Ana Sayfa Blog Sayfa 2047

Orman yangınları alarm veriyor

Sıcaklıkların çoğu zaman iklim krizi sebebiyle mevsim normallerinin üzerinde seyrettiği yaz aylarına girmemiz ile birlikte Türkiye’nin dört bir yanından orman yangınları haberleri de gelmeye başladı.

Bu hafta içerisinde çıkan yangınlarda Manisa’da Spil Dağı eteklerindeki iki dönümlük arazi, Hatay’ın Amanos Dağları eteklerinde bulunan Belen ilçesinde üç hektarlık orman ve Çanakkale’nin Yenice ilçesindeki Soğucak mevkiinde iki dönümlük orman tahrip oldu.  Adana Sarıçam’da iki hektarlık ormanı etkileyen yangın ise günler süren mücadele sonucunda kontrol altına alındı.

Alipaça: Orman yangını alarmı ilan edilmeli

Kuzey Ormanları Savunması’ndan Başar Alipaça Yeşil Gazete’ye yaptığı açıklamada ormanların yangın alarmı verdiğine ve geç olmadan gerekli önlemlerin alınması gerektiğine dikkat çekti.

Yangınların iklim değişikliği, ormanlara girişlerin artması ve pandemi koşullarında yaşanan orman tahribatı sebebiyle çoğaldığını belirten Alipaça, KOS tarafından başlatılan kampanyaya atıfta bulunarak “Orman yangını alarmı ilan edilmesini istiyoruz” dedi.

Adana Sarıçam’daki yangın iki hektarlık ormanı etkiledi.

‘Belgrad ocak başına döndü’

En azından orman yangınlarının sıklaştığı yaz aylarında tabiat parkları dahil bütün ormanların denetimsiz insan girişine kapatılması gerektiğini belirten Alipaça ormanlara en büyük tehdidin buraya gelen ve piknik yapan insanlar olduğunu söyledi.

Alipaça “Trakya’da en büyük yangın sebebi bırakılan şişeler. Belgrad Ormanları ise ocak başına dönmüş durumda” ifadelerini kullandı.

Avlanmak için ormana gelen insanların da ateşli silahlarla orman yangınına davet çıkardığına değinen Alipaça, alınacak önlemler kapsamında ormanların ava da kapatılması gerektiğini belirtti.

‘Elektrik hatları yangına davet çıkarıyor’

Başar Alipaça yangınların diğer bir sebebinin de elektrik hatları olduğunu söyledi.  Şehir içinden uzaklaştırmak için ormanların içerisine kurulan elektrik direkleri yağmur ve rüzgar gibi sebepler ile yıpranıyor ve bakımları aksatılıyor. Bu durumun orman yangınlarını tetiklediğini söyleyen Alipaça, elektrik hatlarının ormanların dışarısına çıkarılması gerektiğine vurgu yaptı.

Orman yangınlarıyla ilgili diğer bir sorun da müdahalenin etkili bir şekilde yapılamaması. Alipaça bu durumun sebebi olarak müdahalede kullanılan ekipmanların yetersizliğini gösteriyor.

‘Ekipmanlar yetersiz’

Türk Hava Kurumu’na ait orman yangın söndürme uçakları yerine Rusya’dan kiralanan uçakların kullanıldığını hatırlatan Alipaça, yangın söndürme uçağı filosunun sayı olarak yetersiz olmasının yanı sıra günlük garanti uçuş garantisi verilen bu uçakların maliyetinin de yüksek olduğunu belirtti.

Alipaça’ya göre müdahale için eski yöntemlerin kullanılması da sorunun bir başka boyutu. Yangını kontrol altına alabilmek için ağaçların kesilerek tampon bölge oluşturulması gibi yöntemler kullanılıyor. Ayrıca personel teçhizat eksikliğinden dolayı gaz maskesi dahi olmadan yangınlara müdahale etmek durumunda kalıyor.

