ManşetTürkiye

Süleyman Soylu, TV programında konuştu: Türkiye bir operasyona tabi tutuluyor

0

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, dün katıldığı televizyon programında gazeteciler Merdan Yanardağ, İsmail Saymaz, Veysi Ateş ve Mehmet Akif Ersoy‘un sorularını yanıtladı.

Süleyman Soylu, Türkiye’de siyasi istikrarsızlığın olmadığını; ülkede terör olaylarının unutulduğunu iddia etti.

‘Bu iddiaların hepsi saçmalık’

Soylu, suç örgütü lideri Sedat Peker‘in videolarında yaptığı açıklamalara “saçmalık” yorumunda bulundu:

Organize suç şüphelisinin, suçlusunun, yıllarca herkesin bildiği, tanıdığı birisinin bu iddialarının hepsi saçmalık. Bunlarla ilgili hiç muhatap değiliz. Dikkat ederseniz birinci ve ikinci videoda şahsımla alakalı bir durum yok ve ben o zaman devreye girdim. Bir şey gördüm. Hepimiz eski Türkiye’yi biliyoruz. Bugün karşı karşıya kaldığımız süreçleri de biliyoruz. Bir siyasal kadastrasyon gördük. Bir tasarım, bir kötü plan, bir kirli plan. Bir delinin, her türlü sapkınlığın içinde olan bir kişinin ipe sapa gelmez açıklamaları diye görmedim.”

Süleyman Soylu, Peker’in iddialarına yönelik ülkede bir sessizlik hakim olduğunu vurgulayarak şu açıklamayı da yaptı: “İddiaları ve iftiraları tamamen boş olsa da devleti hedef alıyor. Türkiye’ye güya kendi adına tırnak içinde bir vesayet koymaya çalışıyor. Herkese ipiniz elimde diyor ve bir sessizlik hakim.”

Davutoğlu’na yönelik açıklamalar

Süleyman Soylu, Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve ekibinin 2015 genel seçimleri sonrasında AKP-CHP iktidarı için mücadele ettiğini ifade etti:

Sayın Davutoğlu ve ekibi CHP’yle AK Parti’nin iktidarı için canhıraş mücadele verdiler. Bir kısım arkadaşlarımız bunun doğru olmayacağını, Türk siyasetinin doğasına aykırı olduğunu, Türkiye’yi başka bir tarafa doğru getirebileceğini ortaya koydu.”

‘Sizi dinletiyorum dedi’

Soylu, 7 Haziran 2015 seçimleri öncesi Ahmet Davutoğlu’nun bir MYK toplantısında “Biz HDP ile anayasa yapabiliriz” dediğini ileri sürdü. İçişleri Bakanı, Davutoğlu’nun kendilerini dinlettiğini de iddia etti:

Büyük bir mücadele başladı. Bir taraftan HDP ile anayasa yapabilme kabiliyeti ortaya koyan birisi. Dert Recep Tayyip Erdoğan. Onu külliyede enterne edip, hareketsiz halde bırakan, ABD’nin Avrupa üzerinden uyguladığı politikayı Türkiye’de hakim kılmak. Bunun doğru olmadığını söyledik. Tartışmalar o kadar şiddetli oluyordu ki, bir ara sayın Davutoğlu’nun tam anlamıyla dengesi kayboldu, ‘Hepinizin odalarında neler konuştuğunu dinletiyorum ve biliyorum’ dedi. 7 Haziran 2015-1 Kasım 2015 arasındaki süreci anlatıyorum.”

‘Hedef Türkiye’

Soylu, Türkiye’nin bir operasyona tabi tutulduğunu da söyledi:

Türkiye bir operasyona tabi tutuluyor. Türkiye’nin üzerine getirilmeye çalışılan tam da budur. Bir operasyondur.

(Neden kimse tepki göstermiyor sorusu) Ben olayın tamamen fotoğrafını görüp, eski Türkiye’nin son kalıntılarını süpüreceği anda birileri devreye girdiler. Bugün Suriye’de bir devlet kurulmaya çalışılıyor. ABD’nin üslerinin sayısı 6’dan 14’e çıktı. Türkiye’ye karşı bir ekonomik saldırı var. Türkiye’nin kendine ait bir anayasası olsun, Türkiye Suriye konumuna düşsün istediler. Burada hedef Türkiye. Çok basit bir operasyon var.”

