenin yöneticilerine, sitenin su deposunun bulunduğu kuleye füze sistemi yerleştirilebileceği bildirildi.

Bir bakanlık yetkilisi, füze sistemleri ilgili nihai kararın henüz alınmadığını bildirdi.

Ancak söz konusu sitede yaşayan Brian Whelan adlı bir gazeteci askerleri kasalar içinde malzeme taşırken gördüğünü, site yönetiminin planlara ilişkin duyuru astığını ve broşür dağıttığını söyledi.

Whelan, “İlk başta şaka sandım. Bunu son çare olarak yapacaklarını söylüyorlar. Gelecek hafta evimizin üzerine füze sistemi yerleştirecekler ve tatbikat yapacaklar” dedi.

Brian Whelan, binanın tepesinde 24 saat görev yapacak askerler ve polis memurları olacağını söyledi.

Site sakinlerine dağıtılan broşürlerde, Olimpiyat oyunları sırasında füze sistemleri yerleştirilmesine karar verilmesi halinde iki ay süreyle binada askerlerin konuşlandırılacağı belirtiliyor.

Broşürlerde, sistemin site sakinleri için hiçbir risk oluşturmadığı, füzelerib çok ciddi bir tehdit karşısında ve çok üst düzey hükümet yetkililerinin emriyle kullanılacağı vurgulandı.

Sitenin Olimpiyat parkına yakınlığı ve bölgeye hakim konumu nedeniyle seçildiğini belirten yetkililer, burada 24 saat süreyle asker ve polisin bulunmasının güvenliği artıracağını ve site sakinlerini terör gruplarının hedefi olmaktan kurtaracağını savundu.

(BBC)

Tiyatrocular eylemde

Büyükşehir Belediyesi Meclis Komisyonu’nda İstanbul Şehir Tiyatroları yönetiminin sanatçılardan alınarak belediye bürokratlarına devredilmesi kararı, Muhsin Ertuğrul Sahnesi önünde tiyatro sanatçıları tarafından protesto edildi.

Akşam saatlerinde başlayan eylemde sanatçılar hem mum yaktı hem de müzik eşliğinde sloganlar attı. Eylem sabaha kadar devam edecek.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Sanatçıları Derneği üyesi oyuncular, saat 18.30’da Harbiye’deki Muhsin Ertuğrul Sahnesi önünde toplandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Komisyonu’nda İstanbul Şehir Tiyatroları yönetiminin sanatçılardan alınarak belediye bürokratlarına devredilmesi kararını protesto etmek isteyen katılımcılar arasında Çolpan İlhan, Mehmet Ali Alabora, Çağan Irmak, Levent Kazak, Levent Üzümcü, Rıza Kocaoğlu, Orhan Alkaya gibi tanınmış oyuncular, sanat yönetmeni Ayşenur Şanlıoğlu ve CHP İstanbul milletvekili Çetin Soysal gibi tanınmış isimler de bulundu.

Bazı katılımcıların yanlarında köpeklerini de getirdiği görüldü. Buluşmayla ilgili olarak konuşma yapan oyuncu Orhan Alkaya, “Uzun bir geceye başlıyoruz. Biz tiyatrocular insanlık tarihinin mirasından geliyoruz. Korkacağımızı mı sanıyorlar” dedi.

Oyuncu Mehmet Ali Alabora da yaptığı konuşmada, “Dünyada ekonomik kalkınma gerçekleştirmiş ülkelerde sanat kurumları vardır. Bu kurumlar önemlidir. Bu kurumları dünyadaki örnekleriyle nasıl aynı seviyeye getirmeyi tartışmamız gerekiyor. Herkes için olduğu gibi benim için de burası çok önemli. Ben burada var oldum. Annem babam tiyatroda tanıştı. Annem beni karnında taşırken tiyatro sahnesinde oynuyordu. Biz hep buradaydık. Yine burada olacağız” dedi.

Bu sırada katılımcılar müzikler eşliğinde “Korkuya karşı özgür tiyatro”, “Seyirci uyuma tiyatrona sahip çık” ve “Karanlığa karşı omuz omuza” şeklinde slogan attı. Ayrıca bazı tiyatrocular da üzerlerinde “Muhafaza KAR sanat”, “Şehir tiyatrolarını kapatmak Güven Özveri Tecrübe ister” ve “to belediye or not tobelediye” yazılı tişörtle dolaştı. Bir kadın ve bir erkek tiyatrocunun yaptığı tahta bacak gösterisi de ilgi çekti.

Muhsin Ertuğrul Sahnesi önünde bulunan heykelin önüne şehir tiyatrolarında oynamış oyuncuların fotoğrafları yapıştırıldı. Katılımcılar sabaha kadar sürecek etkinlik için yanlarında yakmak için mum getirdi. Elemciler daha sonra yüzlerini Muhsin Ertuğrul Sahnesi’ne sırtlarını da denize dönerek oturma eylemi düzenledi. Sayıları her dakika artan tiyatrocuların eyleminin sabaha kadar sürecek.

KILIÇDAROĞLU’NDAN DESTEK: SAYIN BAŞBAKAN SEN KENDİNİ NE SANIYORSUN
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da, protestocu sanatçılara destek için eylemin yapıldığı Harbiyedeki Muhsin Ertuğrul Sahnesi önündeki alana geldi. Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek, “Eğer bir ülkenin başbakanı çıkıp, ‘Siz kendinizi ne sanıyorsunuz?’ diye sorarsa verilecek yanıt çok basit onlar sanatçılar kendilerini bir şey sanmıyorlar. Ama ben Sayın Başbakana sesleniyorum; Sayın Başbakan sen kendini ne sanıyorsun”dedi.

Kılıçdaroğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Sanatçıların olduğu yerde konuşmak kolay değil. Onlar hayatın aykırı unsurlarıdır. Bizim görmediğimizi görür, duymadığımızı duyar, görmek istediğimizi bize gösterirler. Onlara her zaman, tarihin her döneminde bütün yöneticiler saygı duymuştur. Ne zamanki bir yönetici sanatçıyla kavga etmeye başlamışsa aslında kendi kuyusunu kazmıştır. Bir ülkenin çağdaşlığı kişi başı gelirle ölçemez. Çağdaşlık başka bir şeydir. Çağdaşlık sinemadır, tiyatrodur, resimdir, heykeldir, gazetedir, 7 tane sanat dalımız var. Çağdaşlık budur. Eğer siz çağdaş olacaksanız. Sanata verdiğiniz önemle çağdaş olabilirsiniz. Sanatı önemsemez, garipserseniz zaten size biz çağdaşsınız desek bile çağdaş insanlar size geri kafalı der. Bunu herkesin bilmesi lazım.”

