Ana Sayfa Blog Sayfa 2038

Galata Kulesi’ndeki ebabil yavruları kurtuldu: Restorasyon sohbahara ertelendi

İstanbul’daki Galata Kulesi‘nde süren restorasyon çalışması, boşluklara yuva yapan ebabil kuşlarının zarar görmemesi için sonbahara ertelendi. Kuşlar bu aylarda Afrika’ya doğru göç yolculuğuna başlayacak. 

Restorasyon çalışmasında kulenin etrafına kurulan iskele yüzünden ebabiller, yuvalarına girip yavrularına ulaşamıyordu. Her yıl kulenin dış cephesindeki boşluklara yuva yapan ebabillerin bu yılki yavruları açlıktan ölmek riskiyle karşı karşıyaydı. Simurg Kuş Yuvası Derneği öncülüğünde başlatılan kampanya karşılık buldu ve kuşların Türkiye’yi terk edeceği sonbahar aylarına kadar restorasyon çalışmaları ertelendi.  

100 yuvada en az 200 yavru ebabil var

Simurg Kuş Yuvası Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Alaz Uslu, “Sadece kulenin dış kısmındaki restorasyon çalışmalarını ertelettik. Bu sayede ebabil kuşları yuvalarına ulaşacak ve yavruları sorunsuzca büyüyebilecek” dedi. Kulenin içindeki restorasyon ise devam edecek. 

Kulede yaklaşık 100 yuva olduğunu belirten Uslu, “Bu 100 yuvanın içerisinde minimum iki yavru olsa en az 200 yavrunun Galata Kulesi’nde yaşam savaşı verdiğini söyleyebilirim” ifadelerini kullandı. 

İskelenin böyle bir zamanda kurulmasının yanlış olduğu ve kaldırılması gerektiğiyle ilgili dilekçe verdiklerini belirten Uslu kuşlar için yürüttükleri süreci de şöyle anlattı:  “Dilekçeyi CİMER üzerinden bildirdik. Sosyal medyada bir algı oluşturduk. Sonrasında da internet üzerinden (change.org) bir imza kampanyası başlattık. Oradan çok ciddi bir kamuoyu baskısı oluştu. Bunun haricinde de artık bir toplantının varlığı söylendi.” 

İBB 350 bin karbon kredisi satarak 1.6 milyon lira gelir elde etti

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yaptığı çevre yatırımlarından elde ettiği 250 bin karbon kredisini Amerikalı bir firmaya sattı. Böylece Mart ayından bu yana toplamda 320 bin karbon kredisi satarak 1,6 milyon lira gelir elde etmiş oldu.

Avrupa Borsaları ile iletişime geçerek satışı gerçekleştiren İstanbul Çevre Yönetimi San.ve Tic.A.Ş. (İSTAÇ) elindeki altı milyon karbon kredisini de satarak toplamda 20,5 milyon lira kazanç sağlamayı ve bu parayı da yeni çevre yatırımlarında kullanmayı amaçlıyor.

Son dört ayda beş satış

Alanında uluslararası piyasanın önde gelen kuruluşu Gold Standard denetiminde karbon kredisi kazanan İSTAÇ, ilk defa mart ayında Avrupa Borsaları ile iletişime geçmişti. İlk satışını ise İngiliz bir firmaya yaparak  5 bin 800 dolar gelir elde etmişti. Bu satışın ardından gelen teklifler artmaya başladı. İSTAÇ son dört ayda toplam beş satış gerçekleştirdi.

Karbon kredisi piyasası

Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında 2005’te yürürlüğe giren Kyoto Protokolü, iklim değişikliğine neden olan sera gazı salımını azaltmayı hedefliyor. Anlaşma, taraf ülkelere, karbon salımı kotası tanıyor.

Karbon salımını azaltmak için Kyoto Protokolü mekanizmalardan biri de “Emisyon Ticareti” mekanizması. Herhangi bir ülke ya da üretici kendi kotasını aşarsa, daha az karbon salımı yapan ülke ya da üreticiden karbon kotası satın alabiliyor. Karbon piyasasının bu yıl ki değerinin yaklaşık 3,1 trilyona ulaşması bekleniyor.