Orman yangınlarıyla mücadelede için kiralanan Rus amfibi yangın söndürme uçağı “Be-200 ES” Fotoğraf: AA

‘Ormanlar çıra haline geliyor’

Alipaça, iklim krizinin ormanları yangınlara karşı daha savunmasız hale getirdiğine de dikkat çekti. İklimdeki değişikliğin ısı farklılığının yanı sıra ekosistem dengesinde bozulmalara yol açtığını söyleyen Alipaça şu örneği verdi:

Kırmızı orman karıncası ormanların korucusu olarak geçer. Çok küçüklerdir ancak her bir kolonisinde 400 bin canlı yaşar. Yuvalarını toprağın üstünde tepeler oluşturarak kuran bu karıncaların sayısı hem insan baskısı hem de iklim krizi sebebiyle azaldı. Ağaçlara zarar veren türler ile beslenen bu canlıların azalması ağaçlarda hastalığın artmasına ve ormanların çıra haline gelmesine sebep oldu. 

Risklerin her geçen gün daha fazla arttığını belirten Alipaça son olarak hem yangınların çıkmasının önüne geçecek önlemlerin hem de yangın ile mücadele araçlarının bir an önce güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

 

Prof. Kayıhan Pala’ya ‘halkı paniğe yönlendirmek’ten soruşturma

Uludağ Üniversitesi, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Covid-19 İzleme Grubu Üyesi Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala hakkında soruşturma açtı. Bursa Valiliği’nin ihbarının ardından açılan soruşturmada Pala, “halkı yanlış bilgilendirmek” ve “paniğe yönlendirmek”le suçlandı.

Savcılık ‘görevsizlik’ kararı vermişti

Gazete Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine gör, Prof. Dr. Kayıhan Pala’nın 21 Nisan 2020 tarihinde Covid-19 salgınına ilişkin “enBursa.com” adlı haber sitesine verdiği röportajın ardından Bursa Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğü, Pala’yı ihbar etti. Pala’nın “halkı yanlış bilgilendirdiği” ve “paniğe yönlendirici açıklamalar yaptığı” iddialarını içeren ihbarı değerlendiren Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmanın sonunda “görevsizlik” kararı verdi. Savcılığın soruşturma dosyasını Uludağ Üniversite’sin göndermesi üzerine, üniversite yönetimi Pala hakkında soruşturma başlattı.

Pala suçlamaya konu olan söyleşisinde,  Türkiye’nin salgını baskılamak yerine etkisini azaltma yöntemini seçtiğini ancak vaka sayısının 1,3 milyar nüfuslu Çin’i geride bıraktığını söylemişti. Kayıhan Pala, Sağlık Bakanlığı‘nın gerekli verileri açıklamamasını da eleştirmiş şeffaflık çağrısı yapmıştı. 

TTB Başkanı: Pala’nın yanındayız 

Açılan soruşturmaya tepki gösteren TTB Başkanı Sinan Adıyaman da bir açıklama yaparak, TTB Merkez Konseyi ve tüm tabip odalarının Pala’nın yanında olduğunu söyledi:

Türk Tabipleri Birliği olarak bağımsız bilimden, demokrasiden ve özgürlüklerden yanayız. TTB Covid-19 İzleme Grubu üyesi olan Prof. Dr. Kayıhan Pala da aynı zamanda halk sağlığı uzmanıdır. Bu zamana dek yaptığımız açıklamalar belgeli ve verilere dayalıdır. TTB Merkez Konseyi ve tüm tabip odaları Kayıhan Pala’nın yanındadır. Bundan sonra da bağımsız ve özgür olarak Covid-19 ve toplum sağlığını ilgilendiren tüm konularda TTB ve kurulları açıklama yapmaya devam edecektir” 

 

Sosyal medyaya engelleme ve kapatma düzenlemesi geliyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kızı Esra Albayrak ile damadı ve Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın yeni doğan çocuğuna ilişkin sosyal medya paylaşımlarına ilişkin yaptığı açıklamada sosyal medyada yeni engelleme ve kapatma kararları içeren bir yasal düzenleme yapılacağını söyledi. Yeni düzenlemede, uzun süredir AKP‘nin gündeminde olan; sosyal medya alanında hizmet veren küresel firmaların Türkiye’de temsilcilik açması ya da bir temsilci ataması ile  girilen içeriklerden sorumlu tutulması maddelerinin de bulunması bekleniyor.  

