Ana Sayfa Blog Sayfa 1617

ABD Temsilciler Meclisi koronavirüs yardım paketini onayladı

ABD Temsilciler Meclisi 1,9 trilyon dolarlık koronavirüs yardım paketi için nihai onayı verdi. Tasarının uzun tartışmalardan sonra geçmesi Başkan Joe Biden‘ın yasama organında elde ettiği ilk büyük zafer olarak nitelendirildi.

Kongre üyelerinin çoğunlukla partilerinin görüşleri doğrultusunda oy verdiği oylamada paket 220’ye karşı 211 oy ile geçirildi. Tüm Cumhuriyetçiler pakete karşı oy kullanırken, bir Demokrat da onlarla birlikte hayır oyu kullandı.

Biden: İnsanlara mücadele şansı verecek

ABD tarihinin de en büyük ekonomik yardım önlemlerinden biri olan paket cuma günü Biden’ın imzasıyla resmiyet kazanacak.

Biden, yaptığı bir açıklamada da paketin kabul edilmesini “tarihi bir yasama hamlesi” olarak nitelendirdi. Biden, yardımın “bu ülkenin omurgasını oluşturan insanlara mücadele şansı vereceğini” söyledi.

Koronavirüs yardım paketi Kongre onaydından geçti.
Koronavirüs yardım paketi Kongre onaydından geçti. Fotoğraf: AA

Pakette neler var?

Pakette koronavirüsle mücadeleye 415 milyar dolarlık kaynak aktarılması öngörülüyor. Küçük işletmelere 440 milyar dolarlık destek sağlanması planlanıyor.

Ailelere ise toplam 1 trilyon dolar yardım dağıtılması ve tüm Amerikalılara da 1.400 dolar verilmesi hedefleniyor. Ayrıca, ek işsizlik sigortasının da şu anki haftalık 300 dolar seviyesinden 400 dolara çıkartılacağı da yapılan planlar arasında.

Biden, bu paketle koronavirüsü kontrol altına almayı, okulların güvenli bir şekilde açılmasını, ülke genelinde toplu aşılama alanlarının oluşturulmasını, test sayısı ve temas takibinin artırılmasını, ücretli hastalık izni verilmesini, sağlık alanında eşitsizliklerin giderilmesini amaçlıyor.

İstanbul’da feminist gece yürüyüşüne katılan kadınlara gece vakti ev baskını

İstanbul Taksim‘de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü‘nde düzenlenen feminist gece yürüyüşüne katılan kadınlar gece saat 00.00 civarında evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı.

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi tarafından yapılan açıklamada gözaltına alınan kadınlara ‘cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamasının yöneltildiği belirtildi.

Feminist gece yürüyüşüne katılan kadınlar ev baskınıyla gözaltına alındı

Listede 18 kişi var

18 kişinin gözaltı listesinde olduğu belirtilen açıklamada çarşamba gecesi yapılan ev baskınlarıyla toplamda 12 kadının İstanbul Emniyeti Güvenlik Şube‘ye götürüldüğü aktarıldı. ÇHD, yaşı küçük olan bir çocuğun ise Çocuk Şube’ye götürüldüğü bilgisini aldıklarını söyledi.

Gözaltına alınan kadınlardan bazılarının isimleri ise şu şekilde: İlayda Cantaş, Ebru Sert, Merve Bektaş, Zeynep Çakır, Sedef Özer, Pelin Şahin, Nimet Tanrıkulu, Besra İşsever, İlknur Birol, Devrim Çapar
Berfin P.
(18 yaşından küçük).

‘Susma haklarını kullanıyorlar’

ÇHD tarafından en son saat 04.00 civarında yapılan paylaşımda “Gözaltındaki 12 kadından 6’sının emniyet ifadeleri bitti. Kalan 6 kadının emniyet ifadelerine başlandı. Hukuka aykırı ve bir o kadar keyfi gözaltı işlemi karşısında müvekkillerimiz ve tüm kadınlar susma haklarını kullanıyorlar” denildi.

 

Akkuyu NGS’nin üçüncü ünitesinin temeli törenle atıldı

Türkiye‘nin ilk nükleer enerji santrali Akkuyu Nükleer Güç Santrali‘nin (NGS) üçüncü ünitesinin temel atma töreni bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin‘in video konferans katılımıyla gerçekleşti.

