Ana Sayfa Blog Sayfa 1531

Pandemi gölgesinde 23 Nisan kutlamaları

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış yıldönümü anısına Mustafa Kemal Atatürk tarafından ilan edilen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları bu yıl sokağa çıkma yasakları nedeniyle pandemi gölgesinde kutlanıyor.

İlk tören TBMM başkanı Mustafa Şentop‘un katılımıyla Atatürk Anıtı’nda gerçekleştirildi. TBMM Başkanı Şentop, Atatürk mozolesine çelenk bıraktı. Ardından Şentop ve devlet erkanı saygı duruşunda bulundu ve İstiklal Marşı okundu.

Erdoğan katılmadı

Anıtkabir’deki törende, Şentop’un yanı sıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri ve milletvekilleri yer aldı.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ise 2014 yılından bu yana olduğu gibi bu yıl da törenlere katılmadı.

Anıtkabir’deki törenin ardındanTBMM Başkanı Mustafa Şentop başkanlığındaki devlet erkanı, TBMM’nin açılışının 101. yıl dönümü ve 23 Nisan dolayısıyla Birinci Meclis‘te düzenlenen törene katıldı.

Kılıçdaroğlu çevrimiçi bayramlaşma

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir grup çocukla çevrim içi bayramlaştı.

Kılıçdaroğlu, yurt içinden ve yurt dışından çocuklarla görüşmesine ilişkin videoyu sosyal medya hesabından paylaştı ve çocukların bayramını kutladı.

https://twitter.com/kilicdarogluk/status/1385335322024857603

AKP hesaplarına yeni logo

AKP ise sosyal medya hesaplarındaki logolarını, 11 yaşındaki 6’ncı sınıf öğrencisi Simay Özen‘in çizdiği logoyla değiştirdi.

İmamoğlu koltuğunu devretti

Ekrem İmamoğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı sosyal medyada yayınladığı video ile kutladı. Videoda İmamoğlu’nun koltuğunu bir kız çocuğuna devrettiği görülüyor.

İmamoğlu 23 Nisan Bayramı için hazırladığı videoyu “İstanbul’un yarınlarına umutla bakan mutlu çocukları, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün sizlere armağan ettiği #23Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız kutlu olsun.” notuyla paylaştı.

https://www.youtube.com/watch?v=Id3YmYkAL_M

Çocuklar evlerden kutladı

Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ‘da ise çocuklar 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı koronavirüs kısıtlamaları ve sokağa çıkma yasağı nedeniyle evlerinde kutlamak durumunda kaldı.  Birçok kişi evlerine süslemeler yaptı, camlarına resimler astı.

Öğrenciler, okullarında çevrim içi düzenlenen programlara katılarak 23 Nisan’ı sınıf arkadaşlarıyla kutladı.

Fotoğraf: AA

 

Prof. Dr. Levent Kurnaz: İstanbul’da sıcaklıklar 50 dereceyi bulacak

TBMM İklim Değişikliği Araştırma Komisyonu’na sunum yapan Boğaziçi Üniversitesi İklim Politikaları Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, gerekli adımlar atılmazsa Türkiye’nin 2050 yılına kadar karşılaşması olası tehlikeleri anlattı.

Türkiye’nin büyük kuraklık yaşayacağını belirten Kurnaz, İstanbul’da sıcaklığın 50 dereceyi bulacağını kaydetti. Kurnaz, “Antalya, Adana ve Mersin gibi bölgelerde ıslak termometre 35 dereceye ulaştığında dışarıda insanlar ölmeye başlayacak” dedi.

‘Su kıtlığı kapıda’

Daha sonrasında da DHA’ya açıklamalar yapan Levent Kurnaz, “2050 yıllarına geldiğimiz zaman Türkiye’de kişi başına düşen su miktarı yaklaşık olarak su kıtlığı seviyesine ulaşacak. Bu su kıtlığının en büyük nedeni ise nüfus ve iklim değişikliği” dedi.

2050 yılına geldiğimizde kişi başına senelik düşen su miktarının yaklaşık 800 metreküp olacağını dile getiren Prof. Dr. Kurnaz, “Bu da ülkemizde ciddi su kıtlığının yaşanacağını gösteriyor. Bizlerin çok acil alternatif çözümler üretmesi lazım. Bu çözümlerin ilk adımı Türkiye’de İstanbul’dan başka yaşanacak cazibe merkezleri yaratmak olabilir” değerlendirmesinde bulundu.

