Ana Sayfa Blog Sayfa 1428

29. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası programı belli oldu

Bu yıl 29. düzenlenecek ve 20-27 Haziran tarihlerinde yapılacak olan İstanbul Onur Haftası’nın programı açıklandı.

29. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası, 20 Haziran’daki Hormonlu Domates Ödül Töreni ile başlayacak. Ödül töreni çevrimiçi olarak düzenlenecek.

Onur haftasının etkinlikleri

Bu sene sokak temasıyla yapılacak olan Onur Haftası’nın etkinlikleri hem çevrimiçi hem de fiziksel olarak gerçekleştirilecek.

Haftanın etkinlik programları ise şöyle:

21 Haziran Pazartesi

DİRENİŞ HER SOKAKTA!: Politik Bir Eylem Olarak Kolaj (14.00-15.00 Zoom)

Hayvanlar ve Lubunyalar için Sokak (14.00-16.00 Zoom)

Mülteci LGBTİ+’lar için Sokak Ne İfade Ediyor? (17.00-18.30 Zoom)

Kesişimsellik ve Trans Aktivizm (18.00-20.00 Zoom)

Lubunya Mahalle Ağları (19.00-20.30 Zoom)

Sarah Hegazi’yi Anmak (20.15-22.30 Zoom)

22 Haziran Salı

Yoga (13.00-14.00 Heybeliada)

Piknik (13.00-18.00 Heybeliada)

Kuir Berber (14.00-15.00 Heybeliada)

Heybeliada Güçlenme Pratikleri (15.00-17.00 Heybeliada)

Yeni Sokaklar: Biz Bir Yolunu Hep Buluruz! (15.00-17.00 Zoom)

Bir Sokak Direnişi Örneği: 6 Mart Trans+ korteji (18.00-19.00 Zoom)

HIV ile Yaşayan LGBTİ+ların İnsan Hakları (19.00-21.00 Zoom)

Panel: Fildişi Kulelere Sokaktan Bakmak, Translar ve Sokak Dili (20.00-21.30 Zoom)

Aktivizmin Dili: Çuval(dız)lamak (21.00-22.30 Zoom)

Şiir (21.00-23.00 Zoom)

23 Haziran Çarşamba

Kaos GL Dergisi Toplumsal Cinsiyet Söyleşileri (14.00-15.30 Zoom)

Kapatılma, Covid-19 ve LGBTİ+ Mahpuslar (14.00-16.00 Zoom)

Yeryüzü Ağacı: Kuir Şairler Buluşması (16.00-17.30 Zoom)

Türkiye’de Seks İşçiliği- Yasal Mevzuat ve Pratik Karşılaştırması (16.30-18.00 Zoom)

Sınır/sız Sergi Ekibi ile “bütün kuşlar benim bahçeme gelir” Sergi Turu (18.00-19.00 DEPO/Tütün Deposu Lüleci Hendek Cd. No.12, Beyoğlu/İstanbul)

Sokaklardan Alıkoyulmak (18.00-20.00 Zoom)

Şiddetsiz Örgütlenme (18.00-21.00 Zoom)

Çık Dediler Sahneye (21.00-22.30 Zoom)

24 Haziran Perşembe

1970 Sonrası Kuir Sanat Pratiklerinde Sokak (14.00-15.00 Zoom)

Anarşizm Perspektifinde Kuir Özgürlüğü ve Veganlık (14.00-15.00 Zoom)

Haklarımızı Bilelim (15.00-17.00 Zoom)

Gökkuşağından Ezgi’ye Mektuplar (15.30-17.00 Zoom)

QueerTroublemakers Sunar… İlişkilenmelerr, İlişkilenmelerimizzz (16.00-18.00 Zoom)

Otistik Lubunyaların Gözünden Sokak (17.00-18.00 Zoom)

Onur Yürüyüşlerimiz Duruşma Salonlarına Sığar Mı? (18.00-19.30 Zoom)

Zor Zamanlarda Şiddetsiz Eylem (18.00-21.00 Zoom)

Birleşen ve Ayrışan Yollar: Kürt LGBTİ+ Hareketinin Politik Gündemi (19.00-21.30 Zoom)

Kuir Ekolojik Tahayyül* (20.00-22.00 Zoom)

HIV’le Yaşayanlar Buluşuyor! (21.00-22.30 Zoom)