AKLI BAŞINDA HİÇBİR SİYASETÇİ SANATÇIYLA KAVGA ETMEZ
Kılıçdaroğlu, sanatçıları el üstünde tutmak gerektiğini ifade ederek, “Benim bildiğim bir şey var. Siyasetçi herkesle kavga edebilir. Rakipleriyle, halkla, başka ülkelerle ama bir siyasetçinin sonunu getiren sanatçıyla kavga etmesidir. Aklı başında hiçbir siyasetçi sanatçıyla kavga etmez. Çünkü bunun kavgasını tarihe mal eden yine sanatçıdır. O nedenle ben elimde bir karanfille geldim onları desteklemek için gönlüm, yüreğim onlardan yana. Onlar bizi de eleştirebilirler. Sanatçının elindeki en güzel malzemelerden birisi siyasetçidir. O nedenle siyasetçi sanatkara, sanatçıya kızmayacaktır. Onu el üstünde tutacaktır. Osmanlıya, Selçukluya başka imparatorluklara bakın onlar her zaman tarihin derinliklerindeki devlet adamlarına bakın. Herkes sanatı sanatkarı yüceltmiştir. Biz ise 21. yüzyılda sanatı küçümsüyoruz. Bu sadece bizim ne kadar küçük bir insan olduğumuzu gösterir. Sanatçı bizim yüreğimizde her zaman ulu, yüce bir yerdedir. Onları her zaman saygıyla selamlıyorum” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu daha sonra beraberinde getirdiği karanfili tiyatro sanatçısı Orhan Alkaya’ya verirken, Alkaya’da Kılıçdaroğlu’na çiçek demeti takdim etti.

Çerkezlerden anadilde eğitim talebi

Çerkez Hakları İniyasitifi tarafından Kayseri’de düzenlenen mitingte anadilde eğitim istendi.

Çerkez Hakları İnisiyatifi Yönetim Kurulu üyesi Kenan Kaplan, “Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan önce Çerkezce eğitim veren okullar, yayın yapan gazeteler vardı. Şimdi de Çerkezce eğitim, 7 gün 24 saat Çerkes dillerinde yayın yapan radyo ve televizyon kanalları istiyoruz.Bu, tam demokratik Türkiye için gereklidir” dedi.

Fuar yolu Zümrüt Parkı’nda toplanan Çerkez Hakları İniyasitifi grubu üyesi 250 kişi, Kafkas halk oyunu gösterisinden sonra Kayseri Dünya Ticaret Merkezi önünde oluşturulan miting alanına, ellerinde pankartlarla yürüdü.

Yürüyüş boyunca, ‘Anadilde eğitim istiyoruz’, ‘Anadilim onurum, savaşırım korurum’, ‘Asimilasyona hayır’, ‘Anadilde televizyon istiyoruz’ sloganları atıldı.

Miting alanına üst aramaları yapılarak alınan gruba seslenen Çerkez Hakları İniyasitifi Yönetim Kurulu üyesi Kenan Kaplan, Türkiye’de yaşayan tüm farklı renklerin temsilcileri ve kurumlarıyla birlikte Çerkezlerin de yok sayıldığını iddia etti.

80 yıl sonra artık sorunlarını konuşur hale geldiklerinin altını çizen Kenan Kaplan, “Bugün artık ayağımızdaki asimilasyon prangasını söküp atmak, dilimiz ve kültürümüzün geleceğinin güvence altına alındığını görmek istiyoruz” diye konuştu.

Ankara ve İstanbul’da yapılan mitinglerden sonra Kayseri’de yaşayan Çerkezler için geldiklerini anlatan Kenan Kaplan, şöyle konuştu:”Sadece şu iki mesajımızın net anlaşılmasını istiyoruz; Birincisi, devlet imkanlarıyla ana okuldan başlamak üzere tüm örgün eğitim kurumlarında Çerkez dillerinin öğretim ve eğitim imkanının sağlanması, ikincisi de yine devlet imkanlarıyla 7 gün 24 saat Çerkez dillerinde yayın yapan radyo ve televizyon kanallarının faaliyete geçirilmesi. Bu iki maddenin özeti, Türkiye’nin tam demokratik bir ülke olması ve bunun gereği olarak Çerkezlerin de dillerini ve kültürlerini koruyup geliştirebilecekleri ortamın sağlanmasıdır. Bunun için hükümetimizden, muhalefet partilerinden yeni oluşturacakları sivil yeni bir anayasa çalışmalarında dikkate almalarını istiyoruz.”

Kabartay Balkar Cumhuriyeti İnsan Hakları Derneği Başkanı Hatajuko Valeri de “Suriye’de, Ürdün’de, Türkiye’de bulunan Çerkezler dillerini korumak için ellerinden geleni yapmalıdır. Daha küçük milletler dil ve kültürlerini korurken, biz neden asimilasyona uğruyoruz” ifadelerini kullandı. Mitingde, Kafkasya’dan gelen sanatçılar şarkılar söyledi.

Homofobi Karşıtı Buluşma 1 Mayıs’la başlıyor

Kaos GL Derneği bu yıl yedincisini düzenleyeceği Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma’nın (HKB) programını açıkladı.

Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma’nın bu yıl gerçekleşecek yedincisinin programında “Sınırlara Karşı Forum”, “Medya-İletişim Forumu”, “Yoldaş Forum”, Kentsel Forum”, “Trans Forum”, “Lezbiyenler ve Biseksüel Kadınlar Forumu”, “Anarko-Queer Forum”, “Anti-Militarist Forum”, “Sığınmacılar İçin Sınırlara Karşı Forum”, “Öğrenciler Buluşması”, “Arkadaş Z. Özger Buluşması” ile “Erkelik Forumu” yer alıyor.

Özgürlüğün bayramı 1 Mayıs yürüyüşü ile başlayacak olan Buluşma, 20 Mayıs’ta “Homofobi ve Transfobi Karşıtı Yürüyüş” ile sona erecek.

Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği ayrımcılığına karşı mücadele yürüten Kaos GL, her yıl 17 Mayıs Haftasında düzenlediği Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma’yı homofobi ve transfobiye karşı 7 yıldır örgütlüyor.

