Ana Sayfa Blog Sayfa 2050

78 barodan gazete ilanıyla destek çağrısı: Barolar yıkılırsa herkes sessiz ve kimsesiz kalır

AKP’nin baroların yapısını ve seçim sistemini değiştirecek teklifine karşı aralarında İstanbul, Ankara ve İzmir’in de bulunduğu 78 baro başkanlığı, gazetelere ilan verdi. 78 baronun katıldığı açıklamada, Erzincan ve Elazığ baroları yer almadı. Söz konusu düzenlemenin yasalaşması durumunda yaşanacak hak kayıplarını ve bu yasaya karşı çıkma sebeplerini anlatan baroların, gazetelere verdikleri ilan metninde şu ifadeler yer aldı:
 

Yaşımıza, güneşe, yağmura ve virüse rağmen ülkemizin dört bir yanından Ankara’ya yürümemizin ve başkentimizin girişinde tarafımıza uygulanan insanlık dışı muameleye rağmen direnmemizin ve kararlı duruşumuzun nedeni Baroların yapılarının değiştirilmesi adı altında parçalanma, niteliksizleştirme ve susturulma tehdidine karşı bir tepki ama aslında bu tehdidin vatandaşın sesinin kesilmesi, temel hak ve özgürlüklerinin sınırlandırılması karşısında savunmasız bırakılması anlamına gelmesinedir” 

‘Sesi kısık, cübbesi düğmeli topluluklar yaratacak’

Baroların bölünmesi, parçalanmasıyla bağımsız savunma yerine siyasete ya da başka ortaklaşmalara dayalı sesi kısık, cübbesi düğmeli topluluklar yaratılacağı belirtilen ilanda, söz konusu metnin bu ülke üzerinde yaşayan, hukuk devletine ve insan onuruna inanan herkese tarihi bir çağrı olduğuna dikkat çekildi. 

Baroların mücadele kararlılığına vurgu yapılan metinde herkes destek vermeye çağırıldı: 

Bizler meslek değerlerimizden vazgeçmeyeceğimizi, meslek örgütümüzün içi boş, sesi kısık, cübbesi düğmeli topluluklara indirgenmesine izin vermeyeceğimizi tarih önünde tüm Türkiye’ye saygı ve büyük bir kararlılıkla arz eder, herkesi seslerinin kısılmasını amaçlayan her türlü tahakküme karşı mücadelemize destek vermeye davet ederiz.” 

Ankara Barosu Başkanı: Hürriyet gazetesi ilanı yayınlamadı

Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan ise Twitter’dan yaptığı paylaşımda Hürriyet gazetesinin ilanı yayınlamadığını yazdı. Sağkan, “Bunu da kenara not alalım. Hürriyet gazetesi bu ilanı dahi yayınlayamayarak tarihteki yerini aldı. Basın özgürlüğünde geldiğimiz nokta” sözleriyle gazeteye tepki gösterdi.

Polonya seçimleri ikinci tura kaldı: Duda, Yeşillerin adayı Trzaskowski ile yarışacak

Polonya’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, sağcı popülist Cumhurbaşkanı Andrzej Duda ilk turda seçilmek için yeterli oyu alamadı. Başkent Varşova’nın Belediye Başkanı Rafał Trzaskowski’nin yakaladığı çıkışla, seçimler ikinci tura kaldı.

Ipsos’un seçim sonrası anketine göre iktidardaki muhafazakar Hukuk ve Adalet Partisi‘nin (PiS) desteklediği Duda oyların yüzde 41,8’ini alırken Trzaskowski yüzde 30,4’ünü kazandı. Rafal Trzaskowskyi’yi Yeşiller, sol ve liberallerin oluşturduğu Sivil Platform ((PO) destekliyor. İki aday 12 Temmuz’da yapılacak ikinci turda yarışacak. Seçimleri bağımsız aday Szymon Hołownia seçimleri üçüncü, faşist-milliyetçi aday Krzysztof Bosak dördüncü sırada bitirdi.

İlk turda elenen dokuz cumhurbaşkanı adayının Trzaskowski’ye ikinci turda destek vermesi ve 48 yaşındaki siyasetçinin seçimi ikinci turda kazanması ihtimal dahilinde.

‘Polonya’nın kaderi değişebilir’

İlk turda hiçbir adayın yüzde 50 oranına ulaşamaması nedeniyle, seçimlerin ikinci turu 12 Temmuz’da yapılacak. Yorumcular, seçim sonuçlarının PiS’in iktidarı sırasında toplumsal kutuplaşmaya maruz bırakılan Polonya’nın siyasi kaderini değiştirebileceğine dikkat çekiyor.

