Ana Sayfa Blog Sayfa 3944

Dayanışma bizim işimiz

0

Artan fahiş kira bedeli yüzünden 20 yıldır faaliyet gösterdiği 389 numaralı evini boşaltmak zorunda kalan Robinson Crusoe 389 kitapevi dün “elden ele” taşındı.

Bundan sonra yine İstiklal Caddesi üzerinde yer alan Salt Beyoğlu (numara 136) içinde (kat 4) yaşamına devam edecek olan kitapevi, 12 Haziran tarihinde Facebook ve Twitter hesapları üzerinden elden ele taşınma çağrısı yapmıştı.

rob

“BİZ BİR MARKA DEĞİLİZ!
Farklı eğitim ve birikimleri birleştirip iyi bir iş yapmaya çaba gösteren,
ortaklık yapısı tamamen çalışanlardan oluşan, bağımsız bir ortamız.
İstiklâl Caddesi 136.4’e giderek “çılgın kalabalıktan uzak”,
ASIL İŞİMİZE, KİTABA DÖNERKEN!,
Umarız İstiklâl Caddesi, doğanın minik bir parçası olduğunu unutmadan,
daha kültürlü, daha özgür, daha emekten yana ve daha adil olur.
15 Haziran 2014 pazar günü saat 10.20’de,
ELDEN ELE’YE BEKLİYORUZ!”

Vasif Kortun’un Facebook hesabından “yılın en güzel sabahıydı” notuyla yayınlanan fotoğraflarda Gezi’den aşina olduğumuz insan zinciri ve elden ele taşınan eşyalar ve dayanışmanın dayanılmaz sevincini görmek mümkün.

 

(Fotoğraflar Vasif Kortun Facebook albümünden alınmıştır.)

(Yeşil Gazete)

Japonya’nın yeni ve şaşırtıcı sektörü

Fukuşima’da nükleer felaketten sonra yeni bir sektör kuruldu: vatandaşların radyoaktivite seviyesini ölçtüğü ölçüm istasyonları.

ölçüm istasyonu

11 Mart 2011 Fukushima Kazasının ardından devlete ve kazanın birincil sorumlusu TEPCO (Tokyo Elektrik Şirketi)’ya karşı güven kaybı oluşmuş durumda.  Güven kaybının bir neticesi de halkın kaza sonrası devlet eliyle yapılan sağlık taramalarından da kaçınması yönünde olmuştur. Kaldı ki gıdalara dair ilan edilen radyoaktivite kabul seviyesinin inandırıcı olmaması insanların yiyeceği/çocuğuna yedireceği bir kap pirincin bile radyoaktivitesini ölçtürme ihtiyacını doğurdu.

CRMS de (Vatandaş Radyoaktivite Ölçüm İstasyonları) tam da bu sebeple, vatandaşlar tarafından devletin oluşturduğu güven kaybına cevap olarak kuruldu ve faaliyetlerine gıdalardaki radyoaktivite ölçümleriyle başladı.
İlki Fukushima’da kurulan radyoaktivite ölçüm merkezi 2011 eylül ayında açıldı, yeni yerine ise Eylül 2012’de taşındı. Ölçüm istasyonu Fukushima’da olduğu için kısmen terk edilen şehirde yer bulmak zor değil. Binanın içerisinde çocuklar için oyun alanı, bilgi almak isteyenler için enformasyon merkezi bile bulunuyor. Başlangıçta sadece ürün ve gıdalara yönelik çalışan istasyon “Fukushima’da Geleceğin Çocukları” fonuyla 5milyon Yen (100 bin TL) karşılığında radyoaktivite ölçüm cihazı da dahil olmak üzere diğer bazı ölçüm aletlerini edindi . Ölçüm altyapı olanaklarını arttıran merkezde isteyenler ücreti mukabilinde radyoaktiviteye bağlı kendi iç maruziyet seviyelerini öğrenebiliyor.
Fonlarla ve özel girişimle kurulan radyoaktivite ölçüm istasyonlarının sayıları özellikle son iki yıl içrisinde oldukça artmış durumda, hatta bir istasyon da Japonya’nın Fukushima’dan neredeyse en uzak noktası olan Okinawa’da  açılmış bulunuyor.