7. Buluşma’nın katılımcıları

Homofobi ve transfobi karşıtı herkesin katılımına açık yapılan Buluşma’da, Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans (LGBT) bireyler, dernek ve oluşumlarla birlikte her yıl olduğu gibi yine yurt içinden ve yurtdışından akademisyenler, kadın örgütlerinden temsilciler, hukukçular, gazeteciler, sanatçılar, yazarlar, sivil toplum temsilcileri ile politikacılar katılıyor.

5 ülkeden uluslararası katılım

İranlı LGBT sığınmacıların yanı sıra Rusya, Macaristan, Almanya ve Norveç’ten akademisyen, politikacı ve LGBT aktivistler Homofobi Karşıtı Buluşma için Ankara’ya geliyorlar.

14 üniversiteden akademisyen

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Çankaya Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Artvin Çoruh Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Başkent Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Galatasaray Üniversitesi, Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Abant İzzet Baysal Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi olmak üzere 14 üniversiteden akademisyenler 7. Homofobi Karşıtı Buluşma’ya katılacaklar.

10 kurum destekledi, Kaos GL koordine etti

Kaos GL tarafından koordine edilen Homofobi Karşıtı Buluşma’nın Ankara merkez etkinlikleri bu yıl Ankara Üniversitesi SBF İnsan Hakları Merkezi (İHM), ODTÜ LGBTT Dayanışması, ODTÜ Siyaset Bilimi Topluluğu, ODTÜ Sosyoloji Topluluğu, Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğrenci Dayanışma Derneği (SBF-d-DER), Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, Kaos GL Eğitim Komisyonu, Yeryüzüne Özgürlük Derneği, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi ve Ekoloji Kolektifi’nin katkılarıyla düzenleniyor.

7. Buluşma’nın etkinlik mekânları

7. Buluşma’nın merkezi etkinlikleri Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nün yanı sıra Ankara’da sekiz ayrı mekanda gerçekleşecek.

Buluşma’nın etkinlikleri bu yıl Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Merkez Kampüsü, Tayfa Cafe, Kaos Kültür Merkezi (KKM), Aylak Yaşam Kültür Evi, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (SBF) İnsan Hakları Merkezi (İHM), Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), Roxanne Cafe, Ekoloji Kolektifi, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi ve Toplumsal Araştırmalar Kültür Ve Sanat İçin Vakıf (TAKSAV)’ın mekânsal destekleriyle yapılacak.

7. Homofobi Karşıtı Buluşma’nın konserleri için Nefes Bar, partileri içinse Sixtiees Club ev sahipliği yapılacak.

1 MAYIS SALI

Gökkuşağı bayrağının altında sokaklardayız…

3 MAYIS PERŞEMBE

ERKEKLİK FORUMU

ODTÜ LGBTT Dayanışması&Siyaset Bilimi Topluluğu&Sosyoloji Topluluğu

Saat: 17.30

Yer: Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) – MM-125 Amfisi (MM Binası, 1. Kat)

Yrd. Doç. Dr. H. Bahadır Türk, Çankaya Üniversitesi

“Yılmaz Güney Filmlerinde Hegemonik Erkeklik”

Dr. İlknur Hacısoftaoğlu

“Sporda Erkeklikler ve Homofobiye Spor Üzerinden Bir Bakış”

Remzi Altunpolat, Kaos GL

“Türkiye Sağında Erkeklik Kurgusu ve Eşcinsellik”

Forum Öncesi

Saat: 15:30

Yer: ODTÜ Siyaset Bilimi Topluluk Odası

Mehmet Bozok, Artvin Çoruh Üniversitesi Sosyoloji Bölümü, Araştırma Görevlisi

“Erkek Olmak, Değişimin Olanaklarını Tartışmak”

ARKADAŞ Z. ÖZGER BULUŞMASI

Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğrenci Dayanışma Derneği (SBF-d-DER)

4 MAYIS CUMA

Saat: 15:00-16:30

Yer: Tayfa Cafe, Selanik Caddesi 82/32, Kocatepe

Onur Caymaz, Şair

“Okumak Hiçbir İşe Yaramaz!”

7 MAYIS PAZARTESİ

Yer: Ankara Üniversitesi (AÜ) Cebeci Kampüsü, İletişim Fakültesi Orta Bahçe

Saat: 13:00-14:30

Fırat Demir, Şair

“Toplumsal Bir Örgütlenme Olarak İkiyüzlülük”

Saat: 15:00-16:30

Kıvanç Tanrıyar, Çevirmen

“Anlatıyı Dolaptan Çıkarmak”

5 MAYIS CUMARTESİ

HOMOFOBİ VE TRANSFOBİ KARŞITI ÖĞRENCİ BULUŞMASI

Kaos GL Eğitim Komisyonu

Saat: 10:00-17:00

Yer: Kaos Kültür Merkezi (KKM), GMK Bulvarı, No: 29/12, Demirtepe/Kızılay

Birinci Oturum: “Niye Eğitim, Kime Eğitim?”

Saat: 13:00-14:30

Moderatör: Remzi Altunpolat, Kaos GL Eğitim Komisyonu

“Bir sosyalizasyon süreci olan eğitimin amaçladığı şey nedir?”

İkinci Oturum: “Eğitilemeyenlerin Yoldaşlığı”

Saat: 15:00-16:30

Moderatör: Zeynep Çiçek, AÜ SBF Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları

“Eğitimin dışarıda bıraktıkları, dışarıda kalanların kesişim noktaları”

Üçüncü Oturum: “Karatahtanın İşgali”

Saat: 17:00-18:30

Moderatör: Semih Sapmaz, ODTÜ LGBTT Dayanışması

“Tebeşire el koymak, karatahtayı işgal etmek için birliktelik”

8 MAYIS SALI

ERKEKLİK TAHAKKÜMÜNE DAİR VİDEO SUNUM

Yeryüzüne Özgürlük Derneği&Ekoloji Kolektifi&Kaos GL

Saat: 18:30 – 20:00

Yer: Ekoloji Kolektifi, İnkılâp Sokak, 26/4 Kızılay-Ankara

Güray Tezcan, Yeryüzüne Özgürlük Derneği

“Erkekliğin Tek Eşli Heteronormatif Evlilikler ve de Et Yeme Üzerinden Tahakkümünü Sürdürmesine Dair”

10 MAYIS PERŞEMBE

MÜLTECİ ÇALIŞTAYI

Kaos GL ve Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi’nin birlikte düzenlediği Homofobiye Karşı LGBT Mülteciler Çalıştayı’na sadece mültecilik alanında çalışan davetli kurum ve kişiler katılacaktır.