AKP Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuşan Erdoğan, söz konusu paylaşımlara ilişkin olarak, “Bir bebek üzerinden ailesine ve onların temsil ettiğini düşündükleri değerlere saldıran bu alçakların peşini bırakmayacağız. Her birinden işledikleri suçun hesabını soracağız” dedi. Erdoğan şöyle devam etti:

Yalanın, iftiranın, kişilik haklarına saldırının, itibar suikastlerinin alıp başını gittiği bu mecraların bir düzene sokulması şarttır. Bu millete, ülkeye bu tür mecralar yakışmıyor. Bu tür sosyal medya mecralarının tamamen kaldırılmasını, kontrol edilmesini istiyoruz.”

İnternet mecralarını kullananlar, suç işleme konusunda sorumluluktan muaf olmadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı, “İnternet ve sosyal medya mecralarının ülkemizde bir an önce hukuki ve mali muhataplık tesis etmeleri için ne gerekiyorsa yapmakta kararlıyız” ifadelerini kullandı. Tayyip Erdoğan, hukuki düzenleme üzerinde çalıştıklarını, bu mecraların hukuki ve mali muhataplık tesis etmeleri için ne gerekiyorsa yapacaklarını kaydetti:

Erişim engeli, adli ve mali yaptırımları devreye sokacağız. Türkiye muz cumhuriyeti değildir. Yasama dönemi bitmeden bu meseleyi halletmeyi ümit ediyorum. Artık kim ne der yerine, ülkemizin neye ihtiyacı olduğuna bakacağız.”

Albayrakların yeni doğan çocuklarıyla ilgili hakaret içeren paylaşımı yapan Mersin’li bir kişi Siber Suçlarla Mücadele Daire Ekipleri tarafından gözaltına alınmıştı. Paylaşımlarla ilgili Başak Demirtaş, Canan Kaftancıoğlu ve Meral Akşener de tepki göstermişti. 

İstanbul Kent Konseyi yerel yönetimleri uyarıyor: Sıcak Uyarı Sistemi geliştirilmeli

İstanbul Kent Konseyi İklim Krizi Çalışma Grubu, küresel iklim değişikliğinin yol açtığı sıcak hava dalgalarına karşı korunmak için yerel yönetimlere önerileri içeren bir bilgi notu hazırladı.

Aşırı sıcakların artmasının beraberinde ölümleri ve hastalıkları getirdiği belirtilen notta, sıcak hava dalgasının olduğu günlere özel uyarı sistemleri geliştirilmesi öneriliyor. Sıcak Uyarı Sistemi (SUS) adını taşıyacak bu sistemle kamu yönetiminin ve halkın uyarılması için valilik ve sağlık müdürlükleriyle birlikte yerel yönetimlerin birlikte çalışarak bu doğrultuda eylem planları hazırlaması öngörülüyor. 

Kronik hastalıkları olanlar ve yaşlılar risk grubunda

Bu çerçevede İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Meteoroloji Genel Müdürlüğü‘nden (MGM) alacağı sıcak hava dalgası uyarılarını, risk grubunun alacağı önlemleri de göz önünde bulundurarak halka iletecek, yerel yönetimler ayrıca risk gruplarını özel olarak düşünerek ne gibi korunma önlemlerinin alabileceğini hesaba katacak. Çalışmada, sıcak hava dalgalarının özellikle kronik hastalığı olanları ve yaşlıları etkilediği vurgulanıyor.

Akdeniz Havzası‘nın iklim değişikliği açısından “duyarlı bölge” olarak tanımlandığı belirtilen notta, Türkiye’de sıcaklık artışının yüzyıl sonuna doğru altı sekiz derecenin üzerinde olacağı ifade ediliyor.

