Ana Sayfa Blog Sayfa 1616

[8 Mart] Zeynep Duygu Ağbayır: Başörtüsü yasağı zaten kaldırılmalıydı, lütuf gibi sunulması yanlış

Yeşil Gazete olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftasında her gün bir kadınla 8 Mart’ı ve kadın gündemini konuştuğumuz serimizin dördüncü bölümünün konuğu Hak Savunucusu Zeynep Duygu Ağbayır’dı.

Ağbayır, Müslüman muhafazakar erkeklerin içinde bulunduğumuz şu dönemde kadınların kontrol edemedikleri bir güç haline geldiğini düşündüklerini kaydetti.

 

İktidarın kadınları 20 yıldır oyaladığını söyleyen Zeynep Duygu Ağbayır, örtülü kadınların zaten temel haklarından olan çalışma ve istihdam hakkını aldığını ama bu seferde karşılarına işsizliğin çıktığını dile getirdi.

Başörtüsü yasağının zaten kaldırılması gereken bir yasak olduğunun altını çizen Ağbayır, iktidarın başörtüsü politikaları için “Bunun bir lütufmuş gibi sunulması yanlış” dedi.

CHP’li Tutdere: Çiftçilerin destekleme ödemelerini bir an evvel yapın

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı Üyesi ve Cumhuriyet Halk Partisi Adıyaman Milletvekili Avukat Abdurrahman Tutdere, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmasında tarımsal destekleme ödemelerinin zamanında yapılmamasının çiftçileri mağdur ettiğini vurguladı.

Milletvekili Tutdere, destekleme ödemelerinin zamanında yapılmamasının çiftçileri bankalara ve tefecilere mecbur bırakıldığını ifade etti ve destek ödemelerinin bir an önce yapılması için Tarım ve Orman Bakanı’na çağrıda bulundu.

‘Çiftçiler tarımı bırakma noktasına geldi’

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından geçtiğimiz günlerde ödeneceği açıklanan buğday fark ödemesi ile mazot ve gübre destekleme ödemelerinin çiftçilere hâlâ yapılmadığına dikkat çeken Milletvekili Tutdere, “Seçim bölgem Adıyaman başta olmak üzere Türkiye’deki çiftçilerin birinci gündemi geçim sıkıntısı ve hayat pahalılığıdır. Çiftçilerimizin bu sıkıntıları, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın tarımsal destekleme ödemelerini zamanında yapmaması nedeniyle katlanarak artmaktadır” dedi.

İktidarın yanlış tarım politikaları yüzünden çiftçilerin tarımı bırakma noktasına geldiğine dikkatleri çeken Milletvekili Tutdere, çiftçilere yapılacak destekleme ödemelerinin gecikmesinden dolayı çiftçilerin dertlerinin katlanarak arttığını aktardı. Tutdere, mevsim nedeniyle üretime hazırlanan çiftçilere destekleme ödemelerinin yapılmamasından dolayı üretimin Türkiye genelinde olumsuz etkileneceğini ifade etti.

‘Tefecilere mecbur bırakmayın’

Destekleme ödemelerinin zamanında yapılmasının önemine vurgu yapan Milletvekili Tutdere, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’yi çiftçilerin yanında olmaya davet ederek, Pakdemirli’yi göreve çağırdı.

Tutdere, “Buradan bütün çiftçiler adına Tarım Bakanlığına açıkça çağrıda bulunuyorum: Çiftçilerimizin ürün fark ödemeleri ile mazot ve gübre destekleme ödemelerini bir an evvel yapın, çiftçilerimizi bankalara ve tefecilere mecbur bırakmayın” dedi.

Kuşadası’nda hafriyat dökülen alanda çıkan yangın altı saatte söndürülebildi

Aydın‘ın Kuşadası ilçesinde yer alan Karaova Mahallesi‘nde inşaat alanlarından çıkan hafriyatın döküldüğü bölgede yangın çıktı.

Vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye ulaşan itfaiye ekipleri bölgede çıkan yangının ormanlık alana sıçramaması için yoğun çaba sarf etti.

Ekiplerin, altı saat süren çalışmasıyla kontrol altına alınan yangını söndürmek için 40 ton su kullanıldığı bildirildi. Hafriyat alanındaki lastik, kablo gibi yanıcı maddelerin olmasının söndürme çalışmalarını zorlaştırdığı belirtildi.

