Ana Sayfa Blog Sayfa 3536

Gıda toplulukları alternatif mi?

Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de giderek yaygınlaşan Topluluk Destekli Tarım uygulamaları temiz ve adil gıdaya erişmek için alternatif bir yol olarak ilgi çekiyor.

26

Yeşil Gazete – Hürriyet Gazetesi içerik işbirliği kapsamında Hürriyet’de yayınlanan habere göre Türkiye’nin değişik bölgelerinde Topluluk Destekli Tarımla ilgilenenler Yeşil Düşünce Derneği‘nin düzenlediği Yeşil Diyalog organizasyonuyla bir araya gelerek deneyimlerini paylaştılar ve geleceğe dönük işbirliği ve dayanışma yollarını tartıştılar.

Topluluk Destekli Tarım nedir?

Bir bölgede yaşayan veya aynı işyerinde çalışan insanlar gönüllü olarak bir araya gelerek bir gıda topluluğu oluşturuyorlar.

27

Topluluk, gıda ihtiyaçlarını mümkün olduğunca küçük ve yerel üreticilerden karşılamaya çalışıyor. Bu yolda üreticilerle temasa geçerek üreticilerin çevreye zarar verip vermediğini, gıdalarda kimyasal kullanıp kullanmadığını gözlemleyerek, gerektiğinde birlikte üretim planlaması oluşturuyorlar, hatta finansman desteği sağlıyor.

Çiftçinin ürün satışının garanti edilmesi ve aracının devreden çıkmasıyla karşılıklı güvene dayalı ilişki sağlanıyor. Böylece büyük şehirlerde yaşayanlar temiz ve adil gıdaya erişme imkanı buluyorlar.

Türkiye’de nerelerde var?

Topluluk Destekli Tarım uygulamaları bugün Hindistan’dan A.B.D’ye pek çok ülkede yaygın durumda. Gıda Topluluklarının sadece Fransa’da iki milyon üyesi bulunuyor.

28

Türkiye’de de bir çok gıda topluluğu oluşmuş. Gruplar genellikle mahalle ve semt bazlı örgütlenmişler ama Üniversiteler de bu modelin uygulamacıları arasında hemen göze çarpıyor. Boğaziçi Üniversitesi mensupları kooperatifi (BÜKOOP) kooperatif tarzı örgütlenmesiyle bu konunun öncülerinden. BÜKOOP’ta Üniversite çalışanları, öğretim üyeleri ve öğrenciler eşit söz sahibi. 800 civarı üyesi kararları birlikte alıyorlar ve bazen üreticileri ziyaret ederek üretim sürecini hem öğrenmiş hem denetlemiş oluyorlar.

Toplantıya katılan gıda topluluklarından Ankara’da Doğal Besin, Bilinçli Beslenme Grubu (DBB), İzmir’de BİTOT grubu ve İstanbul’dan Yeryüzü Derneği daha küçük ölçekte topluluklar oluşturulmasını savunuyorlar. Şimdiden Gaziantep’te, Adana’da, Çanakkale’de ve bir çok başka kentte bölgesel bazda gıda toplulukları oluşmuş durumda. Topluluklar dağıtım başta olmak üzere pek çok sorunla başa çıkmaya çalışıyorlar.

Yeryüzü Derneği’nden Aytaç Timur, Topluluk Destekli Tarım uygulamaları için tek bir yöntem olmadığını her grubun kendi koşullarına ve dinamiklerine uyan bir yöntemle örgütlenmesinin en sağlıklı sonucu vereceğini söylüyor ve ilkelerde anlaşmış yatay bir topluluk oluşturmanın önemine dikkat çekiyor.

29

Timur’a göre tüketicilerin gıda toplulukları yoluyla üretim sürecine dahil edilerek pasif tüketici olmaktan çıkmasının ve sorumluluk almasının küçük aile işletmelerinin varlığını sürdürebilmeleri için de son şans.

Yeşil Düşünce Derneği’nin düzenlediği 12. Yeşil Diyalog buluşmasına İzmir BİTOT’dan Esin Pamuk, Ankara Doğal Besin, Bilinçli Beslenme Grubu’ndan Berna Çol, İstanbul Yeryüzü Derneği Tüketim Birliği’nden Aytaç Timur, ÇanakkaleOrmanevi’nden Gökçe CoşkunMST Topraksız Kır İşçileri Gerçeği’nden Abdullah AysuBoğaziçi Mensupları Tüketim Kooperatifi’nden (BÜKOOP) Asya Saydam ve yurtdışı örneklerini aktarmak üzere Asena Ulus katıldı.

 

(Yeşil Gazete, Hürriyet)

İsmini tarihin ilk Barış anlaşmasından alan karikatür sergisi: Kadeş 2016

Günebakan Kültür Derneği ve Haziran Bilim Sanat Basın Meclisi işbirliği ile düzenlenen Kadeş 2016 Uluslararası Karikatür Sergisi, 7 Ocak 2016 tarihinden itibaren sanatseverlerle buluşacak. Sergi 7 Ocak -15 Şubat tarihleri arasında İstanbul Galatasaray’da bulunan Cezayir Toplantı Salonu’nda ziyaret edilebilir.

25

Ortadoğu ve Barış

Teması “Ortadoğu ve Barış” olan Kadeş 2016, adını; Dünyanın ilk yazılı barış anlaşması olarak bilinen “Kadeş”ten alıyor.

Mahnaz Yezdani'nin (İran) çalışması
Mahnaz Yezdani’nin (İran) çalışması

Serginin amacı hayatın, uygarlığın, bereketin yeşerdiği Ortadoğu coğrafyasında, birarada yaşama kültürünü hatırlatmak, barışın bugün de mümkün olabileceğinin altını çizmek olarak tarif ediliyor.

58 ülkeden 160 çizer

Ürdünlü karikatürist Osama Hajjaj'ın çalışması Türkiye'de gerçekleşen intihar saldırılarını betimliyor
Ürdünlü karikatürist Osama Hajjaj’ın çalışması

Uluslararası platformda yoğun ilgiyle karşılanan sergide, 58 ülkeden 160 çizerin eserleri sergilenecek.

Özbekistan'tan Makhmudjon Eshonkulov'un."Graves of emigrants (Göçmenlerin mezarları) başlıklı çalışması
Özbekistan’tan Makhmudjon Eshonkulov’un.”Graves of emigrants (Göçmenlerin mezarları) başlıklı çalışması

Aralarında Shojai Tabatabai (Iran), Mello (Brezilya), Darko Drljevic (Karadağ), Plantu, Bernard Bouton (Fransa), Luc Descheemaeker (Belçika), Angel Boligan (Küba) gibi duayen isimlerin de bulunduğu Kadeş 2016, 15 Şubat’a kadar Cezayir Salonlarında ziyaret edilebilecek.
(Yeşil Gazete)

Lazca ismine ilk kavuşan köy Rize Çamlıhemşin’den Komilo oldu

Rize’nin Çamlıhemşin İlçesine bulunan Murat Köyü’nün ismi, Lazca adı Komilo ile değiştirildi. Böylece Türkiye’de ilk kez bir köye Lazca ismi iade edilmiş oldu.

14

Doğan Haber Ajansı’ndan Muhammet Kaçar’ın haberine göre, Rize’nin Çamlıhemşin İlçesi Murat Köyü’nün, Lazca eski adı olan Komilo’yu almak için yaptığı başvuru İçişleri Bakanlığı tarafından onaylandı. 600 nüfuslu Murat Köyü’nde, köyün Lazca eski adı olan Komilo adını almak için geçen yıl imza toplanmıştı.

Köy adının değişikliğine ilişkin yasa gereği, 200 olan seçmen sayısının yarısından bir fazla sayıda imza toplaması gereken köylüler 140 imza ile Çamlıhemşin Kaymakamlığı’na başvurdu. İlçe Kaymakamlığı aracılığı ile İl İdare Kurulu’na sunulan öneri kabul edildi ve onay için Rize Valiliği aracılığı ile İçişleri Bakanlığı’na gönderildi. İçişleri Bakanlığı da, köy adı değişikliği talebini kabul ederek onayladı. Komilo adını alan Murat Köyü resmi olarak ilk Lazca köy adı oldu.