‘1 milyon 250 bin ağacınkine eşdeğer azaltım yapıyoruz’

Yapılan her bir ton azaltım için bir karbon kredisi kazanıldığını ifade eden İSTAÇ Genel Müdürü Mustafa Canlı, konuyla ilgili şöyle konuştu:

“Biz, atık depolama alanlarında oluşan çöp gazının içindeki metanı yakarak karbondioksite çeviriyoruz. Böylelikle hem elektrik üreterek fosil yakıtlarla yapılacak üretimin önüne geçiyor, hem de metanı karbondioksite çevirerek 27 kat sera gazı azaltımı sağlıyoruz. Yıllık olarak gelen atık miktarına, yağış rejimine, hava sıcaklığına, çöpün sıkıştırılma oranına bağlı olarak ortalama 1,2 – 1,5 milyon ton azaltım gerçekleştiriyoruz. Ortalama olarak bir ağaç ömrü boyunca 0,4 ile 2 ton arasında karbondioksit tutar. Biz, yılda 1,5 milyon ton ile 1 milyon 250 bin ağacınkine eşdeğer bir azaltım yapıyoruz.”

‘İmamoğlu başkanlığında gelir elde etmeye başladık’

2010 yılından bu yana karbon kredisi elde edildiğini söyleyen Canlı, bu kredilerden gelir elde etmeye Ekrem İmamoğlu başkanlığında geçtiklerini söyledi. İSTTAÇ Genel Müdürü Karbon kredisi satışının yararlarını şöyle sıraladı:

Birincisi, kredi satın alan firma ve organizasyon çevreye olan duyarlılığını gösteriyor. İkincisi, insanlarda başta küresel ısınma olmak üzere çevre sorunlarına karşı bir farkındalık oluşmasına katkı sağlanıyor. Son olarak da gelir elde edilen böyle bir piyasanın varlığı birçok firmayı, çevreye duyarlı üretime özendirerek, sera gazı emisyonu azaltımı sağlıyor.

İşte Hasankeyf’in ‘yeni yüzü’

Ilısu Barajı nedeniyle su altında bırakılan Hasankeyf’in ‘yeni hali’nin fotoğrafları Anadolu Ajansı tarafından “Hasankeyf yeni yüzüyle misafirlerini bekliyor” başlığıyla paylaşıldı.
 
Haberde şu ifadeler kullanıldı:
 
 

 

Demirtaş’ın tahliye başvurusu reddedildi

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) üç buçuk yılı aşkın süredir cezaevinde bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş için verdiği ‘hak ihlali’ kararının sonrasında Demirtaş’ın tahliyesi talebiyle yapılan başvurusu reddedildi. AYM, makul süre aşıldığı için tutukluluğunun hak ihlali olduğuna karar vermişti.

Demirtaş’ın avukatlarının Ankara 2’nci Sulh Ceza Mahkemesi’ne yaptığı tahliye başvurusunu değerlendiren mahkeme, reddetme gerekçesi olarak Demirtaş’ın tutuklanmasından bu yana mevcut delil durumunda bir değişiklik olmamasını gösterdi.

Mahkeme: ‘Hak ihlali’ denilen suçlar ve fiiller ayrı

Mezopotamya Ajansı’nın aktardığı habere göre Mahkeme, AYM’nin hak ihlali kararı verdiği Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılamaya konu suç ve fiiller ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Demirtaş hakkında yürüttüğü soruşturmadaki fiil ve suçların ayrı olduğunu kaydetti. 

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında suçlara işaret eden mahkeme ret gerekçesinde şu ifadelere yer verdi:

Şüphelinin bu suçları PKK Silahlı Terör Örgütünün sözde talimatları doğrultusunda işlettirdiği, bilerek ve isteyerek işlettirdiği, şüphelinin baştan beri örgütün sözde yöneticileri fikir ve eylem birliği içerisinde bulunduğu ve birlikte hareket ettiğine dair soruşturma dosyasında tespitler yapıldığı ve bu yönde kuvvetli delil ve emarelerin mevcut olduğu…

Avukatlar karara itiraz edecek

Savcılığın tutukluluğun devam etmesi yönünde mütalaasına uyan mahkeme, Demirtaş’a atılı suçun niteliği, soruşturmanın kapsamı, CMK’nın 100. maddesi içeriğine, tutuklama tarihine göre ve tutuklama tarihinden bu yana mevcut delil durumunda şüpheli lehine bir değişiklik bulunmadığı gerekçesiyle tahliye talebinin reddine ve Demirtaş’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Demirtaş’ın avukatlarının verilen karara itiraz edeceği öğrenildi.