Yaşa özgü SMS uygulaması

SUS ile ilgili olarak İBB’nin alması gereken önlemler ise çalışmada şöyle sıralanıyor:

  • MGM’den sıcak dalgası ile ilgili uyarılar düzenli olarak alınmalıdır.
  • Sıcak dalgası yaşanacağı anlaşıldıktan sonra medya, sosyal medya ve diğer iletişim kanalları yoluyla İstanbul halkı sıcak dalgası konusunda uyarılmalıdır.
  • Yaşa özgü SMS gönderilmesi yoluyla risk grubundaki ileri yaştaki kişiler özellikle uyarılmalıdır.
  • Yalnız yaşayan ileri yaştaki ve kırılgan kesimlerden insanların komşuları ve yakınlarınca kontrol edilmesi hatırlatılmalıdır.
Üç farklı iklim değişikliği simülasyonuna göre 21. yüzyıl için Türkiye üzerindeki aylara göre sıcaklık artışı. 2011-2099 yılları arasındaki dönem 30’ar yıllık eşit alt dönemlere ayrılmış ve sıcaklıktaki değişim bu alt dönemler için incelenmiştir.

Tanınmış kişilerle çalışılabilir

  • Yayınlanan uyarılarda sıcağın olumsuz etkilerinden korunmak için kişilerin alması gereken önlemler, risk gruplarına özel önem verilerek aktarılmalıdır.
  • Billboard, toplu ulaşım ekranları gibi araçlarla sıcak dalgaları konusunda
    farkındalık artıcı mesajlar verilmeli, infografik, animasyon, tanınmış kişilerin vereceği mesajlar gibi yollarla iletişim güçlendirilmeli ve farkındalık artırılmalıdır.
  • Sıcak dalgalarına karşı yapılmakta olan çalışmalar kamuoyuna aktarılmalıdır.
Uydu verilerinden hesaplanan 1 Temmuz 2019 tarihli yüzey sıcaklığındaki değişim

Kısa vadede ise, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, sıcağın etkilerinin azaltılmasına yönelik olarak bir eylem planı hazırlanarak, bu plana göre kısa ve orta vadede yapılacak olanları n belirlenebileceği ifade ediliyor.

Duraklar yeniden tasarlanmalı

İklim Krizi Çalışma Grubu’nun bu önlemlerle ilgili önerileri ise şöyle:

  • Afet Koordinasyon Merkezi’nin (AKOM) sıcak hava dalgalarını bir afet olarak kabul etmesi, bu konuda önceden hazırlanmış risk haritaları kapsamında afet planlarını harekete geçirmesi gerekmektedir.
  • Sıcak dalgalarına dair yapılacaklar konusunda ilçe belediyeleriyle olan koordinasyonun İBB tarafından yürütülmesi önemlidir.
  • Sıcak hava dalgası öncesi ve sırasında riskli yaş gruplarının daha yoğun olarak yaşadığı bölgelere özel hareket planlarının geliştirilmesi, Covid-19 salgını döneminde elde edilen bilgi ve birikimin (evde sağlık hizmeti, takip vb.) 65 üstü grup için bu afet planına aktarılması çok önemli bir kazanım olacaktır.
  • Özellikle metrobüs ve büyük meydanlardaki durakların sıcak hava dalgalarında yaya konforunu öne çıkaracak şekilde yeniden tasarlanması gereklidir.
  • Duraklara İstanbul Kart ile çalışacak soğuk su otomatlarının yerleştirilmesi, meydanlara mobil su istasyonları kurulması sıcak hava dalgalarının etkilerinin azaltılmasına katkı sağlayacaktır.

