Ana Sayfa Blog Sayfa 1426

12 hukuk örgütünden ortak açıklama: Deniz Poyraz’ın katlinin sorumlusu İçişleri Bakanlığı

İzmir’de Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Örgütü’ne yönelik  silahlı saldırıda bulunan Onur Gencer’in parti çalışanı Deniz Poyraz’ı öldürmesine ilişkin 12 hukuk örgütünden ortak açıklama geldi.

“Deniz’in katilini tanıyoruz, hukuksuzluğa teslim olmayacağız” başlığıyla yayımlanan açıklama şöyle:

“İktidar bloğunun başta HDP olmak üzere muhalefete gözdağı veren söylemleri ve tehditleri, her gün canlı yayınlarda HDP’yi terörize eden sözcüleri Deniz’in katline giden yolun taşlarını döşemiştir.

HDP’ye ısrarla kapatma davası açtıranlar ve iddianamenin iadesi sonrasında  meclis kürsüsünden Anayasa Mahkemesi’ne yönelik tehdit söylemlerini fütursuzca kullanan iktidar ortağı, muhalefete dönük ‘bunlar daha iyi günleriniz!’ sözlerini sarf eden cumhurbaşkanı, kamuoyunda Kobani davası olarak bilinen HDP önceki dönem eş başkanları, milletvekilleri, HDP MYK’sında görev yapan siyasetçilerin ve DBP’li siyasetçilerin tutuklu olarak yargılandıkları dava duruşmasında provokasyon yaratanlar, bugün İzmir’de HDP il binasına yapılan saldırının ve Deniz Poyraz’ın katline giden sürecin bizzat organize edenleridir

‘Provokasyonculara izin veren bakanlık…’

Kobani davasının Sincan cezaevi kampüsünde önceki gün yapılan duruşması sırasında, ‘müşteki’ olarak  duruşma salonları kısmına alınan ve salon koridorlarında dakikalarca slogan atıp provokasyon yapmak isteyenlere izin veren İçişleri Bakanlığı, bugün HDP İzmir il binasına yapılan saldırının ve Deniz Poyraz’ın katlinin sorumlusudur.

Polis noktası, polis araçları ve HDP’yi ‘korumakla (!)’ görevli onlarca polisin arasından silahla, adeta elini kolunu sallayarak geçip HDP il binasına giren, binayı yakma girişiminde bulunan Deniz’in katilinin yalnız olmadığını sosyal medya hesaplarından paylaştığı fotoğraflardan ve ırkçı söylemlerinden; Ankara Gar katliamından, Suruç, Diyarbakır ve diğer  katliamlardan  biliyoruz ve tanıyoruz.

Bir bütün olarak devlete ve iktidara insan yaşamının hiçbir iktidar hesabına kurban verilemeyecek kadar değerli olduğunu ve devletin her bir insanın yaşam hakkını korumakla sorumlu olduğunu, HDP’ye ve HDP’lilere yönelik bu tür eylemlere son verilmesi için ayrıştırıcı söylemlerden uzak durulması gerektiğini hatırlatıyoruz. Deniz Poyraz’ın katili ile azmettiricilerinin bağımsız yargı önünde hesap vereceği günün mücadelesini sürdüreceğimizin sözünü veriyoruz.”

İmza veren örgütler şöyle:

Adalet İçin Hukukçular, Avukat Dayanışması, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), İstanbul Şubesi, Çağdaş Avukatlar Grubu, Çağdaş, Demokrasi İçin Hukukçular, Katılımcı Avukatlar, Toplumsal Hukuk, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi, Özgürlükçü Demokrat Avukatlar, Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı.

 

Deniz taşımacılığında karbon emisyonları azaltma hedeflerinin ele alınması kabul edildi

Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) üyeleri, Deniz Çevresini Koruma Komitesi‘nin (MEPC) 10-17 Haziran tarihlerinde gerçekleşen 76. oturumunu tamamladı.

Komite, deniz taşımacılığı kaynaklı karbon emisyonlarını azaltmayı hedefleyen ve sürdürülebilir alternatif yakıtların kullanımını destekleyecek önlemleri ele almayı kabul etti.