Törende açıklamalarda bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Akkuyu’nun, Türkiye’nin yeşil enerji hedefinin parçası haline geldiğini ileri sürdü ve santralin devreye girdiği zaman Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yüzde 10’unu karşılayacağını kaydetti.

‘Çevre dostu olması için elimizden geleni yapıyoruz’

Temel atma töreninde konuşma yapan Vladimir Putin, nükleer enerji santralinin inşası sırasında en sıkı güvenlik önlemlerinin alındığını söyledi; “Çevre dostu olması için elimizden geleni yapıyoruz” dedi.

Santralle birlikte, Türkiye’nin ekonomisinin daha da büyüyeceğine işaret eden Putin, Türkiye’deki vatandaşların ucuz ve temiz elektrik kullanacağını bildirdi.

Geçen Aralık ayında Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) tarafından organize edilen bir toplantıda konuşan Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Başkanı Fatih Birol ise yeni dönemin rüzgarının yenilenebilir enerji kaynaklarından özellikle güneş enerjisinden yana eseceğini ilan etmiş ve nükleer enerjiye ekonominin değil, devlet(ler)in ilgi ve motivasyonunun olduğunu kaydetmişti.

‘Nükleer enerji maliyeti yüzde 26 arttı’

Nükleersiz.org Koordinatörü Pınar Demircan da nükleer enerjinin maliyetinin yüzde 26 arttığını belirtirken, nükleer enerjinin çevre dostu olmadığı belirtti:

Nitekim bu sene yayımlanan Nükleer Endüstri Durum Raporu da güneş enerjisinin maliyetinin yüzde 89, rüzgar enerjisinin maliyetinin yüzde 70 azaldığını, buna mukabil nükleer enerjinin maliyetlerinin yüzde 26 arttığını gösteriyor. Burada Fatih Dönmez‘in kendisi de ‘Nükleer enerjinin çevre dostu olması için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz’ diyerek nükleer enerjinin çevre dostu olmadığını ve nükleer enerjiyi çevre dostu göstermenin çok gayret gerektiren bir durum olduğunu teslim etmiştir.”

Dördüncü reaktörün temeli seneye atılacak

Törende konuşma yapan bir diğer isim ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dı. Erdoğan, yeni bir eseri Türkiye’ye kazandırmanın haklı gururunu yaşadıklarını söyleyerek, önümüzdeki sene de santralin dördüncü reaktörün temelinin atılacağını kaydetti.

Türkiye ekonomisinin büyümeye devam ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, birçok ülkenin kriz yaşadığı salgın döneminde Türkiye’nin 1,8’lik bir büyüme gerçekleştirdiğini ileri sürdü.

‘Muhteşem eser hayırlı olsun’

Yenilenebilir enerjiye de büyük önem verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sıfır emisyonla çalışan ve çevreye zarar vermeyen nükleer enerjiyi üretmeyi hedeflediklerini belirtti.

Santralin, Türkiye-Rusya işbirliğinin sembollerinden biri haline geldiğinin altını çizen Erdoğan, yeni işbirliklerinin de olacağına işaret etti ve son olarak, “Muhteşem eser Türk milleti ve Rus halkına hayırlı olsun” dedi.

‘Akkuyu NGS dünyaya hayırlı olmayacak’

Erdoğan’ın nükleer enerji santraliyle ilgili sözlerini de değerlendiren Demircan, şu noktalara dikkat çekti:

‘Muhteşem eser Türk milleti ve Rus halkına hayırlı olsun’ denilmiş olması ise Türkiye’nin maddi manevi yükümlülük altına girdiği bu projenin aslında Rusya lehine yapıldığının bir bilinç altı itirafıdır. Zira 15 yıl boyunca kilovatsaati 12,35 centten satılacak olan elektriğin ki 15 yıl sonra bu fiyatın daha da artmayacağının garantisi yoktur, proje maliyeti olan 20 milyar doların 70 milyar dolar kazanmak üzere yatırıldığının da göstergesidir. Ne var ki Fukuşima Nükleer Felaketi’ni 10. yılında bile konuştuğumuz şu günlerde Akkuyu NGS değil Türk halkına, Rus halkına dünyaya hayırlı olmayacaktır!”

Santralin ilk ünitesinin Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılı olacak 2023’te devreye girmesi planlanıyor. Kalan üç ünitenin ise birer yıl arayla 2026’ya kadar faaliyete geçmesi hedefleniyor.