‘Terör olaylarını unuttuk’

Türkiye’de siyasal istikrarsızlığın olmadığını kaydeden İçişleri Bakanı, ülkede terör olaylarının unutulduğunu öne sürdü:

Türkiye bugün siyasal istikrarı nasıl sağlıyor? Milliyetçi Hareket Partisi’yle AK Parti’nin işbirliğiyle. Tartışılmayacak bir siyasi üstünlük var, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi var ve Türkiye’de siyasal istikrarsızlık yok. Terörden bir şey yapılabiliyor mu? Unuttuk terör olaylarını. Her gün bir bombanın patladığı, her gün insanların… İstanbul’da kapanmayı göze alan alışveriş merkezleri vardı. Türkiye dönem dönem böyle saldırılar altında kalmıştır. Özne ben değilim. Ben olaya şahsi olarak soruyorsanız, olaya tamamen fotoğrafını görüp, eski Türkiye’nin son kalıntılarını süpürmeye geldiği andan itibaren devreye girdiler.”

‘Tecavüzden dolayı karakola götürüldü’

Süleyman Soylu, Peker’in bir kıza tecavüz ettiğini, Peker’in karakola götürüldüğünü ve orada her şeyin kapandığını ifade etti:

Özel Harp Dairesi ne zaman kuruldu Türkiye’de? Parasını kim verdi? Bunu kim söyledi? Rahmetli Ecevit, böyleymiş sonra öğrendim dedi. Bugünün işi mi? Erhan Tuncel, Hrant Dink cinayetinin azmettircilerinden biri olarak görünmüyor mu? Kim Sedat Peker’e emanet eder? Bu kadar cürümün içerisinde olan bir kişi tecavüz etmiş bir kız, karakola gidip teşhis ediyor, o dosya kapanıyor. İddianın sahibi değilim, belge var. Tecavüzden dolayı karakola götürülüyor, orada her şey kapanıyor. Oradaki iki kişi, biz Bilecik’ten aldık diyor. Silah ruhsatlarını Bilecik’ten aldık diyor. Bilecik’te kim var? Veli Küçük var. Doğru mu? Meselenin hangi iklimde oluştuğunu ifade etmek için anlatıyorum bunu.”

‘Sadece şikayet dilekçesi vermeye gittim’

Program esnasında yayınla ilgili sosyal medya hesabından paylaşımlarda bulunan Sedat Peker, konuyla ilgili şunları söyledi:

Bahsi geçen tecavüz olayı ile ilgili karakola hiçbir zaman gitmedim. Sadece beykoz savcılığına giderek basına bu yanlış bilgiyi veren polislerle ilgili şikayet dilekçesi vermeye gittim. süslü sülü yine yalan söylüyor. Delilleriyle kanıtlamaya hazırım.”

‘Genellemek çok yanlış olur’

Programda Gazeteci İsmail Saymaz, Soylu’ya “Peker 2015’te miting yaptı. Erdoğan ile fotoğrafını koydu. Kimse de ne işi var burda demedi. AKP’nin kanallarında yayın yaptı. Hayırsever, Türk Hakanı ünvanı verildi. AKP’den iltifat gördü. 2013’teki tecavüz davası, mafya olduğu bilinmiyor muydu?” sorusu yöneltti. Soylu ise “Genellemek çok yanlış bir şey olur” dedi.

‘Peker’in korumaya ihtiyacı mı var?’