BDSM: Pratikler, D/S İlişkileri ve Rıza Kavramı (22.00-00.00 Zoom)

25 Haziran Cuma

Bear Olmak ve Bear Komünite (14.00-15.00 Zoom)

Eleştirel Erkeklik Tartışmaları: Trans Deneyimler (15.00-17.00 Zoom)

Sokaktayız, Kayıttayız: Genelge Ne Ayol? (16.00-18.00 Zoom)

K’nın Sesi: 29. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası Özel Bölümü (18.00-19.00 Zoom)

Kuir ADHD (18.00-19.30)

HPV’nin Farkında Mıyız? (21.00-22.30 Zoom)

Kuir Direniş/Uluslararası Dayanışma Ağları (21.00-23.00 Zoom)

26 Haziran Cumartesi

Yoga (11.00-12.00 Maçka Parkı Kemal Türkler, Maçka Cd, İstanbul)

19. İstanbul LGBTİ+ Onur Yürüyüşü (17.00-19.00)

Kapanış Partisi (22.00-04.00 Zoom)

27 Haziran Pazar

Yaşlanan ve Yaşlı LGBTİ+ların Karşılaştıkları Hak İhlalleri ve Sorunlar, Tavsiyeler (15.00-17.00 Zoom)

Romantizm de Sokağa Dahil: Arzusu Islak Lezbiyenler (18.00-19.30 Zoom)

HIV Aktivizminde Söz Hakkı Kimin? (20.00-21.30 Zoom)

Lezbidüşlerden Tarih Yazmak II – Sokakdüşlerimiz (20.00-22.00 Zoom)

Programla ilgili daha detaylı bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

Kapanma işe yaramadı: Avrupa’nın yarısından fazlasında hava kirliliği eşiği aşıldı

İçişleri Bakanı Soylu, 10 bin dolar alan siyasetçinin ismini savcılığa bildirdi

“Sedat Peker’den 10 bin dolar alan siyasetçi” polemiği siyaset gündemini meşgul etmeye devam ederken, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu‘nun, bu siyasetçinin adını savcılığa ilettiği öğrenildi.

AKP Grup Baskanvekili Muhammet Akbasoğlu, Meclis Genel Kurulu’nda bu yöndeki sorulara, “Biliyorsunuz, Meclis Başkanımız, tarafından Sayın Soylu’ya yazılan mektup için, CHP’nin talebi üzerine ya adli mercilere veya TBMM’ye bildirilmesiyle ilgili kendisine bir yazı yazdığını söylemişti. Sayın Soylu adli mercilere açıklamış zaten. Dolayısıyla bu mektubun gereği de yerine gelmiş” dedi.

İçişleri Bakanı Soylu dün Meclis Başkanı Mustafa Şentop’u ziyaret etmiş, görüşme 1.5 saat sürmüştü. Soylu’nun bu görüşmede 10 bin dolar alan siyasetçinin ismini ve mevcut milletvekillerinden biri olmadığı bilgisini Meclis Başkanı’na verdiği belirtildi.

Adalet Bakanı: Adliyelerin kapısı açık

Konu hakkında konuşan  Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de “Yargının görevi iddiaların üstüne gitmektir. Kim hangi belgeyi verecekse adliyelerin kapısı açıktır” dedi.  Gül şunları söyledi:

“Yargı mensuplarının görevi suçla mücadele anlamında iddiaların üzerine gidip değerlendirmektir. Suç varsa, delillerle ortaya konuyorsa yargıdan beklenen hukukun gereğini yerine getirmesidir. Karakter suikastıyla ilgili bizim insanımızın lekelenmeme hakkı vardır. Suç ihbarı Cumhuriyet savcılarına tanınan yetkidir, hiçbir kurum ‘dava aç açma’ diye telkinde bulunamaz”

Ne olmuştu?

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sedat Peker‘in açıklamalarının ardından katıldığı Habertürk TV yayınında, “Sedat Peker’den 10 bin dolar maaş alan siyasetçi var” açıklamasında bulunmuştu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Meclis Başkanı’na seslenerek gereğini yapmasını istemiş; Şentop ise “Bunu açıklayacak kişi ben değilim muhatabıdır” demişti. Mustafa Şentop daha sonra Soylu’ya bu kişiyi açıklaması için bir mektup yazdığını ve tüm bilgi ve belgeleri Meclis Başkanlığı’na göndermesini istediğini açıkladı. 