Evsizler için klimalı barınma mekanları

  • Kentlilerin sıcak dalgaları sırasında sığınabilecekleri klima ile soğutulmuş, internet hizmeti, su, tuvalet, masa-sandalye ve gazete-dergi gibi ihtiyaçlarla donatılmış sıcaktan sığınma merkezleri oluşturulmalı ve buralarda bir sağlık personeline erişim sağlanmalıdır. Kamu binalarının geniş zemin veya bodrum katları, gerekirse park yapılarının bazı kısımları bu iş için uyarlanabilir.
  • Evsizler için sığınacak klima olanağı bulunan geçici barınma mekanları sağlanmalı.
  • Ana meydanlarda soğuk su ve güneş şemsiyesi bulunabilecek dinlenme çadırları açılmalı.
  • Parkların özellikle yaz aylarında gerçekleşen sıcak hava dalgaları sırasında
    sığınılacak şekilde düzenlenmesi, yanlış budamalar yoluyla gölgeliklerin
    azaltılmaması gerekmektedir.
Uydu verilerinden elde edilmiş Normalize Edilmiş Fark Bitki Örtüsü İndeksiyle belirlenen parklar ve yeşil alanlar. İstanbul Anadolu Yakası: Sahil-E5 arası alan, Kadıköy

Besleme alanlarında mama-su kontrolü arttırılmalı

  • Park ve diğer yeşil alanların peyzaj düzenlemelerinin az su isteyen bitkilerle oluşturulması, sulamaların gün içi yerine daha az nem oluşturacak zaman dilimlerinde yapılması gerekmektedir.
  • Pazar yerleri, çarşılar gibi yoğun kullanılan açık alanlarının ve sokaklardaki uygun yerlerin üzerinin az su isteyen endemik bitkiler kullanılarak örtülmesi, sarmaşık çalı ağaçlar gibi yeşil bitkilerle gölgelikler ve serin geçiş alanlarının oluşturulması gerekmektedir.
  • Dikey bahçe uygulamaları serinletici etki yaratabileceğinden az maliyetli, su ihtiyacı düşük, endemik ve aşırı neme yol açmayacak bitki türleri kullanılmak kaydıyla uygun yerlerde şehir ısı adasının azaltılması için kullanılmalıdır.
  • Aşırı sıcak günlerde sokak hayvanlarının susuz ve aç kalmaması için besleme alanlarındaki mama-su kontrolü artırılmalı ve yeni besleme alanları açılmalıdır.

Prof. Dr. Haluk Savaş vefat etti

KHK ile görevinden ihraç edildikten sonra beraat etmesine rağmen uzun süre pasaport verilmemesi nedeniyle yurt dışında kanser tedavisi olamayan Prof. Dr. Haluk Savaş vefat etti.

Savaş, Gaziantep Üniversitesi’nde öğretim görevlisiyken 15 Temmuz’un ardından 2016 yılında KHK’yle ihraç edilmişti. Daha sonra cezaevine giren Savaş’a burada kanser teşhisi konuldu. Ameliyat olan akademisyen tedavisini yurt dışında devam ettirmek istedi, ancak ülkeden çıkışına izin verilmedi.

Cezaevinde başlayan hastalık sürecini ve sonrasını Euronews Türkçe‘ye anlatan Savaş, şunları söylemişti: “Meriç Nehri’nden kaçmayacağım, herkesin içinde bağıra bağıra öleceğim ve herkes bu zulmü kimin yaptığını bilecek”  Kamuoyunda tepki çekilen uygulamanın ardından Savaş adına kampanyalar başlatıldı. Bunun üzerine Savaş’ın yurt dışına çıkışına izin verildi.

KHK’lilerin yürüttüğü mücadelenin sembol isimlerinden biri olan Savaş aynı zamanda bu grubun mağduriyetlerini anlatan KHK TV Genel Yayın Yönetmenliği görevini yürütüyordu.

‘Melek kalpli eşimi kaybettim’

Doç. Dr. Esen Savaş, eşinin vefatını sosyal medya hesabından duyurdu. Esen Savaş mesajında, “Elim birine değsin, Isıtayım üşüdüyse. Boşa gitmesin son sıcaklığım’ zihniyeti ile yaşamış, herkese iyilik yapmaya çalışan, melek kalpli eşimi kaybettim” ifadelerini kullandı. 

Haluk Savaş  bugün Adana Kabasakal Mezarlığı‘nda ikindi namazının ardından defnedilecek.