’45 derece bizim için normalleşecek’

İklim değişikliğine bağlı kıyı kesimlerde de yaşamın etkileyeceğini söyleyen Prof. Dr. Levent Kurnaz, “Bu yüzyılın sonunda İstanbul’da sıcaklığın 45 derece olduğu günler göreceğiz. Ve artık 45 derecelik bir sıcaklık bizim için normal sıcaklık seviyesi olacak. Ancak İstanbul’da sıcaklık seviyesinin 50 derecelerde olacağını da söyleyelim” dedi.

Kurnaz, “Antarktika‘da kopmasını beklediğimiz çok daha büyük buz kütleleri var. Bu buz kütleleri koptuğu zaman İstanbul’daki deniz seviyesi yükseltecek. Bu yükselme ile özellikle boğazların kıyı kesimlerini çok ciddi bir şekilde etkileyecek” ifadelerini kullandı.

‘Sıcaktan ölümler yaşanacak’

“Bu yüzyılın sonunda Antalya, Adana ve Mersin gibi bölgeler de ıslak termometre sıcaklığının 35 dereceyi geçeceğini söyleyen Prof. Dr. Kurnaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Antalya’da bu yüzyılın sonunda insanların yaşayamayacağı sıcaklıkları görme ihtimalimiz oldukça yüksek. Sıcaklığın olduğu yere bir de nemi ekleyecek olursak İnsan vücudunun terlemesine imkan vermeden insan ölümleri gerçekleşecek. Bu sürece biz ıslak termometre 35 derece diyoruz. Bu tür sıcaklıklara bu yüzyılın sonunda Türkiye’nin güney bölgelerinde sıklıkla rastlamaya başlayacağız. Antalya, Adana ve Mersin gibi bölgelerde ıslak termometre 35 dereceye ulaştığında dışarıda insanlar ölmeye başlayacak.

‘Pamuk tarımı yapamayacağız’

İklim değişikliği bu şekilde devam ederse üretimin biteceğini belirten Prof. Dr. Kurnaz, “Malatya‘da şu an da bile kayısı üretimi konusunda zorlanıyoruz. Geçtiğimiz senelerde 2 milyon kayısı ağacı kesildi. Yine sıcaklığa bağlı Mersin‘de narenciye bitiyor. Sıcaklık artışı bu şekilde devam ettiği sürece Çukurova‘da pamuk tarımı yapamayacak hale geleceğiz. Aynı zamanda şu an Karadeniz‘de fındık yetişen yerlerde fındık yetiştiremeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Kurnaz, “Ülke olarak bizi çok büyük bir bela bekliyor Ülkemizde Orta Anadolu’da tarım yer altı suyu ile yapılıyor. Yeraltı suyunun geçtiğimiz seneler içerisinde yer yer düştüğü biliyoruz. Bu durum iklim değişikliği ile birlikte tarımında çok kötü etkileneceğini gösteriyor. Yine sıcaklığa bağlı turizmde ciddi kayıplar yaşayacağız. Şu an 35 derecelerde ülkemize turist gelip yaşayabiliyor ancak hava sıcaklığı 48 dereceyi bulduğunda turistler gelip ülkemizde yaşamayacak” diye konuştu.

‘Ciddi adımlar atmak gerek’

İklim değişikliği ile ilgili ciddi adımlar atmamız gerektiğini belirten Prof. Dr. Kurnaz, “Öncelikle kişisel hayatımızda özel araç kullanımını bırakmak zorundayız. Et ve süt ürünlerini tüketmeyi azaltmalıyız. Ayda 500 gram kıyma ile yaşayan insanların bir şey yapmasını beklemiyoruz. Ancak günde üç öğün et yiyen kişiler tüketimini minimum seviyeye indirmeli” dedi.

Kurnaz ek olarak “Yine gereksiz alışveriş yapmaktan kaçınmalıyız. Üstümüz de var kıyafetlerle yaşamayı öğrenmeliyiz. Aynı zamanda İstanbul’da yaşayan vatandaşların İstanbul’dan başka yere taşınmaları gerekir. Bunları yapmadığımız müddetçe her geçen gün daha büyük sorunlarla karşılaşacağız” ifadelerini kullandı.