11 MAYIS CUMA

SIĞINMACILAR İÇİN SINIRLARA KARŞI FORUM

Yer: Cebeci Kampüsü, Ankara Üniversitesi SBF İnsan Hakları Merkezi (İHM), SBF 229-A

Birinci Oturum

Saat: 14:00 – 15:00

Moderatör: Doç. Dr. Kerem Altıparmak, Ankara Üniversitesi, SBF, İnsan Hakları Merkezi

Prof. Dr. H. Neşe Özgen, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

“Sınır:Sınır üzerine konuşmaya başladığımızda, aslında siyaset alanının neredeyse tamamı üzerine konuşabiliriz: Vatan, devlet, karşı tarafla siyasi ilişkiler, yurt, daüs-sıla, iktidar, etnisite, millet vb.”

İkinci Oturum

Saat: 15:20 – 17:00

Doç. Dr. Sema Buz, Hacettepe Üniversitesi, İİBF, Sosyal Hizmet Bölümü

“Sınır Politikalarının Göçmen ve Sığınmacıların Günlük Hayatlarına Etkileri”

Ufuk Ahıska, Göçmen Dayanışma Ağı

“Sınırsız Ulussuz Sürgünsüz Özgür Bir Dünya, Göçmenleri Çevreleyen Ulusal Sınırlar, Alternatif Mekanlar-Göçmenlerle Dayanışma Mutfağı Deneyimi”

Pırıl Erçoban, Mülteci-Der

“Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu Göçmenlerin Sorunlarının Ne Kadarına Çözüm Olacak?”

12 MAYIS CUMARTESİ

ANTİ-MİLİTARİST FORUM

Saat: 15:30 – 17:00

Yer: Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), İzmir Caddesi, Ihlamur Sokak No: 10/2, Kızılay

Yrd. Doç. İsmet Akça, Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

ANARKO-QUEER FORUM

Saat: 17:30 – 19:00

Yer: Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), İzmir Caddesi, Ihlamur Sokak No: 10/2, Kızılay

“Kapitalizme Karşı Queer Virüsü”

Göksun Yazıcı, “Heteroseksüelliğin “havı tersine” Taranmaz mı? Queer Heteroseksüelliğe Musallat Oldu…”

Kürşad Kızıltuğ, “Queer Radikalizm mi Radikalizmin Queerleşmesi mi?”

Atalay Göçer, “Kapitalizmin Jenital-Bozumu; Ekonomik Kimliğin Homolaştırılması”

13 MAYIS PAZAR

LEZBİYENLER ve BİSEKSÜEL KADINLAR FORUMU

“Eşcinsel ve Biseksüel Kadınlar Ne Yaşadı, Ne Yaşıyor, Ne İstiyor? Kazanımlar ve Mücadele Alanları”

Saat: 10:00 – 18:00

Yer: Roxanne Cafe, Konur Sokak, No: 10/20 Kat: 5 İgeme Apt. Kızılay

15 MAYIS SALI

TRANS FORUM

Saat: 16:00 – 18:00

Yer: Aylak Yaşam Kültür Evi, Konur 2 Sokak, No: 63/13, Bakanlıklar

Transfobiye karşı mücadele taktik ve politikalarının ele alınacağı Forum, Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği’nin ev sahipliğinde, LGBT örgütlerinin katılımıyla gerçekleştirilecek.

16 MAYIS ÇARŞAMBA

KENTSEL FORUM

“Eşcinsel Gettolar Değil Kentin Tamamını İstiyoruz!”

Kentsel Mekânların Kurulumunda Heteroseksist Politikalar ve Uygulamalar

Saat: 18:00 – 19:30

Yer: TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi Konur Sokak, No: 4 (Beşinci Kat), Kızılay

Yrd. Doç. Dr. Levent Şentürk, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Mimarlık Bölümü

Dr. Ayça Kurtoğlu, Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi

Mücella Yapıcı, TMMOB Mimarlar Odası

17 MAYIS PERŞEMBE – ULUSLARARASI HOMOFOBİ ve TRANSFOBİ KARŞITI GÜN

Uluslararası Af Örgütü, Türkiyeli LGBT’lerin hakları için yürüttüğü uluslararası kampanyada topladığı imzaları, Uluslararası Homofobi ve Transfobi Karşıtı Gün olan 17 Mayıs Perşembe günü TBMM’ne sunacak.

17 MAYIS PERŞEMBE

YOLDAŞ FORUM

“Muhafazakârlığın Neo-Liberalizmle Flörtü Hayatlarımıza Hangi Sınırları Çekiyor?”

Moderatör: Doç. Dr. Alev Özkazanç, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi

Saat: 17:30 – 19:00

Yer: Toplumsal Araştırmalar Kültür Ve Sanat İçin Vakıf (TAKSAV), Atatürk Bulvarı No: 127 Kat: 10, Bakanlıklar

18 MAYIS CUMA

MEDYA – İLETİŞİM FORUMU

Hotel Best, Atatürk Bulvarı, No: 195, Kavaklıdere

Birinci Oturum

Saat: 13:00 – 14:30

Ayrımcılığa, Nefrete, Aşağılanmaya ve Damgalanmaya Karşı LGBT’ler Hangi Araçları Kullanabilirler?

Moderatör: İrfan Aktan, Express Dergisi

Prof. Dr. Melek Göregenli, Kaos GL Danışma Kurulu Başkanı

Avukat Oya Aydın, Kaos GL Derneği Avukatı

Prof. Dr. Mutlu Binark, Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi

Tuğrul Çomu, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kadın Çalışmaları

“Sosyal Medyada Nefret Söylemi”

İkinci Oturum

Saat: 15:00 – 16:30

Azınlıklar, Mülksüzler ve Heteroseksüel Olmayanlar Medyanın Şamar Oğlanı mıdırlar?

