Ana Sayfa Blog Sayfa 2037

Görevden alınan Sur Belediyesi Eşbaşkanı Cemal Özdemir’e 8 yıl 9 ay ceza

Yerine kayyım atanarak görevden alınan HDP’li Sur Belediyesi Eşbaşkanı Cemal Özdemir hakkında Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nce açılan davanın karar duruşması görüldü. Özdemir hakkında 8 yıl 9 ay hapis cezası verildi.

Özdemir, İçişleri Bakanlığı tarafından 21 Aralık 2019’da görevden alınmış ve yerine kayyım atanmıştı. Görevden alındıktan sonra Eşbaşkan Filiz Buluttekin ile birlikte gözaltına alınan Özdemir tutuklanmış ve daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. 

Duruşmaya katılmadı

Özdemir,  ‘örgüt üyesi olmak’, ‘örgüt propagandası yapmak’, ‘nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri satın alınması taşınması bulundurulması’ ve ‘tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme’ iddialarıyla yargılanıyordu. 

Özdemir’in katılmadığı karar duruşmasında avukatları Mehmet Öner ve Şilan Çelik hazır bulundu.İddia makamı önceki celsede esas hakkında verdiği mütalaasını tekrarlayarak, Özdemir’in 9 yıl ile 22 buçuk yıl arasında değişen hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Savcı, ‘Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme’ suçlamasından Özdemir’in beraatini istedi.

‘Tartışılmamış deliller mütalaaya konuldu’

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre savcının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunma yapan Özdemir’in avukatları, tanık koruma kapsamından çıkarılan gizli tanığın mahkemece dinlenilmemesine ve tartışılmamış delillerin mütalaada yer almasına tepki gösterdi. Mütalaaya konu edilen örgütsel dokümanın mahkemece dosya arasına konulmak üzere istenmemesine dikkat çeken avukatlar, bu nedenle örgütsel olduğu ileri sürülen dokümanın delil olarak kabul edilmemesi gerektiğini savundu.

MEYA-DER üyeliği suçlamasına da değinen avukatlar, müvekkillerinin dernek üyesi olmasının örgüt üyeliğini göstergesi olamayacağının altını çizdi. Mütalaada yer alan 15 eylem ve etkinliğin siyasi parti çalışmaları olduğuna işaret eden avukatlar, mütalaanın tevsi tahkikat taleplerinin alınmadan verildiğini kaydetti. Avukatlar, müvekkilleri Özdemir’in beraatını istedi.

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, Özdemir’e ‘Örgüt üyesi olmak’ iddiasıyla 7 yıl 6 ay, ‘Örgüt propagandası’ suçlamasıyla da 1 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Yurt dışına çıkış yasağı tedbirinin devamına karar veren mahkeme, imza atma şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını kararlaştırdı.

Hrant Dink davasında mahkeme heyeti üçüncü kez değişti

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink‘in öldürülmesine ilişkin yeniden görülmeye başlanan davanın 107’nci celsesi 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde (ACM) görüldü.

Çağlayan‘daki İstanbul Adliyesi’nde görülen duruşma öncesinde mahkeme heyeti üçüncü kez değişerek daha önce 37’inci ACM başkanı olan Akın Gürlek mahkeme başkanlığına getirildi.

Üç tanık dinlendi

Bugün görülen duruşmada daha önce alınan ara kararlar doğrultusunda tanıklar Fox TV çalışanı Soner Dabağ, İstanbul İl Jandarma görevlisi Ali Okur ve Onur Yücel dinlenildi.

76 sanığın yargılandığı dava kapsamında, Fox TV Haber Müdürü Ercan Gün ve dönemin  İstanbul Jandarma İstihbarat Görevlisi Yüzbaşı Muharrem Demirkale tutuklu bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilim Sistemi (SEGBİS) aracığıyla katıldı. Dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz ise duruşmada yer aldı.

