Ana Sayfa Blog Sayfa 2840

Adana’da ekoloji zamanı: Çukurova Ekoloji Günleri Mayıs’ın ilk haftasonu başlıyor

Çukurova Ekolojik Yaşam İnsiyatifi’nin (ÇEYİ), Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali’nin (BİFED) katkılarıyla organize ettiği Çukurova Ekoloji Günleri’nin ilki 4-5-6 Mayıs tarihlerinde Adana Seyhan Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Çukurova Ekoloji Günleri kapsamında üç gün boyunca 16 farklı ülkeden 19 belgesel izleyiciler ile buluşacak. Ekoloji Günleri yalnızca belgesellerden ibaret de değil adının da dem vurduğu üzere. İklim değişikliği, termik ve nükleer santrallere karşı hareket, gıda güvenliği, geri dönüşüm gibi yer kürenin genel sorunlarını yansıtan belgesellerin yer aldığı BIFED seçkisinin yanısıra Çukurova Ekoloji Günleri’nde ekşi mayalı ekmek yapımınından ekolojik temizlik atölyesine, masal anlatımından çocuklar tarafından yazılıp çocuklar tarafından sahnelenecek iklim değişikliği temalı tiyatro oyununa değin pek çok yan etkinlik de bulunuyor.

Çukurova Ekolojik Yaşam İnisiyatifi’nin ilk kez düzenlediği Çukurova Ekoloji Günleri kapsamında  gösterilecek belgesel filmler farklı çevresel konular hakkında farkındalık yaratmak amacında.

Çukurova Ekoloji Günleri’nde yer alan belgeseller farklı bölümlerle izleyicilerin karşısına çıkacak.

Dünyaya Değiştirenler; Yerel Aktivistler (İklim Değişikliğine Kafa Tutanlar)

Açılış filmi pek çoğumuza ilham verecek. Dünyanın farklı coğrafyalarında yaşamları her geçen gün zorlaşan, iklim değişikliği konusuna duyarsız kalmayan yerel aktivistlerin mücadelesini anlatan bu bölümde Yağmur İçin Teşekkürler (Thank You For Rain) Kenya’nın kırsalında yaşayan Kisulu’nun iklim değişikliğine karşı tek başına mücadelesini konu alan belgesel, Çukurova Ekoloji Günleri’nin açılış filmi olarak gösterilecek.

Ekoloji ve Kadın

Ekoloji mücadelesi dünyanın dört bir tarafından tüm zorluklara rağmen devam ettiren kadınların  hikayesini konu alan Hands On: Kadın-İklim-Değişim belgeseli ufuk açıcı nitelikte bir yapım olarak dikkat çekiyor.

Paris Üniversitesi Güzel Sanatlar  Fakültesi mezunu Shirin’in ülkesi İran’a dönmesi ve sonrasında yerel bir üretici olarak pirinç yetiştirmesi, türetici olma konusundaki mücadelesini film tadında izleyebileceğiniz Hayatın Şairleri’ni kaçırmayın.

Dünya Halleri

Dünya Halleri bölümünde, “nükleerli ve termik santralli dünya” hallerine kamerasını uzatmış yönetmenlerin belgeselleri yer alıyor…

A Lullaby Under the Nuclear Sky – 3 min teaser from Horizon Features on Vimeo.

Fukuşima’da yaşayan nükleer sızıntısının gölgesinde “anne olmak” kavramını başarılı bir şekilde anlatan Nükleer Gökyüzü Altında Ninni kaçırılmaması gereken bir belgesel.

Ülkemizin en büyük sorunlarından biri olan termik ve kömür santrallerinin çevreye ve insana verdiği zararı daha iyi anlamak için Kara Atlas ve Soluk belgeselleri yol gösterici niteliğinde.