DHA’nın aktardığına göre yangının çıkış nedeni ise hala araştırılıyor.

 

Meteoroloji’den toz taşınımı ve çamur şeklinde yağış uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Şanlıurfa ve Mardin‘in güney kesimlerinde bugün Suriye ve Irak kaynaklı toz taşınımı beklendiğini, çamur şeklinde yağış gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerektiğini bildirdi. Açıklamada hava kalitesinde ve görüş mesafesinde azalma yaşanabileceğine dikkat çekildi.

Kurumdan yapılan duyuruya göre, bugün Türkiye’nin kuzey ve doğu kesimlerinde hava parçalı ve yer yer çok bulutlu olacak.

Ülke genelinde yağış

AA’nın aktardığına göre öğle saatlerinden sonra İç Ege ve Eskişehir çevreleri, akşam ve gece saatlerinde Marmara, Kuzey Ege kıyıları, Batı Karadeniz’in batı kıyıları, İç Anadolu‘nun doğusu, Doğu Anadolu (Kars ve Ardahan hariç), Güneydoğu Anadolu‘nun kuzey ve doğusu ile Giresun, Gümüşhane, Bayburt çevrelerinde yağış bekleniyor.

Yağışların genellikle yağmur ve sağanak, Doğu Anadolu‘nun doğusu ile Kayseri, Sivas, Gümüşhane, Bayburt çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görüleceği tahmin ediliyor.

Sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu kesimlerde buzlanma ve don olayıyla birlikte yer yer pus ve sis öngörülüyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda çığ tehlikesi bulunuyor.

 

Kadınlardan 8 Mart gece yürüyüşü gözaltılarına ilişkin açıklama: Hepimiz oradaydık

8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü İnisiyatifi, Taksim’de gerçekleştirilen yürüyüş sonrasında 12 kadının dün gece vakti ev baskınıyla gözaltına alınmasına ilişkin bir açıklama yayınladı.

On binlerce kadının 8 Mart akşamı polis barikatına, toplu taşımanın durdurulmasına rağmen bir araya geldiği belirtilen açıklamada “Yürüyüşün üzerinden iki gün geçtikten sonra yine bir gece yarısı on binlerin içerisinden 12 arkadaşımız seçildi” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada kadınların attığı “Tayyip kaç kaç kaç kadınlar geliyor” sloganının “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlaması olarak yansıtıldığı belirtildi.

Açıklamada “Anlıyoruz ki ‘Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla kimse gece yarısı gözaltına alınmayacak’ diyen İnsan Hakları Eylem Planı kadınları kapsamıyor. Bu tutarsızlığı kadın cinayetlerine üzüldüğünü söyleyip İstanbul Sözleşmesi’ni kaldırma çabasından tanıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Çağlayan’a çağrı

12 kadının Emniyet’teki ifade işlemlerinin tamamlandığı belirtilen açıklamada kadınların Çağlayan‘da yer alan İstanbul Adliyesi‘nde savcılık karşısına çıkartılacağı belirtildi.

Açıklamada “Arkadaşlarımızı beklemek için 11.00’den itibaren Çağlayan Adliyesi’nde buluşuyoruz!” çağrısında bulunuldu.

Beşiktaş’ta hava kalitesi kırmızı renkte: Herkesin sağlığı için olumsuz bir durum

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı verilerine göre, dün sabah İstanbul Beşiktaş’ta hava kalitesi kırmızı seviyedeydi. Kırmızı seviye, sağlıksız seviye olarak değerlendiriliyor.

Kırmızı renkli seviye, herkesin sağlığını etkileyeceği gibi, kalp ve solunum yolu hastalıkları olanların da ciddi şekilde etkilenebileceği bir hava kalitesini işaret ediyor.