Moderatör: Doç. Dr. Hülya Uğur Tanrıöver, Galatasaray Üniversitesi, GSÜ – MEDİAR (Medya Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi müdiresi) & MEDİAZ üyesi

“Medyada cinsiyetçi söylemin dünü, bugünü…”

Emek Çaylı, Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi

“Popülizmin Muhafaza ve Müdafaa Ettiği Medyanın Hoşgörülenleri”

Selda Tuncer, ODTÜ Sosyoloji Araştırma Görevlisi

“Marjinallikle Sıradanlık Ekseninde Televizyon Dizilerinin Tabu Konuları”

Gülsüm Depeli, Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi

“Anayasa Tartışmaları ve LGBT Hareketler: Medyada Haber Olmak”

Üçüncü Oturum

Saat: 17:00 – 18:30

Yeni Medyanın Olanakları ile Kısıtlılıkları ve Kısıtlamaları Arasında Nasıl Gökkuşağı Patikaları Açabiliriz?

Moderatör:Gülseren Adaklı,Ankara Üniversitesi, İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi

“Sosyal Medya Tartışmalarında Özerklik Sorunu”

Dr. Oğuzhan Taş, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi

“Sosyal Medyada ’Sosyal’ Olan Ne?”

İdil Engindeniz Şahan,Galatasaray Üniversitesi, İletişim Fakültesi Araştırma Görevlisi

“1994’ten Günümüze Bir Derginin Dönüşümü / Dönüştürdükleri”

Burcu Şimşek, Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi

“Ayrımcılığa Karşı Bir Yeni Medya Olanağı Olarak Dijital Hikayeler”

19 MAYIS CUMARTESİ

SINIRLARA KARŞI FORUM

“Milliyetçiliğin Kapadığı Kapılar Nelerin Üstünü Örter?”

Saat: 12:00 – 13:30

Birinci Oturum: Avrupa’da Gülleri Solduran Irkçılığın Seyri

Moderatör: Hakan Ataman, İnsan Hakları Savunucusu, Helsinki Yurttaşlar Derneği üyesi

Sebahat Tuncel, TBMM Üyesi, BDP İstanbul Milletvekili & HDK Eşsözcüsü

Anette Trettebergstuen, İşçi Partisi, Norveç

Milan Rozsa, Hungarian LGBT Allaince, Macaristan

Polina Korchagina, VIKHOD (Coming Out), Rusya

Zita Gurmai, (Video Sunum) AP Parlamenteri & PES Women Başkanı, Macaristan

Saat: 14:00 – 15:30

İkinci Oturum: Homofobi ve Irkçılık

Moderatör: Remzi Altunpolat, Kaos GL Derneği

Prof. Dr. Castro Varela – Alice Salomon Hochschule Berlin, Almanya

Prof. Dr. Nikita Dhawan – Professor of Political Science for Postcolonial/Gender, Goethe University Frankfurt, Almanya

Saat: 16:00 – 17:30

Üçüncü Oturum: “Herkes Benim Vatandaşım Ama Heteroseksüel Olmak Koşuluyla!”

Moderatör: Gülbanu Altunok, Bilkent Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi

Aylin Nazlıaka, TBMM Üyesi, CHP Ankara Milletvekili

Prof. Dr. Simten Coşar, Başkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Prof. Dr. Selçuk Candansayar, Psikiyatr, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi

Fatih Yaşlı, Abant İzzet Baysal Üniversitesi İİBF Kamu Yönetimi

20 MAYIS PAZAR – HOMOFOBİ ve TRANSFOBİ KARŞITI YÜRÜYÜŞ

“Homofobi ve Transfobi Karşıtı Yürüyüş” 20 Mayıs 2012 tarihinde, Pazar günü Ankara’da yapılacak. Yürüyüş saat 13:00’te başlayacak. “Heteroseksizme Teslim Olmayacağız! Ya Eşitlik Ya da Hiç!” şiarıyla Kurtuluş’tan Kızılay’a gökkuşağı bayrağının altında yürüyoruz! Birlikte güçlenmek ve birlikte özgürleşmek için gelin hep beraber yürüyelim!

7. ULUSLARARASI HOMOFOBİ KARŞITI BULUŞMA ETKİNLİK MEKÂNLARI

Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Merkez Kampüsü

Tayfa Cafe: Selanik Caddesi 82/32, Kocatepe

Ankara Üniversitesi (AÜ) Cebeci Kampüsü, İletişim Fakültesi Orta Bahçe

Kaos Kültür Merkezi (KKM), GMK Bulvarı, No: 29/12, Demirtepe/Kızılay

Aylak Yaşam Kültür Evi, Konur 2 Sokak, No: 63/13, Bakanlıklar

Ankara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi (SBF), İnsan Hakları Merkezi (İHM), SBF 229-A, Cebeci Kampüsü

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), İzmir Caddesi, Ihlamur Sokak No: 10/2, Kızılay

Roxanne Cafe, Konur Sokak, No: 10/20 Kat: 5 İgeme Apt. Kızılay

TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi Konur Sokak, No: 4 (Beşinci Kat), Kızılay

Toplumsal Araştırmalar Kültür Ve Sanat İçin Vakıf (TAKSAV), Atatürk Bulvarı No: 127 Kat: 10, Bakanlıklar

Hotel Best, Atatürk Bulvarı, No: 195, Kavaklıdere

Sixtiees Club, Tunalı Hilmi Cad. 96/69, Kavaklıdere

Nefes Bar, Yenişehir Postanesi Karşısı, Tüp Geçit Ayağı, Kızılay

Buluşma için kiminle iletişime geçebilirim?

Homofobi Karşıtı Buluşma Koordinasyonu: Nevin Öztop & Ali Erol

Beşiktaş, Avrupa Şampiyonu!

EuroChallenge Kupası finalinde Elan Chalon 91-86 mağlup eden Beşiktaş kupanın sahibi oldu.

FIBA EuroChallenge Kupası’nda Beşiktaş Milangaz, Elan Chalon’u 91-86 mağlup ederek Türk basketbol tarihinin ikinci Avrupa kupasını müzesine götürdü. Siyah beyazlılarda Mensah-Bonsu ve Erceg ikilisi 51 sayı-45 ribaundla şampiyonluğu getirdi.

1996’da Efes Pilsen, Koraç Kupası’nı müzesine götürdükten sonra Türk basketbol tarihinin ikinci Avrupa kupasını Beşiktaş Milangaz kaldırdı.

Siyah beyazlı ekipte Pops Mensah-Bonsu 26 sayı – 20 ribaund ile karşılaşmanın yıldızı oldu. Mensah-Bonsu gösterdiği performansla turnuvanın en değerli oyuncu ödülüne layık görüldü. Zoran Erceg ise 25 sayı – 15 ribaundla şampiyonlukta önemli rol oynadı. Bu ikilinin yanı sıra Carlos Arroyo 13 sayı – 8 asistle katkı sağlarken, Dawid Hawkins de 13 sayıyla oynadı.