Eko-Nostalji:  “Geri Dönüşüm”

İnsanlığın lügatından çıkarttığı “Geri Dönüşüm ve Tasarruf” konusunda iki belgesel ders verir nitelikte. Dünyamız büyük bir çöplüğe dönüşürken buna “Dur” diyenler için Sıfır Atık, Elektronik çılgınlığın ve tüketim hız kaybetmeden insanı ele geçirmesine seyirci kalmayanlar için Öldürücü Tasarım belgeselleri imdadımıza yetişiyor..

Eko-Kısadan Hisse

Çukurova Ekoloji Günleri kapsamında kısa filmler de yer alıyor.  Alternatif bir yaşam hikayesini anlatan Başka filmi, son dönemde sayısı giderek artan doğal yıkımlarına karşı bir direniş hikayesi olan Dil Ovası, kısa zamanda yapılması planlanan nükleer santralleri sinematografik bir bakışla yansıtan Cevher ve görmezden geldiğimiz, varlığından habersizce yaşadığımız böceklerin dünyasına mikro bir bakış Balkonda Mikro Dünya kısa film bölümde yer alıyor.

Ve Diğerleri…

Çukurova Ekoloji Günleri’nde, “Şekerime Dokunma” sloganı ile şeker tüketimine dikkat çekmek adına Sugar Blues filmi gebeliğe bağlı şeker hastası teşhisi konan bir annenin hikayesini konu alıyor. Selfie adlı yapım dünyanın en büyük sorunu mülteciler meselesine ışık tutmaya çalışıyor. Thalatta ve Lüfer belgeselleri ise deniz ve deniz canlıları konusunda izleyicilerin dikkatini çekmeyi başaran yapımlar olarak karşımıza çıkıyor.

Çukurova Ekoloji Günleri yan etkinlikleri ile de çok zengin 

Çukurova Ekoloji Günleri kapsamında üç gün boyunca Türkiye’den ve dünyanın dört bir yanından deneyimleri izleme olanağı bulacağımız belgesel filmlerin yanında ekoloji gönüllülerinin, üretici ve akademisyenlerin de katıldığı sohbetler, çocuk etkinlikleri, atölye çalışmaları ve  müzik dinletileri de katılımcıları bekliyor.

Ekolojik gündemi konuşuyoruz

Çukurova Ekoloji Günleri ayrıca ülke gündeminin üst sıralarında yer alan ‘nükleer santral’ ve ‘şeker fabrikalarının özelleştrimesi’ konularının masaya yatırıldığı söyleşilere de ev sahipliği yapacak.

5 Mayıs Cumartesi günü gerçekleştirilecek olan “Yenilebilir Enerji” söyleşisinin konuğu Marmara Üniversitesi Enerji Bilim Dalı Başkanı Prof. Tanay Sıdkı Uyar. Uyar, katılımcılara yenilenebilir ve temiz enerji konusunda bilgi paylaşımında bulunacak.

6 Mayıs Pazar günü ise insan sağlığını derinden etkileyecek olan şeker üretimi ve tüketiminin, nişasta bazlı şekere mecbur kılınmasıyla yaratacağı etkiler konuğumuz Yeditepe Üniversitesi mezunu beslenme uzmanı Selva Köfteci’nin katıldığı söyleşide tartışılacak.

Ekmeğini, Deterjanını Kendin Yap!

ÇEYİ,  her cumartesi Adana Organik Pazarı’nda gerçekleştirilen ve ilgiyle takip edilen atölye çalışmalarını Çukurova Ekoloji Günleri’ne de taşıyor.

“Evde Ekşi Maya Ekmek Yapımı”, “Deterjanımızı Kendimiz Yapıyoruz” ekoloji günlerindeki atölyeler arasında.

“Evde Ekşi Maya Ekmek Yapımı” atölyesi hem Cumartesi hem de Pazar günü gerçekleşiyor. Cumartesi Fulya Kaya’dan Pazar günü ise Serdar İskit’den ekşi mayalı ekmek tariflerini dinleme ve yerinde uygulama imkanı bulacak katılımcılar Pazar günü 18:05’de ise Fulya Kaya ve Bahar Erdem’den ise “Ekolojik Temizlik”in püf noktalarını öğrenecek.