‘Kırmızı renk sağlık için olumsuz’

DHA‘nın haberine göre, Beşiktaş’ın hava kalitesindeki verileri değerlendiren Prof. Dr. Hüseyin Toros, ölçüm yapılan yerin kırmızı olmasının herkesin sağlığına olumsuz etkisi olacağını söyledi:

Bulunduğumuz şehirde havanın kalitesi nedir, hangi orandadır ölçülür. Bu ölçümler pahalı sistemler, hava örnekleri alınıyor, belli cihazlar ile içerisindeki kirletici miktarlarına bakılıyor. İçindeki toz miktarı, azot dioksit oranı, kükürt dioksit oranı, karbonmonoksit gibi değişik kirleticilerin miktarlarına bakılıyor. Bunlar 1 metreküp havada kaç mikron var, diye ölçülüyor. Fakat bizim bunu anlamız zor, onun yerine indeksler oluşturuluyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın internet sitesine bakarsanız orada 6 tane renkten oluşan skala görürsünüz. Yeşil, sarı, turuncu, kırmızı, pembe, bordo. Yeşil renkleri gördüğümüz zaman havanın gayet iyi olduğu, sağlığımıza olumsuz etkisi olabilecek herhangi bir ortamın olmadığı anlamına geliyor. Orada her türlü faaliyetlerimizde bulunabiliriz.

İkinci durum orta seviye; bu iyi kadar güzel olmasa da, orta seviyede, idare eder anlamında, iyiye göre biraz daha düşük anlamına geliyor. Daha sonra turuncu renk hassas; adı üstüne hassas gruplar için. Bilhassa solunum yolu rahatsızlığı çekenler, kalp damar hastalığı ve buna benzer solunumla ilgili sıkıntısı olan vatandaşlarımızın uzun süre dış ortamda kirli havayı solumalarının vücutlarında olumsuzluklar oluşturabileceği anlamına geliyor.

Daha sonra kırmızı renk var, sağlıksız. Aslında bu rengi gördüğümüz zaman, bulunduğumuz ilde veya İstanbul’da ölçüm yapılan 36 noktada, en yakın ölçüm yapılan yerde renk kırmızıysa hepimiz için sağlığımız anlamında olumsuz etki yapabileceği anlamına geliyor.”

‘Akciğer kanserinin neredeyse 3’te 1’i hava kirliliği sebebiyle’

Kirli havanın akciğer kanserinin neredeyse 3’te 1’ine ve kalp damar hastalıklarına da sebep olduğunu belirten Prof. Dr. Toros, şu değerlendirmelerde bulundu:

Soluduğumuz zaman öncelikle bu kirli hava ciğerlerimize ulaşıyor. Bu yolla gelen parçacık maddeler, kalp damar sistemlerine kadar giderek sistemin komple çalışmasını zorlaştırıyor veya farklı şeylere yol açabiliyor. Akciğer kanserinin neredeyse 3’te 1’i hava kirliliğinden oluşuyor, kalp damar hastalıkları aynı şekilde. Hatta beyne, beyin inmelerine kadar yol açabiliyor.

Aynı şekilde kirli veya zehirli gazlar var, mesela ozon, azot dioksit gibi kirletici gazlar da yine bizde başta tahrişle başlayarak vücudumuzda olumsuz etki yapıyor. Bu etki bir anda oluşan bir etki değil. Uzun vadeli olduğu için biz bunu doğrudan hissedemiyoruz. Hayat kalitemizde düşüşler şeklinde kendini hissettiriyor.”

‘Sabah saatlerinde daha yoğun oluyor’

Prof. Dr. Hüseyin Toros, hava kirliliğinin nedenlerinin araçlardan çıkan egzoz, evlerde ısınma amaçlı yakılan yakıtlar ve sanayi tesislerinden çıkan kirleticiler olduğunu kaydetti:

Hava kirliğinin oluşum nedeni araçlardan çıkan egzoz, evlerde ısınma amaçlı yaktığımız yakıtlar ve sanayi tesislerinden çıkan kirleticiler. Şu anda kış dönemindeyiz bu üçü de etkin durumda.

Sabah saatleri trafik yoğun, bunlar atmosfere çıktığı zaman havaya karışıyor. Atmosferde yatay ya da düşey yönlü hava hareketliliği yeterince yoksa egzozlardan çıkan kirleticiler dağılamıyor ve yere yakın seviyede bunlar birikmeye uğruyor. Sabah saatlerinde daha çok oluyor bu.”

Güney Afrika Cumhuriyeti’nde çitlikten firar eden 160 timsahın 52’si yakalandı

Güney Afrika Cumhuriyeti‘ndeki bir çiftlikten 28 Şubat tarihinde firar eden 160 timsahtan 52’sinin yakalandığı bildirildi.