’24 Nisan’da kaybettiklerimizi anıyoruz’

DurDe Platformu 1915’te gerçekleştirilen Ermeni Soykırımı‘nın başlangıç tarihi olarak kabul edilen 24 Nisan yıldönümü için hazırlanan anma programının detaylarını paylaştı.

Bu yıl da koronavirüs pandemisi nedeniyle çevrimiçi olarak gerçekleştirilecek etkinlikler Youtube hesabı üzerinden canlı yayınlanacak.

Etkinlikler Canan Şahin, Metin Karabaşoğlu, Tamar Nalcı ve Ümit Kurt‘un konuşmacı olarak yer aldığı saat 18.00’daki panel ile başlayacak.  Anma töreni ise 19.00’da gerçekleşecek.

Saat 19.15’te ise basın açıklamasını Melek Ulagay Taylan okuyacak. anma töreni hakkında detaylı bilgiye bu adres üzerinden ulaşılabiliyor.

Akdeniz’de göçmen botu battı: 130 kişi hayatını kaybetti

Yardım kuruluşu SOS Mediterranee‘den yapılan açıklama ide son 48 saatte Libya’nın Trablus kentinin kuzeydoğusunda üç bottan yardım çağrısı alındığı belirtildi.

10 kişinin cesedine ulaşıldı

Üç ticari gemi ve yardım gemisi Ocean Viking‘in arama kurtarma çalışmaları için işbirliği yaptığı aktarılan açıklamada, lastik botun enkazına ve 10 cesede ulaşıldığı, hayatta kalan kimse olmadığı ifade edildi. Botta 130 kişinin olduğu belirtiliyor.

Göç Örgütü’nün açıklamasında, 2021’in başından bu yana Akdeniz’in orta kesiminde 350’den fazla kişinin yaşamını yitirdiği belirtildi.

Kanal D Ana Haber’de ‘muhalefet haberleri’ krizi: Yayın yönetmeninin görevden alındığı iddia edildi

Yıldırım Demirören‘in sahibi olduğu Kanal D’de, Ana Haber Genel Yayın Yönetmenliği koltuğunda oturan Mustafa Aşçıoğlu‘nun görevine son verildiği iddia edildi. Aşçıoğlu’nun işten çıkartılma nedeninin, CHP ve İyi Parti grup toplantıları ve basın açıklamalarına yer vermesi olduğu öne sürüldü.

Medya Radar‘ın aktardığı kulis bilgilerine göre, önce Kanal D Ana Haber Ankara Temsilciliği’ne Zafer Şahin atandı. Turkuvaz Medya Grubu bünyesinde yayın yapan, iktidara yakın Takvim gazetesinin Ankara Temsilciliği görevinden bu göreve atanan Şahin, iddiaya göre bir süredir Kanal D Ana Haber’in muhalefete dair haberlerine müdahale ediyordu.

Kılıçdaroğlu ve Akşener’in grup konuşmaları gerilim yarattı

İktidarın bu haberlerden rahatsız olduğunu gerekçe gösteren Şahin, CHP ve İyi Parti’nin basın açıklamalarının ve Kemal Kılıçdaroğlu ile Meral Akşener‘in grup konuşmalarının verilmesine karşı çıktı.

Habere göre, Zafer Şahin ile Ana Haber Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Aşçıoğlu arasında yaşanan bu gerilim Aşçıoğlu’nun görevden alınmasına neden oldu.

Aşçıoğlu’nun yerine bu göreve CNN Türk’te Haber Müdürü olarak görev yapan Onur Tan’ın getirileceği bilgisine yer verildi.

Thodex operasyonunda gözaltı kararı çıkan 78 kişiden 62’si yakalandı

Kripto para alım satımı yapılan Thodex’in sahibi Faruk Fatih Özer‘in piyasadan topladığı 2 milyar dolarla yurt dışına kaçtığının ortaya çıkmasının ardından şirketle ilişkili olduğu tespit edilen 78 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı. İstanbul merkezli sekiz ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda, bu kişilerin 62’si yakalandı.

Şirketin Kadıköy’deki merkezinde yapılan aramalarda birçok dijital materyal ve dokümana el konulduğu kaydedildi.