Radyoaktivite ölçüm istasyonundaki bazı diğer hizmetler ise şöyle :
1-Beden radyoaktivite ölçümü üzerinden iç maruziyetin değerlendirilmesi
2-Gıdalardaki radyoaktivitenin ölçülmesi
3-Kütüphane gibi bilgi edinmeyi kolaylaştıran ortamların oluşturulması
4-Ölçüm yerinde “İç Maruziyet Elkitabı” nın ücretsiz dağıtılması
5-Ülke içinden ve dışından uzmanlar tarafından halkın bilgilendirilmesi
6-Çocuk sağlığı danışma merkezinin açılması
7-Uluslararası panellerin düzenlenmesi

Radyoaktivite Ölçüm istayonlarının son durumunu yansıtan  tabloya buradan  ulaşabilirsiniz .

Japonya  genelinde farklı şehirlerde bu radyoaktivite ölçüm istasyonlarından 106 tane bulunuyor ve verilen hizmete göre fiyatlar  70 TL -300TL arasına tekabül ediyor .

Peki biz,  bu yeni sektöre  hazır mıyız?

(Pınar Demircan/ Yeşilgazete)

 

CHP ve MHP’nin adayı Ekmeleddin İhsanoğlu

kdCHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP lideri Devlet Bahçeli cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin yaptıkları görüşmenin ardından yaptıkları açıklamada Ekmeleddin İhsanoğlu ismi üzerinde anlaşmaya vardıklarını açıkladı. Kemal Kılıçdaroğlu şöyle dedi:

“Bir süredir sizler de biliyorsunuz eğilimlerini aldık, sayın genel başkanla bunları paylaştım. Herkesin kabul edebileceği saygınlığı dürüstlüğü olan bilgisi birikimiyle herkese örnek olacak bir ismi öneriyoruz, Ekmeleddin İhsanoğlu. Kendisi bu konuda düşüncelerini aktaracak. Şunu ifade edeyim demokraside yeni bir olaya tanıklık ediyoruz. Kavgadan uzak barıştan huzurdan yana bir süreci başlatmak istiyoruz.”

Ardından konuşan Devlet Bahçeli ise şunları söyledi:

“Sayın basın mensupları CHP’nin değerli genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve arkadaşları cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde ikinci kez görüşme imkanını bularak bir aya aşkın süredir yapılmış olan çalışmaları değerlendirerek, bugün hayırlı bir adım atılmak üzere MHP’nin, Türkiye’nin yetiştirdiği değerli bir evladını, sayın Ekmeleddin İhsanoğlu’nu önermişlerdir. Bu öneri titiz ve partiler üstü bir çalışmanın sonucu olarak olgunlaştı.

MHP de bu isim üzerinde bütünleşerek, seçimi herhangi bir kaosa dönüştürmeden, demokrasimizi güçlendirmek açısından sonuçlandırma arzusu olacaktır. Sayın CHP Genel başkanı Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarının Türkiye’de çok değerli şahsiyetler bulunmakla beraber, değerli bir ismi önermesi bizi memnun etmiştir. Bu isim etrafında da çalışacağımızı belirtmek istiyoruz.

Artık bunun çatısı penceresi kalmadı. O suali sormanıza gerek yok.”

(Yeşil Gazete)

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu mu?

Ekmeleddin İhsanoğlu
Ekmeleddin İhsanoğlu

Cumhurbaşkanlığı seçimleri için muhalefet partilerinin adayları tartışılırken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bugün MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile bir görüşme yaparak adayını ya da adaylarını sunacak. Radikal’in haberine göre Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Utku Çakırözer, CHP’nin Bahçeli’ye ileteceği adaylar arasında ilk sırada Eskişehir Büyükşehir belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen olduğunu, diğer adayların ise eski İslam İŞbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, eski TBMM Başkanı ve eski NATO Afganistan Sivil Temsilcisi Hikmet Çetin ve AKP ’nin kurucularından eski Başbakan Yardımcısı, Türkiye Partisi’nin kurucusu Abdüllatif Şener olabileceğini söyledi.

Çakırözer yazısında “CHP liderinin bugünkü önerisinin sürprizi ise ‘siyasi kimliği ön plana çıkmamış partiler üstü bir isim’ çıkarması olacak. Kılıçdaroğlu’nun kimsenin aklında olmayan bir ismi gündeme getirmesi de çok olası. Sır gibi saklanan bu isim konusunda İslam Konferansı Örgütü eski başkanı Ekmeleddin İhsanoğlu’nun ismi çok konuşuluyor. MHP liderinin sıcak bakabileceği düşünülen ismin Kılıçdaroğlu tarafından önerilmesi halinde CHP-MHP ortak adayı olarak açıklanabileceği ileri sürülüyor.” dedi.

