Ana Sayfa Blog Sayfa 3221

Termik santralde patlama: En az 9 kişi yaşamını yitirdi

Çin’in Guangzhou eyaletinin başkenti olan Guangdong’da yedi numaralı termik santralde patlama meydana geldi. Kazada ilk belirlemelere göre 9 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı.

Ülkede son dönemlerde maden kazalarındaki artışa bu tür kazalarında eklendiği belirtiliyor.

Reuters haber ajansının Çin’in Xinhua resmi haber ajansına dayandırdığı bilgiye göre halen yapım aşamasında olan binadaki patlama sonrası ilk belirlemelere göre 9 can kaybı bulunuyor.

En az 2 kişinin yaralandığı olay yerinde enkaz altında kalanların olduğu ve kurtarma çalışmalarının sürdüğü bildiriliyor.

Bu tür kazaların Çin’deki sanayi tesislerinde oldukça yaygın olduğu belirtiliyor.

Hükümetin, olaya ilişkin soruşturma başlattığı belirtilirken, ekonomik büyümenin yedi yıldır durmasının ardından ülkede maden kazalarından fabrika yangınlarına kadar birçok felaket olayında artış görülüyor.

(Reuters)

Vahşet: 60 yaşındaki kadın kediyi kürekle dövdü, savcı takipsizlik kararı verdi!

Hayvan Hakları Konfederasyonu İstanbul Koordinatörü Barış Şengün, sosyal medya hesabında darp edilerek ağır yaralanan bir kedinin fotoğrafını paylaştı.

Barış Şengün paylaşımında, “60 yaşında kadın kürekle dövdü. Kocası raporu değiştirsin diye hekimi tehdit etti.Savcı takipsizlik verdi” dedi.

Şengün, Ankara Valiliği’ni de etiketlediği paylaşımına “Hayvana şiddet suçtur” notunu düştü.

(T24)

 

50 bin yıl önce yaşayan Neanderthal vejetaryen beslenebiliyormuş

Bir süredir İspanya’daki El Sidrón Mağarası’nda gerçekleştirilen araştırmalarda 50.000 yıllık Neanderthal kemiklerine rastlandı.

Bu araştırmalarda bulunan bir Neanderthal’in çene kemiği ve dişlerinde biriken plaklar araştırmacıların dikkatini çekti.

Takma adı “Sid” olan Neanderthal’in diş plağı örneklerinden bir bağırsak parazitine sahip olduğu ortaya çıktı. Sid’in çok hasta olduğu ortadaydı. Bu diş plaklarını daha ayrıntılı incelemeye başlayan bilim insanları oldukça ilginç sonuçlarla karşılaştı.

Örnek analizinden gelen sonuçlara göre Sid, kavak ağacının kabuğunu, köklerini ve yapraklarını yiyordu. Yani Sid, kavak ağacında bulunan ve günümüzde aspirinin etken maddesi olan salisilik asit sayesinde ağrısına çare bulmuş görünüyordu.

Ağrısını dindiren Sid’in diş plağında Penicilium küfünün DNA örneklerine de rastlandı. Anlaşılan Sid, bağırsak parazitini de nasıl yok edebileceğini biliyordu.

Bu sonuçlardan ortaya çıkan ilginç bir ayrıntı ise bugüne kadar sadece etle beslendiklerini düşündükleri Neanderthal’lerin vejetaryen yaşam tarzına da sahip olduklarının ortaya çıkmasıydı. Dahası bu vejetaryen beslenen Neanderthal’lerin, bitkileri pişirdikleri de görülüyordu.

(Daily Mail)

Türkiye Barolar Birliği ve EGEÇEP sit alanlarının talanına karşı dava açtı

Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve EGEÇEP 25.01.2017 günü resmi gazetede yayınlanan “Doğal Sitler Koruma ve Kullanma Koşullarına İlişkin İlke Kararı”nın iptali için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı aleyhine dava açtı.

İlke kararının normlar hiyerarşisi ile daha önce çıkarılan yasa ve yönetmeliklere aykırılıklar taşıdığını belirten TBB ve EGEÇEP kararın yürütmesinin durdurulmasını ve iptalini istediler.