Komilo Köyü Muhtarı Lütfü Sezgin, “Köyümüzün adı Lazca ’Komilo’ olarak biliniyordu. Başvurumuzla resmen bu adı almış olduk. Komilo Lazca’da “Tanrıça” anlamına geliyor” dedi.

1921 yılından itibaren devlet politikası kapsamında yaklaşık 30 bin 280 yerleşim yerinin adı Kütçe, Ermenice, Rumca, Lazca, Çerkesçe, Ermenice, Süryanice ve Arapça olduğu için değiştirildi.

Son yıllarda bazı Kürt köylerinin isimleri değiştirildi. Şubat 2015’te de ilk kez bir Süryani köyünün ismi iade edilmiş; Mardin’e bağlı Midyat ilçesindeki Alagöz mahallesinin ismi özgün ismi Bethkustan ile değiştirilmişti.

 

(Agos, DHA)

Yeşiller Milletvekiline ölüm tehdidi

Alman Yeşiller Partisi milletvekili Beck Facebook sayfasında şahsını hedef alan ölüm tehditlerini yayınladığı için Pegida hakkında suç duyurusunda bulundu.

13

Alman Yeşiller Partisi milletvekili Volcker Beck ölüm tehditleri aldığı İslam ve yabancı düşmanı Pegida (Avrupa’nın İslamlaştırılmasına Karşı Yurtsever Avrupalılar) ittifakı hakkında suç duyurusunda bulundu. Funke grubunun medya organlarında yayınlanan habere göre Beck, “Pegida’nın internet sitesi, farklı düşüncede olanlardan duyulan nefretin ve şiddetin serbestçe tadının çıkarılabildiği kahverengi (Nazilerin rengi) bir biyotoptur”, dedi. Alman milletvekili, hakkında Pegida’nın Facebook sitesinde yayınlanan 430 yorumdan 35’inde ölüm tehdidi ve şiddet fantezilerinin yer aldığını, sorumluların ise buna ses çıkarmadıklarını belirtti.

Almanya Adalet Bakanı Heiko Maas Pegida sitesindeki mesajlara kesin tepki gösterilmesi gerektiğini belirterek, “Ölüm tehdidinin yeri internet değil, mahkemelerdir”, dedi. Milletvekili Beck ile ilgili yorumlar Salı günü Pegida sitesinden kaldırıldı.

Partisinin meclis iç politika sözcüsü olan Volcker Beck ayrıntıları açıklayarak 18 yorum yazarının adlarını verdi. Yeşiller partisi milletvekili, “Pegida’nın yarattığı nefret ortamında birbirini aşmaya çalışan yorumlar yarışıyor. Çekingenlik ve takibata uğrama korkusu kalmadığı için adını, resmini, doğum tarihini ve adresini vererek nefret ve şiddet çağrısında bulunanlar çıkabiliyor”, dedi.

 

(DW Türkçe)

Hakikate ihanet – Özgür Mumcu

Gezi Parkı Direnişi’nin ilk günleri. Erdoğan polisin sert müdahalesini savunmak istedi. İstanbul’da uluslararası bir AB toplantısında, ABD’de Occupy Wall Street eylemlerinde polis müdahalesiyle 17 kişinin öldürüldüğünü söyledi.
Toplantıya katılanlar birbirlerine şaşkınlıkla baktı. Ertesi gün ABD Büyükelçiliği, Occupy Wall Street eylemlerinde polis müdahalesiyle kimsenin ölmediğini açıkladı.
Ne oldu? Hiçbir şey. Batılı diplomatlar ve gazeteciler aralarında kıkırdadılar o kadar.
Faiz lobisini hatırlayan var mı? Ya iktidar medyasının “Zello örgütünü?” Peki her şeyin arkasında Otpor olduğunu söyleyenleri?
Dolmabahçe’de camide bira içildiği iddiası? Çarşaf çarşaf kullanıldıktan sonra aslı çıkmayınca usulca unutuldu.
Kabataş’ta görüntüleri cuma gününe çıkacak olan taciz? Seçim meydanlarında bizzat Erdoğan’ın defalarca kullandığı bu mesele yalan çıkmadı mı?
O haberi yapanlar, haber üzerine sayfalarca yazı yazanlar. Bir saniye ama bir saniye utandılar mı?
İktidar gazetelerinden biri Noam Chomsky’yle uydurma bir röportaj yayımladı. Adamcağıza ancak kendi köşe yazarlarının yazabileceği seviyede AKP güzellemesi yaptırdılar. Hakikat ortaya çıkınca önce geri adım atmadılar. Dik durup eğilmemekten anladıkları buydu. Köşelerinde röportajı savundular, manifesto gibi açıklama yazdılar. Ne zaman ki röportajı yapan muhabirleri işi acemice Google’ın tercüme programıyla ispat etmeye çalıştı, söylenerek sustular.
Peki, bazı kahve lekeli sararmış kâğıtlara dayanıp İsmet İnönü’nün Atatürk’ü zehirlettiğini iddia ettikleri manşetlerle, yine o manşetleri savunan köşe yazılarının akıbeti?
Ardı ardına o garip lekeli eskitilmiş kâğıtlar geçerli evrak diye basıldı. Tarihçiler evraktaki tutarsızlıkları ortaya koyunca bir iki efelenip bir şey olmamış gibi yayınlarına devam ettiler.
Ergenekon, Balyoz ve Odatv davalarında yazıp çizdiklerinden bahsetmeyeceğim bile.
Bu memleketin Cumhurbaşkanı, Küba’yı Kristof Kolomb’dan önce Müslümanların keşfettiğini ve oraya bir cami yaptıklarını söyledi. Bahsettiği camiye benzeyen bir kayalıktı. Söylenenin iler tutar yanı yoktu. Yine de mesela iktidar medyasında bir köşe yazarı Kübalı müzisyen İbrahim Ferrer’in adının neden İbrahim olduğunu Cumhurbaşkanı’nın açıklamasından sonra anladığını yazabildi. Cumhurbaşkanı’na itiraz edenleri de Türkiye’yi sevmemekle itham edebildi. İroni yapmıyordu.
İktidarın ve onun medyasının karnesinden sadece birkaç örnek bu. Sınırsız örnek vermek mümkün.
Yalan ve manipülasyon bütün otoriter rejimlerin silahı. Bu silahı hiç yüzü kızarmadan defalarca kullanabilecek bir rejimde yaşıyoruz.
Hakikat, iktidar ve onun medyası eliyle sürekli surette tahrif ediliyor, parçalanıyor, yok ediliyor.
Medya üzerindeki baskının sebebi bu. Sadece kendi tuhaf ve çarpık hikâyelerini anlatan gazete ve televizyonlar ayakta kalsın istiyorlar.
Hakikate düşman bir rejim, her gün aklımızla dalga geçiyor.
Fakat böyle rejimlerin kaderi aynıdır. Bir süre herkesi ve her şeyi zapturapt altına alabilirsiniz. Ancak eninde sonunda o düşmanlık ettiğiniz hakikatin altında ezilir kalırsınız.
Bu iktidar ve onun iradesini yitirmiş hizmetkârları hakikate ihanet etti.
Hakikatin bunu asla affetmeyeceğini ise unuttular.
Her şeye rağmen bazılarımızın inatla bu ihaneti belgeleyeceğimizi de.

Özgür Mumcu – Cumhuriyetozgur_mumcu

Diyafram açıklığı, enstantane hızı ve ISO’nun görüntülerdeki etkisini açıkça gösteren resimler

Anthony Dejolde tarafından Lifehack‘de yayımlanan yazıyı Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Alper Çevirgel‘in çevirisiyle sunuyoruz.

***

Görsel: Lifehack
Görsel: Lifehack

Fotoğraf çekerken mükemmel kareler mi yakalamak istiyorsunuz? O zaman anlamanız gereken üç şey var: diyafram açıklığı, enstantane hızı ve ISO.

Diyafram açıklığı kamera lensinden geçen ışığı kontrol eder. Eğer diyafram açıklığı en aza ayarlanırsa, bu en az miktarda ışığın lensten geçmesine neden olur.