Ek tanık istemi reddedildi

Dink ailesinin avukatı Hakan Bakırcıoğlu, MİT görevlileri Hüseyin Kubilay Günay, Özel Yılmaz ve Handan Selçuk’un tanık olarak dinlenilmesini talep ettiklerini ve mahkemenin bu doğrultuda karar verdiğini  hatırlattı.

Duruşma savcısının bu tanıkların dinlenilmesinden vazgeçilmesini istediğini anımsatan Bakırcıoğlu, mahkemeden söz konusu talebin karara bağlanılmasını istedi. Avukat Bakırcıoğlu ayrıca dönemin MİT Bölge Başkanı Ahmet Köksoy’un da tanıklık yapmasını talep etti.

Talepleri karara bağlayan mahkeme heyeti, 3 MİT görevlisinin tanık olarak dinlenilmesi isteminin, dosyada dinlenen tanıkların yeterli olduğu gerekçesiyle reddine karar verdi.

Duruşma yarın devam edecek

Heyet, dönemin MİT Bölge Başkanı’nın tanık olarak dinlenilmesine karar vererek MİT Başkanlığına yazı yazılmasına, izin verildiği takdirde tanığın duruşmaya çağrılmasına hükmetti.  Duruşmaya yarın devam edilecek.

 

Sakarya’daki patlamaya ilişkin fabrika ortakları Yaşar Coşkun ve babası gözaltına alındı

Sakarya‘nın Hendek ilçesine 16 kilometre uzaklığında yer alan havai fişek fabrikasında  3 Temmuz Cuma sabah saatlerinde meydana gelen patlamaya ilişkin yürütülen soruşturmada fabrikanın ortakları Yaşar Coşkun ve babası Ali Rıza Ergenç Coşkun da gözaltına alındı.

Dört kişi hakkında tutuklama kararı

Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nda art arda meydana gelen patlamalar sonucunda yedi işçi hayatını kaybederken, 122 kişi ise yaralanmıştı.

Olayla ilgili adli soruşturma sırasında sorumlu müdür A.A, iş güvenliği uzmanı A.B ve ustabaşı E.Ö. ile kimyager H.A.V gözaltına alınmıştı. Şüpheliler savcılıktaki sorgularının ardından gece saatlerinde çıkarıldıkları Hendek Sulh Ceza Hakimliğince “taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan tutuklanmıştı.

Baba-oğul gözaltında

Sakarya Yeni Haber’den Mehmet Kavis’in haberine göre aynı zamanda Müstakil İş Adamları Dereneği (MÜSİAD) Sakarya Şube Başkanı da olan Yaşar Coşkun, önce Hendek İlçe Jandarma Komutanlığına götürüldü.  Coşkun burada ifadesi alınmadan sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Hendek Adliyesi’ne götürüldü. 

Baba Ali Rıza Ergenç Coşkun ise jandarma komutanlığına götürülmeden sağlık kontrolünden geçirildikten sonra direkt adliyeye götürüldü. Baba – oğul şu anda soruşturmayı yürüten savcılara ifade veriyor. 

Tepki çeken MÜSİAD yemeği

Yaşanan patlamanın ardından MÜSİAD Şube Başkanları tarafından Coşkun’a destek için “moral yemeği”  sosyal medyada ve patlamada yakının kaybedenler tarafından tepkiyle karşılanmıştı.

Bunun üzerine açıklama yapan MÜSİAD söz konusu yemeğin yapılacak yardımları konuşmak için düzenlendiğini söylemişti Coşkun ise kendisinin toplantıda olmadığını, toplantı yerinin Hendek Belediyesi tarafından ayrıldığını söylemişti.

Fotoğraf: MÜSİAD Bursa

Hendek Belediyesi: Bizim alakamız yok

Bunun üzerine açıklama yayınlayan Hendek Belediyesi söz konusu yemek ile hiçbir alakaları olmadığını belirterek “O yemekle ilgili hiç bir alakamız ve bilgimiz yok” dedi. 