Oturumda alınan kararlar

Oturumda yapılan toplantılarda şu önemli kararlar alındı:

  • Marshall Adaları ve Solomon Adaları tarafından teklif edilen denizcilik sektörü için 100$/mt küresel karbon fiyatı teklifi, Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, İrlanda, Portekiz, Hollanda, İsveç, Yeni Zelanda ve Tuvalu tarafından da desteklendi.
  • Maersk, yılda 1 milyar tonluk devasa karbondioksit emisyonuna sebep olan sektörü, sıfır karbonlu yakıtlara kaydırmaya başlamak için 150$/mt tutarında daha yüksek bir karbon fiyatını desteklediğini söyledi. Aynı zamanda, dünyanın en büyük petrol ticareti ve gemi kiralama şirketlerinden biri olan Trafigura, deniz taşımacılığı için 250$/mt-300$/mt karbon fiyatı belirlemenin doğru zamanının geldiğini söyledi.

Marshall Adaları ve Solomon Adaları tarafından sunulan karbon fiyatı teklifi, ekim ayında gerçekleşecek IMO Oturumlar Arası Çalışma Grubu toplantılarında da görüşülecek.

IMO’da çok uzun süredir ertelenen, taşımacılık için alternatif yakıtların yaşam döngüsünün nasıl hesaba katılacağı konusu da eylül ayında ele alınacak.

‘Büyük bir fırsat’

Environmental Defense Fund‘un Uluslararası İklim Direktörü Aoife O’Leary de, bu yıl gerçekleştirilecek IMO toplantılarının üye devletlerin denizcilik endüstrisinin iklim etkilerini azaltmaya dair somut adımlar atması için tam zamanı olduğunu ifade etti:

IMO’dan önümüzdeki aylarda sabırsızlıkla beklediğimiz çok şey var. Ancak kısa vadeli önlemler ve siyah karbon konusundaki hedeflerin yetersizliği, gelecekte alınacak önlemlerin çok daha etkili olması ve deniz taşımacılığı emisyonlarını gereken ölçekte azaltmak için daha hızlı uygulanması gerektiği anlamına geliyor. Dünya, bir iklim felaketini önlemek için Paris Anlaşması tarafından belirlenen sıcaklık hedeflerini karşılamalıdır. Bu yılın içerisinde gerçekleştirilecek IMO toplantıları, Üye Devletlerin denizcilik endüstrisinin iklim etkilerini azaltmaya dair somut ve iddialı çözümler getirmesi için tam zamanı ve büyük bir fırsattır.”

Uzmanlar, deniz taşımacılığı kaynaklı sera gazı azaltımının önemli olduğunu vurgularken, sektörün Paris Anlaşması‘nın 1,5°C hedefine uygun olması için gerekli sera gazı azaltım önlemlerini uygulamada geciktiğini, bu nedenle önlem alınmadığı sürece bu emisyonların yükselmeye devam edeceğini belirtiyor.

Anlaşmaya varıldı: Türkiye ordusu Kabil havalimanını koruyacak

Beyaz Saray, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden görüşmesinde iki ülkenin Kabil Havalimanı konusunda genel bir mutabakata vardığını ve Biden’ın bu sürece destek vereceğini belirtti.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Beyaz Saray muhabirleri ile bir telefon brifingi gerçekleştirdi.

Erdoğan-Biden görüşmesine dair değerlendirmelerde de bulunan Sullivan,  “Biden ve Erdoğan görüşmesinde S-400 konusu gündeme geldi. Bu konuda bir çözüme varılamadı ancak diyaloğa devam edilmesi için taahhüt verildi” dedi.

‘Türkiye’ye destek verilecek’

Sullivan söz konusu görüşmede ABD’nin Afganistan’dan çıkma sürecinde Kabil Uluslararası Havalimanı konusunun da gündeme geldiğini belirterek, “Cumhurbaşkanı Erdoğan bu havalimanının güvenliğinin sağlanması konusunda belirli desteğe ihtiyaç duyacağını söyledi, Biden da kendilerine destek taahhüdü verdi” ifadesini kullandı.

