Ana Sayfa Blog Sayfa 1344

Halk TV’nin canlı yayın programına saldırı

Halk TV‘nin Marmaris İçmeler‘de gerçekleştirdiği ve orman yangınlarının konuşulduğu canlı yayın programı bir grup tarafından basıldı.

Gökmen Karadağ ile Açıkça isimli programda konuk olarak gazeteciler İsmail Saymaz ve Murat Ağırel, Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay ve avukat Salim Şen yer alıyordu.

‘Yanlış konuştuğunuzda engelleriz’

Saat 00.30 sıralarında gerçekleşen olayda yayın sırasında önce uzaktan laf atan grup, daha sonra yayının kesilmesine neden olan bir saldırıya yöneldiler.

“Yanlış konuştuğunuzda engelleriz. Bir yanlış daha olursa müdahale ederiz” diye bağıran grubu Halk TV Program Koordinatörü Candan Yıldız engellemeye çalıştı.

Daha sonra Gökmen Karadağ da yayına ara vererek İsmail Saymaz ve Murat Ağırel ile birlikte saldırıyı önlemeye çalıştı.

‘Yayında konuşmak istediler’

Aranın ardından konuşan Karadağ, “Burada resmen bir yayın basıldı ve suç unsuru var burada. Hakikatten olağanüstü bir durum yaşandı. Buraya bir anda 5-6 kişi geldi, canlı yayında olmamıza rağmen yanıma kadar geldiler. Araya gittik, 20 saniyelik bir ara olacaktı. Kendilerine sordum, iletmek istediğiniz nedir, ben ileteyim dedim. İsmini sordum Sertan Yüce dedi” ifadelerini kullandı.

Gelen grubun yayında konuşma yapmak istediğini belirten Karadağ, “Canlı yayının böyle bir şey olmadığını anlattık. Buradaki kişiler hazırlandı, uzmanlıklarına göre davet edildi. Yayına katılmalarının mümkün olmadığı söyledik. Ve burada giderek gerginleşen bir ortam oldu” dedi.

Karadağ, “Açıkçası yayın yapmamız engellendi, bu çok açık. Biz sadece 20 saniyelik bir reklam için araya gitmiştik. Çok daha uzun bir kesinti gerçekleşti. Yayın yapmamız engellendi ve burada gergin anlar yaşandı. Fiziki müdahaleye doğru varan anlar yaşandı” ifadelerini kullandı.

5 kişi gözaltında

Yayına bağlanan CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç, Kaymakamdan öğrendiği bilgileri aktararak saldırganlardan AKP Marmaris İlçe Örgütü’nde görevli olduğu söylenen Sertan Y.’nin gözaltına alındığını söyledi.

İlerleyen dakikalarda ise toplamda beş kişinin gözaltına alındığı bilgisi paylaşıldı.

Saldırganlar darp raporu almış

Karakola giderek saldırgandan şikayetçi olduklarını anlatan Ağırel, saldırganların isimlerini şu şekilde sıraladı: Mert Topaloğlu, Bilal Topaloğlu, Şeyhmus Urebe, Sertan Yüce ve Fatih Çoban.

Ağırel, ifade tutanağını imzalarken saldırganların ‘bize saldırı oldu, asıl biz şikayetçiyiz’ diyerek darp raporu aldığını öğrendiklerini söyledi.

 

Yangınlarda son durum: Altı ilde 13 orman yangını devam ediyor

İnsan kaynaklı iklim krizi ve sıcak dalgasının da etkisiyle Türkiye’de yangınlar bir haftayı aşkın süredir devam ederken, yangınları söndürme çalışmaları da sürüyor. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli‘nin yaptığı açıklamaya göre, altı ilde 13 orman yangınını söndürme çalışmaları devam ediyor.

Pakdemir, son dokuz günde 44 ilde 191 yangının kontrol altına alındığını duyurdu.

Muğla

Muğla’nın Menteşe ilçesine bağlı Karşıyaka Mahallesi Düzen mevkisinde çıkan yangın, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede yayıldı.

Menteşe ilçesi Bayır Mahallesi Yumaklı mevkisindeki yerleşim yerinde ise tahliye için anonslar yapıldı. Bazı vatandaşlar kendi araçlarıyla bölgeden ayrılırken, bazılarının taliyesi ekipler tarafından sağlandı.

Milas’taki yangın da gece etkisini artırırken, yangının yaklaştığı Yeniköy Termik Santrali çevresinde de tedbirler artırıldı.

Milas’taki Kemerköy Termik Santrali‘ne kadar yaklaşan yangının ise kontrol altına alındığı bilgisi paylaşıldı.

Gürceğiz, Akçakaya ve Fesleğen mahalleleriyle; Bayır, Habipler ve Bağdam mahalleleri de tahliye edildi.

Arazöz devrildi

Marmaris ilçesinde orman yangınlarına müdahale eden işçilerin bulunduğu arazözün devrilmesi sonucu dört işçi yaralandı. İşçilerden ikisinin tedavisi ayakta yapılırken, diğer iki işçi de tedavilerinin ardından taburcu edildi.

Köyceğiz’deki yangının yayılması üzerine bir mahalle daha tahliye edildi.