Diyelim ki çok aydınlık bir ortamda bir resim çekmeniz gerekiyor, bunu nasıl ayarlarsınız? Basitçe, sadece küçük bir diyafram açıklığı seçerek. Diyafram açıklığı boyları f-stops cinsinden ölçülmektedir. Yüksek bir f-stop daha küçük bir diyafram açıklığı anlamına gelirken, düşük bir f-stop daha büyük bir diyafram açıklığı anlamına gelir.

Şimdiyse enstantane hızına bakalım (poz süresi). Enstantane hızı diyaframın açık olduğu ve ışığın kamera içeri girmesine izin verdiği zaman süresidir. Enstantane hızı genellikle saniye cinsinden ölçülür. Daha hızlısı daha az ışığın kamera sensörü tarafından tespit edilmesine izin verir ve bu parlak ışıklarda ve güniçi fotoğrafçılıkta kullanılırken, daha yavaş bir enstantane hızı kamera sensörüne daha çok ışık girmesine neden olur ve bu da gece fotoğrafçılığında kullanılır.

Son olarak ISO, kameranın ışığa hassaslığının seviyesine bağlıdır. Genellikle sayılarla ölçülür. Düşük ISO değeri ışığı daha az duyarlı anlamına gelirken yüksek ISO değeri daha çok duyarlı anlamına gelir. Yüksek duyarlı ISO kullanılmasının sakıncası resim daha karıncalı resimlerin ortaya çıkmasıdır. Basitçe, eğer yüksek ISO kullanırsanız karıncalı resimler elde edersiniz.

O zaman düzgün fotoğraflar nasıl çekilmelidir? Ne çok karanlık ne çok aydınlık, bu anlatılan üç kriter değiştirilerek elde edilebilir. Diyelim ki öğlen vakti ve tabiî ki de bolca güneş ışığı var. Eğer diyafram açıklığı çok küçükse ışığın çoğunu engellersiniz. Bu da demek olur ki kamera sensorü ışığı toplamak için daha çok zamana ihtiyaç duyar. Sensorun yeteri kadar ışık toplaması için objektifin de daha fazla uzun açık kalması gerekir. Diğer bir değişle daha düşük enstantane hızına ihtiyaç duyarsınız.

Yukarıdaki diyagram kullanışlı olabilir. Yukarıdan aşağıya ilk seviye objektif açıklığınını, ikinci seviye enstante hızını, üçüncü seviye de ISO değerini temsil etmektedir.

Yazının İngilizce Orijinali

Yazı: Anthony Dejolde

Yeşil Gazete için Çeviri: Alper Çevirgel

(Yeşil Gazete, Lifehack)

Bodrum’dan başlayan Barış Yürüyüşü’ne Sur’da polis saldırısı

Bodrum’dan yola çıkan Barışa Yürüyorum İnisiyatifi ile DTK, DBP, HDK, HDP ve KJA’nın Sur ilçesine yürüyüşü polis saldırısı ile engellendi. “Ölüm değil yaşam” sloganıyla 27 Aralık’ta Bodrum’dan yola çıkan Barışa Yürüyorum İnisiyatifi bugün Diyarbakır’a ulaştı.

4

Diyarbakır Belediye Binası önünde toplanan grup, Demokratik Toplum Kongresi(DTK), Demokratik Bölgeler Partisi(DBP), Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Halkların Demokratik Partisi(HDP), Kongreya Jinên Azad(KJA) ile birlikte bir gün arayla 29 gündür sokağa çıkma yasağının sürdüğü Sur ilçesine yürüyüşe başladıktan bir süre sonra Polisin TOMA ve biber gazı ile saldırısı ile karşılaştı.

Fırat Haber Ajansı’nda (ANF) yer alan habere göre Belediye binasından Şeyh Sait Meydanı’na çıkan yola geçen grubun önünü polisin kapatması üzerine kitle Galeria İş Merkezi önüne geçerek burada açıklama yapmak istedi. ANF, grubun geçişi sırasında polisin hiçbir uyarıda bulunmadan kitleye gaz bombası ve tazyikli su ile saldırdığını belirtti.  Üç kişinin gaz fişeklerini yaralandığını ve aralarında gazetecilerin de olduğu çok sayıda kişinin gözaltına alındığını yazdı.

6

Radikal’in Doğan Haber Ajansı’nı kaynak gösterdiği haberinde HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın yürüyüşe izin verilmemesi üzerine polisin kurduğu barikat önünde basın açıklaması yaptığı yer aldı.

Diyarbakır’da yürüyüşte bulunan ve Barışa Yürüyorum İnisiyatifine Urfa’dan katıldığını belirten Gizem Kastamonulu ise Yeşil Gazete’ye yaşananları şu şekilde aktardı, “Yürüyüş sırasında iki defa ses bombası patlatıldı. Hemen arkasından hiçbir uyarıda bulunulmadan polis saldırısı başladı. Aldığımız duyumlara göre bazı haberlerde önce el bombası atıldığı, polisin bundan sonra müdahale ettiği bilgisi veriliyormuş. Bu haberler gerçeği yansıtmıyor. Yürüyüş sırasında polisin saldırdığı ana değin hiçbir sorun yaşanmadı. Ses bombaları patlatıldıktan sonra başladı polis saldırısı”

Diyarbakır Valiliği, bugün yaptığı açıklama ile Sur ilçesindeki tüm basın açıklaması, toplantı ve gösteri yürüyüşlerini yasaklamıştı.

 

(Yeşil GazeteBianet, Radikal, ANF, DHA)

Yeşil Gazete ekibine göre 2015’in En’leri

Yeşil Gazete ekibinin geleneksel yeni yıl değerlendirmesine hoş geldiniz. Yeşil Gazete yayın ekibine aşağıdaki soruları sorduk ve cevaplarını istedik. (2013 değerlendirmemizi hatırlamak için tıklayabilirsiniz.)

yg2016Yılın olayları arasında hep Suruç ve Paris katliamları ile yaşadığımız savaş gibi şiddet olayları ve felaketler ön plana çıkarken, yılın kişileri arasında Selahattin Demirtaş ismi tekrarlanıyor.

İşte elimize ulaşan 12 Yggil’in değerlendirmeleriyle 2015…

Yeşil Gazete ekibine sorduğumuz sorular:

1- Dünyada 2015′in en önemli olayı neydi?
2- Türkiye’de 2015′in en önemli olayı neydi?
3- 2015′te dünyada yılın kişisi kimdir?
4- 2015′te Türkiye’de yılın kişisi kimdir?
5- 2015′te aklınızda en çok yer eden yazı, kitap, film veya müzik nedir?
6- 2015′in en önemli grubu, ekibi, kolektifi veya organizasyonu neydi?
7- 2015 için tercih ettiğiniz bir “en” bulunuz!

 

ALİ SERDAR GÜLTEKİN

aliserdarDünyada 2015’in en önemli olayı neydi?

Ne kadar çıkan sonuç bizi tatmin etmese de Paris İklim Zirvesi ve Paris Katliamı ile birlikte artan polis şiddetinin ilk kurbanlarının Paris İklim Zirvesi’ne katılan aktivistler olması.

Türkiye’de 2015’in en önemli olayı neydi?

7 Haziran seçimleri ve ardından gelen toplumsal kırılma.

2015’te dünyada yılın kişisi kimdir?

Charlie Hebdo, Je Suis Charlie!

2015’te Türkiye’de yılın kişisi kimdir?

2015’te Türkiye’de yılın kişisi, ne yazık ki artık aramızda olmayan Tahir Elçi’dir. Bizim sesimiz onun sesi olsun.

2015’te aklınızda en çok yer eden yazı, kitap, film veya müzik nedir?

Aklımda en çok yer eden film, biraz geç izlemiş olsam da Snowpiercer oldu. Farklı kaderleri yaşayan insanları, toplumsal katmanları, herkesin aynı yönde ilerlediği bir tren metaforuyla anlatmak, bunun bir de bilim kurgu olması beni benden aldı.

En çok dinlediğim müzik, haliyle aklımda da en çok kalan, Spotify’a göre Only Lovers Left Alive filminin müzikleri.