 

Muhalefet partilerinden tepkiler: Saldırılara karşı HDP’nin yanındayız

Halkların Demokrasi Partisi‘nin (HDP) İzmir’de bulunan parti binasına yapılan ve parti çalışanı Deniz Poyraz‘ın ölümüyle sonuçlanan silahlı saldırıya karşı partilerden gelen tepkiler büyüyor.

Yeşiller Partisi tarafından yapılan paylaşımda “Demokratik siyaseti nefretle hedef gösterenler; siyasi çıkar uğruna yaşamı hiçe sayıp her şeyi mübah görenler bugün yarattıkları karanlık ortamla bir insanın ölümüne sebep oldu. Saldırılara karşı HDP’nin yanındayız” ifadeleri kullanıldı.

‘Şiddetten beslenen bu kültür son bulmalı’

Parti Eş Sözcüsü Emine Özkan da “Çok çok üzgün ve öfkeliyim. Siyasi kutuplaştırmanın, hedef göstermenin bugüne de yarına da bir faydası yok! Aksine bir yaşamın katline sebep oldu. Türkiye bu karanlıktan çıkmalı. Şiddetten beslenen bu kültür son bulmalı” diyerek saldırıyı eleştirdi.

‘Bu senaryoyu daha önce yaşadık’

“HDP İzmir il binasına yapılan saldırıyı lanetliyorum” ifadelerini kullanan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “Hayatını kaybeden Deniz Poyraz’a Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı diliyorum. Bu senaryoyu daha önce yaşadık, bu kez halkımız yutmaz. Uyarıyorum, kimse bu provokasyonlardan medet ummasın! Bakalım bu olaylar ileride hangi videonun konusu olacak. Göreceğiz hep birlikte. HDP camiasına  geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu “Yaşamını kaybeden gencimize Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı diliyorum. Saldırıyı kınıyorum. Bu ülke çatışmadan, nefretten, kutuplaşmadan, bölünmeden medet umanlara izin vermez, vermeyecek” ifadelerini kullandı.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ise, “Saldırıyı kınıyor, hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah’tan rahmet diliyorum. İzmir’imiz huzur kentidir. Bu huzura zarar verecek her türlü girişimin karşısındayız” dedi.

‘Sorumlu sizsiniz’

Türkiye İşçi Partisi (TİP) tarafından yapılan açıklamada ise” HDP İzmir İl Binası’na yapılan saldırıyı kınıyor, saldırıda yaşamını yitiren Deniz Poyraz’ın yakınlarına ve HDP’li dostlarımıza baş sağlığı diliyoruz. İktidarın kirli eylemlerine teslim olmayacağız. HDP’nin yanındayız. Omuz omuza mücadelemizi sürdüreceğiz” denildi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu‘ya “Sen tam olarak ne iş yapıyorsun?” diye soran TİP’li Barış Atay ise  “Bugün, polisin güya nöbet tuttuğu HDP binasına rahatça giren bir saldırgan Deniz Poyraz’ı öldürdü. Sen ve benzerlerinin meclis kürsüsünden ya da mikrofon bulduğu her ortamdan HDP’yi hedef göstermenizin sonucu bu! Sorumlu sizsiniz!” tepkisini gösterdi.

DEVA Partisi lideri Ali Babacan “HDP İzmir İl Binasına düzenlenen saldırıyı şiddetle kınıyorum. Saldırıda katledilen Deniz Poyraz’a Allah’tan rahmet, ailesine baş sağlığı diliyorum. Mevcut siyasal şiddet iklimini önlemek, siyasi partilerin ve siyasetçilerin güvenliğini sağlamak hükûmetin sorumluluğundadır” dedi.