Çukurova Ekoloji Günleri’nde çocuklar da unutulmadı

Yönetmenliğini Ali Tasouji’nin üstlendiği ve senaryosunu da çocukların yazdığı “Bir Yokoluş Hikayesi” adlı tiyatro oyununda sahne 6 Mayıs Pazar günü 12:00’de çocuklara emanet.

Alper Tolga Akkuş da Serdar Keskin’in müzikleri eşliğinde ekoloji ve doğa koruma odaklı masalları ekoloji günlerinde çocuklar ve hala çocuk kalabilenler ile paylaşacak

Filiz Çömez Polat ise çocuklarla birlikte “Ekolojik Mahalle” adlı  kitabı okuyacak. “Ekoloji” temalı çocuk resimlerinden oluşan sergi ise kaçırılmaması gerekenlerden.

Çukurova Ekoloji Günleri programı

4 Mayıs Cuma günü saat 12:00’de başlayıp 6 Mayıs Pazar günü 20:00’ye kadar devam edecek ekoloji günleri maratonunun programını da sizlerle paylaşalım.

 

Haber: Muhittin Kurban – Zeynep Sanlıer Tansuğ

(Yeşil Gazete)

 

Dünyanın en büyük rüzgar türbini İskoçya’da kuruldu

İsveçli enerji şirketi Vattenfall, İskoçya açıklarında dünyanın en büyük rüzgar türbini olan 8.8 MW’lık MHI Vestas rüzgar türbinini kurdu.

Türbinin tek bir dönüşü bir evin bir günlük elektriğini üretecek.

İsveçli enerji şirketi Vattenfall, İskoçya açıklarındaki Aberdeen kıyılarındaki Avrupa Açık Deniz Rüzgâr Dağıtım Merkezi’nde (EOWDC) yer alacak 11 tribünden ilkini yerleştirdiğini açıkladı.

Açıklamaya göre kurulumu yapılan ilk türbin, şu ana kadar geliştirilen en büyük kapasiteye sahip olan Vestas’ın 8.8 MW kapasiteli türbini. Bu türbin tipi şu ana kadar dünyada geliştirilen en büyük türbin olma özelliğini taşıyor.

Sahada kurulacak 11 rüzgar türbinininden ikisi bu türbinlerinden olacak ve santral toplamda 93.2 MW kapasitede olacak.

8.8 MegaWatt’lık MHI Vestas rüzgar türbininin uç yüksekliği 191 metre. Ayrıca her bir kanadının 80 metre uzunluğunda. Devasa türbinin kanatlarının sadece bir dönüşü Birleşik Krallık’taki ortalama bir haneye gün boyu yetecek kadar elektrik üretebilecek.

 

(Enerji Günlüğü)

Protestolar nedeniyle Serj Sarkisyan’ın istifa ettiği Ermenistan’da seçim çağrısı

Ermenistan’da vekaleten atanan başbakan Karen Karapetyan, siyasi krizi çözmek için parlamento seçimlerinin yapılmasını teklif etti.

Bu durumdan ekonominin de olumsuz etkilenebileceğini belirten Karapetyan, eğer halkın iradesi bu yöndeyse önceki başbakan Serj Sarkisyan’ın devrilmesine sebep olan muhalif lider Nikol Paşinyan’ı da seçebileceklerini söyledi.

Karapetyan buna ek olarak iki haftadır devam eden krizi çözmek için siyasi temsilcilerle bir araya gelip konuşacaklarını da ifade etti.

Muhalefet lideri Nikol Paşinyan’dan eylem çağrısı

Ermenistan Başbakanı Serj Sarkisyan’ı istifaya zorlayan muhalefet lideri Nikol Paşinyan bugün bir miting düzenleyecek.

