Doğa MücadelesiEditörün SeçtikleriEkolojiManşetYerel

Maldivler’den Millet Bahçesine: Salda Gölü

Haber: Elif Ünal

Video kurgu: Defne Sarıöz

Biz ilk çalışmalara gittiğimizde şimdi birçoğu profesör olan o zaman araştırma görevlisi olan öğrencilerimize şunu söylerdik: Aman gençler, Salda’nın siyah beyaz fotoğrafını bile paylaşmayın. Burası gizli cennet olarak kalsın.

Bu sözler 1990 yılından bu yana Salda Gölü üzerine araştırmalar yapan ve şu anda Türkiye Tabiatı Koruma Derneği Bilim Danışmanlığı görevindeki Erol Kesici’ye ait. Kesici, Salda Gölü için “Salda benim evladım gibi” diyor. Ancak ne yazık ki, göl şu anda gizli bir cennet olmaktan çok uzakta.

Burdur’un Yeşilova ilçesinde yer alan Salda Gölü ekolojik ve jeolojik yapısıyla dünyada ender bulunan göllerden biri. Kesici, dünyada bunun gibi yalnızca iki göl olduğunu söylüyor. Diğeri ise Kanada’nın kuzey kısmında. Onu bu kadar eşsiz yapan ve Maldivler’in güzelliğiyle anılmasına sebep olan şey ise beyaz ‘kum’ denilen aslında biyomineralizasyon sonucunda oluşan çökeltiler.

Üç milyon yılda oluştu

Kesici, biyomineralizasyon sürecinde canlı ile minerallerin yan yana gelerek beyaz bir çökelti oluşturduğunu anlatıyor. Bunlar suyun kaynağında oluşuyor, suyun içerisinde mineralleşme devam ediyor ve suyun yüzüne çıktıklarında da havadaki karbondioksiti emerek beyaz çökeltiyi oluşturuyor.

Bu süreç üç milyon yıldır devam ediyor. Kesici, gölün özelliklerine dair şu bilgileri paylaşıyor: “Suyu biraz sodalı biraz tuzlu özelliğe sahip. İçerisinde yaşamdaki tarihi 3.6 milyar yıl öncesine giden mavi-yeşil algler ve başka hiçbir yerde olmayan Salda yosun balığı yaşıyor. Yine içerisinde tatlı su süngerlerinin en güzellerini görebileceğimiz süngerler yaşıyor.”

Gizli cennetin kapıları açıldı

1989 yılında 1’inci Derece Doğal Sit Alanı ilan edilen Salda Gölü, 21 Ağustos 2006 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile Turizm Merkezi, çevresindeki alan ise 2011 yılında Tabiat Parkı ilan edildi. 2010’lu yıllara gelindiğinde ise gizli cennetin kapıları yerli ve yabancı turistlere çoktan açılmıştı.

Kendisi de Yeşilova’da yaşayan Salda Gölüme Dokunma Platformu Başkanı Gazi Osman Şakar gölün popülerleşmesini şu şekilde anlatıyor: “Bundan dört beş yıl önceye kadar Salda Gölü kendi halinde bir göldü. Ne zaman Saldivler, Maldivler denilmeye başlandı, popüler oldu, insanlar gelmeye başladı. Geçen sezon yaz döneminde 1 milyon 400 bin insan geldi. Bu insanlar göle giriyor, teriydi, kiriydi, güneş yağıydı, idrarıydı hatta katı idrarıydı bunlar gölün içinde kalıyor ve göl zarar görüyor.”

Geç gelen iptal kararı ve suyu temizlenemeyen bir göl

Kapalı bir havza olduğu ve gölü besleyen derelerin üstüne yapılan göletler sebebiyle temizlenme şansını iyice yitiren Salda Gölü, bu yıllarda büyük bir tahribata uğruyor. Her ne kadar Danıştay 18 Haziran 2019’da, Kayadibi Göleti için verilen ‘ÇED Gerekli Değil’ raporunu iptal etse de bu süreçte gölet çoktan inşa edilmiş oluyor.

Kesici, yaptıkları incelemede gölün kıyısındaki çamurun içerisinde sümüksü bakterilerin oluştuğunu gördüklerini belirtiyor. Bu bakterilerin vücuda da zararlı olduğunu söyleyen Kesici “Göl plaj olarak kesinlikle kullanılmamalı” uyarısında bulunuyor.

Fotoğraf: AA

Tozları sağlık için tehlikeli

Diğer bir sorun ise biyomineralizasyon sonucu oluşan beyaz çökeltilerin ezildiğinde hemen toz haline gelmesi. Bu durumun sağlık için ciddi sonuçları olduğunu söyleyen Kesici “Rüzgar dahi olmasa solunum vasıtasıyla akciğerlere üst solunum yoluna direk etki edebilmekte. Cilt üzerinde zararları olabilmekte” diyor. Kesici, hem bu canlı yapının zarar görmemesi için hem de sağlık için bu çökeltiye kesinlikle basılmaması gerektiğini söylüyor.

Uyarılara rağmen, Salda Gölü’nün potansiyelini fark eden organizatörler burada bir Müzik Festivali düzenlemek istedi. Bölge halkının itirazları sonucunda festival, 9 Haziran 2018’de Burdur Valiliği tarafından iptal edildi. Ancak turistlerin ziyaretinin arkası kesilmedi.

Millet Bahçesi hazırlıkları

Hali hazırda yoğun ziyaretler ile darbe alan göl şu anda başka bir tehdit ile karşı karşıya. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçimler öncesinde Burdur’a yaptığı bir ziyarette Salda Gölü’ne bir Millet Bahçesi yapılacağı ‘müjdesini’ verdi.