Andrzej Duda oy kullanırken.
 

PiS, 2015’te iktidara gelişinden bu yana AB tarafından demokrasiyi geriletmekle eleştiriliyor. Cumhurbaşkanı Duda da seçim kampanyasında muhafazakâr tabanına hitap etmek için sık sık eşcinsellere karşı nefret söylemi kullanıp milliyetçi çıkışlar yaptı. Polonya Cumhurbaşkanı, dün akşamki seçim sonuçlarından sonra yaptığı açıklamada da, eleştirilere maruz kalmasına rağmen beş yıl önceki ilk turdan daha fazla oy aldığını söyledi.

2018’de de PiS’in adayını elemişti

Özgürlükçü bir temelde kısa ama enerjik bir kampanya yürütüp ‘yeni bir dönem vaat eden’ Varşova Belediye Başkanı Trzaskowski ise diğer adaylara oy veren herkese ikinci turda birleşme çağrısı yaptı. Trzaskowski, “Seçimler en önemli şeyi ortaya koydu: Toplumumuzun yüzde 58’i değişim istiyor. Bütün vatandaşlara şunu söylemek istiyorum, sizin adayınız olacağım. Değişimin adayı olacağım” diye konuştu. 

Trzaskowski 2018 yılındaki yerel seçimlerde iktidardaki PiS’in adayı karşısında başarı göstermiş ve Varşova belediye başkanlığına seçilmişti. Muhalefet partilerinin oluşturduğu Sivil Platform’un ilk belirlediği adayın anketlerde düşük oy oranına sahip olması üzerine Trzaskowkski mayıs ayı ortasında aday gösterilmişti.

Kanal İstanbul kapsamındaki Yenişehir’ in planları revize edildi: TMMOB dava açıyor

Kanal İstanbul’un çevresinde kurulacak “Yenişehir” için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Aralık 2019’da yapılan plan değişikliği revize edildi. Son şekli verilen planda, yaklaşık 37 bin hektarlık tarım alanını  kapsayan Yenişehir’in tüm imar uygulamaları için resmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkili kılındı.

İtiraz başvuruları üzerine revize edilen ve 22 Haziran 2020’de onaylanan plan değişikliği tekrar askıya çıkarıldı. Revize planda, kanal ile ilişkilendirilerek geliştirilecek projeler için “özel proje alanı” düzenlemesi yapılıyor. Ayrıca kanal projesi üzerinde ilave bir köprü/geçiş, bu köprü-geçiş alanlarının çevresinin özel proje alanı olarak değiştirilmesi ve kanalın Karadeniz bağlantı alanına dönük kıyı alanında değişiklikler yer alıyor.  

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, projesi kapsamında hazırlanan “Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı”nda 26 Haziran’da yapılan değişikliğe ilişkin bir açıklama yaparak, söz konusu değişikliklerin yaratacağı risklere vurgu yaptı. Yaptıkları ilk incelemelerde, söz konusu değişikliklerin, projenin yarattığı tehditleri ortadan kaldırmadığını, aksine, “tahribatın detayını kurallara bağlayan yıkıcı, dönüştürücü yeni ek hükümlerin getirildiğini” gördüklerini, değişikliklerin her birinin, yeni çevresel ve kentsel riskler yarattığını söyledi.

Hukuki süreç başlatılacak

Açıklamada Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın 23 Aralık 2019’da onayladığı “Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı”na yapılan itirazların değerlendirilmeden planın 26 Haziran’da askıya çıkarıldığı bilgisi de paylaşıldı.

TMMOB’un bu plan değişikliği için de gereken bilimsel çalışmaları yaparak gerekli itirazları sunacağı ve dava açarak hukuki süreci yeniden başlatacağı kaydedildi. Koramaz şöyle konuştu: 

“Bir kez daha belirtmek isteriz ki, yandaş kesimlere ve uluslararası sermayeye kentsel rant alanları yaratmayı amaçlayan Kanal İstanbul Projesi, büyük ölçekli bir ekolojik tahribat ve yıkım projesidir. Bu proje ile sulak alanlar, su-deniz sistemleri, tarım alanları, mera alanları, orman alanları, korunması gerekli nitelikli alanlar ile bölgenin sahip olduğu flora ve fauna, hassas ekolojik değerler ve ilişkiler, iklim özellikleri yok edilme tehdidi altındadır.

Bilimin ve aklın gereklerine, doğanın ve insanlığın sağlığına, her türden hukuki mevzuata ve kamu çıkarına aykırı olan Kanal İstanbul Projesi’ne karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Revize edilen planda neler var? 