‘Başbakan olmaya hazır olduğunu’ vurgulayan Paşinyan gerçek değişim konusunda uzlaşmaya hazır olana kadar baskı kurmaya devam edilmesi gerektiğini belirtti.

Polis Erivan merkezde güvenlik önlemleri aldı.

Ermenistan’da ne olmuştu?

Serj Sarkisyan’ın iki dönem süren cumhurbaşkanlığının ardından başbakan olmasıyla Ermenistan’ın başkenti Erivan’da 11 gün boyunca gösteriler düzenlendi.

Sarkisyan’ın istifası için 13 Nisan’da başlayan protestolar Pazartesi günü başkent Erivan’da silah taşımayan bir grup askerin hükümet aleyhindeki göstericilere katılmasıyla tırmandı.

Bu durum üzerine istifa eden Sarkisyan yaptığı yazılı açıklamada, “Ben yanılmışım. Şimdiki durumda birkaç çözüm yolu var ancak ben bunların hiçbirini seçmiyorum. Bu benim tarzım değil. Ülkenin liderliğini bırakıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Armen Sarkisyan, başbakanın ve hükümetin istifasını kabul etti.

 

(Duvar)

HDP’den CHP’nin ‘sıfır baraj’ ittifakına yeşil ışık

HDP’de eski eş genel başkan Selahattin Demirtaş’ın 24 Haziran’da Cumhurbaşkanlığı seçimi için adaylığı büyük ölçüde netlik kazandı. Parti içinde Demirtaş’ın ceza alsa bile aday olabileceği değerlendirmesi yapıldı.

Mahmut Lıcalı’nın Cumhuriyet’te çıkan haberine göre HDP’de CHP’nin gündeme getirdiği “sıfır baraj ittifakına” yeşil ışık yakılırken, Demirtaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığı çok büyük oranda kesinlik kazandı. Demirtaş’ın adaylığının engellenmesi ihtimali üzerine HDP’nin en büyük bileşeni olan Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) Meclis’te grup kurup ikinci bir aday çıkarma formülü de gündeme geldi.

Ancak hukuki olarak Demirtaş’ın adaylığının engellenemeyeceği yönünde yapılan değerlendirmeler üzerine bu formülden vazgeçildi.

Son kararın bugün yapılacak Parti Meclisi toplantısının ardından netlik kazanması bekleniyor.

Edinilen bilgiye göre Demirtaş’ın durumuyla ilgili yapılan hukuki değerlendirmede Demirtaş’ın adaylığının önünde bir engel olmadığı ifade ediliyor.

Edirne Cezaevi’nde bulunan ve 30 Nisan’da karar duruşmasına çıkacak Demirtaş’ın burada ceza alması durumunda dahi seçimlere katılmasında engel olmadığı belirtiliyor.

Olası bir cezanın kesinlik kazanmasının 24 Haziran sonrasına kalabileceği yorumu da yapılıyor. Bu ortamda risk alınarak Demirtaş’ın aday olması görüşü öne çıkıyor.

HDP MYK’de CHP’nin gündeme getirdiği ve diğer muhalefet partilerinde de tartışılan sıfır baraj ittifakına yönelik değerlendirmeler de yapıldı. MYK’de üzerinde çalışılan sıfır baraja yönelik bir simülasyona göre, muhalefet partilerinin sıfır baraj ittifakı kapsamında hareket etmeleri durumunda muhalefet, 600 sandalyeden oluşan parlamentoda 320-330 sandalyeyi alarak Meclis’te çoğunluğa sahip oluyor. HDP MYK’de sıfır baraj ittifakına destek verilmesi yönünde karar çıktı.

HDP Eş Başkanı Pervin Buldan, partisinin Kadın Meclisi toplantısında, kadınlara HDP’den aday adayı olmaları çağrısı yaptı.