Gelibolu’da 450 hektar alan kül oldu

Gelibolu’da Ilgardere ile Eceabat ilçesi’nin Yalova köyleri arasındaki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle çıkan yangın 19 saat sonra kontrol altına alındı. Günün ilk ışıkları ile ortaya çıkan görüntü facianın boyutlarını gözler önüne serdi. Çıkan yangında yaklaşık 450 hektar alan kül oldu.

Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü, Çanakkale Belediyesi ve Gelibolu Belediyesi‘ne bağlı çok sayıda itfaiye ekibi, dün 16.00 sularında çıkan orman yangınına gece boyunca yerden müdahaleyi sürdürdü. Havanın kararmasıyla ara verilen havadan müdahale, sabah saatlerinde tekrar başlatıldı. Sert rüzgarın da etkisiyle geniş alana  yayılan yangın sabah saatlerinde kontrol altına alındı ve soğutma çalışmaları başlatıldı. 

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli Gelibolu’da çıkan yangın ile ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Sabah 05.10 saatlerinde tekrar havadan müdahalelerimize başladık. Normalde gece rüzgarın hızı düşmesi gerekirken biz burada 50 ile 70 km hızla hareket eden bir rüzgarla mücadele ettik. Buna rağmen müdahalelerimize devam ettik. An itibariyle yangını kontrol altına aldık. Soğutma faaliyetlerimize başladık, devam ediyoruz.” 

‘Bir miktar ağaç ve bir miktar yaban hayatı’

Yangına, 20 helikopter, 2 uçak, 118 arazöz ve 510 personel ile müdahale edildiğini kaydeden Pakdemirli şöyle devam etti: “Yerleşim yerleriyle ilgili risk ortadan kalktı. Sevindirici bir unsur can kaybı olmaması. Yer yer gördüğümüz hasarlar var. En önemlisi bir miktar ağacımızı bir miktar yaban hayatının kaybolacağını varsaymamız gerekiyor. Bu sabah itibariyle 5.52’de güneş doğuyor. Biz hava araçlarıyla müdahaleye yarım saat daha erken başladık. Gece boyunca malesef şartlar da dört dörtlük değildi. Geçen yıl bu yıl karşılaştırmalarına bakarsak çok daha fazla yangın var ama daha az yanan alanımız var. İstatistiksel olarak böyle devam eder” 

Yangınların yüzde 90 insan kaynaklı olduğunu kaydeden Bakan, vatandaşlardan daha hassas davranmalarını istedi: “Yangınla mücadelenin ilk unsuru erkenden müdahale edebilmektir. Biz 750 kule, insansız kule, insansız hava araçlarıyla ormanları gözetliyoruz. Vatandaşımızın her hangi bir yerde gördüğü yangınları bize iletmesi son derece önemli.”

Dört kadına sosyal medyadan cinsel saldırı ‘kaba söz’ sayıldı, takipsizlik verildi

Oyuncu Berna Laçin, gazeteci Nevşin Mengü, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve Avukat Feyza Altun hakkında sosyal medyada yapılan cinsel saldırıları “ağır eleştiri” ve “kaba söz” sayan savcılık, soruşturmada takipsizlik kararı verdi.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal‘ın ”Etik kurallara uyan milli hesaplar” diye tanımladığı hesaplardan, Laçin, Mengü, Kaftancıoğlu ve Altun’u hedef alan hakaret ve taciz içerikli paylaşımlar yapılmıştı. 

Kadir G. isimli kişi de, Twitter’da ‘elmeru_baba’ kullanıcı adıyla 1 Mayıs’ta şu paylaşımı yaptı: “Herkes yazmış darbeye yeltenirlerse, Nevşin benim, berna benim, feyza altun benim. Cananı ben almam aklınızdan bile geçirmeyin şimdiden söyliiim.”

Kamuoyunun büyük tepki gösterdiği paylaşım hakkında dört kadın da savcılığa şikayette bulundu. Berna Laçin’in şikayeti üzerine Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı paylaşımı yapan Kadir G. hakkında “sesli ve yazılı görüntülü bir ileti ile hakaret” ve “tehdit” suçlarından soruşturma başlattı.