2015’in en önemli grubu, ekibi, kolektifi veya organizasyonu neydi?

Kobanê’nin Yeniden İnşa Platformu.

 

ALPER TOLGA AKKUŞ

alperDünyada 2015′ün en önemli olayı neydi?

Paris Katliamı

Türkiye’de 2015′ün en önemli olayı neydi?

Suruç Katliamı

2015′te dünyada yılın kişisi kimdir?

Aylan Kurdi

2015′de Türkiye’de yılın kişisi kimdir

Rabia (Havva) Ana

2015′te aklınızda en çok yer eden yazı, kitap, film veya müzik nedir?

2015’te “İşte bu” diyebileceğim kitap, film, yazı veya müzik çıkmadı karşıma

2015′in en önemli grubu, ekibi, kolektifi veya organizasyonu neydi?

“İklim için ben de varım!”” ekibi. 2015 bataklığında açan umut çiçeği gibilerdi. İstanbuldaki İklim Forumu ve Paris İklim Zirvesi’ndeki çabaları “iklim” konusunu bir parça da olsa ülke gündemine soktu

2015 için tercih ettiğiniz bir “en” bulunuz!

2015: En kötülerin başlangıcı

 

AYŞE BEREKET

aysebereketDünya’da 2015’in en önemli olayı neydi?

Bir üçleme olarak Shell, Volkswagen, Exxon Mobil’in arka arkaya “patlaması”. Eylül sonunda Shell yaklaşık olarak toplam 11.5 milyar ABD doları batırıp, Alaska’dan çıktığını ve öngörülebilen bir gelecekte tekrar girmeyi düşünmediğini açıkladı. Bu açıklamanın arkasından Volkswagen’in azot oksit ve daha sonra CO2 emisyon skandalı ortaya çıktı. Exxon skandalı, yani Exxon’un 1970’lerin sonlarından itibaren fosil yakıtlardan çıkan gazların küresel ısınmada büyük rolü olduğunu bildikleri, bunu saklamakla kalmayıp, iklim değişikliğini inkar eden lobilere finansman sağladıkları ve Kuzey Kutbu’nun eriyeceğini öngörüp, Kuzey Kutbu’nda yeni petrol rezervleri bulmak için yatırım yapmaları, bence bu üçlemenin en önemlisi. Son bilgiler ise, Exxon’un küresel ısınmayı öngören tek enerji şirketi olmadığı yönünde.

Türkiye’de 2015’in en önemli olayı neydi?

10 Ekim’de Ankara’daki Barış Yürüyüşü’nde gerçekleşen bombalı saldırı. “Sesini çıkaran” herkes için çok önemli bir kırılma noktası oldu.

2015’te Dünya’da yılın kişisi kimdir?

Yılın kişisi olarak kimse gelmedi aklıma, ama yılın kişileri mülteciler.

2015’te Türkiye’de yılın kişisi kimdir?

Oy ve Ötesi gönüllüleri

2015’te aklınızda en çok yer eden yazı, kitap, film veya müzik nedir?

Dowtown Abbey dizisini ilk defa bu yıl izledim, içimin daraldığı zamanlarda beni çok dinlendirdi, kafamı dağıttı.

2015’in en önemli grubu, ekibi, kolektifi veya organizasyonu neydi?

Exxon skandalını ortaya çıkaran kar amacı gütmeyen haber ajansı Inside Climate News. “People Power” yani halkın gücüne, iradesine inanan, değişim için çabalayan, umudunu yitirmeyen tüm aktivistler.

2015 için tercih ettiğiniz bir “en” bulunuz!

2015 benim için kelimenin her anlamıyla “en yorucu” yıldı.

 

DEFNE KORYÜREK

defneDünyada 2015′in en önemli olayı neydi?

Hiç şüphesiz Shell’in Kuzey Kutbu’ndan çekilişi

Türkiye’de 2015′in en önemli olayı neydi?

Çanakkale Savaşı’nın 100. yıldönümü tarih değişikliği ile aynı güne getirilerek görünmez kılınmaya çalışıldıysa da; 1915 Ermeni Kıyımı’nın 100. yıldönümünde Türkler ve Ermeniler İstanbul’da birlikteydiler ve Meryem Ana Kilisesi’nde düzenlenen ayine de ilk kez bir Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden de bir yetkili katıldı (Avrupa Birliği Bakanı Volkan Bozkır)

2015′te dünyada yılın kişisi kimdir?

Tarımsal alanda 2020 yılına kadar kendine yeten ve organik üreten bir Rusya kararı ile Vlademir Putin

2015′te Türkiye’de yılın kişisi kimdir?

Ardı ardına iki zor seçim yürütüp yine de dirayetini, zerafetini ve hatta çoğumuzun çoktandır kaybettiği mizah kabiliyetini korumayı başaran, herkese umut olan Selahattin Demirtaş

2015′te aklınızda en çok yer eden yazı, kitap, film veya müzik nedir?

Yorgos Lathimos’un filmi, Lobster

SALT Beyoğlu’nda yer alan Nereden Geldik Buraya sergisi

Cornucopia dergisinin “İstanbul Unwrapped” serisi

Meklit Hedero ve özellikle şarkısı “Leaving Soon

Doku fest 2015 için Daniel Mulloy’un çektiği kısa film

2015′in en önemli grubu, ekibi, kolektifi veya organizasyonu neydi?

Kuşatma ertesi Kobani’nin yeniden inşa çalışmasına katılmak için bir araya gelen ve Suruç’ta saldırıya uğrayan yaklaşık 300 gencecik insan

2015 için tercih ettiğiniz bir “en” bulunuz!

Tecrübe ettiğim en hoyrat, en merhametsiz, en karanlık yıldı

 

GİZEM HASIRCIOĞLU

gizemDünyada 2015′in en önemli olayı neydi?

Türkiye’de olup biteni takip etmekten ki gündem hızına yetişemedim bu yıl ama sanırım Paris İklim Zirvesi kapsamında 29 Kasım’da gerçekleşecek mitingin yasaklanması ve peşi sıra gelen gazlı saldırı. Ümit’in Paris izlenimleri yazısında değindiği gibi iklim aktivizminin bile tehdit olarak algılanması gelecekteki çok daha ciddi kısıtlamaların habercisi.

Türkiye’de 2015′in en önemli olayı neydi?

Bu soruya tek bir cevap vermek zor ama benim aklıma ilk olarak Suruç ve Ankara saldırıları geliyor. Yitip giden onca can, bir aktivist olarak elimden gelen belki de en etkili hareket olan sokağa çıkma hakkımı korkuyla gasp etmeleri.

2015′te Dünya’da yılın kişisi kimdir?

Aylan Kurdi

2015′te Türkiye’de yılın kişisi kimdir?

Tahir Elçi

2015′te aklınızda en çok yer eden yazı, kitap, film veya müzik nedir?

Yazı: Acımı ve direnen umudumu anlattığı, en çok da bugünlerin geçmesini çok istediğim için

Müzik: Haziran seçimlerinden sonra kelebek ömrü kadar süren sevincimi anlattığı için

Dizi: Narcos

2015′in en önemli grubu, ekibi, kolektifi veya organizasyonu neydi?

Dört bir yanda her canlının yaşam hakkını savunan yerel direnişler.

2015 için tercih ettiğiniz bir “en” bulunuz!

En karamsar…

 

KIZILTAN YÜCEİL

kızıltanDünyada 2015′in en önemli olayı neydi?

Rusya’nın Suriye’ye girmesi

Türkiye’de 2015′in en önemli olayı neydi?

HDP’nin barajı aşması ve yeniden tek parti iktidarı

2015′te dünyada yılın kişisi kimdir?

Vladimir Putin

2015′te Türkiye’de yılın kişisi kimdir?

Selahattin Demirtaş

2015′te aklınızda en çok yer eden yazı, kitap, film veya müzik nedir?

Star Wars VII

2015′in en önemli grubu, ekibi, kolektifi veya organizasyonu neydi?

COP 21

KORAY DOĞAN URBARLI

korayDünyada 2015′in en önemli olayı neydi?