Yeşiller Partisi: Rüzgar ve güneş ucuzlarken bu yatırım dünyaya ters

Üçüncü reaktörün açılmasına bir tepki de Yeşiller Partisi’nden geldi. Yeşiller Partisi Eş Sözcüsü Koray Doğan Urbarlı Twitter hesabından “Bugün dünyayı ve enerji piyasasının gittiği yönü okuyabilen hiçbir yönetim nükleer santrallere yatırım yapmaz” dedi.

Santralin iddia edildiği gibi, 2023’te açılması halinde, 2028’e kadar Rusya’ya para kazandıracağını kaydeden Urbarlı, güneş ve rüzgar enerjisi giderek ucuzlarken, Türkiye’nin 2038’de kat kat pahalı bir nükleer riskle karşı karşıya kalınacağına dikkat çekti. Urbarlı şu ifadeleri kullandı:

“2021 yılında artık merkezi enerji santrallerine yatırım yapamazsınız! Çözüm merkezi olmayan temiz enerjidir. Çözüm enerji üretiminin yerelleşmesidir. Çözüm Rusya’nın Mersin’e nükleer santral kurup bize elektrik satarak para kazanmasını başarı gibi sunan zihniyetten kurtulmaktadır.”

 

10 Ekim davasında hakim duruşmayı terk etti

Duruşmaya mağdurlar ile ailelerin yanı sıra, CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Mahmut Tanal, Orhan Sarıbal, Ali Şeker, HDP Milletvekilleri Ali Kenanoğlu, Filiz Kerestecioğlu, TİP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, Bağımsız İstanbul Milletvekili Ahmet Şık katıldı.

‘Adalet için geldik’ sözleri heyeti kızdırdı

Duruşmada ilk olarak Büşra Şahin tanık sıfatıyla dinlendi. Şahin, ifade verirken, sanık Erman Ekici’nin avukatının “sorulara cevap vermek zorunda değilsin” demesi üzerine tepki mağdurlardan Kemal Kılıç, “Biz buraya adalet için geldik” dedi.

Mahkeme heyeti, bu sözlerinden dolayı Kılıç’ın salondan çıkarılmasını istedi. Salondakilerin tepki göstermesi üzerine Mahkeme heyeti, önce çevik kuvvet polisini çağırdı, ardından salonu terk etti.

‘Böyle yargılama görmedik’

Verilen aranın ardından salona dönen mahkeme heyeti konuşan ailelerin dışarı çıkmasını istedi. Avukatlar, yalnızca “Adalet istiyoruz” diye bağırdığı için salondan kimsenin çıkarılamayacağını söyledi.

CHP Milletvekili Av. Sezgin Tanrıkulu, mahkeme heyetine şöyle seslendi: “Burada adil bir yargılama ortamı yaratmak sizin göreviniz. En büyük katliam davası var. Bağıran kişi adalet istedi. Bu acıları anlamanız ve bu gerginliği yaratmamanız lazım. Size dönük bir hakaret olmadı. Bu gerginliğe gerek yok. Yargılama devam etmelidir, yoksa hukuka aykırılık olur.”  HDP’li Av. Filiz Kerestecioğlu da “35 yıllık avukatım böyle bir yargılama görmedim” diye tepkisini dile getirdi.

Mahkeme ise buna karşılık duruşmayı sona erdirdi. Aileler ve avukatları kararı alkışlayarak protesto etti. Bir sonraki duruşma 19 Mart’ta görülecek.

Coşgun: Acıları yok sayamazsınız

Duruşmanın ardından bir açıklama yapan 10 Ekim Barış Derneği başkanı Av. Mehtap Sakinci Coşgun katliamın unutturulmak istendiğini söyledi. “Evladını yitirmiş bir babaya ‘çık dışarı, salonu terk et’ demek, acıları yok saymak demektir” diyen Coşgun, katilleri tanıdıklarını söyledi. Coşgun, “Biz gitmiyoruz. Duruşmaları kapatan irade açmak zorunda. Bizsiz bir yargılamanın sonuçlarını düşünmek bile istemiyoruz” dedi.

 

Oyuncu Rasim Öztekin son yolculuğuna uğurlandı

Geçirdiği kalp krizi sonrası kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden sinema, tiyatro ve dizi oyuncusu Rasim Öztekin bugün son yolculuğuna uğurlandı. 

Sanatçı için cenaze namazı öncesinde mezun olduğu Galatasaray Lisesi ve uzun yıllar rol aldığı Ses Tiyatrosu’nda tören düzenlendi. 