“Ağır eleştiri”

Sözcü’den Sevgim Begüm Yavuz‘un aktardığına göre soruşturmayı tamamlayan savcılık, paylaşımı yapan Kadir G. hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Kararda, tehdit suçu bakımından atılı suçun unsurlarını oluşturacak eylemin bulunmadığını belirtildi.

Takipsizlik kararında Yargıtay kararlarına atıfta bulunularak, söz konusu davranışın “ağır eleştiri niteliğindeki davranış”, “kaba söz” ve “kaba ve nezaket dışı hitap tarzı” olduğu belirtilerek, bu tür davranışların hakaret suçunu oluşturmayacağı savunuldu. Kararda,ayrıca “Açık olmayan bazı sözlerin hakaret kapsamına girip girmediğinin değerlendirilmesi için bu sözlerin içeriğinin bulunması ya da çok açık biçimde anlaşılır olması gerekmektedir” ifadelerine yer verildi. 

Türkiye’de koronavirüs: 16 kişi yaşamını yitirdi, 1.086 yeni tanı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’de koronavirüs nedeniyle son 24 saatte 16 kişinin daha hayatını kaybettiğini, 1068 yeni vaka tespit edildiğini açıkladı. Böylece toplam ölü sayısı 5 bin 241’e, vaka sayısı 206 bin 844’e yükseldi.

Bakan Koca’nın paylaşımı şöyle: 

Vaka sayılarımızda azalma sürüyor. Dikkatli olmalıyız: Azalmalar yavaş, artış hızlı gerçekleşiyor. 1.000’i aşan günlük yeni vakalarımızın sebebi, kurallara uyulmamasıdır. Bugünkü 16 can kaybına önlenebilir sebepler yol açtı. SALGINA KARŞI KAÇ KİŞİYİZ?”

 
Türkiye’de ilk koronavirüs vakası 11 Mart’ta tespit edildi. O günden bu yana alınan önlemler kademeli olarak hafifletildi. 1 Haziran’dan itibarense “kontrollü normalleşmeye” geçildi. Normalleşme tablosu şu şekilde: 
 

1 Haziran: 827 vaka, 23 ölüm (31.525 test)
2 Haziran: 786 vaka, 22 ölüm (32.325 test)
3 Haziran: 867 vaka, 24 ölüm (52.305 test)
4 Haziran: 988 vaka, 21 ölüm (54.234 test)
5 Haziran: 930 vaka, 18 ölüm (57.829 test)
6 Haziran: 878 vaka, 21 ölüm (35.846 test)
7 Haziran: 914 vaka, 23 ölüm (35.335 test)
8 Haziran: 989 vaka, 19 ölüm (39.361 test)
9 Haziran: 993 vaka, 18 ölüm (37.225 test)
10 Haziran: 922 vaka, 22 ölüm (36.521 test)
11 Haziran: 987 vaka, 17 ölüm (49.190 test)
12 Haziran: 1195 vaka, 15 ölüm (41.013 test)
13 Haziran: 1459 vaka, 14 ölüm (45.092 test)
14 Haziran: 1562 vaka, 15 ölüm (45.176 test)
15 Haziran: 1592 vaka, 18 ölüm (42.032 test)
16 Haziran: 1467 vaka, 17 ölüm (46.800 test)
17 Haziran: 1429 vaka, 19 ölüm (52.901 test)
18 Haziran: 1304 vaka, 21 ölüm (48.412 test)
19 Haziran: 1214 vaka, 23 ölüm (41.316 test)
20 Haziran: 1248 vaka, 22 ölüm (41.112 test)
21 Haziran: 1192 vaka,23 ölüm (40.496 test)
22 Haziran: 1212 vaka, 24 ölüm (41.413 test)
23 Haziran: 1268 vaka, 27 ölüm (42.982 test)
24 Haziran: 1492 vaka, 24 ölüm (53.486 test)
25 Haziran: 1458 vaka, 21 ölüm (52.303 test)
26 Haziran: 1396 vaka, 19 ölüm (51.198 test)
27 Haziran: 1372 vaka, 17 ölüm (45.213 test)
28 Haziran: 1356 vaka, 15 ölüm (48.309 test)
29 Haziran: 1374 vaka, 18 ölüm (51.014 test)
30 Haziran: 1293 vaka, 16 ölüm (50.492 test)