Türkiye’deki kripto para borsalarından Thodex’te işlemlerin kapatılması ve kurucusunun yurtdışına çıkmasının ardından, kullanıcı şikayetleri sonucu savcılık şirketle ilgili soruşturma başlattı; MASAK da şirketin Türkiye’deki finansal kuruluşlarda bulunan tüm hesaplarına dün itibarıyla bloke koydu. Thodex’in kurucusu Faruk Fatih Özer ise bugün şirketin internet sayfası ve sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı açıklamada hesaplarındaki anormal dalgalanma nedeniyle işleme geçici kapatıldığını; şüpheli durumdaki kullanıcı hesapları netleşince ödemelerin yapılacağını duyurdu.

391 bin aktif kullanıcısı vardı

Şirket 20 Nisan’da alt yapı çalışmaları dolayısıyla işlemleri saat saat süreliğine durduğunu açıklamış ardından 21 Nisan’da ise “yeni bir ortak geleceği” gerekçesiyle işlemlerin kapatıldığını ve bu sürecin 4-5 gün süreceğini duyurmuştu. Thodex’teki bazı yatırımcıların avukatı olan Oğuz Evren Kılıç borsanın kurucusunun yurtdışına çıktığını ve borsa kullanıcılarının savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu söyledi.

Kılıç’ın verdiği bilgiye göre, Thodex’in yaklaşık 391,000 aktif kullanıcısı  bulunuyordu.

Soruşturma ile ilgili gizlilik kararı alınırken, İstanbul Emniyeti şirketin kurucusunun 20 Nisan akşamı Arnavutluk‘un başkenti Tiran‘a gittiğini açıkladı.

Çok sayıda küçük tasarruf sahibi var

Olay TCMB’nin telafisi mümkün olmayan zararların oluşma uyarısında bulunarak kripto varlıkların gündelik ödemelerde kullanılmasını yasaklamasının birkaç gün ardından gerçekleşti. Şirketin kullanıcıları borsada duran varlıkların borsa dışına transfer edilemediğinden şikayet ediyordu.

Türkiye’de büyük bölümü küçük tasarruf sahibi olduğu tahmin edilen çok sayıda yatırımcı dolar bazında fiyatlandığı, ülkedeki yüksek enflasyona karşı koruma oluşturduğu için gündelik değer artışı ve kayıpların yüksek olduğu kripto para piyasasına yöneldi.

Dünya çapındaki kripto para borsalarının işlem hacimlerini derleyen Coinmarketcap‘e göre, işlemler aksamaya başlamadan önceki son gün borsanın günlük işlem hacmi yaklaşık 540 milyon dolardı. Avukat Kılıç, borsanın aylık işlem hacminin 8 ila 13 milyar dolar arasında değiştiğini belirtti.

İstanbul’da dere atıklar yüzünden turuncuya döndü

İstanbul‘da Başakşehir‘den başlayarak Avcılar‘a kadar uzanan ve çevresinde tarım arazilerinin bulunduğu dere, bırakılan atıklar nedeniyle turuncuya boyandı.

Hemen yanında tarım arazilerinin bulunduğu ve insanların hayvanlarını otlattığı dereye bırakılan atıklar, aynı zamanda çevrede pis kokuya da neden oluyor. Çevre sakinleri, yetkililerin bu soruna bir çözüm bulmasını bekliyor.

‘Şikayetlerimiz sonuçsuz kaldı’

Yeşilkent Mahallesinde yaşayan Ali Can, DHA’ya yaptığı açıklamada dereye bırakılan atıklarla ilgili şikayette bulunduklarını fakat çözüm bulamadıklarını söyledi.

Fotoğraf: Ersan San/DHA

Can, “Önüne gelen çöpünü, pisliğini atıyor. Geçen iki tane çocuk oynarken, düşüyordu. Annesi ve babası, belediyeye şikayet etti. Gelen giden kimse olmadı. Etraftaki nakliyeler gelip, pislik döküyor. Hafriyat kamyonları geliyor. Bu konuya kimse bir şey demiyor. Şikayette bulunduk ama bir çözüm bulamadık hala. Özellikle sinek çok oluyor, koku çok oluyor” ifadelerini kullandı.

Daha önce Arnavutköy’de dere kırmızı akmıştı. Esenyurt’taki Haramidere de farklı günlerde mavi, kırmızı, sarı, yeşil ve siyah akmıştı. Yetkililer derelerden örnekler alırken geçen süreye rağmen henüz açıklama yapılmadı.