 

(Cumhuriyet)

“Sessizlik Sinemada Güzel”: Uluslararası İşçi Filmleri Festivali 1 Mayıs’ta

13. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, 1-7 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

“Sessizlik Sinemada Güzel” sloganıyla düzenlenecek festival Ankara, İstanbul, Diyarbakır ve İzmir’deki gösterimlerden sonra, ilerleyen günlerde birçok kenti kapsayan ve yıl boyu sürecek uzun bir yolculuğa çıkacak.

Gösterimlerin ücretsiz olacağı festivalde, içinde sessiz kalmayanların öykülerinin anlatıldığı 65 film izleyiciyle buluşacak.

Festivalin açılış filmi olarak Ercan Kesal’ın yönettiği “Fındıktan Sonra” filmi gösterilecek.

Ayşen Gruda ise gecenin özel konuğu olacak.

Gösterimler nerede yapılacak?

İstanbul: Fransız Kültür Merkezi, Beyoğlu Sineması, Yeşilçam Sineması, Aynalı Geçit Etkinlik Mekanı, KOMŞU KAPISI MAÇKA DAYANIŞMA DERNEĞİ, Kimya Mühendisleri Odası, Barış Manço Kültür Merkezi, Kadıköy Halkevi, Nazım Hikmet Kültür Merkezi.

Ankara: Çağdaş Sanatlar Merkezi, Sinetopya, ODTÜ Vişnelik Tesisleri, Nazım Hikmet Kültür Merkezi, Mimarlar Odası, SES Ankara Şube, Ahmed Arif Parkı, Batıkent Metro, Aşık Mahsuni Şerif Parkı, Çankaya Evleri, Halkevi Şubeleri.

İzmir: İzmir Mimarlık Merkezi,İzmir Halkevi, İzmir Sanat, Fuar Gençlik Tiyatrosu, Karşıyaka Belediyesi Çarşı Kültür Merkezi, Üçyol Uğur Mumcu Parkı Anfi Tiyatro, Urla Toprak Sahne Tiyatrosu Necati Cumalı Sahnesi.

Diyarbakır: KESK’e bağlı sendika salonlarında.

Düzenleyiciler

Sine-Sen (DİSK), Dev Sağlık-İş (DİSK),Basın-İş (DİSK), Tez Koop-İş (TÜRK-İŞ), Tek Gıda-İş(TÜRK-İŞ), Ses (KESK), Türk Tabipleri Birliği, Halkevleri, Sendika.Org, Alternatif Medya Derneği.

 

(Gazete Karınca)

ABD ve Fransa, İran ile yeni bir nükleer anlaşma istiyor

ABD Başkanı Donald Trump ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İran ile yeni bir nükleer anlaşma için çalışılması konusunda anlaştı.

Trump ve Macron yeni anlaşmanın, İran’ın nükleer programını kontrol altına almasının yanı sıra, bu ülkenin bölgedeki etkinliğini azaltacak hükümler de içermesini istiyor.

Açıklama iki liderin Beyaz Saray’daki görüşmelerinin ardından yapıldı.

ABD Başkanı Donald Trump ortak basın toplantısında bir kez daha İran ile 2015’te yapılan nükleer anlaşmayı sert bir dille eleştirdi.

Donald Trump, kaygılarının giderilmemesi halinde 12 Mayıs’ta anlaşmadan tamamen çekileceklerini söyledi.

ABD anlaşmadan tamamen çekilirse, İran’a yeniden ekonomik yaptırımlar uygulamaya başlayacak.

İran’dan ABD’ye nükleer anlaşma tehdidi

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Şemhani, ABD’nin nükleer anlaşmadan çıkması durumunda İran’ın da “Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşmasından (NPT) çıkabileceğini belirtti.

Şemhani, nükleer anlaşmanın imzalanmasından bu yana ABD’nin anlaşmaya uymadığını savundu.