İki liderin de ekiplerini nihai plan konusunda çalışılması için görevlendirdiğinin altını çizen Sullivan, “Türkiye’nin (Kabil) Hamid Karzai Uluslararası Havalimanının güvenliğinin sağlanmasında öncü rol oynaması konusunda mutabakata varıldı. Şimdi bunu nasıl uygulayacağımız konusunda çalışıyoruz” dedi.

Taliban karşı çıkıyor

Sullivan, Taliban’ın Kabil çevresindeki diplomatik ve güvenlik alanlarına saldırma ihtimaline karşı duyulan endişeleri ciddiye aldıklarını belirtti. Türkiye ile Kabil Havalimanı konusunda çalışmaktan dolayı iyi hislere sahip olduğunu belirten Sullivan, “Türklerin bu rolün altından kalkabileceğine güveniyoruz” ifadesini kullandı.

Afganistan Taliban’ı, Türkiye’nin havalimanı için talip olduğu rolü istemediğini açıklamıştı.  Taliban sözcüsü Suhail Shaheen geçen hafta, “Türkiye 20 yıldır NATO kuvvetlerinin bir parçasıydı. Onlar da Afganistan’dan çekilmeli. Öte yandan Türkiye büyük bir İslam ülkesi. Afganistan’ın tarihi ilişkileri var. Ülkede yeni İslami hükümet kurulduğunda, Türkiye ile yakın ve iyi ilişkiler kurmayı umuyoruz” demişti.

 

AYM Raportörü HDP iddianamesinin kabul edilmesini istedi

Anayasa Mahkemesi (AYM) Raportörü HDP iddianamesine ilişkin ön inceleme raporunu tamamladı.

Mahkeme üyelerine dağıtılan raporda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın parti hakkındaki ‘temelli kapatılma’ya dair iddianamesinin kabulü istendi. Raporda bu aşamada HDP’nin mal varlığına tedbir konulması talebinin ise reddedilmesi istendi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, HDP’nin kapatılması istemiyle hazırladığı ikinci iddianameyi 7 Haziran’da AYM’ye göndermişti.

Kapatma kararı için 10 oy gerekiyor

İddianamenin kabul edilmesi halinde ön savunma için HDP’ye gönderilecek. HDP’nin savunması sonrası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, esas hakkındaki görüşünü sunacak. HDP, bu görüşe karşı da savunma yapacak. Daha sonra raportör, esas hakkındaki raporunu hazırlayacak.

Bir parti hakkında kapatma kararı alınabilmesi için 15 üyeli AYM’de üçte iki çoğunluk, diğer bir deyişle 10 oy gerekiyor.

Belediyelerin iş birliğiyle Zehirsiz Kentlere Doğru

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, tarımsal üretimde kullanılan pestisitlerin zararlarına dikkat çeken Zehirsiz Sofralar projesinin ardından, kentlerdeki park ve bahçeler, yeşil alanlar, okullar, spor sahaları gibi ortak alanlarda, doğayı ve insan sağlığını tehdit eden biyosidal ürünlerin kullanımının azaltılması hedefiyle Zehirsiz Kentlere Doğru projesine başladı.

AB Sivil Toplum Diyalogu VI programı kapsamında, Avrupa Pestisit Eylem Ağı (PAN Europe) ortaklığı ve Zehirsiz Sofralar Pestisit Eylem Ağı (ZSPEA) desteği ile Nisan 2021’de başlanan Zehirsiz Kentlere Doğru projesiyle, yerel yönetimlerce şehirlerde kullanılan biyosidal ürünlerin zararlarına dikkat çekmek ve bunun yerini alternatif doğa dostu yöntemlerin alması için muhatapların konuyla ilgili sorumluluk üstlenmesini teşvik etmek amaçlanıyor.

Zehirsiz Kentlere Doğru

Toplum sağlığını tehdit ediyor

Biyosidal ürünler, içerdikleri aktif madde ya da maddeler sayesinde zararlı olarak kabul edilen bakteri, virüs, mantar gibi mikroorganizmalar, hamam böceği, kene, karasinek, sivrisinek gibi böcekler, fare ve sıçan gibi kemirgenler üzerinde zararlı organizmaların hareketlerini kısıtlayan, uzaklaştıran, zararsız kılan ya da yok eden kimyasal veya biyolojik etki gösteren ürünlere deniliyor.