Rusya’nın Suriye’ye müdahalesi ve bunun Türkiye üzerine etkileri. Sanırım Rus tarzı diye bir şeyler var ve bunu Suriye’de görüyoruz. Kalkan tozun altından da ortaya petrolün izlediği yol çıktı. Bu yol görüldüğü kadarıyla Türkiye’den de geçiyor.

Türkiye’de 2015′in en önemli olayı neydi?

10 Ekim’de Ankara’da gerçekleşen bombalı saldırı. Akıllara yerleştirdiği korkuyu daha uzun seneler sokaklarda göreceğiz ne yazık ki.

2015′te Dünya’da yılın kişisi kimdir?

İflaslar, seçimler, referandum, AB’nin baskısı, ideallerin gerçek hayatta karşılık bulamaması derken Aleksis Çipras.

2015′te Türkiye’de yılın kişisi kimdir?

Emanet oy verenler. Beş ay onları konuştuk. Biz onları Batı’da oturuyor sanıyorduk, Doğu’da oturuyorlarmış.

2015′te aklınızda en çok yer eden yazı, kitap, film veya müzik nedir?

Geç keşifler olsa da 2015’in benim için filmi (dizisi) House of Cards, müziği ise Calexico.

2015′in en önemli grubu, ekibi, kolektifi veya organizasyonu neydi?

Her ne kadar aralarında onları birleştiren bir organizasyon olmasa da Karadeniz’den, İstanbul’un göbeğine; koca ormanlardan ufacık bir yeşile “savunanlar”!

2015 için tercih ettiğiniz bir “en” bulunuz!

En kötü!

 

MAHMUT BOYNUDELİK

mahmutDünyada 2015′in en önemli olayı neydi?

Avrupa’ya mülteci akını. Sayıları yüzbinlere ulaşan mülteciler Avrupalılara ve tüm Batıya gezegende izole bir mutluluk rüyasının mümkün olmayacağını hatırlattılar

Türkiye’de 2015′in en önemli olayı neydi?

3 senedir hepimize soluk alma fırsatı sunan çözüm sürecinden yeniden çatışma ortamına dönüş

2015′te dünyada yılın kişisi kimdir?

Ölümüyle hepimizi sarsan ve Batı’nın mülteci sorununu görmesini sağlayan Aylan Kürdi

2015′te Türkiye’de yılın kişisi kimdir?

Her şeye rağmen, gelecek için  ümitlenmemizi sağlayan Selahattin Demirtaş

2015′te aklınızda en çok yer eden yazı, kitap, film veya müzik nedir?

Kısaca: Yaşar Kemal!

2015′in en önemli grubu, ekibi, kolektifi veya organizasyonu neydi?

Müthiş bir sivil toplum örgütlenmesi örneği olarak Oy ve Ötesi

2015 için tercih ettiğiniz bir “en” bulunuz!

En kötüsü 2015 olsun, gelen gideni aratmasın!

 

MEHMET FIRAT PÜRSELİM

firatDünyada 2015′in en önemli olayı neydi?

Yüzlerce kişinin katledildiği Paris’teki terör saldırıları.

Türkiye’de 2015′in en önemli olayı neydi?

Ciğerimizi dağlayan Suruç ve Ankara Katliamları. Seçimlerden seçim beğenme(me) durumları.

2015′te dünyada yılın kişisi kimdir?

2015 yılı içinde Yunanistan’daki iki seçimden de Syriza ile birinci parti çıkarak, sol yanımızı yeşillendiren Aleksis Çipras.

2015′te Türkiye’de yılın kişisi kimdir?

Ovacık Belediye Başkanı Mehmet Fatih Maçoğlu ve Barış elçisi Tahir Elçi.

2015′te aklınızda en çok yer eden yazı, kitap, film veya müzik nedir?

Benim bu sene seyrettiğim filmler içinde beğendiklerim (Filmler eski ama ben yeni seyrettim): Nadine Labaki’nin Peki Şimdi Nereye’si, Denis Villeneuve’un İçimdeki Yangın’ı, Michael Noer & Tobias Lindholm’un Tutuklusu.

Kitapların zaten yaşı olmaz, Ursula K. Le Guin’den Mülksüzler, Siegfried Lenz’den Almanca Dersi ve Türker Ayyıldız’dan Şikeste.

Müzikte, dönüp dolaşıp Cem Karaca ve Grup Yorum dinliyorum.

Kısıtlı imkanlarımıza rağmen Yeşil Gazete olarak çok iyi işler çıkarttığımızı düşünüyorum, yazıyı da içimizden seçtim; Özgecan Kara’nın Özgecan #sendeanlat yazısı.

2015′in en önemli grubu, ekibi, kolektifi veya organizasyonu neydi?

Küçük küçük organizasyonlar oldukları halde büyük büyük işler başaran yeşilden, kadından, demokrasiden yana oluşumlar. Kırşehir’de yakılan Gül Kitabevi’nin tekrar kapağını açmak için bir araya gelen Gül Kitabevi Dayanışması gibi.

2015 için tercih ettiğiniz bir “en” bulunuz!

Barış umuduyla girdiğimiz yıldan barışa en uzak noktada tamamladık. 2015’de en çok BARIŞ’ı özledik.

 

ÖZGECAN AŞLAMACI ŞAHİN

2Dünyada 2015′in en önemli olayı neydi?

Suriye’deki savaş ve İŞİD terörü

Türkiye’de 2015′in en önemli olayı neydi?

Suruç ve Ankara Katliamları

2015′te dünyada yılın kişisi kimdir?

Alexis Çipras

2015′te Türkiye’de yılın kişisi kimdir?

Özgecan Aslan, Tahir Elçi, Havva (Rabia) kadın

2015′te aklınızda en çok yer eden yazı, kitap, film veya müzik nedir?

Film: L’efant Cheval-Two legged Horse

Müzik: Kalben, Dina Etnik Ensemble

Kitap: Valerie Solanas-Erkek Doğrama Cemiyeti Manifestosu

2015′in en önemli grubu, ekibi, kolektifi veya organizasyonu neydi?

10’dan sonra, Sosyalist Feminist tüm örgütler

2015 için tercih ettiğiniz bir “en” bulunuz!

Acıların EN unutulmayacağı yıl

 

PINAR DEMİRCAN

pinarDünyada 2015′in en önemli olayı neydi?

Yaratılan savaş ortamı sebebiyle yerinden yurdundan edilen milyonlarca insanın yaşam mücadelesi…Bu insanların ölümü göze alarak Türkiye’den çıkıp Avrupaya ulaşma çabası… Avrupa’ya ulaşmak isteyen bu insanların denizde ölümüne göz yumulması hatta botlarının patlatılarak ölüme gönderilmesi.

7 Ocak 2015’teki Charlie Hebdo saldırısı (balık baştan kokarmış ,gülmedi yüzümüz 2015’te).

İklim değişikliğini önlemek için (görünüşte de olsa) ilk kez fosil yakıt kullanımının azaltılarak güneş ve rüzgar enerjilerine geçilmesi gerektiğinin resmi kayıtlara girmesi.

Türkiye’de 2015′in en önemli olayı neydi?

7 Haziran seçimlerinin sayılmaması, Suruç ve Ankara katliamları, bunlar birbirinden bağımsız değildir kanımca.

Aynı kulvarda olmasa da benim için önemli bir konu da Türkiye’nin Rus jetini düşürdükten sonra Rusya ile kötüleşen ilişkilerin akabinde Türkiyeli inşaat şirketlerinin Rusya’daki faaliyetlerine yasak getirilmesi, Rusya’dan Türkiye’ye turist gelmesi Rusya tarafından yasaklanırken Türkiye tarafının başlamamış projeyi tazminatsız fesh etme fırsatı varken etmiyor oluşudur.

2015′te dünyada yılın kişisi kimdir?

Yunanistan’da Syrizia zaferine imza atan Tzipras çoğumuzu adil bir dünya için umutlandırdı.

2015′te Türkiye’de yılın kişisi kimdir?

Tahir Elçi ve onun uğruna öldüğü mücadelenin Türk Kürt kurbanları …şu anda bile hala ölmekteler

2015′te aklınızda en çok yer eden yazı, kitap, film veya müzik nedir?