Çevre düzeni planına işlenen Yenişehir ile kanalın etrafına konutlar, oteller, sanayi siteleri, teknoparklar, üniversiteler, haller, TIR-kamyon parkları, kongre ve fuar merkezleri, kamping alanları, izci kampı, spor tesisleri, tam donanımlı hastaneler inşa edilmesi planlanıyor. Bakanlığın bir ay boyunca askıda kalacak son plan değişikliğinde de projenin ana unsurları aynen korunuyor. 

Kanal İstanbul Özel Proje alanı

Planda Kanal İstanbul ile ilişkilendirilerek projelendirilecek alanlara “Özel proje alanları” tanımı getirilerek “Alanın kesin sınırları alt ölçekli planlarda belirlenecektir” ifadeleri kullanılıyor. Özel proje alanı ile ilgili olarak da “Su yolu projesi ile ilişkilendirilerek projelendirilecek alanlardır. Alanın kesin sınırları ve kullanım kararları alt ölçekli planlarda belirlenecektir” ibaresi getiriliyor. 

Eko turizme de yer verilen planda şunlar deniliyor:

“Arnavutköy ilçesinin Terkos Gölü yakınlarında, su yolunun batısındaki bu alanlarda; İstanbul’un doğa turizmi (macera odaklı turizm, doğa yürüyüş alanları, atlı doğa yürüyüşü vb) potansiyelinin değerlendirilebileceği; otel, motel ve diğer konaklama tesisleri, kamp ve karavan alanları, izci kampı, spor tesisleri, yeme-içme tesisleri, sosyo-kültürel tesisler ve rekreasyon alanları, at çiftlikleri, tema parkı, bölge parkı, botanik bahçesi ve hayvanat bahçesi yer alabilir.” 

Proje sınırları içinde yapılacak köprü, menfez, tünel gibi yapılarla, liman veya kıyı tesis alanları, rekreasyon alanları, doğu-batı istikametindeki alt yapı geçişlerinin kesin yerlerinin de yapılacak detaylı çalışmalarla alt ölçekli planlarda belirleneceği aktarılıyor. 

Büyük kısmı tarım alanı

Yüzde 43.65’i tarım alanı olan planlama alanında son değişikliğe göre toplam tarım alanı 12 bin 594 hektar, toplam mera alanı da bin 381 hektar olarak açıklandı. İl Toprak Koruma Kurulu‘nun 2016 tarihli kararıyla rezerv alandaki tarım arazilerinin, tarım dışı amaçlı kullanılması uygun görüldü.

SİT alanına kamping

İstanbul 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararlarına göre sit alanlarında da değişikliğe gidilmiş. Avcılar-Küçükçekmece sınırlarında kalan “İç ve Dış Kumsal Mevkii Doğal sit alanı”nın derecesi “nitelikli doğal koruma alanı” olarak değiştirilerek, buralara imar planına gerek olmadan sabit olmayan duş, soyunma kabini, büfe, tuvalet, ahşap iskele ve kamping alanları yapılmasının önü açılıyor.  Plana, Küçükçekmece Soğuksu Çiftliği de “1.ve 3. derece doğal sit alanı” olarak eklenmiş. 

Orman ve tarım alanları

Planda, Yenişehir’in konumlandığı coğrafya ile ilgili de şu tanım yapılıyor: 

“Doğu-batı, kuzey-güney doğrultusunda uzanan ve şehrin kuzeyinde yer alan orman alanları konumlanıyor. Kuzey ve güney arasında iklimsel farklılıklar görülüyor ve söz konusu farklılıklar biyolojik çeşitlilik ile habitat çeşitliliğine yansıyor. Şehrin kendi kendine yeterliliği anlamında önemli olan su kaynaklarının ve su havzalarının barındığı ve alanın çevresinde kısmen tarım topraklarının yer aldığı bir yapıyı tanımlamaktadır.”

Etkilenecek alan dokuz ilçeye indirildi

Plan değişikliği ile Yenişehir’in kurulacağı alanın sınırlarında bazı düzenlemeler yapılıyor. Sultangazi‘nin plandan çıkarılmasıyla 33 bin 498 hektarlık Yenişehir alanı 33 bin 474 hektara iniyor. Planlama alanının büyüklüğü, 3. Havalimanı ile birlikte yaklaşık 37 bin hektar. Yenişehir, Arnavutköy, Başakşehir, Avcılar, Küçükçekmece, Bakırköy, Eyüp, Bağcılar, Esenler, Bayrampaşa olmak üzere dokuz ilçeyi kapsayacak. Ayrıca Planlama alanının sınırları içerisinde Küçükçekmece Gölü, Sazlıbosna Baraj Gölü, Terkos Gölü‘nün bir kısmı olmak üzere toplam 2 bin 954 hektarlık göl alanın yer aldığı bilgisi de plana işlenmiş durumda. 