Eski İİT Genel Sekreteri İhsanoğlu, Mısır’da yaşanan “Arap Baharı” sonrasında gerçekleşen darbede sessiz kaldığı suçlamasıyla Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ tarafından istifası istenmişti.

Ekmeleddin İhsanoğlu kimdir?

1943 yılında Kahire’de doğan İhsanoğlu’nun bilim tarihi, Türk kültürü, İslam dünyası ve Batı dünyası ilişkileri ve Türk-Arap ilişkileri hakkında değişik dillerde çok sayıda kitap, makale ve tebliği bulunuyor.

İhsanoğlu, Mısır Ayn Şems Üniversitesi Fen Fakültesi’nden mezun olduktan sonra El Ezher Üniversitesi’nde akademik hayata başladı. Türk kültürünü küçük yaşta aile çevresinde tanıyan İhsanoğlu, Kahire Milli Kütüphanesi’nde ve Ayn Şems Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Osmanlı kültürü ve edebiyatı ile ilgili araştırma ve eğitim çalışmaları yaptı. 1974’te Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nde doktorasını tamamladıktan sonra, İngiltere’de Exeter Üniversitesi’nde doktora sonrası çalışmalar yaptı.

Fas’ta 1969 yılında kurulan 58 üye ülkeli İslam İşbirliği Teşkilatı’nın 2005 yılında Genel Sekreteri olan İhsanoğlu, bu göreve seçimle gelen ilk isim oldu. İhsanoğlu bu görevini bu yılın başında Suudi Arabistanlı İyad bin Emin Madani’ye devretti.

(Yeşil Gazete)

Eskişehir’de maden işçileri grev başlattı

Eskişehir’in Mihalıççık ilçesinde, Kavak Krom İşletmesi’nde çalışan maden işçileri grev başlattı.

maden

Denizli’nin Tavas ilçesi ve Muğla’da bulunan Türk Maadin A.Ş.’ye ait madenlerde de eş zamanlı olarak düzenlenen grev, sabah saat 08.30’da başladı. Grevle alakalı olarak işçiler adına basın açıklaması yapan Türk Maden-İş Sendikası Genel TİS Sekreteri Hasan Hüseyin Gürbüz, yaklaşık 6 buçuk aydır devam eden Toplu İş Sözleşmesi’nde (TİS) herhangi bir ilerleme kaydedilmediğini ve taşeron işçilere ödenen ücretler ve sağlanan kolaylıkların sendikaya bağlı personellere sağlanamadığını belirtti. Emeğin karşılığını alamadıklarını kaydeden Gürbüz, “Bizler yaşamak ve üretmek istiyoruz. Ancak insanca insana yaraşır şekilde üretmek ve yaşamak istiyoruz. Toplu İş Sözleşmesinde taleplerimiz, iş sağlığı ve güvenliğine yönelik gerekli tedbirlerin alınması ve eşit işe eşit ücret ödenerek taşeron işçilere son verilmesiydi. Taşeron işçilere ödenen ücretlerin bizlere de ödenmesini talep ettik. Ancak işveren tüm taleplerimize kulak tıkadı. İşçilerimiz emeklerinin karşılığını alamıyor. Bizlerde bu konularda her türlü adımı atmamıza rağmen ilerleme kaydedemeyince haklı taleplerimizi elde etmek için greve çıkmaya karar verdik. İşverenin her türlü adımına açık olduğumuzu da belirtiyor ve Soma olmak istemiyoruz” dedi.

Ardından konuşan Türk Maden-İş Sendikası Kırka Şube Başkanı Yılmaz Ayrancı ise, “Taleplerimiz yerine gelmediği müddetçe geri adım atmayacağız. İşçilerimizin haklı taleplerinin verilmesi bizim için önemli bir nokta. Maden sektöründeki taşeronluğun bir an evvel giderilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Grev sırasında işçi ve işçi yakınları Kavak Krom İşletmeleri A.Ş. maden ocağı girişi önünde Soma’da hayatını kaybeden işçiler için yolu trafiğe kapatarak bir süre oturma eylemi gerçekleştirdi. Eylem sırasında sloganlar atan grup, daha sonra greve devam ettiler. Grevin halen sürdüğü öğrenildi.