Aynı içerikli iki karar

Hükümet, 25 Ocak 2017 tarihindeki Resmi Gazete’de ardı ardına üç ilke kararı yayınladı:

– 99 Sayılı karar “Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararı”
– 98 sayılı karar “Doğal Sit Alanlarında Rüzgar Enerjisi Santralleri İlke Kararı”
-100 sayılı karar “Doğal Sit Alanlarında Güneş Enerjisi Santralleri İlke Kararı”

Evrensel’den Özer Akdemir’in haberine göre, TBB adına Av. Ömer Erlat ve EGEÇEP adına Av. Erol Çiçek imzası ile Danıştay Başkanlığı’na gönderilen dava dilekçesinde Ocak 2017 tarihinde çıkarılan Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşullarına ilişkin 99 Sayılı ilke kararı ile 2007/728 sayılı ilke kararının aynı içerikte olduğunun altı çizildi. Bu aynı konuda eşit norm statüsünde iki ayrı düzenlemenin olduğu anlamına geliyor.

Birinci derece doğal sit alanları RES’lere açıldı

TTB Çevre ve Kent Komisyonu Sekreteri Av. Ömer Erlat, Doğal sitlerin koruma ve kullanma koşullarının zaten 2007/728 sayılı ilke kararı ile belli olduğunu kaydederek “Ancak, ilk kez Rüzgar ve Güneş Enerji Santralleri için bir ilke kararı yayınlanıyor. Birinci ve asıl yenilik burada. Bunun önemi şu; Artık doğal sit alanlarının enerji santrallerinin kullanımı için sadece enerjiye mahsus ‘özel’ düzenlemeler yapılıyor. Eskiden genel düzenlemeler içinde yer alırdı” dedi.

98 Sayılı Rüzgar santralleri ilke kararı “Kesin Korunacak Doğal Sit” (Önceki tabiri ile 1.Derece Doğal Sit) alanlarında “Bilimsel Rapor” alınarak RES’lerin yapılabileceğini, mevcutlarının da kapasitesinin artırılabileceğini düzenlediğini aktaran Erlat, “Aslında bu “Bilimsel Rapor” ların ne olduğu ve nasıl da alınabildiği herkesçe malum. Sözün özü, yeni düzenleme ile 1. Derece Doğal Sitler RES’lere açılıyor. Her nasılsa daha önce 1. Derece Doğal Sitlerde yapılmış RS’lere meşruluk kazandırılıyor ve kapasitelerini de artırmalarına imkan tanınıyor” dedi.

Keyfi ilkeler

Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararı ile 1. Derece Doğal Sitlerin “Devletin Güvenlik ve Emniyeti” sebebiyle yapılaşmaya ve kullanıma açıldığını ifade eden Erdlat, “Devletin Güvenlik ve Emniyeti” kavramı tanımlanmamış, bu kavram muğlak. Artık bürokrasi “Devletin Güvenlik ve Emniyeti” gerekçesini nasıl yorumlarsa 1.Derece Doğal Sitler de ona göre kullanılacak” diye konuştu. İlke kararı ile “Ruhsatlı sayılan Yapılar”ın 1. Derece Doğal Sit Alanlarında varlıklarını sürdüreceğinin hüküm altına alındığını belirten Erlat, “Ben “Ruhsatlı Sayılan Yapılar” kavramı ile neyi tanımladıklarını anlayamadım. . Önceki ilke kararında bunlar için “tasfiye” öngörülmüş iken şimdi izin veriliyor.
Doğal Sitlerde, bir şekilde kaçak, yasadışı, izinsiz yapılmış yapılara meşruiyet kazandıracaklarından şüpheliyim” dedi.

Daha çok taş ocağı, daha az orman ve bitki

Erlat, daha önceden 2. Derece doğal sit alanlarındaki orman alanlarından ağaç kesimine izin verilmezken yeni ilke kararı ile ağaç kesimine izin verildiğinin de altını çizdi.