Tüm yetkiler Çevre Bakanlığı’nda

Rezerv yapı alanında imar uygulamasının; arazi ve arsa düzenlemesi, toplulaştırma, trampa, taşınmaz mülkiyetini veya imar haklarını başka bir alana aktarma, anlaşma sağlanarak menkul değere dönüştürme araçlarını içerecek şekilde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılıp onaylanacağı kaydediliyor. 

Bakanlık, aralık ayında Kanal İstanbul projesinin ÇED raporuna yönelik itiraz süreci devam ederken jet hızıyla kanalın çevresine kurulacak Yenişehir için hazırlanan planı onaylamıştı.TMMOB, İBB ve vatandaşların ÇED raporlarına ilişkin açtıkları davalar sürerken, CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuru reddedildi. 

 

‘Normalleşme’ yaramadı: Dünyada toplam vaka sayısı 10 milyonun üzerine çıktı

Dünya genelinde koronavirüs kaynaklı ölümlerin sayısı 505 bin 76’ya yükseldi. Tüm dünyada toplam vaka sayısı ise on milyonun üzerine çıktı.

Latin Amerika‘nın koronavirüsten en çok etkilenen ülkesi olan Brezilya‘da, koronavirüs için “basit bir grip” diyerek korunma tedbirlerini ihmal eden Devlet Başkanı Jair Bolsonaro protesto ediliyor. Ülke, vaka sayısında geçtiğimiz hafta rekor artış yaşadı.

Geçen pazar 20’nin üzerinde kentle birlikte çevrimiçi ortamlarda da, “Bolsonaro’yu Durdur” şiarıyla geniş çaplı protestolar yapıldı. Göstericiler, demokrasiye tehdit olarak gördükleri sağcı liderin istifasını istiyor.

Ülkede vaka sayısı bir milyonu geçti

Sağlık yetkililerine göre ülkede yalnızca yedi gün içinde 259.105 vaka kaydedildi, aynı süre zarfında gerçekleşen ölümlerin sayısı ise 7 binin üzerinde.

Ülkede bir milyonun üzerinde koronavirüs vakası bulunuyor, şimdiye kadar virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 57 bin 659. Ölü sayısında İngiltere‘yi geride bırakarak dünyada “ABD‘den sonra en çok Covid-19 kaynaklı ölümün ve vakanın görüldüğü ülke” olan Brezilya, Latin Amerika‘da “salgının merkez üssü” olarak nitelendiriliyor.

Teksas valisi: Barları erken açtık

Resmi vaka sayılarının 2.5 milyonu geçtiği ABD‘de, güney eyaletlerinden Florida ve Teksas‘ta rekor sayıda günlük vaka kaydedildi. Her iki eyalette de belli başlı kentlerde yoğun bakım servisleri tam kapasite ile hizmet vermeye çalışıyor.

Cuma günü 9 bin vakanın tespit edildiği Florida’da, cumartesi günü bu rekor da aşıldı ve 9 bin 500 kişiye Covid-19 tanısı kondu. Teksas eyaletinin bazı kentlerinde ise kırmızı alarm verilmiş durumda. Teksas valisi “barların açılmasında hızlı davranıldığını” kabul ederken, ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Başkanı Dr. Anthony Fauci lkede “ciddi bir problem olduğu” görüşünde.

Ülke genelinde salgının başından bu yana toplam 125 bin koronavirüs hastası hayatını kaybetti.

Hindistan’da ölenlerin sayısı 16 bini geçti

Hindistan Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, ülkede 380 kişinin daha yaşamını yitirmesiyle Covid-19’dan ölenlerin sayısı 16 bin 504’e yükseldi.

Hindistan’da son 24 saatte 19 bin 459 yeni vaka tespit edildi, toplam vaka sayısı 548 bin 318’e çıktı. Ülkede şimdiye kadar virüse rastlanan 321 bin 774 kişi iyileşti.

Dünya çapında Covid-19 verilerinin derlendiği Worldmeters sitesine göre, Hindistan dünyada en fazla vaka görülen dördüncü ülke konumunda.

Hebei’de karantina

Çin’in Hebei vilayetinde bulunan Anxin bölgesinde ikinci bir korona dalgası endişesiyle yaklaşık 440 bin kişinin yaşadığı bir alan karantinaya alındı. Bölgedeki konut alanlarının etrafı çevrilirken, her evden sadece bir kişinin günde bir defa ilaç ve gıda gibi zaruri ihtiyaçları almak için çıkmasına izin veriliyor.