Pestisitler ve biyosidal ürünlerde kullanılan kimyasallar, hormon sistemini ve sinir sistemini olumsuz yönde etkiliyor; cinsiyet gelişimi bozuklukları, cinsiyetsiz doğumlar, doğum anomalileri, sperm sayılarında azalma gibi üreme sistemi sorunlarına ve prostat, pankreas, akciğer gibi kanser türlerine sebep oluyor. Özellikle bebekler ve çocuklar, hormonal sistem bozucu pestisitlerden daha fazla etkileniyor.

Durum Analiz Anketi

Belediyeler tarafından kentlerde ve kamusal mekânlarda; kemirgenler, haşereler, nematodlar, sinekler, böcekler, zararlı ve yabancı otlar vb.leri ile mücadele için kullanılan zehirli biyosidal ürünlerin yerini doğa dostu yöntemlerin almasını hedefleyen proje kapsamında, belediyelerin uygulama ve yönelimlerinin tespiti için katılımlarını hedefleyen Durum Analiz Anketi erişime açıldı. Katılım için son tarih 30 Haziran.

Biyosidal İş Sağlığı ve Güvenliği Derneği‘nden (BİYOSİDER) bilim insanları ve uzmanlarla birlikte hazırlanan Durum Analizi Anketi ile yerel yönetimlerdeki güncel durumu belirlemenin yanı sıra, hayata geçirilen iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılması ve gelecekte yapılacak akademik çalışmalara ışık tutulması hedefleniyor.

Durum Analizi Anketi sonuçlarına göre seçilecek belediye temsilcileri ile AB ülkelerinde iyi örnekler ortaya koyan yerel yönetimlere ziyaretler düzenlenmesi, yerel yönetimlere yönelik bir rehber ve vatandaşlara yönelik bir kitapçık hazırlanması planlanıyor. Ayrıca hazırlanan web sitesi ve sosyal medya paylaşımlarıyla kamuoyunun dikkatini çekerek projeye katılımının sağlanması amaçlanıyor.

Çözüm için somut adımlar

Sağlıklı ve yaşanabilir kentler için harekete geçen Zehirsiz Kentlere Doğru projesi ile yerel yönetimler, ilgili bakanlıklar, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, vatandaşlar ve özel sektörün işbirliğinde çözüme yönelik somut adımlar atılması hedefleniyor.

Belediyelerin sürece katılımına yönelik hazırlanan Durum Analiz Anketi, 30 Haziran’a kadar erişime açık olacak. Konuyla ilgili destekleyici veriler, çözüm önerileri ve uygulanmış iyi örnekleri incelemek için proje web sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

 

İkizdere direnişi: 59 gündür taş ocağına direnen Dursun Baş gözaltına alındı

Cengiz Holding tarafından hayata geçirilmek istenen liman projesine hammadde temini için Rize‘nin İkizdere ilçesi Eskencidere Vadisi‘nde açılmak istenen taş ocağına karşı bölge halkının direnişi 59 gündür devam ederken, direnişçilerden Dursun Baş’ın evine baskın yapıldı.

Mahkeme kararıyla Baş’ın evini arayan jandarma, daha sonra Baş’ı “örgüt üyeliği” iddiasıyla gözaltına aldı.

Hastaneye getirildi

Gözaltına alınan Dursun Baş sağlık kontrölü için İkizdere Hastanesi‘ne getirildi. Yakınlarının hastane önündeki bekleyişi ise sürüyor.

Gözaltı sırasında, bazı kadınlar fenalaşırken, direnişçilerden Pervin Baş baygınlık geçirdi.

Direnişçilere ceza kesilmişti

İkizdere’de dün ise taş ocağı yapımını protesto eden 80 yaşam savunucusuna  sokağa çıkma yasağını ihlalden ceza kesildi. Direnişçiler,  900’er TL para cezasına çarptırıldı.