Pelin Öztekin: Bu sahnede büyüdüm

Kızı, oyuncu Pelin Öztekin Ses Tiyatrosu’ndaki törende şöyle konuştu:

“Babama çok teşekkür etmek istiyorum, benim ilk aşkım ve ustam olduğu için. Bana her şeyi öğrettiği için… Her şeyi ustalarından öğrendi, benim de onların yanında yetişmemi sağladı. Ben bu sahnede büyüdüm. Bu sahnede onu izleyerek büyüdüm. Bu sahneye böyle çıkmak istemezdim. Ama bak baba birlikte aynı sahnedeyiz.”

Ferhan Şensoy: Buluşuruz gökyüzünde

Oyuncu, yönetmen Ferhan Şensoy da kızı, oyuncu Derya Şensoy ile bir mesaj gönderdi:

“Rasim kısa sürede Ortaoyunculara katıldı. Kavuğumu ona devrettim. Ortaoyuncular’da çok başarılı bir dönem yaşadı. Kimi rahatsızlığından dolayı kavuğu Şevket Çoruh‘a devretti. Günü geldi uçtu gitti gözyüzüne. Kavuklu fotoğrafı asılı durur Ses 1885’te. Bir gün ben de uçup gideceğim gözyüzüne. Buluşuruz gökyüzünde, neşeli bir meyhanede.”

Zincirlikuyu Camisi‘nde cenaze namazı kılınan Öztekin, Zincirlikuyu Mezarlığı‘nda toprağa verildi.

Sanatçının eşi Esra Kazancıbaşı Öztekin ve kızı Pelin Öztekin’in taziyeleri kabul ettiği cenaze törenine Öztekin’in ailesi ve yakınlarının yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu,  TRT Genel Müdürü İbrahim Eren ile Seksenler dizisi oyuncuları ve set ekibinin de aralarında olduğu çok sayıda kişi katıldı.

Rasim Öztekin kimdir?

Rasim Öztekin (d. 14 Ocak 1959, İstanbul), Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu. 

İstanbul’daki Galatasaray Lisesinin ardından İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu&ndan mezun olan sanatçı, sahne yaşamında ilk deneyimlerini İstanbul Akademik Sanatçılar Topluluğu ve Kadıköy Halk Eğitim Merkezi ve Nöbetçi Tiyatro‘da amatör çalışmalarla edindi. Ferhan Şensoy’un Ortaoyuncular topluluğunda profesyonel tiyatro sanatçılığına başladı. 2016 yılında Kel Hasan Efendi‘nin kavuğu, Ferhan Şensoy tarafından kendisine devredildi. 20 Eylül 2020 tarihinde ise kavuğu Şevket Çoruh’a devretti. 

1992-1995 yılları arasında televizyonlarda şov programları yaptı. 1994 yılında Gani Müjde ve Yılmaz Erdoğan‘ın yazdığı “2071’de Türkiye” adlı müzikali sahneye koyup oynadı. Tiyatronun yanı sıra, sinema ve dizi filmlerde de rol almıştır. TRT’ye program metin yazarlığı ve bir dönem Akşam gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. 

Ödülleri

1988, Altan Erbulak Ödülleri, En İyi Oyuncu
1995, İsmail Dümbüllü Ödülleri, Yılın En Başarılı Oyuncusu
2003, Afife Tiyatro Ödülleri, Komedi ve müzikal dalında En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
2010, KALDER (Kalite Derneği) En Kaliteli Sanatçı ödülü
2010, Ayaklı Gazete “Yılın En İyi Yardımcı Erkek Oyuncusu”
2011, Yılın Nasrettin Hocası

Oynadığı tiyatro oyunları

Şahları da Vururlar (1980-85)
Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı (1981-83)
Anna’nın 7 Ana Günahı (1983-84)
Fırıncı Şükrü, Deli Vahap ve Ötekiler (1984-85)
Hayrola Karyola (1985-86)
Eşek Arıları (1985-86)
Muzır Müzikal (1986-87)
İçinden Tramvay Geçen Şarkı (1986-87)
İstanbul’u Satıyorum (1986-87)
Don Juan İle Madonna (1988-89)
Soyut Padişah (1989-90)
Yorgun Matador (1990-91)
Aşkımızın Gemisi Fındık Kabuğu (1991-92)
Güle Güle Godot (1992-93)
Aptallara Güzel Gelen Televizyon Dizileri (1996-97)
Haldun Taner Kabare (1997-98)
Çok Tuhaf Soruşturma (1998-99)
Parasız Yaşamak Pahalı (1999-2000)
Fişne Pahçesu (2000-01)
Kökü Bitti Zıkkım Zulada (2001-02)
Sahibinden Satılık Birinci El Ortaoyunu (2001-02)
Biri Bizi Dikizliyor (2003-04)
Uzun Donlu Kişot (2004-05)
Kiralık Oyun (2005-06)
Boşgezen ve Kalfası (2008)