Chalon’da ise Steed Tchicamboud 19 sayı – 7 asistle mücadele ederken, Abdul Aminu 13 sayı – 8 ribaund, Ilian Evtimov ve Blake Schilb de 12 sayı üretti.

RedHack, Anonymous, DGVirus ve AnarchyCrew saldırdı, devlet interneti kesti

RedHack, Anonymous, DGVirus ve AnarchyCrew adlı hacker gruplarının dün gece Emniyet Genel Müdürlüğü, Adalet Bakanlığı ve Yargıtay başta olmak üzere çok sayıda devlet kurumunun internet sitesine yaptığı sanal saldırılar karşısında TTNet çözümü “internetin fişini çekmekte” buldu. TTNet’in ülke çapındaki kullanıcıları belli saatler arasında internete erişemedi.

Dün (27 Nisan) gece TTNet ile internet hizmeti alan kullanıcılar, yaklaşık iki saat boyunca hem internete hem de müşteri hizmetlerine erişemedi. TTNet’te yaşanan sorunun nedeni RedHack ve Anonymous tarafından yapılan açıklamalar sonucunda anlaşıldı.

RedHack tarafından yayımlanan açıklama şöyle:

Degerli dostlarimiza, ozgurlukcu aydin insanlara, ezilen cefakar fedakar halkimiza,

Bilindigi gibi uluslararasi Anonymous grubu, RedHack’e yonelik baskilara karsi bir video yayinlayarak bizlere yardim edeceklerini duyurdular.

Bu anlamda 2011 yilinda oldugu gibi simdide #opTurkey olarak orgutlendiler. Ilk saldirilarini 27 Nisan’da yapacaklarini bizede ileten grup, saldirilarin duyulmasiyla birlikte basta TUBITAK olmak uzere bircok (sahte)badem biyikli “yiyici” kurum statukolarini korumaya, “konumlarini kaybetmeme” telasina girdiler.

(Anonymous aciklamasinin detaylari bkz: http://www.ibtimes.co.uk/articles/332422/20120424/anonymous-join-marxist-redhack-group-against-turkey.htm)

27 Nisan 2012 tarihiyle, TTNet basta olmak uzere Emniyet Genel Mudurlugu, Adalet Bakanligi, Yargitay vb bircok onemli kurulusa Anonymous, RedHack, DGVirus, AnarcyCrew olarak ataklar duzenlenmistir.

Bu ataklardan Emniyet ve Adalet gibi onemli yerler Anonymous Ailesi tarafindan cokertilmis, sorunu cozemeyen TIB yetkilileri cozumu yurt disina cikislari kapatmakta bulmuslardir.

Fakat bu taktigi bilen daha once goren RedHack olayi TR icinden sekillendirmis, Yurtdisina kapali olan serverlara (Turkiye icinden) cesitli bilgisayarlardan DDOS yaparak dikkatlerini bir yone cekmis, onlar bununla ugrasirken ana sistemlerine, DNS sunucularina kadar sizilmistir.

Bu sizma ve saldirilarla bas edemeyenler neye ugradiklarini sasirarak beklenmedik bu saldiri karsisinda, sistemi kapatmakta, ADSL’ler basta olmak uzere bircok (TTNet’e ait) sistemin “fisini cekmek” zorunda kalmislardir.

Zaten saldirinin gelecegini bekleyen TIB ve TUBITAK, dun, kamu kurumlarina bir genelge gondererek belirli onlemler sunmuslardir, Radikal gazetesi’de bu olayi dun haberlestirmis, bizden de gorus almistir.

Bizde yapilacak en dogru isin “fisi cekip beklemek” oldugunu “bizleri engelleyemeyeceklerini” soylemistik. (Radikal bugun bkz:http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1086313&CategoryID=80 ve CNN:http://www.cnnturk.com/2012/guncel/04/28/123456yi.degistirin/659001.0/index.html)

Bu eylem neticesinde, bircok kurum hacklenmis, Turkiye’deki internet 27 Nisan aksami 2 saatligine kesilmis, 28 nisan sabahinida kapsayan yaklasik 10 saat gecmesine ragmen halen tam olarak kendine gelememistir.

Eylemler gerceklestikten sonra cesitli kaynaklardan daha onceki eylemlerimiz de gordugumuz “acimadi ki” histerisiyle yeniden karsilastik.

Eylemin sabahi “bu gece saldiri olacak” diye TUBITAK’tan uyari geliyor ve bu haberin yayimlandigi ayni gece bircok yer cokuyor, karsiliginda saatler sonra “teknik bir sorun” cevabi aliniyor, bu cevaba kendileri inaniyor mu? Meraktayiz..

Yani icinizde biri yokmu “RedHack kac aydir bizim iflahimizi kesti eve gidemiyoruz” diyecek babayigit? ;)

Gelelim Eylemlerin sebebine..

Zaten Anonymous biz RedHack’le dayanismak istedigini ileten videosu yukaridaki linte mevcuttur, Turkce olarak ta altyazili sekilde anlatmaktadir.

Bize gelince, Eylemimizin baslica amaclari;

1- Playstation ve chat geyikleri delil olarak alinarak tutuklanan ve RedHack eylemleriyle baglantilari olmayan biri 17 yasinda 7 gencin “derhal” serbest birakilmasini istemek!
RedHack’e “teror orgutu” muamelesi yapilarak pesin Interpol’un bile takilmasinin RedHack’i yildiramayacagini gostermek, ayrica biz burdaysak tutukladiklariniz kim’?) diye sormak.

2- Anonymous’un bizle dayanisma eylemine iceriden destek vererek dostlarimizi yalniz birakmamak, Anonymous’un dayanismasindan mutluluk duydugumuzu gostermek.

3- Yaklasan 1 Mayis’i sanki “kendi isci sinifina vermis” gibi “somurge valisi” edasiyla ona buna “dayilanan” AKP hukumetine ve onun valisine dikkat cekerek, halkimizi isci kardeslerini sahiplenmeye cagirmak.

4- Adil kota vb uygulamalarla “dusuk hizda” internet ile kullaniciyi somuren, zenginlere daha iyiulasim saglarken durumu iyi olmayanlara cok yavas interneti fahis fiyata satan TTNET’i protesto etmek.