1 Temmuz: 1192 vaka, 19 ölüm (52.313 test)
2 Temmuz: 1186 vaka, 17 ölüm (49.714 test)
3 Temmuz: 1172 vaka, 19 ölüm (52.141 test)
4 Temmuz: 1154 vaka, 20 ölüm (48.248 test)
5 Temmuz: 1148 vaka, 19 ölüm (46.414 test)
6 Temmuz: 1086 vaka, 16 ölüm (52.193 test)

Gelibolu Yarımadası yanıyor

Tarihi Gelibolu Yarımadası‘nda Ilgardere ile Eceabat ilçesi Yalova köyleri arasındaki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın başladı. Rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüyen ve dumanları Çanakkale kent merkezi ile yarımadanın büyük bölümünden görülen yangının söndürülmesi için bölgeye ekipler sevk edildi.

Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı çok sayıda itfaiye ekibi, şehitliklerden uzak alanda etkili olan alevleri kontrol altına alabilmek için havadan ve karadan çalışmalarını sürdürüyor.

Çanakkale Boğazı’nda gemi trafiği durduruldu

Manisa’daki programını iptal ederek yangın bölgesine hareket eden Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli yaptığı açıklamada yangına 20 helikopter, iki amfibik uçak, 107 arazöz, yedi dozer ve 400 personelle müdahale edildiğini söyledi ve  “Orman Genel Müdürümüz bölgeye intikal etti. Çalışmalar sürüyor. Tüm ekiplerimiz orada. Helikopter filomuzun çok önemli bir kısmı orada” dedi. 

Çanakkale Valisi İlhami Aktaş da AA muhabirine yaptığı açıklamada, ekiplerin alevleri kontrol altına alabilmek için yoğun bir şekilde çalıştığını söyledi.

Yangının herhangi bir can veya mal kaybına yol açmadığını belirten Aktaş, “Yangının rüzgarla şiddetini artırması durumunda Yalova köyünü tedbir amaçlı boşaltabiliriz” dedi. Öte yandan denizden söndürme çalışmalarına başlandığı için Çanakkale Boğazı‘nda gemi trafiği çift yönlü olarak durduruldu.

Fabrika patlamasında yaralanan işçi: Patlayan madde havai fişek değildi

Sakarya‘nın Hendek ilçesinde altı kişinin yaşamını yitirdiği havai fişek fabrikasındaki patlamadan yaralı kurtulan işçi, “Bunun olacağını biliyorduk. Hatta ben o akşam bile, cenaze okumasında arkadaşlardan helallik alıp gittim. Patlayan madde havai fişek değildi” dedi. 

48 yaşındaki işçi Gülizar Erdoğan CNN TÜRK canlı yayınında olaya ilişkin soruları yanıtladı. Erdoğan şunları anlattı: 

“Bugünümüze şükürler olsun, canlı kurtulduk. Ölenlere de Allah şehit mertebesi nasip etsin inşallah. Arkadaşlarımızdı, hepsini tanıyorduk. 7 senedir çalışıyordum orada.

İş güvenliği elbette tabi, vardı ama ihmalkarlık da çok vardı. Orası çocuk oyuncağı gibi görüldü ama çocuk oyuncağı değildi. Sen mesela barutla uğraşıyorsun, çocuk oyuncağı gibi anlatılıyordu. 

‘Patlayan madde havai fişek değildi’

Mesela, bunun olacağını biliyorduk. Hatta ben o akşam bile, cenaze okumasında arkadaşlardan helallik alıp gittim. Resmen bile bile gittim. Yaptığımız malzeme yeni bir malzeme idi. Patlayan madde havai fişek değildi. ‘Muska’ denen bir oyuncaktı, yeni bir üründü. Onun malzemeleri patladı. Depoda bunun ilacı ve yapılmış kolileri vardı. Stok mecburen yapılıyordu.

5 koli, 10 koli yapınca bunu sevk edemezsin. Tamamen kaç koli isterse onu tamamlamak zorundaydın. Bizim orada yaptığımız malzeme kendi kendini ısıtabilen bir malzemeydi. Biz bunu bir gün, iki gün sonra fark edebildik. Isıttı ateş gibi oldu. Müdürlere falan söyledik, geldiler. Boşalttırdılar kolileri, paketleri açtırdılar, yerlere serdirdiler. Bunlar aslında hep yasak olan şeylerdi, olmaması gerekenlerdi. ‘Patlayacağız, patlayacağız”‘diye uyarısını verdik. Biz işçiydik, onlar kimyagerdi, onlar müdürdü. Bizim sakalımız olmadığından sözümüz geçmedi.”