ABD’nin nükleer anlaşmadan “çıkması, kalması fakat uygulamaması ya da uygulamayı ertelemesi” seçeneklerinin her birinin ülkesinin maslahatına olmayacağını ifade eden Şemhani, istedikleri seviyede nükleer faaliyetleri tekrar başlatabileceklerini ve hiçbir ülkeye “kırmızı çizgilerini” aşma izni vermeyeceklerini dile getirdi.

Ocak ayında yaptıkları açıklamada, İran ile P5+1 ülkeleri (ABD, İngiltere, Çin, Fransa, Rusya ve Almanya) arasında 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmanın yaptırımlara ilişkin maddesini iptal etmeyeceğini bildiren ABD’li yetkililer, ülkeye sağlanan yaptırım muafiyetinin 120 gün uzatıldığını kaydetmiş, anlaşmaya varılmaması durumunda, bunun ABD Başkanı Donald Trump’ın son uzatma kararı olduğu ifade edilmişti.

 

(BBC Türkçe, Guardian)

Basın özgürlüğü konusunda 180 ülke arasında 157. sıradayız

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Dünya Basın Özgürlüğü 2018 Endeksi’nde Türkiye 180 ülke arasında 157. sırada yer aldı. Yapılan değerlendirmede, Türkiye’nin endeksdeki yerine dair “Temmuz 2016’dan sonra cadı avı zirveye çıktı” denildi. Türkiye geçen seneki endekste 155. sıradaydı.

 

Bugün (25 Nisan) yayınlanan endekste Türkiye ile ilgili değerlendirmede şöyle denildi:

“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yönetimindeki hükümet tarafından medyadaki muhaliflere karşı yürütülen cadı avı Temmuz 2016’daki başarısız darbe girişiminden sonra zirveye çıktı. Olağanüstü Hal, yetkililerin onlarca medya kuruluşunu bir kalem darbesiyle ortadan kaldırmasına imkân verdi ve medyadaki çoğulculuğu bir avuç düşük tirajlı yayınla sınırladı.

Türkiye, bir kez daha profesyonel gazeteciler için dünyadaki en büyük hapishane konumunda. Basın mensupları mahkemeye çıkana kadar bir yıldan fazla tutuklu kalabiliyor ve ağır hapis cezaları yeni kural haline gelmiş durumda. Bazı davalarda gazeteciler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılıyor. Tutuklu gazeteciler ve kapatılan medya kuruluşlarının yasal yolları etkin biçimde kullanması engelleniyor.

Muktedir cumhurbaşkanının idaresi altında hukukun üstünlüğü artık giderek silikleşen bir hatıra. Anayasa Mahkemesi kararları bile artık otomatik olarak uygulanmıyor. Web sitelerine ve sosyal medyaya yönelik sansür, görülmemiş düzeylere ulaşmış durumda.”

Kuzey Kıbrıs 77. sırada

Türkiye endekste, Irak’ın üç, Mısır’ın dört, İran’ın yedi sıra üstünde yer aldı. Rusya’nın 148. sırada yer aldığı endekste Kıbrıs 25. Yunanistan 74., Kuzey Kıbrıs 77. sırada yer aldı.

Endeksin zirvesinde Norveç yer alırken, İsveç, Hollanda, Finlandiya ve İsviçre onu izledi. Almanya 15., Fransa 33., Britanya 40., ABD 45. sırada yer aldı.

Dünya Basın Özgürlüğü 2018 endeksini buradan inceleyebilirsiniz.

 

(Bianet)

24 Haziran seçimini erteleme çağrısına Ankara’dan tepki

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Denetim Komisyonu‘nun “Avrupa kriterlerine uygun olmayacağı” gerekçesi ile Türk hükümetine 24 Haziran seçimlerini erteleme çağrısında bulunması, Ankara’da tepkiyle karşılandı.