5- Pensilvanya Imami’nin ve ordusunun “yenilmez” “herseye kadir” olmadiklarini halkimiza gostermek “cesaret gayri” demek ;)

6- Eglenmek ;)

Bizi hafife aliyorlardi, ama onlara “dua” ile yonetemedikleri tek yerin burasi oldugunu gosterdik saniriz ;)

Kizanlar oldu biliyoruz ama NET’i keseceklerini dusunmedik. Tekrardan bilgi ozgurlugunu azda olsa “bilgi ozgurlugu” icin kisitladiysak affola..

Bu eylemimiz daha ozgur ve parasiz bir internetin gelisi icin bir baslangic olacagini umuyoruz..

Talebimiz biran once TTNet’in yapilan bu “fis cekme” olayindan dolayi kullanicilara “uyuyun” demek yerine yabanci ulkelerdeki gibi bir guzellik yapmasi, hatta “adil net” gibi “kazikci” uygulamalari kaldirarak “her vatandas” icin hizli internet hizmeti getirerek halki soymayi BIRAKMASIDIR.
Ayrica RedHack tutuklularinin birakilmasi, facebook’ta yorumlardan dolayi muhaliflere karsi imamin yaverlerinin gestapo usulu sorusturulmalarinin durdurulmasinida ivedilikle talep ediyoruz. Aksi halde saldirilarimiz katlanarak surecektir..
Korkmayin, bir avuc insan bu komprodorlari bu hale getirdiyse, hepimiz ne yapabiliriz bir dusunun? ;)
Imam sandiginiz kadar guclu degil cunku en buyuk silah olan onur ve seref bizde yani halkimizda.
Cesaret..

Halk icin Hack RedHack!
Nush ile uslanmayanin hakki tektir, tektir ile uslanmayanin hakki RedHack’tir!
Ilk Hack beyinde baslar!
Kahrolsun Sansurculer,
Yasasin Bilgi ozgurlugu!
Yasasin Anonymous
Yasasin AntiSec
Yasasin AnarcyCrew
Yasasin DG Virus
Yasasin RedHack
Zafere kadar sosyalizm!

(sendika.org)

İdris Naim Şahin durdurulamıyor

Bursa’da İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, elektrik faturaları için şikayette bulunan vatandaşın sakalını sevdi, yoluna çıkan vatandaşa seslendi: Lan senin bıyığını seveyim.

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, bir dizi açılış ve ziyaret için geldiği Bursa’da Cuma namazı çıkışında çarşı turu atarak vatandaşların derdini dinledi.

Vatandaşların elektrik faturalarının ödeme günüyle ilgili sitemleriyle karşılaşan Bakan Şahin, bir kız öğrencinin “Kulağınıza bir şey söyleyebilir miyim?” demesi üzerine eğildi. Ardından “Şimdi tek başıma alkışlasam bana gülerler bende kalsın tamam mı?” dedi. Vatandaşların dertlerini dinlemeye devam eden Bakan, ardarda üçüncü sakallı kişiyi de karşısında görünce,”Lan senin de bıyığını seveyim, helal olsun” dedi.

Bursa Ulu Camii’nde Cuma namazı kılan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, cami avlusundaki cenaze namazına da iştirak etti. Ardından vatandaşlarla sohbet eden Bakan Şahin, Orhangazi Parkı’nda bir süre yürüdü. Beraberinde Bursa Valisi Şahabettin Harput ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ile birlikte selamlaştığı vatandaşların derdini dinleyen İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, vatandaşların elektrik faturalarını ödeme gününe ilişkin isteklerle karşılaştı.

“SENİN BIYIĞINI SEVEYİM”

Bakan Şahin’in önüne çıkan bir vatandaş, “Sayın bakanım elektrik fatura ödeme günlerini maaş günümüze göre ayarlar mısınız?” diyerek istekte bulundu. “Millet ne derse öyle yaparız” diyen Bakan Şahin, “Canın soğolusun sakalını seviyim senin” diyerek yürüdü. Önüne çıkan yaşlı bir adamın sakalını sıvazlayan Şahin, top sakallı ve bıyıklı bir kişinin “Sayın Bakanım” demesi üzerine, “Lan senin de bıyığını seveyim.” dedi. Bakan’ın bıyığını seveyim dediği kişi de Bakan’dan elektrik faturalarının maaş gününe göre ayarlanmasını istedi.

Bakan Şahin’in Orhangazi Parkı’ndaki gezisini çok sayıda polis de takip etti. Bir kız öğrencinin “Sayın bakanım kulağınıza bir şey söyleyebilir miyim?” demesi üzerine kız öğrenciye kulak veren Bakan Şahin, “Şimdi tek başıma alkışlasam bana gülerler, bende kalsın tamam mı? Selam söyle.” dedi.

Bakan Şahin, park turunda atama bekleyen bir öğretmenle de karşılaştı. Öğretmen adayının ‘Televizyonlarda görüyoruz, ama canlı olarak görmek farklıymış’ tepkisiyle karşılaşan Bakan Şahin, köylü bir pazarcı kadınla da renkli bir sohbet gerçekleştirdi. İdris Naim Şahin, ihtiyaçları olduğunu anlatan köylü kadına “Sende bu gönül olduktan sonra çözersin.” diye karşılık verdi.

19 Mayıs yasağına Danıştay engeli

Danıştay, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ankara dışındaki illerde 19 Mayıs kutlamalarının yalnızca okullar ve öğrenciler arasında kutlanmasına ilişkin genelgesi hakkında yürütmeyi durdurma kararı aldı.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’na stadyum yasağı getiren düzenleme Danıştay’a takıldı.

Danıştay, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 11 Ocak 2012 tarihinde yayınlanan genelgenin yürütmesini durdurdu.

Bakanlık, 19 Mayıs kutlamalarının yalnızca okullar ve öğrencilerle kutlanmasına ilişkin bir genelge yayınlamıştı.

Doğan Haber Ajansı’nın haberine göre Danıştay, genelgenin yürütmesinin durdurulması ve iptali ile ilgili başvuruyu karara bağladı.

Danıştay 10’uncu Daire Başkanlığı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nın başkent dışında sadace okullar ve öğrenciler ile kutlanmasına ilişkin genelge hakkında yürütmeyi durdurma kararı aldı.