Müzikaller

Muzır Müzikal (1986)
2071’de Türkiye (1994)
Yıldızların Altında (2005)

 

Atina’da polis ve göstericiler karşı karşıya: Bir polis yaralandı, çok sayıda gözaltı var

Yunanistan‘da pazar günü bir erkeğin polis tarafından darp edildiği görüntülerin sosyal medyada yayılması üzerine, dün akşam başkent Atina‘da çoğunluğu öğrenci olmak üzere binlerce protestocu sokaklara döküldü.

Yunanistan basını, polisin vatandaşa izinsiz gösteri yapmak istemesi sonucu müdahale ettiğini yazmış, ancak bazı haberlerde de polis tarafından darp edilen kişinin koronavirüs salgını kısıtlamalarına uymadığı için şiddete maruz bırakıldığı ileri sürülmüştü.

Atina Savcılığı, olayla ilgili soruşturma başlatmıştı.

5 bini aşkın protestocu sokaklara çıktı

Nea Smyrni Meydanı‘nda sokağa çıkan 5 bini aşkın protestocu, “Polisler semtimizden defolun” yazılı pankartlar taşıdı.

Göstericiler ve polis kısa süre içinde karşı karşıya geldi, saatler süren çatışmalar yaşandı.

Polisler, göstericilere karşı ses bombası, tazyikli su ve biber gazı kullandı. Göstericilerin de polise karşı taş ve molotof kokteyli kullandığı belirtildi.

Göstericilerin toplandığı bir caddeye motosikletleriyle giden polislerden biri, bir protestocu tarafından aracından indirilip darp edildi. Diğer bazı protestocular da polisi darp ederken, yaralanan polisin durumunun ağır olduğu bildirildi.

Gösteriler sırasında çok sayıda protestocu da gözaltına alındı.

İstanbul Kent Konseyi: Kanal İstanbul hayata geçerse iklim krizine neden olan gazların salımı artacak 

İstanbul Kent Konseyi, sosyal medya hesaplarından Kanal İstanbul‘un hayata geçmesi durumunda İstanbul’da yaşanacaklara dair paylaşımlarda bulunmaya başladı.

Bir paylaşımda, Kanal İstanbul’a ayrılan bütçenin yaklaşık 140 milyar TL olduğuna dikkat çekilip, bu rakamın Türkiye genel bütçesinin yaklaşık yüzde 10’unu oluşturduğu kaydedildi. Projenin hayata geçmesi halinde ise bireysel ve kamusal yoksulluğun artacağına vurgu yapıldı.

‘İklim krizine neden olan gazların salımı artacak’

İstanbul Kent Konseyi tarafından yapılan bir paylaşımda projenin iklim krizine neden olacak gaz salımını artıracağı belirtilip, şu ifadelere yer verildi:

Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporuna göre kanal inşaatı yılda 1,7 milyon ton ek karbondioksit salımına neden olacak.

Kanal İstanbul bölgesi on yıllarca hafriyat ve inşaat alanı olacak. Bu da daha fazla beton, asfalt, hafriyat kamyonu, fosil yakıt ve sera gazı salımı anlamına geliyor.

Kanal bittikten sonra kurulacak kentin inşası sırasında yapılacak emisyon ve bölgeye taşınacak nüfusun ek karbon ayak izi belli değil!”

‘İstanbul’un kültüresel mirası tahrip edilecek’

Başka bir paylaşımda, Kanal İstanbul’un yapılması durumunda Mimar Sinan’ın tasarımının da bulunduğu köprü de dahil olmak üzere İstanbul’un kültürel mirasının tahrip edileceğine vurgu yapıldı:

Kanal İstanbul arazisinde 96 kültür varlığı mevcut.

Bu alanlarda, Rheglon ve Bathonea gibi antik alanlar, Yarımburgaz Mağarası gibi 400 bin yıllık insan yerleşimleri bulunuyor.