Belediye Coşkun tarafından ortaya atılan bu iddia hakkında “gündem saptırmak, eleştirilere bizleri de ortak etmek amacıyla kurgulanmış oyundur” yorumunu yaptı. Açıklamanın devamında şunlar söylendi:

Yüzlerce ailenin gözyaşı döktüğü, evlere ateşin düştüğü bu acı olayın yaşandığı, nefes almakta bile zorlandığımız ve kendimizi bile unuttuğumuz o anlarda; böyle bir girişimde bulunmamızın mümkün olmadığını kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Ülkeler koronavirüse karşı tedbirleri yeniden artırıyor

Koronavirüs tedbirlerinin aşamalı olarak gevşetilmesi pek çok ülkede vaka ve ölü sayısını arttırdı.

Dünya çapında vaka sayısı 11 milyonu geçerken Avrupa‘da 200 bine yakın insan yeniden karantina altına alındı. İspanya‘da ikinci dalga endişesi, Katalonya‘nın belli bölgelerinin yeniden karantinaya alınmasını beraberinde getirdi.

Katalonya ve Galiçya karantinada

İspanya’nın Galiçya Özerk Bölgesi’nde bulunan 70 bin nüfuslu La Marina bölgesinin 10 Temmuz tarihine kadar karantina altına alınacağı öğrenildi. Bölgeye sadece iş amaçlı giriş ve çıkış yapılabilecek, bölgede yaşayanlar içinse sınırların dışına çıkmadan serbest dolaşım hakkı olacak.

Ondan fazla kişinin bir araya gelmesinin yasaklandığı bölgede sokakta maske takmak da yeniden zorunlu hale geldi. Yetkililer, bölgedeki barlara gelen kişilerin vaka artışlarına yol açmış olabileceği görüşünde. Galiçya’daki 258 koronavirüs vakasının 117’si La Marina Bölgesi’nde bulunuyor.

Öte yandan dün İspanya’nın özerk bölgesi Katalonya’da artan vaka sayısı nedeniyle 200 bin kişinin yaşadığı Segria Bölgesi karantina altına alınmıştı.

İspanya’da toplam vaka sayısı 298 bin 869’a, hayatını kaybedenlerin sayısı ise 28 bin 388’e ulaştı.

İran’da maske yeniden zorunlu

Öte yandan önlemlerin gevşetildiği İran ve ABD’de de vakalar yeniden tırmanışa geçti. İran’da yeniden önlemler alındı, kapalı alanlarda maske takma zorunluluğu getirildi.

ABD’de de önlemler yeniden arttırıldı. 4 Temmuz Bağımsızlık Günü gösterileri nedeniyle yapılacak olan havai fişek gösterilerinin bir kısmı halk sağlığı gerekçesiyle iptal edilirken, Kaliforniya‘da bar ve restoranların yeniden kapatılmasına karar verildi. Öte yandan bazı bölgelerde plajların tatil haftası boyunca yeniden halka kapatılacağı bildirildi.

Teksas, Pensilvanya, Oregon ve Kaliforniya’da maske takmak tekrar zorunlu hale geldi.

‘Rehavete kapıldık’

Avustralya da normalleşmenin bedelini ağır ödeyen ülkelerden oldu. Avustralya’nın ikinci büyük kenti Melbourne‘de koronavirüs vakalarındaki artış nedeniyle karantina önlemlerine geri dönüleceğini açıklandı.

Victoria Eyaleti Başbakanı Daniel Andrews, yaklaşık beş milyon nüfuslu kentte altı hafta sürecek önlemlerin çarşamba gecesi yerel saatle 23.59’da başlayacağını duyurdu.

Avustralya’da bir durağa yazılan yazı vatandaşı uyarıyor: ‘Doğruca eve gidin ve kendinizi izole edin’

Karantina önlemleri kapsamında sadece gıda alışverişi, sağlık ve bakım hizmetleri, egzersiz ve işe gitmek için evden çıkmaya izin verilecek.