Kararın Anxin içindeki vaka sayısında görülen artıştan çok, 145 kilometre uzaktaki başkent Pekin’de artan vakalar karşısında önlem olarak alındığı belirtildi. Çin basını, Pekin’deki son vakaların büyük kısmının kısmının yoğunlaştığı Xinfadi gıda pazarına Anxin’deki birçok işletmeden balık gönderildiğini, bu nedenle virüsün Anxin’de kökünü kazımak için böylesine sıkı önlemler alındığını yazdı.

Çin bu sabah itibarıyla son 24 saat içinde 12 yeni vaka tespit edildiğini açıkladı. Bu vakaların yedisinin Pekin’de bulunduğu belirtildi.

Avustralya’da 75 yeni vaka daha

Avustralya‘da da vakalar artıyor. Victoria Sağlık Bakanı Jenny Mikakos düzenlediği basın toplantısında, son 24 saatte yapılan testlerde 75 kişinin daha virüse yakalandığının görüldüğünü açıkladı.

Salgının ortaya çıkmasından itibaren eyaletin başkenti Melbourne’da en yüksek dördüncü vaka sayısının kaydedildiğini dile getiren Bakan Mikakos, virüs görülen altı okul ve iki çocuk bakım merkezinin dezenfekte edilmek üzere kapatıldığını söyledi.

104 kişinin virüs nedeniyle hayatını kaybettiği Avustralya’da 2 milyon 279 binden fazla kişiye yapılan test sonucunda virüse yakalanan 7 bin 686 kişiden 6 bin 993’ünün iyileştiği kaydedildi. Avustralya genelinde son 24 saatte tespit edilen yeni Covid-19 sayısının 85 olduğu açıklandı. 

Yeni Zelanda’da iki yeni vaka

Genel Sağlık Direktörü Dr. Ashley Bloomfield, düzenlediği basın toplantısında, yurt dışından Yeni Zelanda’ya dönen iki kişide Covid-19 tespit edildiğini açıkladı.

Virüse yakalanan 50’li yaşlarındaki erkek hastanın Hindistan’dan, 20’lerindeki kadın hastanın da Amerika’dan döndüğünü belirten Bloomfield, söz konusu hastaların karantinada olduğunu söyledi.

Yeni vakalarla ülkede koronavirüsle enfekte olanların sayısı 1528’e, aktif vaka sayısı 22’ye yükseldi.

Rusya’da günlük artış oranı yüzde 1.1

Rusya Koronavirüs Enfeksiyonu Kontrol ve Önleme Merkezi’nden yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte 6 bin 719 kişide daha Covid-19 tespit edilmesiyle vaka sayısı 641 bin 156’ya çıktı.

Ülkede son 24 saatte ölü sayısı 93 artarak 9 bin 166’ya, iyileşen sayısı 4 bin 343 artarak 403 bin 430’a ulaştı.

Rusya’da vaka sayısında günlük artış oranı yüzde 1.1 olarak açıklanırken, yeni vakaların yüzde 31.6’sında semptoma rastlanmadı.

Ülkede vaka sayılarının az görüldüğü bölgelerde tedbirler gevşetilmiş, kapalı ve kalabalık ortamlarda maske ve eldiven zorunluluğu getirilmişti. Moskova’da 30 Mart’ta başlayan sokağa çıkma kısıtlaması 9 Haziran itibarıyla kaldırılmıştı.

İran’da 3 binin üzerinde ağır hasta var

İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Sima Sadat Lari, Covid-19 salgınında son 24 saatte ülke genelinde 162 kişinin yaşamını yitirdiğini, 2 bin 536 yeni vaka tespit edildiğini açıkladı.

Lari, böylece Covid-19 kaynaklı toplam can kaybının 10 bin 670’e, vaka sayısının da 225 bin 205’e çıktığını aktardı.

Hastalardan 3 bin 37’sinin durumunun ağır olduğunu ifade eden Lari, tedavileri tamamlanan 186 bin 180 kişinin ise taburcu edildiğini belirtti.

Ağyatan Lagünü’ndeki kumul erozyonuna yeşil set

Çukurova’nın önemli doğal zenginliklerinden Ağyatan Lagünü, Orman Genel Müdürlüğü’nün yürüttüğü ağaçlandırma çalışmalarıyla kumul erozyonundan kurtarıldı. Ceyhan Nehri’nin Akdeniz ile buluştuğu alanda tatlı ve tuzlu suyun bir araya gelmesiyle oluşan lagünün rüzgarla taşınan kum ile yok olma tehlikesine karşı 2015 yılında başlatılan proje tamamlandı.