Mimar Sinan tasarımı köprü dahil olmak üzere birçok köprü, cami, çeşme, endüstri yapısı, mezarlık, türbe, hamam, su kanalı, konutlar yer alıyor.

Kanal İstanbul Projesi hayata geçirildiğinde hepsi yok olacak.”

‘Deprem etkisi artacak’

İstanbul Kent Konseyi tarafından yapılan bir diğer paylaşım da ise, projenin hayata geçmesi halinde olası bir depremde mal ve can kaybı riskinin artacağının altı çizildi:

Kanal İstanbul’un Marmara Denizi’ne açıldığı alan deprem açısından ciddi bir risk alanı.

Projenin hayata geçirilmesi durumunda nüfus ve bina yoğunluğunun artması, olası bir depremde mal ve can kaybı riskini artıracak.”

‘Hava kirliliği artacak’

Kanal İstanbul Projesi’yle birlikte 8.300 hektar alan da imara açılacak:

Bu alanların imara açılması hem yeni inşaatları hem de yaklaşık 1,2 milyon ek nüfusu bölgeye çekecek.

Bu da hava kirliliği, trafik, katı atık ve su kaynaklarının yetersizliği sorunlarını beraberinde getirecek.”

Ağaçlar kesilecek

Konsey tarafından yapılan paylaşımlarda çok sayıda ağacın kesileceğinin de bilgisi verildi:

Yaklaşık 394 bin adet ağaç kesilecek, 3 bin hektar orman alanı yok olacak.

Bu tahribat 1,2 milyon kişinin 1 yıllık oksijeninin kaybolması anlamına gelir.”

Su kaynakları tükenecek

Yapılan paylaşımlarda içme suyu sağlayan Terkos Gölü’nün tuzlanma riskinin artacağı gibi, Sazlıdere Barajı, tarımsal sulamada kullanılan Şamlar Göleti, lagün özelliğinde olan Küçükçekmece Gölleri ve bölgedeki yer altı sularıyla derelerin yok olacağına işaret edildi.

İklim krizine direnci azaltacak

Bir başka paylaşımda ise Kanal İstanbul projesinin iklim krizine direnci azaltacağı belirtildi. Yapılan açıklamada “İnşaat, betonlaşma ve yüksek binalar nedeniyle bölgede yeni bir ısı adası oluşacak, bu sıcak dalgalar İstanbul’u uzun yıllar etkileyecek” ifadeleri kullanıldı.

Paşinyan’a Ermenistan ordusundan bir muhtıra daha

Ermenistan‘da Dağlık Karabağ savaşının ardından orduyla hükümet arasındaki gerilim aşılamıyor. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan‘ın, Genelkurmay Başkanı Onik Gasparyan’ın bugünden itibaren görevden alındığını açıklamasının ardından genelkurmaydan yeni bir muhtıra geldi.

Rus haber ajansı TASS‘ın aktardığına göre, Ermenistan ordusunun üst düzey komutanları, Paşinyan’a yaptıkları istifa çağrısını yinelediklerini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Sarkisyan görevden almayı reddetmişti

Ermenistan Genelkurmayı ve üst düzey askeri isimler, Dağlık Karabağ savaşının işgal edilen bölgelerden çekilmeyle sonlanmasının ardından 25 Şubat gününde Paşinyan’a istifa çağrısı yapan iki bildiri yayımlamıştı. Paşinyan ise bu muhtıraları darbe girişimi olarak reddedip destekçilerini sokağa çağırmıştı. Eş zamanlı olarak da Genelkurmay Başkanı Gasparyan’ı görevden alma kararını Cumhurbaşkanı Armen Sarkisyan‘a iletmişti.

Sarkisyan Paşinyan’dan gelen görevden alma kararını imzalamayı iki kez reddetti, ancak Ermenistan hükümeti bu sabah ‘kararın otomatik olarak devreye girdiğini’ açıkladı. Hükümetten yapılan açıklamada, “Gasparyan 10 Mart’tan (bugün) itibaren yasal olarak görevinden alınmıştır” denildi. 

Cumhurbaşkanı Sarkisyan ise Gasparyan’ın görevden alınması konusunun Anayasa Mahkemesi‘ne taşındığını açıkladı. Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nden yapılan açıklamada, Sarkisyan’ın anayasa Mahkemesi’ni  görevden almanın yasal olup olmadığının ‘askeri görev ve askerin statüsüne’ ilişkin kanun üzerinden gözden geçirilmesini istediği bildirildi.  için Anayasa Mahkemesi’ne başvurduğu belirtildi.  