Başbakan Binali Yıldırım, AKPM’nin çağrısına tepki göstererek, “Avrupa Konseyi Parlamentosu kendi işine baksa iyi olur. Seçimi onlar yapmayacak, Türkiye yapacak” dedi.

Yıldırım, Madrid’de İspanya Başbakanı Mariano Rajoy ile ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada Türkiye’de yüzlerce seçim yapıldığını hatırlatarak, “Gayet şeffaf, demokratik ve yüzde 85’in altına düşmeyen katılımla adeta demokrasi şöleni havasında seçim yaptı” şeklinde konuştu.

Yıldırım, Türkiye’ye bu yönde bir çağrı yapan AKPM’ne eski PYD Eş Başkanı Salih Müslim’in konuşmacı olarak davet edilmesine de tepki gösterdi.

Bozdağ: Bu çağrı seçimlere açık müdahale

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, AKPM’nin çağrısını “Türkiye’nin içişlerine ve seçimlerine açık müdahale” olarak nitelendirdi.

Bozdağ, Twitter üzerinden yaptığı paylaşımlarda, Türkiye’de seçimlerin “serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında” yapıldığını vurgulayarak, “Dünyada en dürüst ve en güvenli seçimler, Türkiye’de yapılmaktadır. Aksini iddia, bühtandır” ifadesini kullandı. Bozdağ, “Bu hakikatlere rağmen Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin, Türkiye’de yapılacak 24 Haziran seçiminin AB kriterlerini taşımaması, seçim güvenliği ve OHAL nedeniyle seçimlerin ertelenmesi çağrısı, kabul edilemez. Bu çağrı,Türkiye’nin içişlerine ve seçimlerine açık müdahaledir” dedi.

 

(DW Türkçe)

Sinop NGS için kesenin ağzı daraldı, Itochu çekiliyor!

2013 yılının Mayıs ayında  Türkiye ve Japonya Hükümetleri arasında imzalanarak kurulması planlanan Sinop Nükleer Güç Santrali (NGS)’ne finansman sağlaması  öngörülen Itochu projeden çekileceğini açıkladı.

Türkiye’nin aktif fay hatlarına sahip bir coğrafyada bulunması nedeniyle santrali kurmak için fizibilite çalışmaları yürüten  Mitsubishi’nin  santralin güvenli bir şekilde inşa edilebilmesi amacıyla yüksek bilgi ve donanım sahibi insan kaynağı ile teknolojisini kullanması gerektiği üzere  artan proje maliyetlerine bağlı olarak  toplam maliyet de artıyor. Nitekim geçenlerde Mitsubishi tarafından iki kat artması beklenebileceğini öngörülen maliyetlerin kendi hesaplarına uymaması nedeniyle  Itochu Şirketi finansal gruptan  çıktı.   Itochu ‘nun  bu şekilde finansör gruptan çıkmasının   Sinop NGS  projenin gecikmesine neden olacağı düşünülüyor.  Zira bu şekilde , %30 ‘unun konsorsiyum, %70’inin ise Uluslararası İşbirliği için Japon Bankası  ve diğer finansörler tarafından karşılanacağı düşünülmüş olan projenin maliyetinin karşılanması açısından dengeler bozulmuş oldu.

Bununla birlikte  Mitsubishi ve diğer finansörler  ise Temmuz ayına kadar bütçelerini revize etmeyi Temmuz ayına ötelemiş bulunuyorlar .   Başlangıçta konsorsiyum için finansmanın  %51’lik kısmın  Mitsubishi , Itochu ve Fransa Elektrik Engie ; %49’luk kısmın  EUAŞ ‘ı da içeren diğer yerli kuruluşlar tarafından üstlenileceği düşünülmüştü. Itochu’nun projenin finansmanından çıkması  maliyetleri en az iki kat artan  Sinop NGS Projesini şimdi daha da riskli konuma getirdi.