3. derece doğal sit alanlarının daha önce sadece “konut kullanımına da açılabilecek alanlar” olarak tanımlanmış iken yeni ilke kararı ile bu kullanımın “düşük yoğunlukta faaliyetler, turizm ve yerleşimler” olarak hayli genişletildiğine işaret eden Erlat, “Düşük yoğunlukta faaliyet kavramı ile neyin anlatılmak istendiği de tamamen belirsiz. İhtiyaç neyi gerektiriyorsa ona göre anlaşılacak gibi görünüyor” dedi. Erlat ayrıca 3. Derece doğal sit alanlarının daha önce sanayi tesislerine kapalı iken yeni ilke kararı ile buralarda ‘sanayi tesisi’ yapılmasına da izin çıktığına dikkat çekti. Erlat “Görüldüğü gibi temel amaç, Doğal sit alanlarında; daha çok imar-inşaat, daha çok enerji santrali, daha çok sanayi tesisi, daha çok taş ocağı, daha az ağaç, daha az bitki örtüsü, daha az flora ve fauna” diye konuştu.

Teleferikte kamusal yarar ne?

TBB ve EGEÇEP’in dava dilekçesindeki itirazlar arasında ilke kararı B-Nitelikli Doğal Koruma Alanlarında teknik altyapı hizmetleri olan telefon hattı, GSM baz istasyonu, teleferik, telesiyej gibi uygulamalarının yapılabilmesi var. Dava dilekçesinde “teleferik, telesiyej gibi” uygulamalar koruma ilkelerine aykırı olduğu gibi kamusal yarar da taşımadığı itirazı yapıldı.

Endüstriyel tarıma açık kapı

İlke kararının bu alanlarda Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu izniyle; örtü altı tarım, kültür balıkçılığı ve entegre tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin yapılabileceğine ilişkin düzenlemeye de itiraz edildi. Örtü altı tarım ve entegre faaliyetlerinde, yoğun kimyasal gübre ve ilaç kullanımı söz konusu olduğuna dikkat çekilen dava dilekçesinde “bunlar endüstriyel tarım faaliyetlerine girmektedir. Hiçbir alansal sınırlama, yoğunluk ile gübre ve ilaç sınırlamasına tabi olmadan ölçüsüz ve sınırsız faaliyete izin veren “Örtü altı tarım, kültür balıkçılığı ve entegre tarım ve hayvancılık faaliyetlerine yapılabileceğine” ibaresinin tümü hukuka aykırıdır ve iptali gerekir” denildi.

Korunan alanda akaryakıt istasyonu, çöp tesisi

Dava dilekçesinde Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu izniyle; katı atık düzenli depolama tesisi, atık su arıtma tesisi, akaryakıt istasyonu ve sanayi tesisleri uygulamaların yapılabileceğine ifadesinin de hukuka aykırı olduğu dile getirildi. Ayrıca ilke kararının Danıştay kararlarıyla da uyuşmadığına dikkat çekildi.

Dava dilekçesinde “yasa veya en azından yönetmelikle düzenlenmesi gereken konuların ilke kararı gibi düzenleyici işlemler kategorisinde bile yer almayan bir düzenlemeyle yapılmış olması ilke kararının tümünün yürütmesinin durdurulmasını ve iptalini” gerektirir denildi.

(Evrensel)

Bu Pazar Fatih Ormanı’nda bahara hoşgeldin yürüyüşü var!

Diren Fatih Ormanı, 26 Mart Pazar 11.30’da Hacıosman Metro çıkışında buluşup, Fatih Ormanı’nda bahara hoş geldin yürüyüşüne çıkıyor.

Diren Fatih’in bahar yürüyüşüne dair açıklaması şu şekilde:

Fatih Ormanı’nı “fethe” çıkan inşaat sermayesine karşı ağıt yakma #NefesOl

26 Mart Pazar 11.30’da Hacıosman Metro çıkışında buluşuyor, Fatih Ormanı’nda bahara hoşgeldin yürüyüşüne çıkıyoruz…

Toprağını, ağacını, suyunu ve hatta ‘manzarasını’ yağmalamak için büyük bir yarışa giren; Bilgili, Doğuş, Eroğlu, Nuhoğlu, Ağaoğlu, Aydınlı, Seba gibi onlarca inşaat grubunun hücum ettiği Fatih ve Belgrad Ormanı milyonlarca ağaç ve hayvanıyla Maslak’ta, Ayazağa’da, Cendere’de direniyor. 26 Mart Pazar 11.30’da Hacıosman Metro çıkışında buluşuyor, Fatih Ormanı’nda bahara hoşgeldin yürüyüşü yapıyor, Ayazağa’da Doğuş Holding’e “Ormana villa, çarşı yapılmaz! Vazgeç kurtul artık bu bencil tutkulardan” diyerek etkinliğimizi sonlandırıyoruz. Kuzey Ormanları uzakta değil yanıbaşında, savunmaya katıl.

#DirenFatih

 

(Yeşil Gazete)

Latmos Belgeseli’nin galası Yıldız Kenter-Şükran Güngör Tiyatro Salonu ve Kültür Merkezi’nde

Latmos Belgeseli’nin Türkiye galası  27 Mart Pazartesi günü Aydın Büyükşehir Belediyesi  desteğiyle Yıldız Kenter-Şükran Güngör Tiyatro Salonu ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Gala başlangıç saati ise 20:30.

Belgeseli, Hindistan’da düzenlenen 4. Chennai Uluslararası Film Festivali’nde en iyi belgesel ödülüne değer görüldü.

Latmos Belgeseli’nin yönetmenliğinde Yavuz Pullukçu’nun, senaryosunda Hasan Cüneyt Bozkurt’un imzası bulunuyor.

Belgeselin kamera arkasındaki diğer isimler ise, yönetmen yardımcısı Yağız Pullukçu, görüntü yönetmeni Baran Vardar, sanat yönetmeni Umut Özgür Özel, danışman Bahattin Sürücü ve kamera arkası fotoğrafları Yusuf Erdem.

 

(Yeşil Gazete)

Trump geri adım attı: Oylamaya saatler kala tasarıyı çekti

ABD Başkanı Donald Trump’ın ilk büyük sınavı olarak görülen sağlık sigortası yasa tasarısına yönelik kritik oylamanın TSİ 23.45’te başlayacağı duyuruldu ancak tasarı oylanmaya başlamadan hemen önce geri çekildi.

Tasarının geri çekilmesi kararının ardından Trump, “Çok yaklaşmıştık. Yapabileceğimiz en iyi şey, Obamacare’in patlamasına izin vermek” dedi.

T24’ün The Telegraph’tan aktardığı habere göre, Temsilciler Meclisi Başkanı Paul Ryan’ın yasanın geçmeyeceğini söylemesinin ardından yasa tasarısının geri çekilmesi kararlaştırıldı.

Trump’tan açıklama

Tasarının geri çekilme kararının ardından Trump, “Çok yaklaşmıştık. Yapabileceğimiz en iyi şey, Obamacare’in patlamasına izin vermek” dedi.

Trump, karşılaşılan muhalefetten ötürü tasarının mimarı olan Ryan’ı sorumlu tutmadığını belirterek, “Paul’u suçlamıyorum. O çok çalıştı” dedi.

Trump’ın selefi Barack Obama’nın kendi adıyla anılan sağlık sigortası reformunun yerine geçmesi hedeflenen AHCA’yı geri çekme kararını, Paul Ryan’ın tasarının yeterli “evet” oyuna ulaşamayacağı uyarısı üzerine aldığı bildirildi.

“Hayal kırıklığı”

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Paul Ryan, sağlık reformu tasarısının geri çekilmesinin ardından yaptığı açıklamada, “Bu bizler için hayal kırıklığı. Trump ve Beyaz Saray sağlık reformu için elinden geleni yaptı. Öngörülebilir bir süre daha Obamacare ile yaşıyor olacağız” dedi.

Yasa görüşmesi ertelenmişti

Eski Başkan Barack Obama’nın kendi adıyla anılan sağlık sigortası reformunu (Obamacare) yürürlüğe girdiği günün 7’nci yıl dönümünde iptal etme amacıyla dün yapılması planlanan oylama, yeterli “evet” oyuna ulaşılamayacağı endişesiyle ertelenmişti.