İstanbul’da seyahat firmalarının otobüslerinde yüzde 50 kısıtlaması kalktı

Koronavirüs salgınına karşı alınan tedbirlerden biri olan, İstanbul’da seyahat firmalarının otobüslerinin yüzde 50 kapasite kullanabilmesi uygulaması kaldırıldı. Otobüs firmaları bundan böyle ruhsatlarında belirtilen yolcu kapasitesi oranında yolcu taşıyabilecek.

İl Hıfzıssıhha Meclisi‘nce alınan kararda İçişleri Bakanlığı‘nca seyahat edenlerin mağduriyet yaşamaması amacıyla yayımlanan genelge hatırlatıldı. Bu doğrultuda HES kodu sorgulanması zorunlu olduğu belirtildi. Covid-19 tedbirlerine uymak kaydıyla otobüslerin, ruhsatlarında belirtilen yolcu kapasitesi oranında yolcu alabileceği ifade edildi. 

İstanbul ‘yüksek riskli’ iller arasında

İstanbul, Sağlık Bakanlığı’nın haftalık olarak yayınladığı koronavirüs iller haritasında turuncuyla ifade edilen “yüksek riskli iller” arasında gösteriliyor. Geçen hafta açıklanan rakamlara göre, kentteki vakalar yüzbinde 90 civarında. 

Kazdağları için Twitter eylemi: Kirazlı’yı rehabilite et

Yaşam savunucularının mücadelesi sonucu Kazdağları Kirazlı‘da yapılmak istenen siyanürlü altın madenciliğinin durdurulmasının ardından, bölgenin tekrar ağaçlandırılması için çağrı yapıldı.

Twitter üzerinden başlatılan ve #KirazlıyıRehabiliteEt etiketiyle yaygınlaştırılan çağrıda, yetkililer bölgenin rehabilitasyonu için acil göreve davet edildi.

Bölgeye verilen zararın telafi edilmesi isteniyor

Kazdağları Kirazlı’da Alamos Gold ve yerli iştiraki Doğa Biga Madencilik tarafından yapılmak istenen siyanürlü altın madenciliği yaşam savunucularının mücadelesi sonucu durdurulmuştu.

Bunun yanında, 13 Ekim 2019’dan beri ruhsatsız olan şirketin orman izinleri de iptal edilmişti.

Şimdi ise Kazdağları’ndaki tüm tel örgülerin sökülüp, verilen zararın telafi edilmesi ve sahanın rehabilitasyon edilerek tekrar ağaçlandırılması isteniyor.

Bunun için de bugün saat 10.00’dan itibaren Twitter üzerinden #KirazlıyıRehabiliteEt etiketiyle yetkililere çağrıda bulunuldu.

Kampanyaya gelen destekler

Kampanyayı destekleyen kurum ve kişilerin Twitter üzerinden yaptığı bazı paylaşımlar ise şöyle:

Gazeteci Pelin Cengiz tarafından şu paylaşım yapıldı:

Alamos Gold’un faaliyetleri durduruldu. Ekim 2019’dan beri ruhsatsız olan şirketin orman izinleri iptal edildi. Artık Kazdağları’nın yaralarını sarma vakti. Tel örgüler sökülmeli, zarar telafi edilmeli, saha rehabilite edilerek tekrar ağaçlandırılmalı.”

Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu tarafından yapılan paylaşım:

425 gün süren direniş 10 milyar dolarlık doğa katili Alamos’u yendi. Şimdi sıra alanın rehabilitasyonunda.”

Kuzey Ormanları Savunması da paylaşımıyla kampanyaya destek verdi:

Yaban Kedisi artık yuvasına dönmek istiyor. Kazdağları’nı elele omuz omuza savunduk ve Alamos Gold’un maden yağmasını durdurduk. Sen de #YabanıSavun ve #KirazlıyıRehabiliteEt”

Kazdağları Ekoloji Platformu tarafından yapılan paylaşım da şöyle oldu:

350 bin ağacı katledip, kurdu, kuşu, sincabı yuvasından eden Alamos Gold’un altın madeni projesine karşı tekrar sesimizi yükseltiyoruz: Ruhsatsız şirketi acilen tahliye et ve #KirazlıyıRehabiliteEt”