Reaktörlerinin Mitsubishi – Areva  ortaklığındaki ATMEA şirketi tarafından kurulması ve  4480 Megavat elektirk üretme kapasitesine sahip olması öngörülen santralde  4 . nesilden basınçlı su reaktörü ATMEA 1’in  işletilmesinden ise Fransız Elektirk Şirketi Engie sorumlu olacak.  Bu çerçevede EUAŞ %20-45 arasında bir oranda hisse sahibi olurken proje için kağıt üzerinde öngörülmüş olan fakat en az 2 katına çıkması beklenen maliyet 15,8 Milyar  Dolar.  Bununla birlikte Akkuyu gibi Sinop için de uzun vadeli yüksek fiyattan alım garantisi olarak  1 kilovatsaati için 10,83 Dolar sent fiyatla 20 yıl boyunca alım garantisi verilmiş durumda.

Projede bu denli riskler  ve belirsizlikler olmasına rağmen ve henüz yer lisansı dahi alınmamış olan  santralin kurulması yönünde hazırlıklara devam edliyor. Nitekim  inşaatına belki de hiç başlanamayacak olan  santral için %99’u orman olan İnceburun’da 10 kilometrekare alan içinde gerçekleştirilen  tırpanlanma faaliyetiyle  neredeyse  ormanlık alanın %20’si ağaçsızlaştırılmış bulunuyor.

(Nikkei, Yeşil Gazete) 

Pınar Demircan 

İYİ Parti’ye kötü haber: Hazine yardımı alamayacak

İYİ Parti’nin grup kurmasıyla birlikte Hazine yardımından da yararlanacağı iddiaları doğru çıkmadı.

Siyasi Partiler kanunu uyarınca, hazine yardımından yararlanabilmek için, son genel seçime katılmak ve en az yüzde 3 oranında oy almak gerekiyor.

Ali Ekber Ertürk’ün Sözcü’de çıkan haberine göre YSK yetkilileri, ‘’Yasaya göre bir partinin TBMM’de grubunun olması, hazine yardımı için tek başına yeterli değil” dedi.

2820 sayılı siyasi partiler kanunu ve bu kanunu değiştiren 2 Mart 2014 tarihli 6529 sayılı yasa siyasi partilere hazine yardımı yapılması konusunda şu şartları öngörüyor:

En az yüzde 3 oranında oy almak gerekiyor

“Son Milletvekili genel seçimlerine katılma hakkı tanınan ve genel barajı aşmış bulunan siyasi partilere her yıl o yılki genel bütçe gelirleri (B) cetveli toplamının beş binde ikisi oranında ödenek mali yıl için konur. Bu ödenek, siyasi partilerin genel seçim sonrasında YSK tarafından ilan edilen toplam geçerli oy sayıları ile orantılı olarak bölüştürülmek suretiyle her yıl ödenir. Milletvekili genel seçimlerinde toplam geçerli oyların yüzde 3’ünden fazlasını alan siyasi partilere de Devlet yardımı yapılır. Bu yardımdan faydalanabilecek siyasi partilere, milletvekili genel seçiminin yapılacağı yıl üç katı, mahalli idareler genel seçim yılı için iki katı olarak ödenir. Her iki seçim aynı yıl içerisinde yapıldığında bu ödemenin miktarı üç katı geçemez”

Erken seçim nedeniyle 547 milyon TL daha

Siyasi partilere bu yıl başında toplam 273.7 milyon lira verildi.

AKP’ye 139 milyon lira, CHP’ye 71.1 milyon lira, MHP’ye 33.4 milyon lira, HDP’ye de 30.2 milyon lira aktarıldı.

Erken seçim nedeniyle ise toplam 547.4 milyon lira daha ödeme yapılacak.

AKP 278 milyon, CHP 142.2 milyon, MHP 66.8 milyon ve HDP de, 60.4 milyon lira daha alacak.

Böylece toplamda siyasi partilere bu yıl aktarılan toplam tutar 821.1 milyon lirayı bulacak.

 

(Sözcü)