216 oyu bulamadı

ABD Başkanı Donald Trump ve tasarının mimarı ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Paul Ryan, muhalif Cumhuriyetçileri ikna etmek için dün gece yapılan son toplantıda müzakerelerin bittiğini açıklamış ve oylamanın bugün gerçekleşeceğini açıklamıştı. Trump, muhalif Cumhuriyetçi vekilleri, AHCA tasarısı bugün ABD Temsilciler Meclisinden geçmezse Obamacare’i yürürlükte bırakmakla tehdit etmişti.
Trump yönetimi için büyük önem taşıyan tasarının, 237 Cumhuriyetçi ve 193 Demokrat vekilin bulunduğu Temsilciler Meclisinden geçebilmesi için en az 216 “evet” oyu gerekiyordu.

(T24, The Telegraph)

İstanbul’un bir ormanı daha inşaata açıldı!

İstanbul’un Anadolu yakasında, Kartal ile Sultanbeyli ilçeleri arasında uzanan Aydos Ormanı’nda günü birlik tesislerin yapılabilmesi amacıyla imar planı değişikliği hazırlandı.

Hazırlanan imar planına göre, doğal orman alanına lokanta, büfe, kafeterya, soyunma kabinleri, tuvalet, gezi yolu, açık otopark gibi tesisler yapılacak.

İstanbulensis sadece Aydos Ormanı’nda açıyor

İstanbullular tarafından “İstanbul Çiğdemi” olarak adlandırılan ve dünyada sadece Sultanbeyli’deki Aydos Ormanı’nda bulunan “İstanbulensis” çiçeği ise bölgenin simgesi konumunda.

1. derecede doğal ve kültürel sit alanı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, 1. Derece sit alanı Aydos Kalesi ve çevresi için hazırlanan imar planı değişikliği 21 Mart günü askıya çıkarıldı.
Plan değişikliği, Sultanbeyli’deki Şalgamlı Devlet Ormanı’nda Aydos Kalesi’ni de içine alan yaklaşık 39.6 hektarlık alanı kapsıyor. Plan raporunda “1. Derece doğal ve kültürel sit” olarak tescilli Aydos Kalesi ve çevresindeki ormanların endemik bitki ve çiçek türlerine ev sahipliği yaptığı belirtiliyor.

‘Turistlerin ziyaret edebileceği alan olacak’

Plan değişikliğinin 2010 yılından beri süren Aydos Kalesi restorasyon çalışmalarının tamamlanma aşamasına gelmesi nedeniyle yapıldığı belirtiliyor. Plan notlarının yer aldığı açıklama raporunda “Doğal orman içinde ve kolay erişilebilir konumdaki Aydos Kalesi çalışmalar tamamlandığında Tarihi Yarımada dışında kültür turizmine yönelen özellikle doğayı ve yeşili seven yerli ve yabancı turistin ziyaret edebileceği yeni bir tarihi alan olacak” deniliyor.

Ormandı ‘mesire’ alanı oldu

Aydos Kalesi’ndeki restorasyonun ardından çevre düzenlemesi yapılacağının belirtildiği raporda, alanın orman arazisi olması nedeniyle kentin kullanımına sunulamadığı belirtildi. Konuyla ilgili görüş bildiren İstanbul 1 Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu, 1. Derece doğal sit olan ormanlık alana, “B tipi mesire alanlarında” öngörülen yapıların ve uygulamaları yapılmasının mümkün olmadığını vurguladı. Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğü de bu bölgenin imar çalışmasına konu olamayacağını belirterek ormanın plan sınırının dışında bırakılmasını uygun buldu.

(BirGün)

Climate Tracker’ın İklim Gazeteciliği Atölyesi tamamlandı – Yeşim Özbirinci

Yeşil Gazete, Heinrich Böll Stiftung Derneği ve Climate Tracker işbirliği ile organize edilen “İklim Gazeteciliği Atölyesi” 23-24 Mart tarihlerinde, İstanbul’da bulunan Cezayir Toplantı Salonu’nda gerçekleşti.