İsmail Saymaz’ın “Akademisyenlerin kanıyla duş alacağız dedi. Kendisini tebrik etti AK Partililer. CHP lideri Kılıçdaroğlu’na tehdit içeren mektuplar geldi. Ben Feyzi İşbaşaran’ı dövdürttüm dedi. Ben Doğan Grubu’nu bastırttım dedi. Bunu benden milletvekili istedi. Bir CHP’li böyle bir şeyle anılsaydı hakkında işlem yapılmaz mıydı? Bununla ilgili Metin Külünk hakkında işlem yapılmayacak mı?” sorusuna İçişleri Bakanı şöyle yanıt verdi:

Terör örgütlerinde yer alan isimler kendi meşruiyetini oluşturmaya çalışırlar. Sedat Peker’in korumaya ihtiyacı mı var? Ben akademisyenlerin kanıyla duş alacağım demesi AK Parti’nin aleyhine midir? Amacı ne? Birisinin bu lehimize mi, aleyhimize mi? Bunların hepsi AK Parti’nin aleyhine. Bütün bunların tamamı organize suç mensuplarının bir takım yerel zaafiyetlerden yararlanılması sonucu. Rize’deki toplantısına suç duyurusunda bulunuldu.”

‘Yurt dışına çıktığında koruması yanında değildi’

Soylu, Sedat Peker’e koruma verildiğini 2018 yılında öğrendiğini, yurt dışına çıktığında korumasının yanında olmadığını ifade etti:

Ben bunu 2018’in ortalarından sonra öğrendim. Sedat Peker’in bir polis koruması olduğunu. Mesela HDP’nin Eş Başkanı Pervin Buldan’a korumayı ben verdim. Bir provokasyonla karşı karşıya kalmamak için. Sezai Temelli’ye de korumayı ben verdim. Öğrendiğimde ne oldu? Başından ben bu korumayı verir miydim? Vermem. İstihbarat başkanı dedi ki, bir operasyondayız, biraz sabredin ne olursunuz. Yurt dışına çıktığında koruması yanında değildi. Kimin burada bir istismarı varsa, bir imtiyazı, bir kurgusu, bunun hesabı da sorulacak.”

‘Faili meçhul cinayet var mı?’

İçişleri Bakanı, programda kendi dönemlerinde faili meçhul cinayetler olmadığını da ileri sürdü:

Bizim dönemimizde bir Hablemitoğlu, onun dışında bir tane faili meçhul cinayet var mı? Biz terörle mücadele ediyoruz değil mi? 4,5 yıldır bakanlık yapıyorum ben, iç güvenlikle ilgili terörle mücadele meselesi kime ait? Ne olursunuz söyleyin, eğer böyle bir şey varsa, bakın ben boş kağıda imza atmaya hazırım, terörle mücadelede bu başarının altında gayri hukuki, beyaz Toros, faili meçhul cinayetler varsa, getirin boş kağıtlar getirin istifa edeyim.”

Süleyman Soylu, Mehmet Ağar’la ilgili olarak da “Ben bir devlet bürokratının bir sivil siyasi partide aktif siyasette yer almasına karşıyım. Ağar’ın marinada yer alması doğru değil. Ben olsam 48 saat içinde oradan ayrılırım. Bu tip adamlar bu gibi yerlerde bulunsa bunu bir yerlere yormak kolaydır” ifadelerini kullandı.

‘Yargıya başvurdum’

Soylu, 10 bin dolar alan siyasetçi kim sorusuna da şöyle yanıt verdi:

Ben bir siyasetçi dedim partisini söylemedim. Ben işin bir parçasını söyledim. Biraz daha ötesi var. Ben yargıya başvurdum arkadaşlar, yargı beni çağıracak ve diyeceğim ki, bu suç örgütü lideri Bursa’daki şu olayda 18 kişi tutuklandı. Bu suç örgütünün dosyası niçin ayrıldı, neden yakalama emri çıkarmadınız? İstanbul’da 2018’de başlayan bu soruşturma emniyetten 2019 tarihinde gittikten sonra 3 gün sonra suç örgütü elebaşısı yurtdışına çıktı. O tarihten bundan 3 ay öncesine kadar İstanbul Emniyeti bana sorduğunda gereğini yerine getireceğiz dediniz. Ben sadece bu meselenin nasıl olduğunun hukuki izahatini isteyeceğim.”

Süleyman Soylu, Sedat Peker’in kendisine “dönüş biletimdin” demesine yönelik de “Dönüş biletim diyor, böyle bir şey yok” ifadesini kullandı.

Kategori: Manşet

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.