Orman Genel Müdürlüğü’nün 2015’ten bu yana yürüttüğü proje kapsamında 4.450 dekarlık alan yeşillendirildi. Sahaya ağırlıklı olarak hızlı gelişen ve kısa vadede kumul hareketini durduran Kıbrıs Akasyası’nın yanı sıra, yöre halkına gelir getirici fıstıkçamı, keçiboynuzu, incir, nar, böğürtlen, mersin, sığla, biberiye gibi 21 türde dikilen 610 bin fidanın meyve vermeye başladığı bildirildi. 

Sekiz yılda tamamlanması öngörülen projeyi dört yılda tamamladıklarını belirten Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey şunları söyledi: “Projeyle lagünde bulunan su canlılarının ve proje sahasının kuzeyindeki tarım alanlarının yok olması engellendi. Sahanın korunması ile kaçak avcılığın da önüne geçildi.”

 Karacabey, Orman Genel Müdürlüğü’nün başta Akdeniz sahilleri olmak üzere Karadeniz ve İstanbul’da yürütülen kıyı kumul tespit çalışmalarında bugüne kadar 133 bin dekar alan ağaçlandırıldığını kaydetti.  

Yeşil deniz kaplumbağasının yuvalama alanı

Uluslararası öneme sahip Ağyatan Lagünü’nün zengin bir yaban hayatı olduğunu belirten Karacabey, kumulların aynı zamanda dünya çapında nesli tehlike altındaki yeşil deniz kaplumbağasının (Chelonia mydas) Akdeniz’deki en önemli yuvalama alanı olduğunu, bu açıdan projenin bölgedeki yaban hayatının korunması ve devamlılığı için de büyük önem taşıdığını ifade etti. 

Proje ile kurulan ahşap ızgaralar ve ağaçlandırma çalışmaları ile kumul hareketi yavaşlatılarak gölde bulunan su canlılarının zarar görmesi de engellendi. 

Greta Thurberg: Liderlerin iyi imaj için benimle selfie kuyruğuna girmesi utanç verici

 
İsveç Devlet Radyosu‘na konuşan 17 yaşındaki iklim aktivisti şunları söyledi: 
 

Beni gördüklerinde birdenbire Instagram hesapları için benimle fotoğraf çekip #savetheplanet (gezegeni kurtar) etiketi ekleme fırsatını  gördüler. Kendi nesillerinin gelecek nesillere ihanet ettiğinden utanmayı bir an için olsun unuttular.” 

‘Sosyal medyada umursuyormuş gibi görünmek için..’ 

Daha önce de BBC‘ye kendisiyle selfie çektirmek için sıraya girenler arasında Almanya Başbakanı Angela Merkel’in de bulunduğunu söyleyen Thunberg, İsveç Radyosu’ndaki röportajinda bu kez Adil olmak gerekirse sadece o değil, pek çoğu vardı” diye ekledi.

“Bu tür şeyler sürekli oluyor. İnsanlar benim ve diğer iklim aktivistlerinin yanında poz vermek istiyor” diye yakınan genç iklim aktivisti, şu eleştirileri  getirdi: 

“Bunu sosyal medyada paylaştıklarında iyi görünüyorlar, kendilerine umursuyor havası veriyorlar. Beni genelde yanında poz verilecek, kendilerini iyi gösterecek biri olarak görüyorlar, bundan gerçekten hiç hoşlanmıyorum, çünkü ben bu türden bir kişi olmak istemiyorum.”

Greta Thunberg söyleşide Covid-19 pandemisinde dünya çapında değişikliğe gitmek zorunluluğunun, iklim krizine karşı daha fazla eyleme geçilmesini teşvik edeceğine dair umutlarını da dile getirdi. 

Reklam boykotunun ardından Facebook’tan geri adım: Politikalarımızı değiştireceğiz

Nefret söylemi içeren içerikleri sansürlemediği için sıklıkla eleştirilere maruz kalan Facebook CEO’su Mark Zuckerberg, ABD‘de sivil toplum kuruluşlarınca “Stop Hate for Profit” (Kar İçin Nefreti Yayma) sloganıyla başlatılan ve Facebook’u da hedef alan reklam boykotuna, büyük şirketlerin katılmasıyla birlikte, politikalarında değişikliğe gidileceğini açıkladı.

Zuckerberg yaptığı açıklamada “hiçbir siyasetçi için istisna yapılmayacağını” söyledi.