İki gün süren eğitimde iklim bilimi, iklim politikaları ve iklim gazeteciliği konuları hem teorik hem de pratik olarak işlendi. Birçok başvuru içerisinden 80 kişinin kabul edildiği atölyenin eğitim dili ise İngilizce’ydi. Aynı zamanda simultane çeviri de yapıldı.

Dolu dolu iki gün

İlk gün Andreas ve Nussaibah’ın sunumları ile başladı. İklim bilimi üzerine konuşma yapan Nussaibah’ın oturumu ardından Andreas da iklim politikalarını ele aldı. İklim zirvelerinin tarihine değindi. Günün sonunda ise Yeşil Gazete‘den Dr. Ümit Şahin ve Özgecan Kara Türkiye’nin ulusal iklim politikalarını anlattılar.

İkinci gün, ilk günün tekrarı ile başladı. İslam’ın “nasıl hikâye oluşturulur, konu başlığı seçilir ve etkili yazılır” sunumları ile devam etti. Pratik örneklerle de bir yazının nasıl yazılması gerektiği pekiştirildi. İslam, gazetecilik konusunda ipuçlarını da paylaştı.

Son derece eğlenceli ve faydalı geçen atölyenin öğle yemeği ikramlarında vegan sandiviçin de olması mutluluk vericiydi. İklim değişikliğine en çok etki eden nedenlerden birinin de hayvancılık sektörü olduğunu biliyoruz. Bu çerçevede hayvan özgürlüğü ile ekoloji meselelerinin birleşmesi kaçınılmaz oluyor.

Dünyanın önde gelen iklim uzmanları atölyede yer aldı

Climate Tracker, şimdiye kadar, 100 ülkede iklim haberciliği ağı oluşturarak 5 binden fazla gazeteciye ulaşmış. Bu vesile ile birçok ülkede, donanımlı kişilerle gazetecilere ve iklim değişikliği alanında çalışma yapanlara eğitimler veriyorlar. İstanbul’da gerçekleştirilen eğitime de önemli isimler katıldı.

Daha önce, birkaç sivil toplum kuruluşunda ve Saksonya Devleti Başbakanı için haber koordinatörü olarak çalışmış, gazeteci Andreas Sieber, BM İklim Konferansı’na ilk kez 17 yaşında katılmış. İklim politikaları üzerine yayınlar hazırlıyor. En iyi 12 iklim uzmanından biri sayılıyor

Diğer eğitmenlerden İslam Alzaini ise Al-Jazeera’nın en genç gazetecisi. Reuters, Al-Jazeera ve ARIJ yayın ağı dahil Arap dünyasındaki birkaç medyada gazetecilik yapıyor. Ödüllü bir yolsulsuzlukla mücadelede sivil toplum kuruluşu olan “Yolsuzluk Olmayan Toplum”un kurucusu ve yöneticisi.

Ankara Üniversitesi’nde iklim bilimcisi ve modelcisi olan Nussibah Raja-Schoob bir diğer eğitmendi. Türkiye, Çin ve Mauritius’da küresel ısınma ve iklim değişikliğinin neden olduğu çevresel tepkilerle ilgili yerel ve uluslararası araştırmalar üzerine çalışıyor.

İklim zirvesini izleme şansı

Katılımcılar eğitimin ardından, iklimle ilgili hazırlayacakları makalelerini iki hafta içinde gönderecekler. Seçilen iki makale sahibi, Almanya’da ve İtalya’da gerçekleşecek BM İklim Zirvelerinden birine  izleyici olarak katılabilecek ve masrafları karşılanacak.

 

Yeşim Özbirinci

Dünyayla kahkaha garantili bir sohbet – Buket Atlı

Kahkaha ve ekolojiye dair konuşma garantisi veren, bunlar yoksa da şikayet edin diyen bir radyo programı hayal ettim ben. Çevre konuları genelde iç karartır ya, öyle olmadan da doğaya ve mücadelelere dair konuşabilelim, hem eğlenelim ama gene de çok şey öğrenelim istedim. Bu hayalim de her hafta Nor Radyo’da ‘Dünyayla Sohbet’ programında hayata geçiyor. Sizinle de biraz bu programın kendiliğinden gelişen ve kolektifleşerek büyüyen hikayesini paylaşasım var bugün.