AA’nın aktardığına göre Mpumalanga Turizm ve Parklar Ajansı tarafından yapılan açıklamada, 108 timsahtan ise haber alınamadığı aktarıldı.

Timsahların şiddetli yağışlara bağlı yaşanan seller sonucu kaçtığı aktarılan açıklamada, arama çalışmalarının devam ettiği ifade edildi. Açıklamada kaçan timsahların boylarının 1,5 metreyi bulduğu belirtildi.

Ülkenin Batı Cape vilayetindeki özel bir besi çiftliğinden kaçan çok sayıda timsah için bölgede arama başlatılmıştı. Polis ve koruma görevlilerinin katıldığı arama çalışmaları sırasında Breede Nehri kıyısında yaşayan halka, nehirden uzak durmaları uyarısı yapılmıştı.

UNICEF: Suriye’deki iç savaşla birlikte 12 bin çocuk hayatını kaybetti veya yaralandı

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, (UNICEF) Suriye‘deki iç savaşın başlamasından bugüne kadar geçen süreçte, 12 bin çocuğun hayatını kaybettiğini veya yaralandığı açıkladı.

10 yıldır devam Suriye iç savaşında, sadece geçtiğimiz sene 511 kız ve erkek çocuğunun hayatını kaybettiği, 699 çocuğun da yaralandığı bilgisi paylaşıldı.

6 milyon çocuk insani yardıma muhtaç

UNICEF, Suriye’de süren savaşın “yakın tarihin en kötü eğitim felaketlerinden birine” yol açtığını kaydederken, çatışmaların azalmasına rağmen geçtiğimiz yıl 61 okul ve 29 hastaneye saldırı düzenlendiği belirtildi.

Örgüt, ülkede yaklaşık 2,5 milyon çocuğun ve komşu ülkelere gitmek zorunda kalan yaklaşık 750 bin çocuğun halen okula gidemediğinin altını çizdi.

Suriye’de yaklaşık 6 milyon çocuk ise insani yardıma muhtaç durumda.

500 bin civarında çocuğun kronik olarak yetersiz beslendiğine de vurgu yapılan açıklamada, ebeveynlerin çocuklarını çalıştırmak veya erken yaşta evlendirmekten başka seçeneğinin kalmadığı dile getirildi.

Fotoğraf: BBC

IKRK: Neredeyse her iki gençten biri, bir yakınını kaybetti

Savaşın çocuklar ve gençler üzerinde yarattığı travmayı ortaya koymak için Uluslararası Kızılhaç Komitesi (IKRK) tarafından yapılan bir araştırmaya göre, 18-25 yaşlarındaki neredeyse her iki gençten biri, bir aile bireyini veya arkadaşını kaybetti.

Bu oran yüzde 47 olarak açıklanırken, araştırma için yapılan anket Suriye, Lübnan ve Almanya’dan bin 400 Suriyeli gencin katılımıyla gerçekleşti.

Ankete katılanların yüzde 12’si, iç savaşta yaralandıklarını söyledi. Yüzde 62’si ülke içinde göç etmek zorunda kaldıklarını ya da yurtdışına gitmek zorunda kaldıklarını dile getirdi.

Gençlerin dörtte üçünden fazlası ise yiyecek almakta zorluk yaşadıklarını ifade etti.

Araştırma, savaşın gençler üzerinde yarattığı psikolojik travmalara da dikkat çekti. Çoğunlukla Suriye’de yaşayan gençlerle yapılan görüşmelerde, gençlerin yarısından fazlası son bir sene içinde uyku bozuklukları yaşadıklarını söyledi. Ayrıca, korku ve depresyon sorunuyla da karşı karşıya olduklarını belirtti.

Mülakatlara katılan gençler, gelecekten en büyük beklentilerinin istikrar olduğunu paylaştı.

‘Suriyelilerin yaklaşık dörtte biri sakat kaldı’

Handikap International isimli yardım kuruluşu, Suriyelilerin yaklaşık dörtte birinin sakat kaldığı bilgisini paylaştı. Kuruluş, bu oranın küresel ortalamanın neredeyse iki katı olduğuna da dikkat çekti.