‘HDP ile dayanışmaya çağırıyoruz’

Yeşil Sol Parti Eş Sözcüleri Ayşe Erdem ve İbrahim Akın ise yaptığı yazılı açıklamada “Bu saldırı sadece HDP’ye değil tüm demokrasi, barış, ve özgürlük isteyenlere” dedi. Açıklamada şunlar kaydedildi:

“Saldırıda hayatını kaybeden yoldaşımız Deniz Poyraz’ın yakınlarına ve sevenlerine baş sağlığı diliyoruz. Bu saldırıyı gerçekleştirenlerin, azmettiricilerinin bir an önce adalet önünde hesap vermesini talep ediyoruz. Bu talebin geçekleştirilmesi için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getireceğiz. Tüm demokrasi, barış, özgürlük, emek ve ekoloji mücadelesi yürüten inisiyatifleri ve bireyleri HDP ile dayanışmaya çağırıyoruz.”

Sessiz kalan partiler

Gelecek Partisi ve İYİ Parti‘nin hesaplarından veya genel başkanlar Ahmet Davutoğlu ve Meral Akşener‘den ise herhangi bir açıklama gelmedi.

Cumhur İttifakı’ndaki ortaklar AKP ve MHP’den de benzer şekilde bir açıklama yapılmadı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da konuya dair bir paylaşım yapmadı.

Habertürk sunucusu Veyis Ateş, savunma vermek yerine istifa etti

Sedat Peker‘in, aranan iş insanı Sezgin Baran Korkmaz‘dan 10 milyon euro rüşvet istemekle suçladığı Veyis Ateş, Habertürk TV’deki görevinden resmen istifa etti. Ateş’in, savunma vermek yerine istifa etmeyi tercih ettiği belirtildi.

Ciner Medya Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ, Sözcü yazarı İsmail Saymaz‘a yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Biraz önce Veyis Ateş aradı. ‘Daha fazla tartışmaların odağına girmemek ve yıpranmamak açısından savunma vermek yerine istifa etmeyi tercih ediyorum’ dedi.”

Ciner Medya Grubu, hafta başında Veyis Ateş’ten savunmasını istemişti. Tekdağ ise Ateş’in savunma yerine sunduğu istifasının kabul edildiğini açıkladı.

Hakkında çok sayıda iddia var

Veyis Ateş hakkındaki tartışma ilk olarak, Sedat Peker’in iddialarıyla başladı.  Peker, Ateş’in Korkmaz’a ait Bodrum Paramount Otel’de ücretsiz kaldığını iddia etmiş, Sağlık Bakanlığı’nda yaşanan bir olay için de ‘parayı sen aldın’ diye Ateş’i itham etmişti. Peker Ateş’i ayrıca hem Sezgin Baran Korkmaz’ın 45 milyon dolarına ‘İçişleri Bakanlığı tarafından çöküldüğünü’ iddia ettiği olayda, hem de Korkmaz’ın otelinin elinden alınması konusunda ‘aracılık yapmakla’ itham etmişti.

Bu iddiaların ardından, Veyis Ateş’in Sezgin Baran Korkmaz ile 12 dakikalık bir konuşma yaptığı, bu konuşmanın bir noktasında da  “Hiçbir şey olmamış gibi ülkene dönmek istiyorsun… Ankara’dayım… Az önce senin görüşmeni yaptım. Şunu anladım ki seninle uğraşan bir klik ve lobi var ama bu arkadaşlarla işi tersine çevirmek mümkün…” diyerek bu işi ‘halletme’ karşılığında 10 milyon euro istediği ortaya çıkmıştı. Ses kaydını ilk olarak Habertürk yazarı Fatih Altaylı kaleme almış, ertesi gün de kaydı önceden dinlediği belirtilen bir diğer Habertürk yazarı Sevilay Yılman ayrıntıları yazmıştı.

[17 Haziran Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü] Dünya sürdürülebilirlik eşiğini çoktan aştı

Bugün, 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü. Bu yılki tema, tahrip olmuş arazileri sağlığına kavuşturacak restorasyon çalışmaları olarak belirlendi. Bozulmuş toprakların eski haline getirilmesi ülkelere ekonomik güç sağlarken, gıda güvencesini güçlendiriyor ve istihdam yaratıyor.

Ayrıca, dünyanın ısınmasında katkısı olan atmosferik karbonu yakalayarak iklim değişimini yavaşlattığı gibi Covid-19 pandemisinden yeşil bir çıkışa da zemin hazırlıyor.

Dünya çapında yoksulluğu artırıyor

UNCCD‘ye göre, iklim değişikliğinin etkilerinden kaynaklanan aşırı ve değişken hava olayları, özellikle “Sahel” olarak bilinen Sahra Çölü’nün kuzey bölümündeki yarı kurak kesim ve Güney Asya gibi bölgelerde yoksulluğun daha ciddi boyutlara ulaşmasına yol açıyor.