Andrews önlemleri açıklarken vaka sayısının sürdürülemez bir boyuta geldiğini belirtti ve “Bir tür rehavete kapıldık. Hepimizin kurallara gerektiği gibi uymayan bir tanıdığı olduğunu düşünüyorum. Bu zor adımları atmaktan başka çaremiz yok” diye konuştu.

Johns Hopkins Üniversitesi’nin verilerine göre koronavirüs salgınıyla mücadelede en başarılı ülkelerden biri olarak gösterilen, yaklaşık 25 milyon nüfuslu Avustralya’da bugün itibarıyla vaka sayısı 8.755, ölü sayısı da 106.

Salda Gölü’nde bilirkişi keşfi tamamlandı, gözler raporda

Burdur’un Yeşilova ilçesinde yer alan Salda Gölü kenarında yapılmak istenilen Millet Bahçesi projesine karşı açılan davada Pazartesi günü mahkemenin talebi üzerine keşif incelemesi yapıldı.

Yedi bilir kişi, hakim, kaymakam, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görevlileri ile davalı ve davacı tarafın avukatlarının katıldığı keşifte, bölgede süre gelen çalışmalar ve alanın yapısı hakkında incelemeler yapıldı. Yeşilovalılar da ellerinde pankartlarla keşif sürecini izledi.

Koç: Bilirkişi raporuna göre karar açıklanacak

Yeşil Gazete’ye açıklama yapan davanın avukatlarından Tuncay Koç bilirkişi incelemesinin “Salda Gölü ÖÇKB Çevre Düzeni Planı, Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planına” karşı Ocak ayında açılan dava için gerçekleştirildiğini söyledi.

Bilirkişilerin dosyayı inceleyip bölgedeki tespitleriyle birlikte bir dosya sunacaklarını söyleyen Koç, bu aşamanın iki aya yakın sürebileceğini ve bu süre sonunda mahkemenin kararını açıklayacağını belirtti.

‘Koruma amaçlı tedbir çok az’

Bölgenin korunması gerektiğine dikkat çeken Koç, “Bu bölge hem SİT alanı, hem tabiat alanı, hem özel koruma alanı. Ancak turizm fonksiyonu getirilerek projenin yapılmasını istiyorlar. Biz bu projeyle bölgeye güzelliğini veren ‘hidromanyezit’ kumulların korunacağını düşünmüyoruz. Koruma amaçlı tedbir çok az” dedi.

Koruma planının itirazlar üzerine yapılan güncellemelerinin ilk plandan daha iyi olduğunu belirten Koç “İlk bize sunulan planda Salda Gölü’nün hiçbir özelliği hesaba katılmamış, sıradan Akdeniz kıyısına otel yapma projesi gibi anlatılmıştı” ifadelerini kullandı.

Yapılan değişikliklere rağmen bu planın da oldukça yetersiz olduğunu belirten Koç, “Bu proje ile Salda’da çok fazla insan sirkülasyonu yaşanacak. Göl ve çevresinin narin yapısı bunu kaldıramaz” değerlendirmesinde bulundu.

Salda Gölü’nü bekleyen tehlike

Salda Gölü ekolojik ve jeolojik yapısıyla dünyada ender bulunan göllerden biri. Onu bu kadar eşsiz yapan ve Maldivler’in güzelliğiyle anılmasına sebep olan şey ise beyaz ‘kum’ denilen aslında biyomineralizasyon sonucunda oluşan çökeltiler.

Güngör Tarım İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından 300 bin metrekarelik alana yapılması planlanan Millet Bahçesi’nde şu yapıların inşa edilmesi öngörülüyor: Büfe, iki adet kafe, restoran, yönetici-sağlık ünitesi, yöresel ürünlerin satılacağı çoklu alan, giyinme-soyunma kabinleri, mescit ve cankurtaran birimleri.