Internet kafe ve düğün salonları açıldı, uzmanlar uyarıyor: Böyle gitmez

Türkiye’de 1 Temmuz itibarıyla ‘normalleşme’de bir adım daha atıldı. Bu kapsamda sinema ve tiyatrolar, açık hava konserleri, internet kafe, elektronik oyun, düğün ve nişan salonları yeniden faaliyete geçti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın talimatıyla yayımlanan İçişleri Bakanlığı genelgesine göre, sosyal mesafe kurallarına uygun olarak düğün salonları bugün itibaren faaliyetlerine başlayabilecek. Açık havada, mümkün olduğunca kısa sürede yapılacak düğünlerde maske kuralına uyulacak ve takı törenleri ve temaslı oyunlar yapılmayacak. Karşılama ve uğrulama törenlerinde genelgede belirlenen kurallara uyulacak.

Internet kafeler ve elektronik oyun yerlerine maskesiz girilemeyecek, içeride maske çıkarılmayacak.Mart ayında faaliyeti durdurulan ve bugün yeniden açılacak sinema, tiyatro salonu ve gösteri merkezleri gibi işletmelerde yeni kurallar geçerli olacak. 

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da  75 ilde bulunan Gündüzlü Bakım Merkezleri ‘nin faaliyetlerinin 1 Temmuz’dan itibaren yeniden başlayacağını duyurmuştu.

Ceyhan: Normalleşme beklenenin üzerinde olumsuz etki yaptı

Hürriyet’ten Sedat Ergin’e konuşan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan ise  Covid-19 salgınında normalleşmenin beklenilen üzerinde olumsuz etki yaptığını söyledi. 

Ceyhan şunları söyledi: Salgın yazdan etkilenecek diye hesaplandı, biraz ona güvenerek çok hızlı bir normalleşme modeli uygulandı. Bunu uygulayan her ülke bir yerde takıldı. Normalleşmenin etkisi öngörülemedi. Normalleşme gerçekten beklenilenin çok üzerinde olumsuz etki yaptı. Bizim normalleşme adımlarımızla birlikte vakaları indirememeye başladık.”

Bu virüs yükü ve bu kadar vaka yükü ile uzun süre gidemeyiz diyen Ceyhan, “En kısa sürede mutlaka ekstra tedbirler almamız lazım. Çünkü görülen o ki, ek tedbirler olmadan mümkün değil. Bu kadar tedbirle bu kadar gidiyor bu iş”  diye konuştu.

Fauci: Günlük vaka sayısı 100 bine ulaşırsa şaşırmam

Normalleşme girişimlerine ABD’de de sağlık uzmanlarından tepki var. ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü Dr. Anthony Fauci,  Senato’da düzenlenen Covid-19 oturumunda ‘şu anki eğilimim devam etmesi halinde ülkedeki 40 bin civarında seyreden günlük vaka sayısının 100 bine ulaşabileceğini’ söyledi. Fauci, “Amerikan halkına durumun daha da kötüye gidebileceğini söylememizde fayda var” dedi.

Antony Fauci, salgında bazı eyaletlerin durumu iyiyken bazı eyaletlerde durumun kötüye gittiğine işaret ederek, “Amerikan halkına durumun daha da kötüye gidebileceğini söylememizde fayda var” ifadesini kullandı.

Redhack AKP’li belediyelerin sitelerini hackledi: Kayyım öyle değil böyle atanır

Redhack (Kızıl Hackerlar Birliği), HDP’li belediyelere kayyım atanmasına tepki göstermek amacıyla AKP’li belediyelerin internet sitelerini hackledi. Yaptığı açıklamada ‘belediyelerinize kayyım atıyoruz’ dedi. 

Aksaray Güzelyurt Belediyesi, Afyonkarahisar Susuz Belediyesi ve Niğde Kemerhisar Belediyesi’nin sitelerine girenler Redhack’in mesajıyla karşılaşıyor. 