Mansur Yavaş: 23 eski EGO otobüsü elektrikli araçlara dönüştürülecek

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, belediyeye ait 23 eski EGO otobüsünü elektrikli araçlara dönüştüreceklerini açıkladı. Yavaş yaptığı açıklamada “Ankara’mızı çevre dostu otobüslere kavuşturacak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi iştiraki BELKA A.Ş. tarafından dizel otobüsten dönüştürülerek üretilen ve Avrupa Birliği (AB) standartlarında testleri başarıyla geçen “Türkiye’nin ilk dönüştürülmüş yüzde 100 elektrikli otobüsü” için tüm süreçler tamamlandı.

BELKA A.Ş. tarafından dizel otobüsten dönüştürülerek üretilen ve Avrupa Birliği (AB) standartlarında testleri başarıyla geçen “Türkiye’nin ilk dönüştürülmüş yüzde 100 elektrikli otobüsü” için tüm süreçler tamamlandı.

Testleri geçti, onay belgesini aldı

1994 model eski bir dizel otobüsün dönüştürülmesi ile üretilen yüzde 100 yerli elektrikli otobüs, “Seri Tadilat Tip Onay Belgesi” aldı. BELKA A.Ş. ürün, dönüşüm projesi ve üretim tesisi onaylanan ve Türkiye’de bu alanda ilk yetki alan şirket oldu.

Yavaş, otobüslerin ilk prototipini 25 Şubat’ta düzenlenen basın toplantısında kamuoyuna “Eski otobüsler hem hava kirliliği hem yakıt tüketimi açısından Ankara için son derece sakıncalıydı. Bundan sonra inşallah Ankara’nın sokaklarında elektrikli otobüsleri göreceğiz” sözleriyle tanıtmıştı. İlk etapta belediye otobüsleri ile ön seri imalatın yapılması planlanıyor.

Çevreci, ekonomik, sessiz

BELKA tarafından sıfır elektrikli otobüs maliyetinin 3’te 1 maliyetine dönüştürülen yüzde 100 elektrikli otobüs, sadece yakıt farkı ile 3,5 yılda kendini amorti etme özelliğine sahip.

Dönüşüm işleminden sonra kullanım ömürleri 15 yıl uzayan ve yüzde 80’e yakın yakıt tasarrufu sağlayan otobüsler, sessiz ve çevreci olma özelliğinin yanı sıra gece şarjıyla birlikte 3-4 saatlik şarjla yaklaşık 300 ila 400 kilometre yol yapabiliyor.

4. Uluslararası Çocuk Diyarı Film Festivali bugün online olarak başladı

4. Uluslararası Çocuk Diyarı Film Festivali bugün başladı. Koronavirüs salgını nedeniyle online gerçekleştirilecek olan festival 28 Nisan’a kadar devam edecek.

20 çocuğun doğrudan katılım ve katkılarıyla hazırlanan festivalde, 16 ülkeden 35 film, söyleşiler, uzman eğitmen ve sanatçılarla hazırlanan atölyeler de gerçekleşecek. Ayrıca Ankara Kampüs Koleji’nde yüz yüze film gösterimleri ve atölyeler; İzmir-Selçuk’ta da yüz yüze arkeoloji atölyesi düzenlenecek.  

16 ülkenin katılımıyla yapılacak

Bu yıl “Ekolojiyle Barış” temasıyla yapılacak olan festivalde, ekoloji ile kurulan dostluğun canlı yaşamındaki olumlu ve olumsuz etkileşimine farkındalık yaratmak amacıyla anneler ile yapılan röportajlardan kısa bir belgesel film gösterilecek. Festival Almanya, Hollanda, İsviçre, Norveç, İspanya, Japonya, Rusya, İsveç, Kanada, Fransa, İrlanda, Belçika, Danimarka, Hindistan, İngiltere ve Türkiye’nin katılımıyla gerçekleşecek.

Animasyonlu Çark Atölyesi, Animasyonlu Defter Atölyesi, Bir Yakalı Kertenkele ile Felsefe Atölyesi, Ekoloji Dostu Çocuklar, Karikatür Atölyesi, Toplumsal Cinsiyet Atölyesi, Hayal Gücü Atölyesi, Çocuklarla Arkeoloji Atölyesi dışında, Çocuk Hakları Paneli ve Çocukların Şiddetten Korunması, Çocuk Katılımına dair ezberlerimizle Yüzleşmek, Sinemada Çocuk Temsilini Yeniden Düşünmek başlıklı söyleşilerle düzenlenecek olan festival, bu yıl da ücretsiz olacak.

Gösterim saatleri ve filmlere buradan ulaşılabilir.