Türkiye’deki durumu değerlendiren TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, arazi tahribatlarının kritik önemde olduğunu belirterek, bozulan ekosistemleri sağlığına kavuşturmanın çocuklara ve gelecek kuşaklara karşı borç olduğunu belirtti. Türkiye topraklarının yüzde 80 oranında çölleşme riski taşıdığını söyleyen Ataç, “Dünyada her 1 dakikada 3.5 futbol sahası orman yok ediliyor, her yıl 12 milyon hektar tarım arazisi bozuluma uğruyor” dedi.

Tarım arazilerinin yüzde 23’ünün verimliliğini kaybetmiş durumda olduğunu belirten Ataç, arazi tahribatlarının kritik önemde olduğunun altını çizerek, “Dünyamız küresel ısınma, biyolojik çeşitlilik kaybı, gezegendeki azot ve fosfor döngüsünde sürdürülebilirlik eşiklerini çoktan aştı” ifadelerini kullandı.

“Bugünkü üretim ve tüketim anlayışıyla 2030 yılında Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmak mümkün değil” diyen Ataç şu uyarıları yaptı:

“İnsanların tüketimini karşılamak için 1.6 büyüklüğünde bir dünya gerekli. Arazi tahribatı, deniz ve kara ekosistemleri dahil tüm ekosistemleri etkiliyor. Dünyamız küresel ısınma, biyolojik çeşitlilik kaybı, gezegendeki azot ve fosfor döngüsünde sürdürülebilirlik eşiklerini çoktan aştı. Gelecekte kuraklık, su sıkıntısı ve gıda krizi ile yüz yüze kalmamak için vakit kaybetmeden arazi tahribatının önlenmesi çok önemli.”

Kentleşme, alt yapı yatırımları gibi nedenlerle 3.5 milyon hektar tarım toprağının yok olduğunu söyleyen Ataç, tarım alanlarının yüzde 39’u ve mera alanlarının yüzde 54’ünün erozyon tehlikesi altında olduğuna dikkat çekti.

Çölleşme hakkında

  • Kurak alanlar, dünyadaki karasal alanların %40’ından fazlasını oluşturuyor.
  • Arazi bozunumu dünyanın her döneminde olsa da, Birleşmiş Milletler’e göre günümüzde tarihi ortalamasının 30 – 35 katı hızda ulaştı.
  • Dünya genelinde 2 milyar insan, çölleşme riski olan kurak alanlarda yaşıyor.
  • Avrupa Komisyonu Dünya Çölleşme Atlası’na göre, dünyadaki arazilerin %75’i halihazırda bozulmuş durumda. 2050 yılına kadar bu oran %90’a ulaşacak
  • Dünya sıcaklık ortalaması 2 santigrat derece artarsa, Akdeniz bölgesi tamamen değişecek. İspanya çöle dönüşecek

[Onur Ayı Özel] Anjelik Kelavgil: Bir müsilajdan bahsedeceksek, ortada patriyarkanın bir müsilajı var

Onur ayı özel programlarımızın üçüncü bölümünde 17 Mayıs Derneği‘nden Anjelik Kelavgil ile LGBTİ+ gündemini ve Yaşlılıkta LGBTİ+ olmayı konuştuk.

LGBTİ+’ler olarak devlet destekli bir nefretle karşı karşıya olduklarını ifade eden Kelavgil, pandemi döneminde de LGBİ+’ların ciddi anlamda yoksullaştığını ve yoksunlaştığının görüldüğünü kaydetti.

‘Cis-heteropatriyarkanın karanlığını yıkabiliriz’

LGBTİ+’ların özgür, adil ve eşit bir şekilde yaşadığı dünyada herkesin özgür, adil ve eşit bir şekilde yaşayabileceğini ifade eden Anjelik Kelavgil, cis-heteropatriyarkayı heterolarla, natranslarla hep birlikte yıkabileceklerini düşündüğünü söyledi:

LGBTİ+’ların görülmeyen, duyulmayan gündeminin aslında bugün bu ülkenin tamamının gündemi haline gelmesi gerekiyor.