Kenya’nın ünlü aslanı ‘Scarface’ 14 yaşında yaşamını yitirdi

Kenya‘da Maasai Mara bölgesinin en ikonik aslanlarından olan Scarface 14 yaşında yaşamını yitirdi.

Ünlü aslanın “huzur içerisinde öldüğünü” aktaran Kenya Yaban Hayatı Servisi “Bu ölümle Mara bir ikonik aslanı daha kaybetti” ifadelerini kullandı.

‘Mara’nın rock yıldızı’

Takma adını gözünün etrafındaki yara izinden alan aslan, hem bu iz hem de olağanüstü yeleleri nedeniyle çevrecilerin ve turistlerin ilgi odağı olmuştu. Scarface, 2012’de sürüsünü korumak isteyen Masai kabilesi mensubu biri tarafından vurulmuş, sağ gözündeki yarayı da o şekilde almıştı.

Born Free Vakfı’nın Düşüşten Önce Gurur kitabının sahibi İskoçyalı vahşi yaşam fotoğrafçısı George Logan, onu “Mara’nın rock yıldızı” olarak nitelendirdi.

Fotoğraf: George Logan

‘Bir aslan için oldukça nadir’

The Guardian’ın aktardığına göre Logan, “Aslanlar 15 yaşına gelebilirlerse şanslılar demektir. Geçtiğimiz hafta Scar’ın zorlandığını ve sona yaklaştığını gösteren fotoğraflar ve videolar alıyorduk. Vahşi bir aslanın barışçıl ve doğal nedenlerle ölmesi oldukça nadir. Ancak Scar için doğru olan da bu olurdu. Doğduğu topraklarda sonuna kadar vahşi ve özgür yaşadı” dedi.

Scarface’in kendi Facebook sayfası vardı ve BBC’nin Büyük Kediler Günlüğü de dahil olmak üzere birçok belgeselde rol almıştı.

1960’lı yıllarda 100 bin olan ve sonra 20 bine kadar düşen aslan nüfusunu korumak için yürütülen kampanyanın bir parçası olan Logan, “Aslanları dişiler için daha çekici kılan son derece büyük bir yelesi vardı. Oldukça benzersizdi ve bu çılgın görünümü ve yüce kişiliğiyle çok uzun bir sürede zzirvede kaldı” dedi.

 

Hakkari’de 15 gün gösteri ve yürüyüş yasağı

HDP’nin İzmir İl Örgütü binasına silahlı saldırıda parti çalışanı Deniz Poyraz‘ın öldürülmesine tepkiler yükselirken Hakkari Valiliği, il genelinde 15 günlük süreyle toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yasakladığını duyurdu.

Yapılan açıklamada yasağın “Cumhuriyetin temel nitelikleri, devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması, korana virüs (Covid-19) salgınının yayılmasının önlenmesi, genel sağlığın korunması, meydana gelebilecek olası provokasyonların ve yaşanması muhtemel toplumsal olayların önlenmesi amacıyla” alındığı öne sürüldü.

Valiliğin uygun gördüğü etkinlikler hariç

Valilik ve Kaymakamlık makamlarının uygun göreceği etkinliklerin yasak kapsamı dışında tutulduğu kararda yasaklanacak etkinlikler şu şekilde sıralandı:

16 Haziran 2021 tarihi saat 00.01’den 30 Haziran 2021 tarihi saat 23.59’a kadar 15 gün süre ile meydan, cadde, sokak, yol, park gibi umuma açık alanlarda; miting, açık yer toplantıları, gösteri yürüyüşleri, oturma eylemi, protesto eylemi, insan zinciri oluşturarak yapılabilecek protesto/yürüyüş ve toplanmalar, halk kürsüleri şeklinde toplantı/toplanmalar/halk toplantıları, ses-yayın araçları (taşıt, mobil vb. araçlar) ile yapılabilecek her türlü sesli ve görsel faaliyetler, açlık grevi, çadır kurma, basın açıklamaları, her türlü stant açma, imza toplama/imza kampanyası, dilek feneri/balon uçurtmak, drone, paramotor/planör vb. her türlü hava faaliyetleri, kamu kurum/kuruluşları hariç olmak üzere anma toplantısı/anma töreni, konser, şenlik, tiyatro, skeç, sinevizyon, pandomim vb. faaliyetler, meşale yakma, el ilanı, bildiri, broşür dağıtma, afiş/poster asma, sticker yapıştırma vb. türdeki her türlü eylemlerin, etkinliklerin ve faaliyetlerin yapılmasının yasaklanması kararı alınmıştır”