Fabrika sahibi:  2011 ve 2014’de patlamalar oldu, bu üçüncü

Fabrikanın sahibi Yaşar Coşkun da Habertürk’e konuştu.  “Avrupa’nın en güvenli havai fişek fabrikası” dediği fabrikada neden sürekli patlamalar olduğu sorusuna yanıt veremeyen Coşkun şunları söyledi:

Yasaya ve tüzüğe göre çalışan ve sürekli denetlenen bir fabrika. Çalışan üç kimya mühendisimiz var. İnşa ettiğimiz yapılar şartnameye uygun. Sakarya’da iki havai fişek fabrikası vardı. Geyve’deki Coşkunlar amcamızındı; kapandı. Oradaki fabrikayla bizimki Büyük Coşkunlar karıştırılıyor. Bizde 2011 ve 2014’te patlama oldu; bu üçüncü patlama. Nasıl olduğu incelenecek. Çok üzüntülüyüz.”  

HaberTürk Ankara Temsilcisi Bülent Aydemir, telefonda konuştuğu Coşkun’un ağladığını belirtti. Coşkun, oğlunun da fabrikada bulunduğunu, patlamada yaralandığını, yaralanan teyzesinin oğlunun yoğun bakıma alındığını anlattı.

Erkan Baş: Her patlamada isimlerini değiştirmişler

T24’den Şirin Payzın‘a konuşan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş ise havai fişek fabrikasında yaşanan patlamanın ihmallerin bir sonucu olduğunu söyledi. Fabrikanın her patlamadan sonra ismini değiştirdiğini söyleyen Baş, “Açıkça suç duyurusunda bulunuyorum. Fabrika kurulduğunda adı kurulduğunda  ‘Coşkunlar’, sonra ‘Büyük Coşkunlar’ sonra ‘Venüs Coşkunlar’ diye devam ediyor. Her patlamadan sonra adı değişiyor. Kayıtlarda üretim için ‘barut hariç üretim yapar’ diyor, oysa barutla üretim yaptıklarını biliyoruz dedi. 

MÜSİAD Sakarya Şube Başkanı da olan Yaşar Coşkun için patlamanın olduğu gün ve kayıp işçilerin arandığı sırada MÜSİAD’ın dayanışma ve destek yemeği vermesi tepkilere neden olmuş; yapılan paylaşım daha sonra silinmişti. 

 

Floyd cinayetinde üçüncü polis memuru da kefaletle serbest

Star Tribune isimli yerel gazete, ABD‘deki ırkçı polis cinayetinde tutuklu yargılanan 34 yaşındaki eski polis memuru Tou Thao‘nun cumartesi günü 750 bin dolar kefalet karşılığında serbest bırakıldığını yazdı.

Thao, gözaltına aldığı sırada siyah ABD vatandaşı George Floyd’un boğazına diziyle bastırarak ölümüne yol açan beyaz polis memuru Derek Chauvin yardım ve ihmalle suçlanıyordu.

Haberde Thao’nun, 11 Eylül günü yargılanmak üzere mahkemede olmayı kabul ettiği bilgileri paylaşıldı.

Üçüncü polis memuru da serbest kaldı

George Floyd’un 25 Mayıs’ta öldürülmesinde suçlu bulunan ve görevden el çektirilen dört polis memurundan 26 yaşındaki J. Alexander Kueng ve 37 yaşındaki Thomas Lane de geçen ay 750 bin dolarlık kefaletle serbest bırakılmıştı.

46 yaşındaki siyah ABD vatandaşı George Floyd, 25 Mayıs’ta Minneapolis‘te gözaltına alınırken polis memuru Derek Chauvin’in 8 dakika 46 saniye boyunca diziyle bastırması nedeniyle boğularak hayatını kaybetmişti. 

Görüntüler, ülkede siyahlara yönelik polis şiddeti tartışmalarını tekrar alevlendirmiş ve protestolar, olayların başladığı Minneapolis’ten ülke geneline, ABD’den dünyaya yayılmıştı.