Handikap International’ın siyasi bölüm başkanı Eva Maria Fischer, ülkede savaşın sona ermesinden sonra bile, Suriye’nin mayınlar ve bombalardan temizlenmesinin ve yeniden inşasının nesiller boyunca süreceğini kaydetti.

Fischer, “Patlayıcı kalıntılarının karıştığı binlerce ton molozun temizlenmesi gerekiyor” dedi.

Greenpeace’ten protesto: Avrupa Merkez Bankası çatısına paraşütle indiler

Küresel çevre kuruluşu Greenpeace aktivistleri fosil yakıt protestoları kapsamında Almanya‘nın Frankfurt kentinde bulunan Avrupa Merkez Bankası’nın çatısına paraşütle indi.

Avrupa Merkez Bankası’nın fosil yakıt üreten firmalarla olan bağlantılarını protesto eden aktivistler, “İklim katillerine fon sağlamayı durdur” yazılı pankart açtı.

Fosil yakıt şirketlerine destek sağlıyor

Greenpeace’in aktardığına göre protesto örgüt tarafından hazırlanan “Greening the Eurosystem Collateral Framework” isimli yeni raporun açıklanmasından hemen ardından gerçekleşti.

Raporda Merkez Bankası’nın aralarında Shell, Total, Eni, OMV ve Repsol dahil olmak üzere 60’ın üzerinde şirkete fayda sağlayan 300 milyar euro tutarında varlığa destek verdiği belirtiliyordu.

‘Zehirli varlıkları dışlamalı’

Greenpeace International Müdürü Jennifer Morgan, yaptığı açıklamada  “Avrupa Merkez Bankası fosil yakıtları tercih etmek yerine, bu zehirli varlıkları bir an önce dışlamalı ve içinde yaşadığımız iklim acil durumunun üstesinden gelmek için kuralları değiştirmelidir” ifadelerini kullandı.

ECB, daha önce tüm sektörlerini iklim sorunları üzerinde çalışmak üzere bir iklim değişikliği merkezi kurdu. Ancak banka, fosil yakıt şirketlerine fon sağlamayı durdurmak için yatırım politikalarını henüz değiştirmedi.

Fatih Dönmez: Alamos Gold’un ruhsat süreci devam ediyor

Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü‘nün Kazdağları‘nda altın madeni işletmek isteyen Kanada merkezli Alamos Gold şirketinin izinlerinin iptal edildiğini söylemesine rağmen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez şirketin ruhsat sürecinin devam ettiğini söyledi.

CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan’ın soru önergesine cevap veren Bakan, “Süre uzatım talebi hâlâ değerlendirme aşamasında” ifadelerini kullandı.

‘İptal durumunda bilgilendirme yapılacak’

Birgün’den Gökay Başcan’ın haberine göre şirketin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne (MAPEG) süre uzatım (temdit) için başvuru yaptığını belirten Bakan Dönmez, cevabında henüz değerlendirme aşamasında olduğunu ifade etti.

Ayrıca Bakan Dönmez cevabında, “Temdit ruhsatının düzenlenmesi veya ruhsatın iptali halinde ilgili kurumlara gerekli bildirimler yapılacaktır” dedi.

‘Görev alanımız değil’

Daha önce Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) yapılan bireysel başvuruya verilen yanıtta şirketin izin iptallerinin yapıldığı, iş makinelerinin tahliye edildiği ve bölgede rehabilitasyon için bütçe ve ödenek planlamasının başlatıldığı belirtilmişti.

Fatih Dönmez, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan gelen cevaba ilişkin  “Soru önergesinde bahsi geçen CİMER başvurusunda belirtilen izinler Bakanlığımız görev alanında yer almamakta olup, konuya ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan bilgi alınmalıdır” ifadelerini kullandı.

 

Ceylan: Risk devam ediyor

CİMER’den gelen cevabın yalanlandığını belirten CHP’li Ceylan, “Resmi ağızdan ilk itiraf geldi. Kazdağları için hâlâ risk devam ediyor. Ruhsat iptali söz konusu değil”  ifadelerini kullandı.

Ceylan açıklamasında “Ruhsat iptal olmayan bir yerde rehabilitasyon çalışması yapılamaz. Alamos Gold’un çekildiği yok, ruhsatın bir an önce iptal edilmesi gerekiyor” yorumunda bulundu.