‘Şahsım’ın belediyelerine kayyım atıyoruz’

Redhack basınla paylaştığı açıklamada da AKP-MHP ittifakının HDP öznelinde yerel belediyecilik anlayışına saldırdığını ve bölge halklarının iradesini gaspettiğini vurgulayarak, protesto amacıyla atanan her kayyum için AKP-MHP belediyelerinin sitelerini hackleyeceklerini duyurdu. Redhack tarafından siteye yerleştirilen metinde şu ifadeler yer alıyor:

Saray, saltanatını sürdürmek için yoksul halkımızın emeğine çöreklenerek oluşturduğu kamburu her geçen gün büyümektedir. AKİŞİD ve MHP çetesi terör retoriği ile halkın demokratik haklarını gasp ederek iradesini ihlal edip onlarca belediyeye darbe yapmıştır.

Değirmenlerine su taşımayacağız. Biz RedHack olarak ‘şahsım’ın belediyelerine kayyum atayacağımızı belirtmek isteriz. Kayyum öyle değil böyle atanır. Hak yiyen hack yer. Unutmayız, affetmeyiz, uzlaşmayız.

Yeni Güney Galler’deki koalaların nesli 2050 yılına kadar tükenebilir

Avustralya‘da yeni yapılan bir meclis soruşturması, Yeni Güney Galler eyaletindeki koalaların neslinin hükümet gerekli koruma adımlarını atmadığı taktirde 2050 yılına kadar tükenebileceğini ortaya koydu.

Geçtiğimiz yıllarda tarım, kentsel gelişim, madencilik ve ormancılık için arazi temizliği ülkenin en kalabalık eyaleti olan Yeni Güney Galler’deki hayvanların habitat kaybına yol açan en büyük faktörlerdi.  2019 yılından itibaren etkili olan orman yangınları eyaletteki yaşam alanlarının dörtte birini yok etti. Bazı bölgelerde bu oran yüzde 80’e kadar çıktı.

‘Hükümet komitenin tavsiyelerine uymalı’

Reuters’da yer alan habere göre meclis tarafından oluşturulan bir komitenin hazırladığı 311 sayfalık nihai rapor 30 Haziran Salı günü sunuldu. Raporda “Çocuklarımızın torunlarının Yeni Güney Galler’deki vahşi doğada bir koala görmesinin tek yolu, hükümetin komitenin tavsiyelerine uymasıdır” denildi.

Birden çok partinin yer aldığı komitede acil sayım, şehir planlamasında hayvanların korunmasını öncelik edinmek ve koruma fonlarının artırılması gibi 42 tavsiye yer alıyor.

‘Zamanı geldiğinde ciddiye alacağız’

Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) sözcüsü Stuart Blanch, Avustralya hükümetini bu tavsiyelere uymaya çağırdı. Blanch bu doğrultuda arazi temizleme yasalarının yeniden yazılmasını, koalaların yaşadığı alanları korumaya çalışan çiftçilerin fonlanmasını, koala ormanlarının kesilmesinin yasaklanarak plantasyona yönlenilmesini talep etti.

Güney Galler başbakanı Gladys Berejiklian‘ın sözcüsü ise yaptığı açıklamada hükümetin raporu “zamanı geldiğinde” ciddiye alacağını söyledi.  Açıklamada, hükümetin hali hazırda hayvanları koruma stratejileri için 30,14 milyon dolar taahhüt ettiği hatırlatıldı. 

Medya çalışanları için iki ayrı kanun teklifi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç, Basın İş Kanunu ve RTÜK Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören iki ayrı kanun teklifini sundu.

Başta, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) olmak üzere medya alanındaki meslek örgütlerinin de katkı sunduğu her iki kanun teklifi yazılı, görsel, işitsel ve dijital medya kuruluşlarının ve çalışanlarının talepleri doğrultusunda hazırlandı.