Burada yapılmak istenen Millet Bahçesi’ne karşı çıkanlar ise projenin göl ve çevresine zarar vereceğini belirtiyor. Kapalı bir havza olan gölün yoğun insan ziyareti sonrasında kendisini temizlemeyeceğini belirten Yeşilovalılar ve ekolojistler buraya özgü pek çok canlı türünün yok olacağı endişesi duyuyor.

‘Adil ve Sağlıklı Gıda’ kitabı Türkçe’de

GEF‘nin (Green European Foundation) adil ve sağlıklı gıda hedefiyle başlatmış olduğu “Adil ve Sağlıklı Gıda” projesi kapsamında yapılan çalışmalar kitaplaştırıldı ve  Yeşil Düşünce Derneği tarafından Türkçe’ye kazandırıldı.

Gıda müşterek olarak tanımlanıyor

Projeyle aynı adı taşıyan kitapçık, adil ve sağlıklı gıda sistemini ele alıyor. Kati Van de Velde ve Dirk Holemans tarafından derlenen kitapçıkta, Avrupa ve dünyada tarım ve gıda politikalarının tarihçesine ve bugünkü durumuna dair bilgiler yer alıyor. Bunun yanında okura, tarım ve gıda üretim-dağıtım politikalarının; iklim krizi, toprak kaybı, çölleşme, düşük gelir, sağlıklı gıdaya ulaşamama, beslenme eksikliği gibi ekolojik ve sosyal adalet üzerindeki yıkıcı etkilerini, birbirleri ile bağlantılı olarak gözleme imkanı sunuyor.

Gıdayı bir “müşterek” olarak yeniden tanımlayan ve gıda sisteminde yeşil bir dönüşüm için çözüm önerileri sunan çalışmada, demokratikleşmiş bir üretim ve tüketim ağı ile gıda sisteminde katılımcı ve şeffaf yönetimin, sosyal ve ekolojik adaleti nasıl güçlendirebileceğine dair pek çok çözüm önerisi veörnekler de mevcut.

Kitap, Yeşil Düşünce’nin internet sitesinden indirilebilir.

 

Hekimler arası araştırma: Koronavirüs nereden, nasıl bulaşır?

ABD‘deki Teksas Tabipler Birliği, birliğe üye hekimler arasında bir soruşturma gerçekleştirdi. Koronavirüs hastalarını tedavi eden doktorlar arasında yapılan anketin sonuçlarına göre, Covid-19 bulaşına neden olabilecek ve 1 ile 10 arasında belirlenen risk düzeylerine göre, en riskli aktiviteler dışarıda yemek, sinema, tiyatro, konser gibi etkinliklere katılmak, 500’den fazla kişinin bulunduğu cami, kilise ve diğer ibadethanelerde bulunmak olarak sıralanıyor.
 
Kuaför veya berbere gitmek, düğün ve cenazeye katılmak, uçakla yolculuk yapmak, basketbol, futbol oynamak, el sıkışmak ve sarılmak gibi etkinlikler de orta-yüksek risk içeren kategoride belirlenmiş.
 
Bir araştırmaya dayanmamakla birlikte virüsle savaşan hekimlerin deneyimlerini kapsayan Covid-19 riski içeren aktiviteler ve risk oranları şöyle:

Düşük risk içerenler

 
  • Mektupları açmak
  • Restorandan paket servis
  • Otomobile benzin doldurmak
  • Tenis oynamak
  • Kampa gitmek

Orta-düşük risk içerenler

  • Bakkala vb. gitmek
  • Başkalarıyla birlikte yürüyüş, koşu yapmak, bisiklete binmek
  • Golf oynamak
  • Otelde gece konaklamak
  • Doktorun bekleme odasında oturmak
  • Kütüphane ve müzeye gitmek
  • Restoranda dışarıda yemek
  • Kalabalık şehirde yürümek
  • Oyun alanında 1 saat kalmak