‘Gelirinin yüzde 98’ini reklamdan sağlıyor’

Geçen cuma günü Unilever, Coca-Cola, Honda, Hershey ve Jansport gibi markalar da boykota dahil olacaklarını açıkladı. Unilever altı ay boyunca Facebook’a reklam vermeyeceğini duyurdu.

eMarketer isimli pazar araştırma firmasının baş analisti Nicole Perrin, Unilever şirketinin boykota katılmasının, 70 milyar dolarlık yıllık gelirinin yüzde 98’ini reklamlardan sağlayan Facebook üzerinde önemli bir baskı oluşturduğunu söyledi.

ABD’de George Floyd’un polis tarafından öldürülmesinin ardından Donald Trump‘ın nefret söylemi içeren paylaşımlarını Twitter‘ın aksine sansürlemediği için sık sık eleştiri konusu oluyordu. Zuckerberg bu eleştirilere karşılık “Sosyal medya platformları gerçeğin yargıcı olmamalı” demiş ve Twitter’ın ABD Başkanı Donald Trump’ın paylaşımlarına uyarı eklemesine karşı çıkmıştı.

Meryem Ana Tabiat Parkı kararı yargıya taşınıyor

Kısa bir süre önce Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından önemli bir bölümü sit alanı kapsamından çıkarılan Meryem Ana Tabiat Parkı ile ilgili karar Şehir Plancıları Odası İzmir şubesi, Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP), Efes Çevre ve Kültür Platformu (EFESÇEP)  tarafından yargıya taşınıyor.

Meryem Ana Tabiat Parkı, 2008 yılında sınırları belirlenmiş ve içinde Meryem Ana Evi, Efes Antik Kenti ve birçok endemik bitki türünü barındıran orman bölgesinin yer aldığı 354 hektarlık bir alanı kaplıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kısa bir süre önce, tam pandemi günlerinin ortasında aldığı kararla parkın önemli bir parçası tamamen sit alanı olmaktan çıkarıldı, kalan bölümünün de sit derecesi düşürüldü. Bakanlığın bu şok yaratan inanılmaz kararı, bölgenin önemli bir bölümünü yapılaşmaya açmasının yanı sıra Selçuk –Seferihisar yolunun iki tarafındaki sulak alanların statüsünü de ‘sürdürülebilir koruma ve kullanım alanı’ düzeyine düşürüp Küçük Menderes nehrinin kuzey ve güney kesimini kapsayan göller bölgesinin imara açılmasının da önünü açtı.

Bu kararın sonuçları geçen hafta içinde Selçuk Belediyesi’nde yapılan ve Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, Kent Konseyi ile EGEÇEP, EFESÇEP temsilcilerinin de katıldığı toplantıda tartışıldı. Toplantı sonucunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kararının yargıya taşınmasına karar verildi. 29 Haziran itibarı üç kurum ile Selçuklu vatandaşların İzmir İdare Mahkemesi’nde açacağı davaya Selçuk Belediyesi’nin de katılıp katılmayacağı önümüzdeki günlerde belli olacak.

Danıştay’daki davanın sonucu bile beklenmedi

Aslında her şey kamuoyunun tüm dikkatinin Covid-19 salgını üzerinde olduğu bir dönemde, 16 Mart tarihinde yapılan bir yönetmelik değişikliği ile başlamıştı. Bu değişikliklerle doğal ve tarihi sit alanlarının imara, endüstriyel tesislere, madenciliğe vs açılmasının önü açılmıştı. Bu yönetmelik değişikliğinin 3, 5, 6 ve 7. maddelerinin iptali ve doğal-tarihi sit alanlarının kurtarılması için başta TMMOB Peyzaj Mimarları Odası, Bursa Barosu gibi meslek örgütleri; Ekoloji Birliği, EGEÇEP gibi çevre örgütleri olmak üzere çeşitli kuruluşlar Danıştay’da yürütmeyi durdurma ve iptal istemli bir dava açtılar. Ancak bu davanın sonucu bile beklenmeden bakanlıktan Meryem Ana Tabiat Parkı’nın sit kapsamı dışına taşınma kararı geldi. Şimdi bu inanılmaz karar da yargı yolunda…

İzmir’de bu yaz mevsimi gerçekten çok sıcak geçecek. Önce Çeşme için acil olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı‘nın hazırladığı ‘Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi’ planları ve şimdi de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Selçuk sınırları içinde kalan ‘12. Grup Doğal Sit Alanlarının’ koruma statülerini kaldıran kararı…

Meslek odaları, çevre örgütleri ve İzmirliler her türlü baskı ve engellemeye karşı doğayı, çevrelerini ve sağlıklı bir çevre de yaşam haklarını savunmaya kararlı. Pandemi günlerine rağmen yaptıkları toplantı ve açtıkları davalarla bunu ispatlıyorlar. Yerel yönetimlerin bu süreçteki sessizliği ise merak konusu. Meslek odaları, çevre örgütleri ve İzmirliler sürdürdükleri bu mücadele ve açtıkları dava süreçlerine yerel yönetimlerin gerekli desteği verip vermeyeceğini gerçekten çok merak ediyorlar.