Yeni Teşvik Yasası: Cari açık evet ama ya biyokapasite açığı?

Hükümetin açıkladığı yeni teşvik yasasının birincil amacı Türkiye ekonomisinin yapısal bir sorunu olan cari açığın azaltılması olarak basına yansıdı. Türkiye’nin 1960’larda Devlet Planlama Teşkilatı eliyle planlı bir şekilde büyümeyi seçtiği dönemde ithal ikameci sanayileşme politikalarının da amacı o sanayileri ülke içinde kurarak ithalat bağımlılığını azaltmaktı. Hep söylenen, kör topal da olsa ilerleyen bu süreç 1980’de ani bir kesintiye uğramıştır. O güne kadar Türkiye tüketim malları ve birtakım ara-malı sanayisini kurmayı başarmıştır. Ancak kimi ara-malları ve daha da önemlisi yatırım malları (makine vs.) sanayisini kuramadan ekonomi 1980’de bambaşka bir dönüşümün içine girmiştir. Bu yapısal sorun, yani ekonominin büyürken cari açığın (basit olarak ihracat eksi ithalat olarak ifade edelim) da büyümek zorunda olması Türkiye’nin 1980 sonrası yaşadığı krizlerin en temel sebeplerinde biridir. Yani, eğer uygulamada ümit edilen başarı sağlanabilirse, bu yasa Türkiye ekonomisinin en temel kırılganlıklarından biri olan cari açığa çare olabilir. Kendi içinde düşünüldüğünde bu hedef doğrudur, hedefe ulaşmak için sadece teşvik araçları yeterli olmayacak, kimi köşe yazarlarının belirttiği gibi faiz oranı ve döviz kurunun da bu politikaları destekler mahiyette belirlenmesi zorunludur. Aksi halde, birinin yaptığını diğeri yıkacak, herhangi bir sonuç alınamayacaktır.

Bu noktayı tespit ettikten sonra yasanın ayrıntılarına indiğimizde neler görüyoruz, biraz ona bakalım.

Yukarda da değindiğimiz gibi bu yasa Türkiye’nin ekonomisi büyürken cari açığa sebep olan sektörlerdeki yurtiçi üretimi artırmaya çalışmakta. Hangi sektörler bunlar? Demir-Çelik ve madencilik (toplam ara malı ithalatının %28’i bu sektörde yapılıyor), otomotiv ve makine (%18), kimyasallar (%21), tarım (%9) ve tekstil (%9). Demir-çelik sektörü ilginç, Türkiye 15.7 milyar ton hurda çelikle dünyanın en büyük hurda ithalatçısı, bu hurdalar yurtiçi üretim ve ihracat için işlenmekte.

Şimdi, demir-çelik sektörünü hiç sorgulamadan, yani Türkiye küresel iş bölümüne gerçekten hurda çelik ithal edip, bunları işleyip çelik üreterek mi entegre olmalı diye hiç sormadan, sırf sebep olduğu cari açığı azaltmak için ne yapılmalı diye sorulduğunda, yasada yer alan, “e o zaman, yurtiçi ve yurtdışı maden yatırımlarını artıralım” sonucunun çıkması kaçınılmazdır. Çin’in dünaynın dört bir köşesinde hızla artmakta olan maden yatırımlarına öykünmenin gideceği pek bir yer yok, ne yazık ki. Bu da bizi yazının esas meselesi olan biyokapasite açığı kavramına getiriyor.

Uzun dönemde cari değil biyokapasite açığı daha önemli?

Biyokapasite açığı ne demek önce onu tanımlayalım? Her ülkenin, tarım alanı, otlak, su kaynakları, deniz, göl, orman formlarında bir biyolojik kapasitesi var. Her ülkenin bir de, üreterek, ihraç ve ithal ederek sebep olduğu bir ekolojik ayakizi var. Ekolojik açık, tüketimin sebep olduğu ekolojik ayakizinin biyokapasiteden fazla olması anlamına geliyor. Yani, doğanın kendini yenileyebilme gücü üzerinde tüketen bir ülke, ya kendi doğal kaynak stoklarını geri dönülmez bir biçimde azaltıyor ya da başka ülkelerden bunu ithal ediyor demek oluyor. Tüketimin tüm dünyada hızla artması, bu küresel biyokapasiteyi elde etmek için mücadelenin de artması anlamına geliyor. Çin’in tüm dünyadaki madencilik yatırımlarını, büyük tarım arazilerini kapatmasını bu şekilde yorumlamak mümkün.

WWF Türkiye’nin geçen haftalarda yayınladığı Türkiye’nin Ekolojik Ayakizi Raporu’nda  “2007 yılında Türkiye’de kişi başına düşen tüketimin Ekolojik Ayak İzi 2,7 kha ile kişi başına küresel biyolojik kapasitenin %50 üzerindeydi. Bir başka ifadeyle; dünyadaki herkes ortalama bir Türkiye vatandaşı kadar tüketseydi, 1,5 gezegene ihtiyacımız olacaktı. Türkiye, doğal kaynaklarını, kendini yenileyebilme hızından daha fazla tükettiği için ekolojik açıdan borçlu ülkeler arasında yer alır. Türkiye’nin, biyolojik kapasite fazlasına sahip olma durumundan biyolojik kapasite açığına gelmesinin en temel nedeni nüfus artışıdır” denilmektedir. Sahip olduğundan daha fazlasını tüketen Türkiye bu kapasiteyi dışarıdan ithal etmeye 1989 yılında başlamış görünüyor. Ondan önce az da olsa biyolojik kapasite ihracatçısı olarak görüyoruz Türkiye’yi.

Figür 1. Kişi Başına Ekolojik Ayakizi ve Biyolojik Kapasite: Türkiye 1961-2008





Kaynak: Global Footprint Network.

Yeni yasa, Türkiye’nin cari açığını azaltmayı başarabilecek mi bilemeyiz, ama sektör lobilerinin etkisi altında herhanig bir vizyondan yoksun olarak belirlenmiş sektörler Türkiye’nin biyokapasite açığını azaltmayacak, aksine önerilen politikalar Türkiye’nin biyolojik kapasite açığını daha da artırıp, gelecekte dünya kaynakları üzerinde oluşması kaçınılmaz gerginliklere daha kırılgan hale getirecektir. Yeni Teşvik Yasası’nı bir de bu açıdan değerlendirip gerekli değişiklikler acilen yapılmalıdır.