Orta risk içerenler

  • Başkasının evinde yemek
  • Bahçede başkalarıyla barbekü
  • Plaja gitmek
  • Alışveriş merkezine gitmek
  • Çocuğu okula, kampa vb. göndermek
  • Ofis binasında bir hafta çalışmak
  • Yüzme havuzuna gitmek
  • Yaşlıları veya arkadaşı evinde ziyaret etmek

Orta-yüksek risk içerenler

  • Restoranda içeride yemek
  • Düğün veya cenazeye katılmak
  • Uçakla yolculuk yapmak
  • Basketbol, futbol oynamak
  • El sıkışmak, sarılmak

 

Yüksek risk içerenler

  • Bir büfede yemek
  • Kapalı salonda egzersiz
  • Eğlence parkına gitmek
  • Sinema, tiyatro, büyük müzik konserine gitmek
  • Stadyuma gitmek
  • İçinde 500’den fazla kişi olan cami, kilise ve ibadethanelere gitmek
  • Bara gitmek

Hırvatistan Parlamentosu’nda yedi yeşil milletvekili

Hırvatistan’da Pazar günü gerçekleşen genel seçim sonuçları açıklandı. Merkez sağ Hırvat Demokrat Birliği (HDZ) 151 sandalyeli ulusal mecliste sandalyelerin 67’sini kazandı.

Euronews’de yer alan habere göre HDZ Genel Başkanı Andrej Plenkovic seçim zaferinin ardından yaptığı konuşmada oy veren herkese teşekkür ederek, “Halk, Hırvatistan’ın ilerlemesini istediği yolu seçti. Geride bıraktığımız dönem zorlu ama tecrübe doluydu. Önümüzdeki dönem ise büyük sorumluluklar barındırıyor” dedi.

Parti salt çoğunluk elde edemediği için daha küçük gruplar ile bir koalisyon hükümeti kurması bekleniyor.

Muhalefet liderinden istifa önerisi

Sosyal Demokrat Parti (SDP) liderliğindeki Restart koalisyonu ise 41 sandalye kazanarak ana muhalefet pozisyonuna yerleşti. Muhalefet lideri Davor Bernardić yenilgiyi kabul etti ve istifa etmeyi önerdi.

Halk şarkıcısı Miroslav Škoro liderliğindeki milliyetçi Vatan Hareketi ise 16 sandalye kazanarak yarışta üçüncü oldu.

Yeşiller koalisyonundan yedi kişi

Yeşiller ve sol koalisyonu olan Hırvatistan Sürdürülebilir  Kalkınma Partisi’nden (ORAH) yedi kişi de parlamentoda yer alacak.  Koalisyon, daha çevre dostu politikaları olan ve kamu hizmetlerinin özelleştirilmesine karşı çıkan Tomislav Tomašević liderliğinde bir araya geldi.

Seçim sonuçlarını duyuran Avrupa Yeşilleri “Bu tarihi sonuç için tebrikler! Hırvatistan’ı yeşil yapmak için seçilmiş temsilcilerle çalışmayı dört gözle bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Karaca Koruma Sahası’na kurşun ve çinko ocağı

İzmir’in Bayındır ilçesinde ve Kızıloba ve Ovacık Mahallerinde Yaban Hayatı Koruma ve Geliştirme Sahası’na yıllık 150.000 ton kapasiteli kurşun ve çinko ocağı için ÇED (Çevre Etki Değerlendirme) nihai onayı verildi.

Ocağın açılacağı 810 hektarlık alanda,  22.08.2012’de onaylanan planlara göre özellikle karaca türünün çoğalması hedefleniyordu. Tehlikeli ağır metallerin hayvanlar ve bölgedeki yaşam için risk oluşturacağı belirtiliyor. 