(Yeşil Gazete)

Bitlis HES istemiyor

Bitlis’in Hizan ilçesine bağlı Ekinli köyünde yaşayan vatandaşlar, köylerinde yapılan hidroelektrik santrali (HES) çalışmasını durdurmak için eylem yaptı.

bitlis

Bitlis’in Hizan ilçesine bağlı Ekinli köyünde yaşayan vatandaşlar, köylerinde yapılan hidroelektrik santrali (HES) çalışmasını durdurmak için eylem yaptı. Hizan’a bağlı Ekinli köyünde bir araya gelen vatandaşlar, HES çalışmalarının yapıldığı bölgeye gitti. Çalışmaları yürüten iş makinelerini durduran vatandaşlar, yapım işini mahkemeye vereceklerini belirterek, sonuç açıklanıncaya kadar eylemlerine devam edeceklerini bildirdi.

Ekinli köyü muhtarı İkram Aslan, yaptığı açıklamada, HES çalışmalarının, evlere, fındık bahçelerine ve meralara zarar verdiğini ileri sürerek, verilen zararlar nedeniyle çalışmanın durdurulmasını istedi.

Aslan, köylülerle şantiyeye gittiklerini ve çalışmaların durdurulması için eylem yaptıklarını bildirerek, “Eylemimiz sonuç verdi ve şantiyede çalışmalar durduruldu. Yarın mahkemeye vereceğiz. Mahkeme kararı çıkana kadar eylemimize devam edeceğiz. Tünel açarken dinamit patlatıyorlar ve patlama sırasında evlerimiz zarar görüyor” dedi.

(Sol Haber)

Alakır Nehri Kardeşliği’ne 20 milyonluk ihtarname

17 doğa hakkı savunucusu  Alakır Vadisi’ndeki HES’e ilişkin verilen ÇED raporuna karşı dava açtı ve mahkeme, yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bunun üzerine HES firması 17 kişiyle bir derneğe 20 milyon TL’lik ihtarname çekti. Çevreciler yüksek meblağlı bu ihtarnamenin şantaj olduğunu savunuyor.

alakır

ANTALYA’nın Kumluca ilçesinde yaklaşık 70 kilometre uzunluğundaki bölgenin en önemli su kaynağı Alakır Nehri üzerindeki hidroelektrik santrallarına (HES) karşı bölgede ‘Alakır Nehri Kardeşliği’ adlı gönüllü doğaseverlerin mücadelesi sürüyor. En son Dereköy Elektrik Üretim Sanayii ve Ticaret Anonim Şirketi’ne ait Dereköy Regülatörü ve HES’i projesine karşı bölgedeki köylülerin oluşturduğu bir dernek ve 17 doğaseverin Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporuna karşı açtığı davada Antalya 2’nci İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Bu karar sonrasında HES firması yürütmeyi durdurma kararı aldıran 17 kişi ile derneğe, dava açarak kendilerini zarara uğrattıkları gerekçesiyle 20 milyon TL’lik ihtarname çekti. Doğaseverler ise ihtarnameye karşı, ‘Şantaj suçu’ işlediği iddiasıyla HES firması hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Suç duyurusunda, ihtarnamenin davacılar üzerinde baskı kurmak amacıyla gönderildiği belirtildi. İhtarnamenin davacıları korkuttuğu, kaygılandırdığı, davaya devam etmekten vazgeçme noktasına getirdiği belirtilerek, suç duyurusunda “Hak arama özgürlüğünü kullanan vekil edenlere, büyük bir mali sorumlulukla karşılaşacakları konusunda şantaj yapılmaktadır. Şüpheliler şantaj suçu işlemiştir” denildi.

(DHA/ Yeşil Gazete)

Viranşehir’de tarlalarını sulayamayan köylüye müdahale

Viranşehir’de kuraklık ve elektrik kesintileri nedeniyle tarlalarını sulayamadığını söylüyen köylüler yol kapatmak istedi. Köylüler TOMA’lı müdahale ile dağıtıldı.

Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde, elektrik kesintilerini protesto için yol kapatmak isteyen çiftçilere müdahale edildi. Elektrik kesintileri nedeniyle tarlalarını sulayamadıklarını ve ürünlerinin kuruduğunu iddia eden bir grup çiftçi, Şanlıurfa- Mardin karayolu Siverek kavşağında barikat kurarak yolu ulaşıma kapatmak istedi.
Çevrede önlem alan polis ve jandarma ekipleri, eylemin kanunsuz olduğu gerekçesiyle grubun dağılması uyarısında bulundu. Uyarılara rağmen dağılmayan grup üyelerine tazyikli su ve biber gazıyla müdahale edildi.