Ayvalık açıklarında sığınmacı botu battı: 35 kişi kurtarıldı, dört kişi kayıp

Balıkesir‘in Ayvalık ilçesi açıklarında sığınmacıları taşıyan bot battı. Bottakilerin 35’i Türk Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince kurtarılırken, sığınmacıların ifadesi doğrultusunda geri kalan dört kişinin bulunması için çalışmalar devam ediyor.

Sahil Güvenlik Komutanlığı’na, gece saatlerinde, Çıplak Ada‘nın yaklaşık bir mil batısında içinde sığınmacıların olduğu lastik bir bot bulunduğu ihbar edildi. Olay yerine gelen Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, botun yarı batık durumda olduğunu ve denizde sığınmacıların bulunduğunu belirledi.

Arama kurtarma operasyonu, bölgeye gönderilen üç bot, helikopter ve uçağın yanı sıra dalış emniyet ve güvenlik timi tarafından gerçekleştirildi.

Parti içi muhalefete rağmen: İrlanda’da hükümet Yeşiller sayesinde kuruldu

İrlanda’da merkez sağcı Fianna Fail, Fine Gael ve Yeşiller Partisi uzun süren pazarlıkların ardından koalisyon hükümetini kurdu.

Başbakanlığa Fianna Fail partisinin başkanı Micheal Martin seçildi. Martin konuşmasında çalışmalarının merkezine koronavirüse karşı mücadeleyi koyma sözü verdi. Yeni hükümet iklim politikalarına da ağırlık vermek istiyor.

Geçen Şubat’ta yapılan parlamento seçimlerinin ardından 160 sandalyeli parlamentoda 12 sandalye kazanan Yeşiller, büyük koalisyon partilerinin iktidarda kalabilmesi açısından kilit önemdeydi.

Parti ikiye bölünmüştü

Yeşiller Partisi, gelecek beş yıl boyunca sağ partilerle aynı koalisyonda olup olmama konusunda ikiye bölünmüştü. Özellikle sosyal medyada şiddetli geçen tartışmaları takip eden gazeteciler, parti içi çekişmenin, gençler-eskiler, çevre savunucuları-sosyal adalet savunucuları, merkezciler-anti kapitalist sosyalistler gibi farklı vehçeleri de bulunduğunu vurguluyor.

Koalisyonun kurulmasını destekleyenler arasında parti lideri Eamon Ryan ve Parti Başkanvekili Catherine Martin başı çekiyordu.

Ryan, oylamadan önceki çarşamba günü partililere seslenmiş, yeni koalisyona “hayır” diyecek olanlara da saygı duyduğunu; ancak kendisinin “evet” tarafında olduğunu açıklamıştı. Parti’nin hayır cephesinden Lorna Bogue ise geçtiğimiz günlerde yerel gazetelere verdiği demeçte, partisinin kendisinden kamuoyuna herhangi bir açıklama yapmamasını istediğini ve susturulmaya çalışıldığını söylemişti.

‘Sorumluluktan kaçamazdık’

Martin, oylamanın ardından yaptığı açıklamada, sonuçlardan ötürü hayal kırıklığına uğrayan partililerin endişelerinin dikkate alınacağını söyledi ve “Her gün, bu hükümetin tüm İrlanda halkının hükümeti olması için çalışacağımıza dair sizi temin ederiz” dedi.

Martin ayrıca “adanmış çevre savunucuları olarak” yeryüzünün geleceği için verilen mücadelede saatin “tik tak”larını çok iyi işittiklerini ve Yeşiller Partisi’nin böylesi bir fırsatı değerlendirmekten ve sorumluluk almaktan kaçınamayacağını söyledi.

Kabine’de Yeşiller’den üç isim

Martin kabineyi geçen cumartesi oluşturdu. Yeni kabinede Yeşiller Partisi’nden üç isim yer alıyor. 

Buna göre, Ulaşım, Enerji ve İklim Bakanlığı’na Eamon Ryan, İletişim ve Kültür Bakanlığı’na Catherine Martin, Çocuk, Engelliler ve Eşitlik Bakanlığı’na ise Roderic O’Gorman getirildi.