Tarım, orman ve zeytin alanlarının içinde

Egeligazete’nin aktardığına göre, maden ocağının kurulacağı bölge ayrıca tarım, orman ve zeytin alanlarının  içinde bulunuyor. Söz konusu kurşun ve çinko ocağı için hazırlanan dosyada, alanda 12 ay boyunca çalışma yürütüleceği, ayda 25 gün ve her gün de 16 saat çalışılacağı belirtiliyor.  Ayrıca dinamit gibi patlayıcıların da kullanılacağı ifade ediliyor.

Maden alanı, Sarıyurt Mahalle merkezine 1.5 kilometre, Ovacık Mahalle Merkezi’ne 2.8 kilometre, Bayındır’a da 9.6 kilometre mesafede. 

‘Halkın yüzde 99’u kiraz ve üzüm yetiştiriyor’

Maden ocağına karşı çıkan Sarıyurt ve Kızıloba mahallerinde köylüler imza kampanyası başlattı. Son derece verimli topraklara sahip olduklarını anlatan Kızıloba Muhtarı Mehmet Gelir şunları söyledi: “Burada yaşayanların yüzde 99’u tarım faaliyetleri ile geçiniyor. Çok kaliteli kiraz ve üzüm yetiştiriyoruz. Yıllık 1000 tona yakın kiraz ihracatı yapıyoruz. Verimli tarım arazilerimizin büyük zarar göreceğini düşünüyoruz. Ocak faaliyete geçince patlamalar olacak. Ayrıca sondaj faaliyetleri yürütülecek. Doğal kaynak sularımız zarar görecek. Bu yüzden burada yaşayanlar bu tesise karşı. Topladığımız imzaları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na göndereceğiz.”

Sarıyurt Mahalle Muhtarı Tacettin Çakırca da hem arazilerin hem suların hem de karacaların zarar göreceği gerekçesiyle bu tesise karşı olduklarını söyledi.

ÇED süreci için zorunlu olan “halkı bilgilendirme toplantısı”,  Sarıyurt Mahallesi Köy Meydanı’nda 13 Temmuz’da yapılacak. 

 

Japonya’da sel felaketi: Can kaybı 40’a yükseldi, 1.3 milyon kişi tahliye edildi

Japonya‘nın Kumamoto ve Kagoshima eyaletlerinde Cumartesi görülen şiddetli yağışın ardından Kuma Nehri başta olmak üzere akarsuların taşmasına nedeniyle meydana gelen sel felaketinde yaşamını yitirenlerin sayısı 40’a ulaştı. Kyoda Haber Ajansı 11 kişinin ise kayıp olduğunu duyurdu.

Bu süreçte 12 vilayette 71 toprak kayması yaşanırken, 1,3 milyondan fazla insan tahliye edildi. 10 bin Japonya Öz Savunma Kuvvetleri (SDF) personelinin de destek verdiği bölgede yürütülen kurtarma çalışmaları devam ediyor.

Yağmur 9 Temmuz’a kadar etkili

Hükümet, şiddetli yağmur toprak kaymalarına sebep olacağı için kurtarma ve yardım personelini iki katına çıkaracağını söyledi. Ekim ayında 90 kişinin ölmesine yol açan Hagibis Tayfunu’ndan sonra sel, bölgenin yaşadığı ikinci büyük felaket oldu.

Kabine Sekreteri Yoshihide Suga, düzenli olarak yaptığı basın açıklamalarının birinde yağmurun 9 Temmuz’a kadar etkili olacağını bildirdi. Suna “Batıdan doğu Japonya’ya uzanan geniş bir cepheden yağmur bekleniyor” dedi.

Fotoğraf: Kyodo

Düzensiz yağışlar artıyor

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), ABD Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) ve birçok bilimsel kuruluş iklim değişikliği yüzünden küresel ortalama sıcaklıkların artacağını ve bunun da kuraklık riskini, düzensiz ve aşırı yağış sıklığı ve miktarını ve fırtına gibi aşırı hava olaylarının sıklık ve şiddetini yükseltebileceğini ortaya koyuyor.