25 kişi gözaltına alındı. Arbede sırasında yol kenarındaki buğday ve arpa ekili tarlada çıkan yangın, TOMA’nın müdahalesiyle söndürüldü.

(Urfa Haber Ajansı/ Radikal)

Yılın en aktivist hareketleri seçildi

Yeşil Düşünce Derneği’nin düzenlediği ‘Yılın İnteraktivistleri’ ödülleri sahiplerini buldu. Hak haberciliği, yurttaş gazeteciliği ve aktivizm alanlarında öne çıkan çalışmaların ödüllendirildiği yarışmada Gezi direnişi sonrası ivme kazanan toplumsal aktivizm çalışmaları ödüllere damgasını vurdu.

20140614_182031

‘Diken’, ‘Ötekilerin Postası’ siteleri, ‘Çapul TV’de yayımlanan Berkin Elvan cenaze törenine saldırı haberi, ‘Oy ve Ötesi’ kampanyası, Duran Adam eylemi ve ‘Başkaldırının 140 vuruşu’ videosu senenin en ilham verici aktivizm örnekleri olarak ödüle layık görüldü.

‘Direnişin ‘@’ hali-yılın en interaktivist hareketleri’ başlıklı proje kapsamında, 2013 yılından bu yana, hak mücadelelerinin her alanında insanları harekete geçirmiş, bilgi/fikir üretmiş ve ilham vermiş aktivizm örnekleri beş farklı kategoride aday gösterildi.

inter

Yılın interaktivistleri, açık çağrıyla yapılan oylama sonucu belirlenmişti.  Seçici kurul tarafından ilk beşe giren adaylar arasında yapılan seçim sonuçları bugün Cezayir’de düzenlenen ödül toplantısıyla sahiplerine verildi.

Gizem Hasırcıoğlu ve Serkan Zihli’nin sunuculuğunu yaptığı gecede açılışı konuşmasını yapan Yeşil Düşünce Derneği’nden Sevil Turan, ismi yarışma olsa da yılın aktivisitlerinin var oluş amacını ‘değişen dünya düzeninde alternatif alanlar açarak bir araya gelmek ve bir ağ oluşturmak’ olarak tanımladı.

oyveötesi

‘Yılın Kampanyası’ ödülünü kazanan ‘Oy ve Ötesi‘ oluşumu teşekkür konuşmasında ödülü fiziken kampanyada yer alan 26 bin kişiye ve tüm detsek olanlara armağan etti.

“Yılın yurttaş haberciliği” ödülünü alan Ötekilerin Postası üyeler,, ‘Aslında haberi bize ulaştıran sizsiniz, Açık Grevi Postası döneminden beri, facebook’un uyguladığı sansüre rağmen takip edenlere teşekkürler” dedi.

Murat Karadeniz’in ‘Berkin Elvan’ın cenazesine ilk saldırı‘ haberiyle Yılın Yurttaş Haberi kategorisinde ödülü alan Çapul TV, gönderdiği mesajda ‘yarışma mantığını doğru bulmuyoruz ama teşvik tadiri önemli buluyoruz. Emeği geçen herkese teşekkürler” açıklamasını yaptı.

Ekran Resmi 2014-06-14 20.58.37.png

Diken, ‘Yılın internet gazetesi’ dalında ödüle layık görüldü. Teşekkür konuşmasında söz alan Erdal Güven ‘yeni bir mecra oldukları için ödülün sürpriz olduğunu” söyleyerek ” sıkı yol arkadaşlarımız var, bu ödül doğru yolda olduğumuzu teyit etti” dedi.

Gezi Yazı: Başkaldırının 140 Vuruşu from hahtv on Vimeo.

“Yaratıcı Aktivizm” ödülünü Gezi parkının zorla boşaltıldığı günün ertesinde yaptığı durma eylemiyle ‘duran adam’ olarak tanınan Erdem Gündüz alırken ‘Videoeylem’ dalındaki ödül yine Gezi direnişi döneminden bir çalışmaya, ‘Gezi Yazı – Başkaldırının 140 vuruşu’ isimli videoya gitti. Videoyu kazanan ekip ” Videoyu hazırlarken Gezi devam ediyordu. Nasıl görüyorsak öyle kaydettik; aslında farkında olmadan interaktivist olduk” açıklamasını yaptı.