Okumam gerekenler size sıkıcı gelebilir, filmden bahsedeyim distopik bir film, yeni değil ama ben bu sene izledim Blade Runner, anladım ki dünyanın dengesini korumak için sarfedeceğimz her çaba çok kıymetli.

2015′in en önemli grubu, ekibi, kolektifi veya organizasyonu neydi?

Yeşil Düşünce Derneği’nin Aralık 2015’te düzenlediği Yeşil Ekonomi Paneli ve akabinde Paris izlenimleri forumu bence çok başarılıydı.

2015 için tercih ettiğiniz bir “en” bulunuz!

“Bildiğim ölüm”ün en sıradanlaştırıldığı yıldı.

 

ÜMİT ŞAHİN

ümitDünyada 2015′in en önemli olayı neydi?

2015’te iklim değişikliği tarihi bir dönemeçten geçti. Yılın olayı bence tartışmasız olarak bu yıl üstüste kırılan üç rekordur.

Küresel sıcaklıklar 2015’te 100 yıl öncesine göre 1 derece arttı. Yani 1 derece sınırı bu yıl geçildi ve 2 derecelik sınırda yolun yarısı geçildi. Üstelik bu ısınmanın büyük kısmı son 40 yılın eseri. Bu hızla gidersek 2 dereceyi 2050’den çok önce göreceğiz.

2015’te ayrıca atmosferdeki karbon dioksit konsantrasyonu da 400 ppm sınırını kalıcı olarak geçti. Artık 400’lü devirlerdeyiz. Atmosferdeki CO2 miktarı yılda 2-2,5 ppm artıyor ve 2 derece ısınmaya neden olması muhtemel 450 ppm’lik yeni sınırı bu gidişle 2030’larda geçebiliriz.

2015 aynı zamanda aletsel ölçümlerin yapıldığı tüm zamanların (yani en az 135 yılın) en sıcak yılı oldu. Üstelik ilk kez üst üste iki yıl rekor kırıyor. Önceki rekor 2014 idi. İngiltere’nin remi meteoroloji kuruluşu Met Office büyük olasılıkla 2016’nın da rekor kıracağını açıkladı. Ürkütücü.

Türkiye’de 2015′in en önemli olayı neydi?

Gerze termik santralı projesinin 3,5 yıl süren, şirketi Yaykıl köyüne sokmayan dirençli bir halk hareketi sonucunda kesin olarak iptal edilmesi yılın olayıydı. Gerze direnişi Türkiye’nin en önemli, örnek alınması gereken ekoloji mücadelesi olarak tarihe geçti.

2015′te dünyada yılın kişisi kimdir?

Keystone XL petrol boru hattını iptal ettiren, Shell’i Arktik’ten def eden, divestment hareketiyle trilyonlarca doları fosil yakıt şirketlerinden çektiren, Paris’te iklim zirvesi sırasında Fransız hükümetinin yasaklamasına rağmen on binlerce insanı sokağa dökmeyi başaran küresel iklim hareketi aktivistleri.

2015′te Türkiye’de yılın kişisi kimdir?

Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük iklim buluşmasını var eden İklim İçin hareketi aktivistleri. İklim Forumu’na emek veren, oturum düzenleyen, iklim hareketinin geleceğe yönelmesini sağlayan herkes.

2015′te aklınızda en çok yer eden yazı, kitap, film veya müzik nedir?

Yazı: Kevin Anderson’un Yeşil Gazete’de de çevirisi yayımlanan “İklim Biliminde Düalizm”

Kitap: Naomi Klein’in son kitabı İşte Bu Her Şeyi Değiştirir (Agora Kitaplığı, 2015)

Film: Coen Biraderler’in son fimi Inside Llewyn Davis (2013 yapımı)

Müzik: Yusuf Cat Stevens’ın son albümü Tell ‘Em I’m Gone (Ekim 2014’de yayımlanmış olsa da 2015 albümü sayılır)

2015′in en önemli grubu, ekibi, kolektifi veya organizasyonu neydi?

Tek bir grup veya kolektif değil belki ama, 7 Haziran seçimlerinden önce seçimlerde hile yapılmaması için çalışan, HDP’nin barajı aşmasını sağlayan kampanyayı örgütleyen, siyasi alışkanlıklarını zorlayıp  oyunu HDP’ye vererek “Onu Başkan Yaptırtmayan” herkes.

2015 için tercih ettiğiniz bir “en” bulunuz!

Yılın en büyük yazığı: Barış sürecinin bitirilmesi ve çift taraflı savaş kararı.

 

ZELİHA YILDIRIM

zelihaDünyada 2015′in en önemli olayı neydi?

Göçmenlerin yaşadığı dram

Türkiye’de 2015′in en önemli olayı neydi?

7 Haziran genel seçimleri sonrası koalisyon kurulamaması sadece 2015’in değil ülke tarihinin önemli bir olayıydı.

2015′te dünyada yılın kişisi kimdir?

Bilemedim, pas.

2015′te Türkiye’de yılın kişisi kimdir?

Kaos ortamında barış kelimesini ağzından düşürmeyen Selahattin Demirtaş

2015′te aklınızda en çok yer eden yazı, kitap, film veya müzik nedir?

Bu sene okuduğum George Orwell’in Aspidistra adlı romanı. Para kazanmak için zamanını satmak istemeyen bir gencin yaşadığı süreci, sefaleti, iradeyi anlatıyor. Tam da yola çıkmadan (kırsala doğru) önce okumuştum. Karamsarlığı ve sonu umudumu kırmıştı. Ama “sevgili George başka türlü de olabilir” demek istiyorum şimdi yaşadıklarımla.

2015′in en önemli grubu, ekibi, kolektifi veya organizasyonu neydi?

Olumsuz anlamda İŞİD, olumlu anlamda kırsalda birlikte yaşamayı deneyen oluşumlar.

2015 için tercih ettiğiniz bir “en” bulunuz!

Yürümek için en anlamlı yol; kendini ve doğayı anlamak ve iyileştirmek üzerine bir hayat.

En anlamlı mesaj; işaret diliyle konuşan Goril Koko’nun Paris İklim Zirvesi’ne yolladığı;

“Ben Goril Koko. Ben çiçeğim. Ben hayvanım. Ben doğanın kendisiyim. İnsanları seviyorum. Dünyayı seviyorum. Ancak insanlar aptal, çok aptal. Üzgünüm. Ağlıyorum. Zaman hızla akıyor. Doğayı onarmamız lazım. Doğaya yardım etmeliyiz. Acele etmeliyiz. Doğa sizi görüyor. Teşekkürler.”

(Yeşil Gazete)

 

Fotoğraflarla 2015’de yaşananlar

2015’e hiç kuşku yok ki mülteci krizi ve İŞİD saldırıları damgasını vurdu. Dünya bir yandan savaştan kaçmaya çalışırken diğer yandan iklim değişikliğinin sonuçları ile sınanıyor. Fotoğraflar, 2015’de yaşanan insanlık dramını hatırlamamıza yardım ediyor.

Charlie Hebdo saldırısı ve anma yürüyüşü

10_Charlie
Fotoğraf: Fredrik Von Erichsen/EPA

7 Ocak’ta Fransa’da yayımlanan haftalık mizah dergisi Charlie Hebdo’nun ofisinin basılıp 10 çalışanın ve 2 polisin öldürüldüğü saldırı, dünya liderlerini teröre karşı dayanışma ve anma yürüyüşünde bir araya getirdi.

Mülteci yılı

1-mülteci_2015
Fotoğraf: Yannis Behrakis/Reuters

Savaşın parçaladığı Suriye’de yaşanan toplu göç ile Avrupa’nın artan mülteci krizi, Akdeniz’de Nisan ayında ardarda yaşanan tekne facialarında ölen 1200’den fazla mülteci ile zirve yaptı. BM yaşanan göçmen krizinin İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana zorla yerinden edilmiş kişilerin en büyük dalgasını temsil ettiğini belirtiyor. Fotoğrafta, Ekim ayında Yunanistan topraklarına ulaşan kadın Alman bir gönüllü tarafından teselli ediliyor.