Bizlerin, LGBTİ+’ların özgür, adil ve eşit bir şekilde yaşayabildiği bir dünya herkesin özgür, adil ve eşit bir şekilde yaşayabileceği bir dünyadır. Biz şunu söylüyoruz, mesele aslında sadece LGBTİ+’lar değil, mesela sadece bir hayvan olarak insan değil, mesele tüm canlıların eşit, özgür ve yaşam hakkına saygı duyulacak bir dünya kurulmasını diyoruz.

Biz, bizlerin varlığıyla eşitlenmek isteyen tüm natranslarla, tüm cis gender’larla, tüm heterolarla yan yana bir şekilde cis-heteropatriyarkanın bu karanlığını birlikte yıkabileceğimizi düşünüyoruz açıkçası.”

Yaşlı LGBTİ+’larla ilgili çalışmalar

17 Mayıs Derneği’nin yaşlılık çalışmalarının Lubunya 40+ İnisiyatifi‘yle birlikte yürütüldüğünü söyleyen Kelavgil, bu alanda yapılan çalışmalarla ilgili şunları söyledi:

Yaşlılık çalışmalarını Lubunya 40+ İnisiyatifi’yle beraber yürütüyoruz. Bunu savunuculuk programı içerisinde yürütüyoruz. 17 Mayıs Derneği de zaten kendini LGBTİ+ öznelerin, LGBTİ+ topluluklarının güçlenmesi hedefiyle yola koymuş bir dernek. Sorunları görünmeyen ve sorunların hep beraber çözüleceğine inandığımız yaş alan LGBTİ+’ların sorunları yan yana gelince böyle bir çalışma alanı doğdu.

Yaşlılık çalışmaları kapsamında, birçok buluşma, toplantı gerçekleştirdi. Bu toplantı ve buluşmaların sonuçları yayımlandı, çeşitli raporlar hazırlandı.

Bu raporlardan birisi yaşlı LGBTİ+’ların dünyada ve Türkiye’deki durumuydu.

Psikososyal ve hukuki destek programı

Anjelik Kelavgil, 17 Mayıs Derneği’nin psikososyal ve hukuki destek programının da faaliyet geçtiğini duyurdu ve bu programa başvurmak isteyenlerin buradan başvuru formuna ulaşabileceklerini kaydetti:

Mart 2021 tarihi itibariyle 17 Mayıs Derneği psikososyal ve hukuki destek programı faaliyete geçti.

Psikososyal ve hukuki destek programı bir uzman psikolog, bir sosyal hizmet uzmanı ve bir avukat aracılığıyla LGBTİ+’ların, LGBTİ+ olmalarından dolayı yaşadıkları tüm sorunlarda onların yanında olmaya çalışıyor.

Bu programa başvurmak isteyenler 17mayis.org sitesinden başvuru formuna ulaşabilirler.

HDP İzmir binasına yapılan saldırıya karşı eylem çağrısı

Halkların Demokrasi Partisi (HDP) İstanbul İl Örgütü, HDP İzmir binasına yapılan ve parti çalışanı Deniz Poyraz‘ın ölümüyle sonuçlanan silahlı saldırıya karşı eylem çağrısında bulundu.

Taksim Şişhane Meydanı‘nda saat 16.00’da gerçekleştirilecek basın açıklamasına tüm halk davet edildi.

Açıklamada “İzmir il binamıza yapılan saldırı sonucu Deniz Poyraz yoldaşımızın katliamını kınamak için bir araya geliyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Güvenpark’a eylem çağrısı

HDP Ankara İl Örgütü ise saat 18.30’da Güvenpark‘ta bir araya gelme çağrısı yaptı.  Yapılan açıklamada “İzmir HDP il binamıza yapılan katliamı protesto etmek amacıyla tüm halkımızı, Demokratik Kitle Örgütlerini, siyasi partileri ve kurumlarımı saat 18.30’da Güven Parkta yapacağımız basın açıklamasına davet ediyoruz. Faşizme Karşı Omuz Omuza” ifadeleri kullanıldı.

https://twitter.com/HDPankara/status/1405469434202968073?s=19

İzmir’deki vatandaşlar ise HDP’nin Konak’ta bulunan ve saldırının gerçekleştiği parti binası önünde bir araya geliyor.