İkizköy’de maden için kesilmek istenen ormanlık alanın yakınında yangın çıktı

Muğla İkizköy’ün eski ana yerleşimi olan Işıkdere mevkiindeki 2017 yılında büyük bir bölümü maden için ormansızlaştırılmış olan çalılık alanda yangın çıktı.

22 Nisan Perşembe akşam 19.00 civarında çıkan yangının bulunduğu bölge yine bir kömür madeni için kesilmek istenen Akbelen Ormanı‘na 500 metre mesafede bulunuyor.

Yangının ormana sıçramasından endişe duyan ve yangından sıçrayacak tek bir kozalağın tepedeki ormanın da alev almasına neden olacağını dile getiren İkizköylüler itfaiye ekiplerine haber verdi.  Yangın, itfaiye ve arazi araçları ile yapılan müdahalede yaygınlaşmadan kontrol altına alındı ve söndürüldü.

Maden tehdidi altında

Öte yandan yangın tehlikesinden kurtulan Akbelen Ormanı büyük çaplı bir kesim tehdidi ile karşı karşıya. Limak Enerji ve IC İÇTAŞ ortaklığındaki YK Enerji uzun yıllardır işlettiği linyit kömürü madenini genişletmek için çalışmalara başladı. Bölgedeki ağaçların kesim hazırlığı için damgalanmaya başladığını gören bölge halkı çalışmalara engel olmuştu.

İkizköylüler perşembe günü akşam üstü orman kesim işçilerinin şantiye kurmak için yeniden ormana giriş yaptığını fark etti. Bir kamyon, iki özel araba ve bir su tankeri ile birlikte gelen işçilerle görüşen İkizköylüler, işçilerin özel mülkiyet olan tarlalarına eşyalarını indirmelerine ve şantiye kurmalarına izin vermedi.

Orman Genel Müdürlüğü adına ağaç kesimi yaptıklarını belirten işçiler, herhangi bir izin belgesi veya kimlik gösteremezken, Akbelen Ormanı’nda kesimin 10-15 gün sonra başlayacağını, başka bir ormanlık alandaki kesim bitince burada çalışmaya başlayacaklarını köylülere söyledi.

Belge isteği bekletiliyor

İkizköylüler ise, alanla ilgili kesimin durdurulmasına dair Milas Orman İşletme Müdürlüğü’ne avukatları Arif Ali Cangı aracılığıyla bir dilekçe ile başvuru yaptıklarını, ayrıca bir dilekçe ile orman alanı için maden işletme izni verildiğini belgeleyen Tarım ve Orman Bakanlığı olur yazısını da Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde Orman İşletmesi’nden talep ettiklerini belirtiyorlar.

15 gün dolmasına rağmen dilekçelerine henüz bir yanıt alamayan İkizköylüler, Akbelen Ormanı’nın kesimini durdurmak için dava açmak dahil tüm hukuki yollara başvuracaklarını da söylüyor.

‘Savunma devam ediyor’

Akşam üstü yaşanan gelişmelere dair İkizköy Çevre Komitesi’nin sosyal medya hesaplarından yaptıkları açıklamada “İki yıldır kömür madeni için kesilmesin diye savunduğumuz Akbelen Ormanına yarım kilometre uzaklıkta, bu akşam saatlerinde, sebebini bilmediğimiz yangın söndürüldü. Gözümüz kulağımız bizim olduğu kadar yavrularını büyüten kuşların da evi olan ormanımızda” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamanın devamında “Yine akşam saatlerinde orman kesim işçileri de şantiyelerini kurmak üzere Akbelen Ormanına geldi. Bir kez daha ormanımızın kömür madeni için kesilmesine izin vermeyeceğimizi söylemek istiyoruz. Oklu kirpimizle, karabaşlı ötleğenimizle, müşkülüm çiçeğimizle yan yana huzurla yaşayacağımız günler için #SavunmaDevamEdiyor!” denildi.

Köylüler eylemde

23 Nisan sabahı orman kesim işçilerinin alanı terk etmemiş olduğunu gören İkizköylüler Akbelen Ormanı’na gelerek işçilere kesime izin vermeyeceklerini söylediler.

İkizköylülerin pankartla ve sloganlarla alana girmesinin ardından Kayadere Orman Şefini arayan işçiler, çalışmaya başlamadan bekliyorlar. İkizköy halkı da oturma eylemine başlamış durumda.