Kahkaha ve ekolojiye dair sohbet garantili programımız her pazartesi 20:00da!

Tozlanan Hayaller Elbirliği ile Gerçek Oluyor

Bazı hayallerimiz vardır ya içimizden geçiririz ama bir sebepten üzerine gitmeyiz, bu program da bana tozlanan hayallerin bile yıllar sonra da olsa zamanı geldiğinde gerçekleşebileceğini gösterdi. Yeterki biz hayal kurmayı bırakmayalım…

Şimdi dönüp bakınca, sevgili Diren’in ‘Nor Radyo’da tüm dünyanın sesleri birleşsin diyoruz ama ekoloji programı yok bu sene; insanlar da sorup duruyor, gel sen yap’ demesi ve benim de zaten hep radyoculuğa bulaşmayı istemiştim diye gaza gelmem sonucu doğan bu program nasıl da büyüdü ben bile şaşırıyorum.  ‘Ben anlamam teknik işlerden ya!’ derken bir de baktım ki 1 ay sonra dostların desteği ile her şeyi çözüp evden bile yayın yapar hale gelmişim, 2 farklı jinglemız, ortak olarak yürütülen bir facebook ve twitter hesabımız var ve eski programların da yüklendiği bir soundcloud hesabımız bile vaar! Vee hayallerim elbirliği ile nasıl da kolayca gerçekleşmişti işte…

İlk başlarda, benim güzelce dersime çalışıp her hafta güncel olan ekoloji ile ilgili olaylara, yaşam hakları mücadelelerine veya gelecek hafta olacak etkinliklere değindiğim kimi zaman da iklim değişikliği, tarım gibi temalı konularda konuştuğum bir programdı kendisi. Sonra bir gün, her ay ekolojik üretim yapan üreticilerden birlikte aracısız ürün sipariş ettiğimiz gıda topluluğu ekibimizden çok sevgili Aydın programa konuk geldi ve sonra daa hiç gitmedi, kovduğumda bile gene gitmedi J İkinci programından sonra beni dinleyicilere şikayet etmeye başlamıştı ve böylece kadromuz Diren, ben ve Aydın olarak genişledi.

Dünyayla Sohbetin didişme ve kahkaha garantisi veren zilli ekibi!

Her hafta konuşacak şeyi nereden buluyorsunuz ki?

İnanılmaz ama her haftanın Dünyayla Sohbeti kendini, ülke ve dünya gündemi ve bizlerin de merak edip, radyoda anlatalım diye araştırmak istediğimiz konulara göre hafta içinde yavaşça şekillendiriyor. Bazen birimizden bir fikir çıkıyor diğeri bunu da anlatalım o zaman diye ekliyor ve birbirimizi tamamlıyoruz. Siz de bir durup bu hafta ekolojiye dair birisine ne anlatırdım ben olsam diye düşünmeye başlasanız, aslında sepetinizde ne kadar da çok şey olduğuna inanamazsınız. Kırlangıçların göç zamanı, koca karı soğuğunun hikayesi, dikkuyruğun bilmecesi, Dünya Su Günü, tohum ekim dikimi, kömüre karşı Kazdağıhepimizin kampanyası falan derken her hafta ve her program ayrı bir yolculuk oluyor… Bir de bir şekilde hayatımızda olan arkadaşlarımızı konuk alıp bu vesile ile daha güzel ve derin sohbetler yapmaya başladık, giderek daha da kollektifleşti herşey. Mesela,  sohbetimiz nükleersiz.org, Slow Food, Terzihane, Su Hakkı Kampanyası, Hayata Nazım gibi Bakmak, Genç Kadın Fonu ile kesişti şimdiye kadar. Bizde yok yok.

Kısacası sevgili dostlar, Dünyayla Sohbet programı her Pazartesi 20:00’da norradyo.com’da internet veya telefonlar aracılığıyla sizlerle buluşmayı ve belki de bundan sonra hafta içinde sizlerden gelen konuları da sohbetine ekleyerek daha da kollektifleşmeyi bekliyor!

 

Buket Atlı