Suriye’de iç savaş şiddetlenerek devam ediyor

3_Suriye_2015
Fotoğraf: Abd Doumany/AFP/Getty

 Suriye iç savaşı 5. yılında devam ediyor. İsyancıların elindeki Douma’da, fotoğraftaki çocuğun yaralanmasına neden olan hava saldırıları, günlük hayatın bir parçası haline gelmiş durumda.

Nepal’de deprem

7_nepal
Fotoğraf: Omar Havana/Getty

Nisan ayındaki 7.8 büyüklüğündeki depremde ölü sayısı 9 bini aştı. Fotoğrafta Katmandu’da bir binanın enkazından çıkarılan depremzedeyi taşıyan kurtarma ekipleri görülüyor.

Şili’de beklenmedik volkan patlaması

8_Şili_2015
Fotoğraf: Alex Vidal Brecas/EPA

40 yıldır sessiz olan Calbuco volkanı Nisan ayında patladı. Külleri 20 km uzağına kadar yayıldı. 15 bin insan evlerinden uzaklaştırıldı.

Göçmenlerin Balkan hattı

5_balkan_2015
Fotoğraf: Georgi Licovski/EPA

Ağustos ayında, Balkanlar üzerinde arttan göçmen dalgası Yunanistan ile Makedonya sınırında polislerle göçmenleri  karşı karşıya getirdi. Slovenya, Hırvatistan ve Sırbistan ile birlikte Makedonya Kasım ayında, kışın yaklaşmasına rağmen, kendi sınırlarını kapatarak göçmenleri  çadırlarda yaşamaya mahkum etti. Fotoğrafta Ağustos ayında Makedonya polisinin göçmen girişine izin vermeme politikası ile çıkan çatışma görülüyor.

Kaliforniya yangınları

6_kaliforniya_2015
Fotoğraf: Noah Berger/EPA

Kuzey Kaliforniya bu yaz tarihinin en kötü yangın mevsimi yaşadı. Tek bir yangında 12 bin ev de dahil 10 binlerce hektar  orman yandı. Fotoğrafta Ağustos ayında kuraklığın kavurduğu Clear gölünün yakınındaki yangına bakan itfaiye çalışanları görülüyor.

Aylan Kurdi: dünyayı şok eden fotoğraf

2_Aylan_Kurdi_2015
Fotoğraf: Nilufer Demir/AFP/Getty

Eylül ayında Bodrum kıyılarına vuran 3 yaşındaki Aylan Kurdi’nin cesedi tüm dünyada bir anda mülteci sorunu ile ilgili empati ve öfke dalgası yarattı.

Kobani İşid’den geri alındı.

9_Kobani_2015
Fotoğraf: Bluent Kilic/AFP/Getty

Eylül ayında İşin Kobani’yi ele geçirmiş ve 10 binlerce kişiyi Turkiye’ye göçmek durumunda bırakmıştı. ABD’nin hava operasyonu desteği ile Kobani geri alındı ancak kentin geldiği durum göçmenlerin yakın zamanda dönüşünü zorlaştırıyor. Fotoğrafta Kürt güçlerine bağlı 25 yaşındaki keskin nişancı Musa, Ocak ayında Kobani’den kalanlara bakarken görülüyor.

Paris saldırıları

paris_sal_2015
Fotoğraf: Christopher Furlong/Getty

Fransa’da Kasım ayında 130 kişinin ölümü ile sonuçlanan bir dizi organize saldırı sonrasında üç gün ulusal yas ilan edildi. Fotoğrafta Le Carillon adlı restorandaki kurşunun girdiği yere karanfil bırakılmış.

Çin’de kirlilik kırmızı alarm seviyesinde

4_Pekin_2015
Fotoğraf: Kevin Frayer/Getty

Aralık ayında Pekin’de ilk kez kirlilik kırmızı alarm seviyesine yükseldi. Okullar kapatıldı, fabrikaların çalışması durduruldu, trafikteki araç sayısı yarıya düşürüldü. Fotoğrafta Şansi bölgesindeki kömürlü enerji santralleri görülüyor.

(Yeşil Gazete, cbc)

2015 ne kadar “yeşil”di? Yaşanan mücadeleler ve zaferler

People’s word sitesinde Blake Deppe imzalı yazıyı Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Elif İlik‘in çevirisi ile sunuyoruz.

***

İklim değişikliği çaresiz bir dönem yaşamış olsa da 2015 olumlu gelişmelerle sona erdi. Paris’teki BM İklim Konferansı’nda (COP 21) görüşmelerinin sonucunda, ülke liderleri ilk defa iklim konusunda gerçek, yasal ve küresel bir anlaşmaya vardı. Bu elbette oldukça karmaşık, çok yönlü ve hiç de sıradan olmayan bir durum. Ancak dünya liderlerinin çevre için masaya oturmaları bir zafer niteliğinde.

Bu yıl Doğa Ana için bir çok benzer başarı elde ettik. Buna rağmen gezegenimiz çoğu insan eliyle gerçekleşen felaketler de yaşadı. 2016 yaklaşıyor. Geçtiğimiz 12 ayda yaşadığımız mücadeleler, zaferler ve kayıplar üzerinde, daha sonra da bundan sonra neler yapmamız gerektiği konusunda dikkatle düşünmenin tam zamanı.

İyi haber: Keystone XL alt edildi

TransCanada şirketinin kilometrelerce boru hattı döşemesini öngören, yıkıcı Keystone XL projesi durduruldu. 2 Kasım tarihinde yapılan açıklamada, şirketin Amerika’daki uygulamasını durdurduğu belirtildi. Bu haber, proje yüzünden yerlerinden edilecek ya da sağlığa zararlı tehlikelere maruz kalacak olan yerli halk için büyük rahatlama yarattı. Bu durum, boru hattına doğrudan maruz kalacak ve olası bir petrol sızıntısı tehlikesiyle karşı karşıya kalacak olan hassas eko-sistemler ve vahşi yaşam için de iyi bir haberdi.

Petrol projesine karşı güçlü ve sembolik bir zafer kazanıldı. 350.org kurucusu Bill McKibben‘a göre bu “insanların, artık iklim değişikliğini ve çevrenin bozulmasını gözardı eden hükümetlerin arkasında durmayacakları” anlamına geliyor. “Keystone XL boru hattı, uzak bölgelerde geniş alanda kazılar yaparak atmosferin başa çıkamayacağı kadar fazla karbon salınımına sebep olma gibi, artık yapmaya devam edemeyeceğimiz şeyleri öngörüyordu. Bu mantıksız yıkımın en somut örneği.”

Kötü haber: Kuzey Kutbu buzları hızla eriyor ve şehirler bundan olumsuz etkilenecek

Uzmanlar Kuzey Kutup denizindeki buzların erimesini ve bunun feci dalgalanma etkisini bir süredir belgeliyorlar. Bu bilgiler de uzun zamandır toplumun gözü önünde. Ancak yine de, bilim insanlarının, buzların tahmin edilenden daha hızlı erimesi sebebiyle Kuzey Amerika’nın 2100 yılında risk altında olacağını açıklaması büyük bir etki yarattı. Kıtanın kesin olmayan haritasında, bu tarihten önce ciddi önlemler alınmazsa, Amerika’daki bir çok büyük şehrin kısmen ya da tamamen sular altında kalacağı görünüyor.

2200 yılında New Orleans tamamen, Miami ve Boston ise kısmen sular altında kalacak. New York, Venedik gibi bir şehir haline gelecek çünkü fırtınalar New York Limanı’nı dolduracak, sokaklar suyla dolacak ve finans bölgesindeki bulvarlar kanallara dönüşecek. Araştırmacılar, %1’lik zengin kesimin de iklim değişikliğinden doğrudan etkileneceğini söylüyor. Bu oldukça ironik bir durum. Long Island’daki Stony Brook Üniversitesi Oşinografi profesörü Malcolm Bowman şöyle konuşuyor: “Suların Wall Street’i kaplayacağını tahmin ediyoruz. Ayrıca hayati altyapılar, hastaneler, kanalizasyon arıtma tesisleri ve iletişim hatları bu sel sebebiyle işlevini kaybedecek.”