İnternet medyasında çalışanlara basın kartı

Kanun teklifleri, internet medyasında çalışan gazetecilere basın kartı, gazeteciler için kıdem tazminatına hak kazanma süresinin beş yıldan bir yıla indirilmesi ve zorunlu yayınların aylık süresinin en az 90 dakikadan en az 45 dakikaya düşürülmesini içeriyor. Basın İş Kanunu’na yönelik düzenlemede şu ibareler yer aldı: 

  • Gazetecinin ücretinin sözleşme şartlarına uygun olarak ödenmemesi durumunda gazetecinin ihbar süresini beklemeden sözleşmeyi feshedebilmesi.
  • Yaşlılık aylığına hak kazanmak için şart olan yaş dışındaki diğer koşulları doldurması durumunda Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan durumlarını belgeleyen yazılı istekleri halinde işten ayrılmaları koşuluyla gazeteciye kıdem tazminatının işverence ödenmesi.
Yüksel Mansur Kılınç

‘Kıdem tazminatına hak kazanma süresi bir yıla indirilsin’

  • Basın İş Kanunu’nda hüküm bulunmayan hallerde 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerinin uygulanması.
  • Gazeteciler için kıdem tazminatına hak kazanma süresinin beş yıldan bir yıla indirilmesi.
  • Gazeteci ile işveren arasındaki sözleşmede deneme süresinin 3 aydan iki aya indirilmesi.

‘Zorunlu yayınlar 45 dakikaya indirilsin’

Kılınç’ın, Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’da değişiklik öngören kanun teklifinde de radyo ve televizyonlarda yayınlanan zorunlu yayınlarla ilgili kapsamlı değişiklikler yer aldı:

  • Zorunlu yayınların aylık süresinin en az 90 dakikadan en az 45 dakikaya düşürülmesi.
  • Zorunlu yayınların 17.00-22.00 saatleri arasında yayınlanması şartının kaldırılarak 07.00 ila 00.00 saatleri arasında olması kaydıyla yayın kuşakları düzenlemesinin yayıncı kuruluşa bırakılması.
  • Zorunlu yayınların ücretsiz olma şartının kaldırılarak TRT dışındaki radyo ve televizyonlarda makul bir ücret karşılığı yapılması.

Albayrak çifti hakkındaki hakaret içerikli paylaşıma gözaltı

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın eşi, aynı zamanda Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın kızı Esra Albayrak‘ın çocuk sahibi olduklarını duyurması üzerine sosyal medyada hakaret içerikli bir paylaşım yapıldı.

Mersin’de paylaşımla ilgili bir kişi Siber Suçlarla Mücadele Daire Ekipleri tarafından gözaltına alındı. Söz konusu kişinin sorgusu sürüyor.

‘Demokrasi ve barışın olduğu bir ülkede yaşasın’

Paylaşıma siyasiler de sessiz kalmadı. Hakaret içeren paylaşıma tepki gösterenlerden biri de geçen hafta Twitter üzerinden cinsel saldırı tehdidine maruz kalan HDP eski eş genel başkanlarından Selahattin Demirtaş‘ın eşi Başak Demirtaş‘tı.

Demirtaş paylaşımla ilgili olarak şunları söyledi:

Esra Albayrak‘a yönelik çirkin ifadeler sarf edilmesini kınıyorum. Kadınlara yönelik bu saldırganlığa karşı hep birlikte mücadele etmeliyiz. Esra Hanım’ın yeni çocuğunun doğumunu da tebrik ediyorum. Allah analı babalı büyütsün. Demokrasinin ve barışın olduğu bir ülkede yaşasın.

‘Kadına karşı saldırı…’

Bir diğer isim ise CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu‘ydu. Kaftancıoğlu “kadına karşı yapılan saldırılarda tüm kadınları yan yana bulacaksınız” dedi ve çifti tebrik etti:

Esra Albayrak’ın kendisine ve yeni doğmuş evladına sağlık ve mutluluk dilerken kendisine yapılan aşağılık saldırı karşısında dayanışma duygularımı iletiyorum. Kadına karşı yapılan saldırılarda tüm kadınları yan yana bulacaksınız!

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de paylaşımı “ahlaksızlık” olarak nitelendirdi ve “Siyasete eşlerin, çocukların, torunların özne yapılması ayıptır, ahlaksızlıktır. Böyle siyaset olmaz, böyle insanlık olmaz” diyerek çifti tebrik etti.