300 bin metrekarelik alana yapılması planlanan Millet Bahçesi’nde şu yapıların inşa edilmesi öngörülüyor: Büfe, iki adet kafe, restoran, yönetici-sağlık ünitesi, yöresel ürünlerin satılacağı çoklu alan, giyinme-soyunma kabinleri, mescit ve cankurtaran birimleri.

Şakar, “Millet Bahçesi yapılacak denilince insanların aklına güzel bir şey geliyor ama biz kuşkuyla baktık. İhaleye çıkacağında projeyi gördük. Kum denilen canlı yapının yok edileceğini öğrendik” diyor.

İhaleye çıkıldı, imar planı değiştirildi

31 Temmuz 2019’da Millet Bahçesi için ihale yapıldı. İhaleyi Güngör Tarım İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş firması 21 milyon 770 bin lira ile kazandı. Her ne kadar, ihalenin iptali için dava açılsa da kararını 5 Kasım’da açıklayan mahkeme ihale iptalini reddetti, dava ise temyize gitti.

İhale sonrasında ise gelişmeler hızla devam etti. 14 Eylül’de Turizm Merkezi olmaktan çıkarıldı. 7 Ekim’de Salda Gölü Özel Çevre Koruma Bölgesi imar planı değişti. Ertesi gün imar değişikliğine karşı da dava açıldı. Süreci zaman cetvelinden de takip edebilirsiniz:

Mahalleden köye çevrildi

Şakar, bu sırada gerçekleşen önemli bir gelişmeden bahsetti. Buna göre, projeye başından itibaren karşı çıkan Yeşilova Belediyesi’nin bölgedeki yetkisini sonlandırmak için 8 Aralık 2019’da Kayadibi Mahallesi’nin köy olması için referandum yapıldı. Büyük bir çoğunluk ‘hayır’ dedi. Ancak 7 Şubat 2020’de Burdur İl Genel Meclisi referanduma rağmen Kayadibi Mahallesi’ni köy ilan etti.

Koronavirüs gerekçesiyle kapatıldı, inşaat başladı

Projenin büyük destekçisi Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum pek çok açıklamada bulundu. Bu açıklamalarda Salda Gölü’ne asla zarar verilmeyeceğini, ‘çivi dahi çakılmayacağını’ belirtti.

Ancak CHP Burdur Milletvekili Mehmet Göker’in koronavirüs salgını gerekçesiyle ziyarete kapatılan göle iş makinelerinin girdiği ve beyaz kumları taşıdığı görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşmasıyla tepkiler yeniden artmaya başladı. 

Murat Kurum da, olaydan sonra yaptığı açıklamada, “Bizlerin de asla kabul etmeyeceği görüntülerle ilgili, gerekli soruşturmayı başlattık” dedi. 22 Nisan’da ise kaynaktan alınan kumlar küreklerle yerlerine taşındı.

Göker: Pandemi atmosferinde yapılması fırsatçılık

Yeşil Gazete’ye konuşan Milletvekili Göker, bu işlemin tam koronavirüs atmosferinde yapılmasını “fırsatçılık” ve “art niyet” olarak yorumluyor ve şu soruyor: “Biz görüntüleri yayınlamasak ve sosyal medyada tepki oluşmasa kim bilir oranın başına ne işler gelecekti?”

Kurum’un sonraki açıklamasına da tepki gösteren Göker, “Bu yapılanı kabul etmemek muhalefet olarak, doğasever olarak bize düşer ama bunun kontrolünü yapacak çevre bakanına bu düşmez, o gereğini yapmak zorunda. Demek ki ortada bir denetim sorunu var, demek ki bir denetimsizlik var ki ortaya böyle bir şey çıkıyor. Demek ki ‘gözümüzün nuru gibi bakacağız’ dedikleri yere sahip çıkmamışlar” diyor. Göker ayrıca sorumluların bulunması için olayın gerçekleştiği gün yasal süreci başlattıklarını da belirtti.

Yeşilova Belediye Başkanına silahlı saldırı

Tüm bu süreçte tek zarar gören göl olmadı. Salda Gölü’nü koruma mücadelesinde yer alan Yeşilova Belediye Başkanı Mümtaz Şenel ve eşi 20 Nisan’da silahlı bir saldırıya uğradı. Şu anda sağlık durumunun iyi olduğu söyleniyor.

Göker, saldırının kumulların taşınmasıyla doğrudan ilgisi olmadığını ama “Salda Gölü’nde oluşan ranta dayanan ve bundan oluşan bir husumetin söz konusu” olduğunu söylüyor. 

Gölü kurtarmak

Şu anda Salda Gölü 7/24 canlı yayın ile izlenebiliyor böylece herhangi bir işlem yapıldığında insanların haberleri olabilecek.Ancak Salda Gölü, şu ana kadar çok fazla zarar almış durumda.

Salda Gölüme Dokunma Platformu gölün korunması için şu taleplerde bulunuyor: Millet Bahçesi projesinin iptal edilmesi, rehabilitasyon çalışmalarına başlanması ve bölgedeki zirai ilaçlamaların yasaklanması. Platform başkanı Kesici son olarak şu ifadeleri kullanıyor:

Göl dünya mirasıdır, bize çocuklarımızın emanetidir. Bize kimse hediye etmedi doğa kendiliğinden oluşturdu. Bizden sonraki insanların da görebilmeleri için Millet Bahçesi yapılmaması gerekiyor. Doğal yapıyı bozacak her eylem, her yapı her iş göle zarar verecektir.