(Yeşil Gazete) 

Bütün patentlerimiz size ait

teslamotors.com’da Elon Musk imzasıyla yayınlanan yazıyı Yeşil Gazete gönüllü çevirmenlerinden Elif İlik‘in çevirisiyle sunuyoruz.

* * *

Dün, Palo Alto’daki merkez binamızın lobisinde, bir duvar dolusu Tesla patenti bulunuyordu.
Artık yok.
Açık kaynak hareketi doğrultusunda, elektrikli taşıt teknolojisinin gelişmesi için hepsi kaldırıldı.

43 Tesla Patent...
Tesla Motors, sürdürülebilir ulaşımın ortaya çıkmasını hızlandırmak amacıyla kuruldu.
Zorlu elektrikli araçların geliştirilmesinin yolunu, diğerlerine engel olacak şekilde arkamızda bir fikri hak mayını bırakarak açarsak, bu hedefe aykırı davranmış oluruz.
Tesla, teknolojimizi iyi niyetli bir şekilde kullanmak isteyenlere karşı patent davaları açmayacak.
İlk şirketim Zip2’yi kurduğumda, patentlerin iyi şeyler olduğunu düşünürdüm ve patent elde etmek için çok çalıştım.
Belki de uzun zaman önce iyi şeylerdi. Ancak günümüzde çoğu zaman gelişmeyi engelliyor, dev şirketlerin pozisyonlarını sağlama alıyor ve asıl yatırımcılardan çok avukatları zenginleştiriyor.
Zip2’den sonra, patent almanın, bir dava için piyango bileti almak anlamına geldiğini fark ettiğimde, mümkün olduğunca bundan kaçındım.
Ancak Tesla’da, patent yaratmak konusunda kendimizi zorunlu hissediyorduk. Çünkü büyük araba şirketlerinin teknolojimizi kopyalayacaklarını ve kendi kitlesel üretim, satış ve pazarlama güçlerini kullanarak Tesla’yı ezeceklerini düşünüyorduk.
Daha fazla yanılamazdık. Üzücü olan aslında tam tersi: ana üreticilerin elektrikli taşıt programları (ya da hidrokarbon yakmayan tüm taşıtlar için olan programlar) yok denecek kadar az ve toplam taşıt satışlarının ortalama %1’inden daha azını oluşturuyor.
En iyimser durum, büyük otomobil üreticilerinin sınırlı seçenekte ve sınırlı hacimde elektrikli taşıt üretiyor olması. Bazı üreticiler hiç sıfır emisyonlu taşıt üretmiyor bile.
Yıllık yeni üretilen taşıt sayısının yılda 100 milyona ulaşması ve küresel filonun ortalama 2 milyar otomobilden oluşması göz önüne alındığında, Tesla’nın karbon krizine karşı yeterince hızlı elektrikli taşıt üretmesi imkansız. Aynı şekilde, bu pazarın devasa olduğu anlamına geliyor. Bizim asıl rekabet içinde olmamız gereken durum, Tesla dışındaki şirketlerin ürettiği az sayıdaki elektrikli taşıtlar değil, dünyanın dört bir yanındaki fabrikalarda her gün binlerce adet benzinli taşıtın üretilmesi.
Tesla’nın, elektrikli taşıt üreten diğer şirketlerin ve dünyanın ortak ve hızla gelişen bir teknoloji platformundan yararlanacağını düşünüyoruz.

Geçmişin bize tekrar tekrar gösterdiği bir şey var; patent yalnızca kararlı bir rakip karşısında ufak bir koruma sağlıyor ve teknoloji liderliğini sahip olunan patentler belirlenmiyor. Onun yerine, şirketlerin dünyanın en yetenekli mühendislerini kendilerine çekme ve motive etme kabiliyetleri daha önemli bir belirleyici durumunda. Bu açıdan, patentlerimizde açık kaynak felsefesini uygulamanın Tesla olarak pozisyonumuzu zayıflatmaktan çok güçlendireceğini düşünüyoruz.

Yeşil Gazete için çeviren: Elif İlik

Metnin orjinali teslamotors.com/all-our-patent-are-belong-you

(teslamotors.com, Yeşil Gazete)