Araştırma: Yeryüzündeki tüm nehirlerin yüzde 60’ında yılda en az bir gün su akışı kesiliyor

Senckenberg Tabiat Araştırmaları Derneği tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, dünyadaki tüm nehirlerin yüzde 60’ında önemli oranda su kıtlığı meydana geliyor.

Çalışmada yer alan araştırmacılar, yeryüzündeki tüm nehirlerin yüzde 60’ında ortalama olarak yılda en az bir gün su akışının kesintiye uğradığını ortaya çıkardı.

Çoğu insan nehir yakınlarında yaşıyor

Çalışma için ilk kez dünya çapında tüm nehirlerin verilerini kaydederek su seviyelerini ölçen uluslararası araştırma ekibi, Mısır‘da Nil Nehri, Çin‘de Sarı Nehir ve Kuzey Amerika‘da Rio Grande gibi büyük akarsularda meydana gelen yıllık su kaybının, neredeyse suların yılda bir gün tamamen kesilmesine denk geldiği sonucuna vardı.

Uzmanlar, dünya nüfusunun yarısından fazlasının su kaybının meydana geldiği büyük nehirlerin yakınında yaşadığına dikkat çekti.

Bazı bölgeler kuraklıktan daha fazla etkilendi

Su Ekolojisti ve Senckenberg Tabiat Araştırmaları Derneği Genel Müdürü Klement Tockner, nehir sularındaki azalmanın milyonlarca insanın suya erişiminde zorluklarla karşılaşmasına yol açabileceği gibi nehir ekosistemi ve doğa üzerinde de derin olumsuz etkilere neden olabileceği uyarısında bulundu.

Tockner, tüm kıta ve iklim bölgelerindeki nehirlerin su seviyelerinin düştüğünü kaydetti ve bu gelişmenin özellikle Hindistan, Batı Avustralya, Afrika Sahil Kuşağı gibi dünyanın kurak bölgelerindeki akarsuların daha yoğun şekilde etkilediğini ifade etti.

Bu bölgelerdeki akarsuların yüzde 99’unun zaman zaman kuruduğu da belirtiliyor.

Kapadokya’da peri bacaları üzerine sprey boyayla yazılar yazıldı

Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden Kapadokya bölgesindeki peri bacaları, sprey boyalar ile yazılar yazılarak tahrip edildi. Turizmciler, dünyada eşi benzeri bulunmayan doğa harikası yapılar üzerine yazılan yazılara tepki gösterdi.

Ortahisar ve Göreme beldesi yakınlarında bulunan peri bacalarına sprey boyalarla zarar veren kişilerin kimlikleri ise henüz bilinmiyor.

Fotoğraf: DHA

‘Utanç verici bir durum’

Kapadokya’da turist rehberliği yapan Ayla Artukoğlu, DHA’ya yaptığı açıklamada “Bu yazıların çirkinliği ben ve bir çok insanı rahatsız edecektir. Yazıların yazıldığı yerin yaklaşık 30 metre ilerisinde Göreme açık hava müzesi bulunuyor. Göreme açık hava müzesi, dünyanın en önemli merkezlerinden birisi. Kapadokya’nın coğrafyası dünyada eşi ve benzeri olmayan bir coğrafya” dedi.

Bu denli harika bir coğrafyanın sadece Kapadokya’da bulunduğunu dile getiren Artukoğlu, “Buranın korunması sadece devlet kanalıyla değil, insanlarımızın duyarlılığı ile de olmalı. Bu yazılar çok çirkin. İnsanlarımızın da bu tür yazılar yazanlara karşı tepki vermelerinin gerektiğine inanıyorum. Yabancı turistler açısından çok utanç verici bir durum” tepkisini gösterdi.