Parti tarafından yapılan açıklamada “İzmir’deki provokasyon ve alçakça saldırıya karşı HDP’liler Konak’ta bulunan il binamızda toplanıyor. Her saldırı korkak saldırganları küçültürken, partimize sahiplenmeyi arttıracaktır” denildi.

Neler yaşandı?

Söz konusu saldırı bugün 11.05 sularında gerçekleşti. İçeri giren 27 yaşındaki kişinin üç el ateş açtığı, camları kırıp binayı yakmaya çalıştığı bildirildi.

Olay sırasında parti çalışanı Deniz Poyraz öldürüldü, saldırgan O.G. ise gözaltına alındı.

Terörle Mücadele Şubesi’nde gözaltında tutulan şüpheli,  ilk ifadesinde “Kimse ile bir bağlantım yok. PKK’dan nefret ettiğim için binaya girdim, rastgele ateş ettim” dedi.

HDP Genel Merkezi’nin Twitter hesabından yapılan paylaşımda ise “İktidar hedef gösterdi, İzmir İl Örgütü çalışanı yoldaşımız Deniz Poyraz silahlı saldırgan tarafından katledildi” denilerek saldırının arkasında hükümetin ayrımlaştırıcı söylemleri olduğu öne sürüldü.

Bozcaada’nın Habbele Koyu’nda doğa katliamı

Bozcaada’nın eşsiz Habbele Koyu’nda bir işletmenin dört senedir hiçbir izni olmadan iş makineleriyle yaptığı doğa tahribatına tepki gösteren Bozcaada Forum Katılımcıları basın açıklaması gerçekleştirdi.

Dört yıl boyunca Bozcaada Forum’un uyarılarına rağmen yerel yönetimin denetim yapmadığını dile getiren eylemciler daha önce izni olmayan inşaatların bu sene ‘binaların denize kaydığı’ gerekçe gösterilerek proje adı altında yürütüldüğünü dile getirdi.

Açıklamada “projenin uygulanması sırasında ortaya çıkan akıl almaz doğa tahribatının denetimi dahi yerine getirilmedi” ifadeleriyle bu duruma tepki gösterildi.

‘Özel beach club’lara zemin hazırlayacak’

İşletmenin denize kaydığı gerekçesiyle yapılan “gabion duvarı”nın bölge ekosisteminde geri dönüşü olmayan tahribata yol açtığı ifade edilen açıklamada “Forum katılımcıları olarak, yapılan bu projenin emsal teşkil ederek aynı koyda ve adanın farklı bölgelerinde yeni tahribatlara yol açacağı ve günü birlik turizm tesisi söylemi altında hızla ‘özel beach club’lara zemin hazırlayacağı endişesini taşımaktayız” ifadeleri kullanıldı.

Açıklama “Bozcaada Forum katılımcıları olarak Habbele Koyu’nda ve diğer koylarda emsal oluşturacak büyük doğa tahribatı yaratan plan, proje ve uygulamalara sessiz kalmayacağımızı, her platformda kaygılarımızı duyuracağımızı bildiririz” ifadeleriyle sona erdi.

Müsilajın haritası çıkarıldı

Son aylarda Marmara Denizi‘nin kabusu haline gelen ve Ege ile Karadeniz’de de etkisini göstermeye başlayan müsilajın haritası hazırlandı. Uydu görüntüleri üzerinden hazırlanan interaktif haritaya bu adres üzerinden ulaşılabiliyor.

Bits ‘n Bricks‘ten Bilge Kobaş ve Can Sucuoğlu tarafından hazırlanan haritada deniz salyası olarak da bilinen müsilajın anlık durumu görüntülenebiliyor.

Uydu görüntülerine dayanıyor

Sitede yapılan açıklamada “Bu çalışma, bir süredir çeşitli uzmanın yaptıkları açıklamaları harita üzerinde görselleştirmek amacıyla hazırlandı” ifadeleri yer alıyor. Haritanın hazırlanış aşaması ise şu sözlerle anlatılıyor:

Müsilaj verisi Sentinel-2 uydusunun 23 Mayıs ile 8 Haziran tarihleri arasında okumları birleştirilerek elde edilmiştir. Uydu görüntülerinin 4,8a ve 11 bantları kompozitleştirilerek, gözetimli bir makina öğrenmesi algoritması ile eğitilmiş ve tüm Marmara’ya uygulanmıştır.