İyi haber: Kuzey Kutbu petrol sondaj çalışması iptal edildi

Akvitistler, Shell’in Kuzey Kutbu’nda yapacağı sondaj çalışmasına karşı verilen mücadeleyi, sondaj kuyularına doğru yüzen ve bu kuyuları bloke eden kayaktivistleri, petrol şirketinin yaptığı utanç verici ve maliyetli hataların, kendi projelerini nasıl olumsuz etkilediğini ve 18 Ekim tarihinde Obama yönetiminin, Beaufort ve Chukchi denizlerindeki iki sondaj projesinin iptal ettiğini ve bu sayede Shell’in bu sulardaki açgözlü petrol arama çalışmasını etkin bir biçimde durdurduğunu iyi bilirler.

Greenpeace sözcüsü Travis Nichols, “Kuzey Kutbu petrolünü olduğu yerde tutmak amacıyla alınmış tarihi bir karar” diye konuştu. “Bu hem Kuzey Kutbu, hem de ekstrem fosil yakıtı projelerine karşı mücadele eden herkes için mükemmel bir haber. Ayrıca, Başkan Obama da bu sayede iklim konusundaki duruşunu sağlamlaştırdı.”

Kötü haber: Kırsal alanlardaki söndürülmesi zor yangınlar doğayı bozdu

Buzulların erimesi iklim değişikliğinin yarattığı tek zarar değildi. Aşırı kuraklık Amerika’nın güneybatısı ve dünyanın bir çok ülkesinde etkisini gösterdi. Bu kuraklık canlı türlerini olumsuz etkiledi ve Kaliforniya’daki kızıl çamları kahverengiye döndürdü. Yangın sebebiyle ilk kez bu kadar ciddi bir hasar yaşandı. Kuraklığın en sert etkileri ise, toprağı tahrip eden yangınlar (özellikle Golden State bölgesinde), insan ölümleri, zarar gören yapılar ile oldukça fazla çalışan ve çabalarının karşılığını alamayan itfaiyecilerin yaşadıkları zorluklar oldu.

Büyük petrol şirketleri ile birlikte çalışan kapitalizm, kararan doğaya yabancı değil. Şirketler, bu durumu istismar ederek Los Angeles’ın zengin sakinlerine, harap olan çimlerini yeşile boyayabilecekleri ve görünümünü düzeltebilecekleri saçma sapan ürünler sattı. Elbette bu ne perişan olmuş iklimin olumsuz etkilerini yaşayan orta sınıf insanlar için bir çözüm, ne olumsuz etkilenen vahşi yaşamı kurtarabiliyor, ne de Amerika’daki o muhteşem ağaçlık alanları yanmaktan koruyor.

İyi haber: Maryland hidrolik kırmayı yasakladı.

Maine eyaleti, bu yıl Connecticut, Vermont ve New York’un izinden giderek hidrolik kırmaya ilişkin bir yasaklama uyguladı. Ancak yasak yalnızca Ekim 2017 yılına kadar geçerli olacak. Sonrasında ise bu konunun tekrar ele alınması gerekiyor. Bu yine de iyi bir gelişme ve zararlı doğal gaz salınımı uygulamasıyla mücadele konusunda, eyalet çapında tabandan gelen bir hareketin sonucu. Bazılarına göre ise, aynı zamanlarda ABD Çevre Koruma Kurumu (EPA) tarafından yayınlanan bir raporda, hidrolik kırmanın gerçekten de tehlikeli ve toksik bir uygulama olduğu açıklanıyor – daha doğrusu kabul ediliyor.

Earthworks politika direktörü Lauren Pagel, “EPA, hidrolik kırma ile birlikte yaşayan toplumların yıllardır bildiği şeyleri yeniden onaylamış oldu. Hidrolik kırma, içme suyunu kirletiyor. Şimdi de Obama yönetimi, millet meclisi ve eyalet yönetimlerinin içme suyumuzu korumak için bu bilgi dahilinde hareket etmeleri ve petrol ve gaz sektörünün hidrolik kırmanın güvenli olduğuna dair hikayelerine bir son vermeleri gerekiyor.

Kötü haber: Raporlara göre petrol yüklü trenler milyonlarca insanı tehdit ediyor

Hazır güvenlikten bahsetmişken; Amerika ve Kanada’daki bir çok ülke, petrol yüklü trenler raydan çıkarak patladıklarında, tam da bunun tersi bir durum yaşadı. Bu yıllardır gerçekleşen bir olay. Ancak 2015 yılında, bu felaketlerin sayısında ciddi bir artış yaşandı çünkü şirketler fosil yakıtlarını boru hatlarıyla taşımaya kıyasla daha güvenli bir yöntem olduğunu iddia ettikleri tren yolunu pazarlamaya başladılar. Biyolojik Çeşitlilik Merkezi’nin 19 Şubat’ta yayınladığı raporda, kanunlarla düzenlenmeyen trenle petrol taşımacılığının yarattığı büyük risklere ilişkin bilgiler verdi. Raporu dikkatle okuyan kişiler, trenlerin raydan çıkma olaylarında, yaklaşık 25 milyon Amerikan vatandaşının ABD Ulaştırma Bakanlığı’nın belirttiği bir millik tahliye bölgesinde yaşadığını gördü.

Raporda şu noktalar yer alıyor. “Petrol yüklü trenlerin raydan çıkmasının yaratabileceği zararlar, göz ardı edilecek türden değil. Kuzey Amerika’da tren yoluyla taşınan ham petrolün miktarı geçtiğimiz yıllarda önemli ölçüde arttı. 2008 yılında, Amerika’nin 1. sınıf raylarında yalnızca 9500 vagon petrol taşındı. 2013 yılında ise bu rakam 400 bin vagondan fazlaydı. Bu da %40’dan yüksek bir artış anlamına geliyor. Yakın zamanda çıkan raporlar da bu dramatik artışın devam ettiği yönünde.”

İyi haber: Liderler COP 21’de anlaşmaya vardı

climateofpeace

Çevrecilerin beklediği Noel mucizesi BM İklim Konferansı’nın sonuçlandırılmasıyla geldi. Liderler sonunda bir iklim anlaşmasına vardı. COP 21’in ve diğer bir çok yan etkinliğin (İklim Jenerasyonları, Halkların İklim Zirvesi) ve dünya çapındaki sivil toplum örgütlerinin iklim değişikliğine karşı savaşı, Paris’i gerçek çevre mücadelesinin merkezi yaptı. Ancak yine de anlaşmanın incelemesi iyimser ve kötümser bir çok yoruma açık.

Sierra Club yetkili müdürü Michael Brune‘un cevabı ise daha iyimser yönde. “Paris anlaşması insanlık için bir dönüm noktası. Tarihte ilk defa küresel toplum, iklim krizinin korkunç sonuçlarını engellemek için bir temelin oluşturulması için eyleme geçecek ve aynı anda bir temiz enerji ekonomisi geliştirme fırsatını değerlendirecek.”

Öte yandan 350.org’dan Bill McKibben fosil yakıt sektörünün gücünü hafife almamamız konusunda uyarı yaptı. “Hükümetlerin, fosil yakıt döneminin yakın bir zamanda sona ermesi gerektiğini kabul ettikleri görülüyor. Ancak fosil yakıt sektörünün gücü, anlaşma metninde bile belirtilmiş. Bu da geçiş döneminde bile iklimin zarar göreceği anlamına geliyor. Burada hız hayati önem taşıyor. Bu sebeple aktivistlerin bu sektörü zayıflatma yönündeki çabalarını artırmaları gerekiyor.

Dünya Vahşi Yaşam Fonu Küresel İklim ve Enerji İnisiyatifi Lideri Samantha Smith şöyle konuştu: “Hükümetler ısınmayı 2 santigrat derecenin altında tutma konusunda anlaşmaya vardı. Bundan sonra yapacakları her şey, bu hedef doğrultusunda ölçülecek. Liderlerimizin, hafifletme, adaptasyon ve finansman açısından eylemlerini zaman içinde daha güçlü bir şekilde gerçekleştirmeleri gerekiyor. Bu hayati önem taşıyor.”

Yazının İngilizce orjinaline buradan ulaşabilirsiniz.

Yeşil Gazete için çeviren: Elif İlik

(Yeşil Gazete,People’s world)