Alevlerin tehdit ettiği Çayhisar, Zeytinalanı ve Taşdibi mahallelerinin bir bölümü dün tedbir amaçlı boşaltılmıştı. Sazak mahallesi de tedbiren boşaltıldı.

Antalya

İbradı, Alanya, Manavgat ve Akseki ilçelerindeki yangınlar sürüyor. Bayır, Güzelbağ, Alara, Susuzköy ve Karaisa Mahallelerinde süren yangınları kontrol altına alma çabaları devam ediyor.

Gündoğmuş ilçesinde orman yangınlarının kontrol altına alındığı bölgelere tahliye edilen vatandaşlar geri dönüyor.

Aydın

Karacasu ilçesinde üç gün önce başlayan yangını söndürme çalışmaları halkın da desteğiyle sürüyor. Yangını söndürmek için arazöz, su tankerleri ve beton mikserleri kullanılıyor.

Isparta

Sütçüler ilçesinde çıkan orman yangınını kontrol altına alma çalışmaları hala devam ediyor.

Denizli

2 Ağustos’ta Buldan ilçesine bağlı Türlübey mevkisinde, 3 Ağustos’ta Tavas ilçesine bağlı Pınarlık mevkisinde ve dün Buldan ilçesine bağlı Karaköy mevkisinde çıkan orman yangınlarının tamamen kontrol altına alındığı açıklandı.

Güney ilçesindeki yangını söndürme çalışmaları ise devam ediyor.

Adana’da yangın

Adana’nın Saimbeyli ilçesinde çıkan orman yangını kontrol altına alma çalışmaları devam ediyor. Bununla birlikte, Aksaağaç mevkisindeki ormanlık alanda da henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

Ekiplerin yangını söndürme çalışmaları sürüyor.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk istifa etti

Prof. Dr. Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı görevinden istifa etti. Yerine Prof. Dr. Mahmut Özer atandı.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete’de yayınlanan kararda Ziya Selçuk’un “görevden af talebinin kabul edildiği” belirtildi.

Kararda Milli Eğitim Bakanlığı’na üç Bakan Yardımcısı ataması yapıldı. Prof. Dr. Petek Aşkar, Prof. Dr. Ahmet Emre Bilgili ve Dr. Sadri Şensoy yeni Bakan Yardımcıları oldu.

Selçuk’tan teşekkür mesajı

Selçuk, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada kararı “Millî Eğitim Bakanlığı görevim bugün itibarıyla nihayetlenmiştir. Bana ülkemin çocukları için çalışma imkânı sağlayan Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum. Milletimize, eğitim ailemize, birlikte görev yaptığım Bakan arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” sözleriyle duyurdu.

Açıklamada “Görev yaptığım süre boyunca birlikte çok kıymetli çalışmalara imza attığımız değerli çalışma arkadaşım Bakanımız Sayın Mahmut Özer Bey’e ve göreve yeni başlayan Bakan Yardımcılarımıza başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.

 

Mahmut Özer hakkında

5 Mayıs 1970 yılında Tokat’ta doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu.

1992-1994 yılları arasında Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü Dalaman Havalimanında Elektronik Mühendisi olarak görev yaptı. Yüksek Lisans ve Doktorasını Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ), Fen Bilimleri Enstitüsü Elektrik-Elektronik Mühendisliği Anabilim Dalında sırasıyla 1996 ve 2001 yıllarında tamamladı.

1994-2002 yılları arasında Gazi Osmanpaşa Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi, 2002-2010 yıları arasında Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliğinde öğretim üyesi olarak görev yaptı.

Fotoğraf: AA

28 Kasım 2010-4 Ekim 2017 tarihleri arasında Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü olan Özer, 1 Ağustos 2015-1 Ağustos 2016 tarihleri arasında Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) Başkanlığı yaptı.

Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) Yönetim Kurulu Üyeliği ve Başkan vekilliği ve Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Genel Kurul Üyeliği görevlerini de yürüten Özer, 4 Ekim 2017 tarihinde ÖSYM Başkanlığı görevine atandı.

Halen İslam Dünyası Yükseköğretim Kalite Güvence Ajansları Birliği (AQAAIW) Başkanı olan Özer, 8 Ağustos 2018 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı Bakan Yardımcılığına atanmıştı.

Yangının termik santrale ulaşmasının sağlığa etkisi: Hem kronik hem akut etkileri olabilir

Muğla’nın Milas ilçesinin kıyılarında başlayan orman yangını, Ören’deki Kemerköy Termik Santrali‘ni de sarması dün akşamdan beri büyük panik yarattı.

Yangının termik santrale ulaşmasının insan sağlığına olan olası etkileri konusunda ilgili Yeşil Gazete’ye açıklamalarda bulunan  HEAL-Sağlık ve Çevre Birliği sağlık ve enerji politikaları danışmanı Funda Gacal, imkan varsa insanların bölgeyi terk etmesi gerektiğine vurgu yaptı.

‘Santral çalışıyordu’

Santralin üç ünitesinin de çalışır durumda olduğunu kaydeden Gacal, muhtemelen birkaç gün içerisinde santralin yeniden devreye gireceğini de özellikle vurguladı.

“Bu santraller yangınlar esnasında çalıştırıldı mı?” diye soran Gacal, salı günü akşam saat 22.00’ye kadar, dün de akşam saatlerine kadar santralin çalıştırıldığını ifade etti.

‘Akut solunum yolu hastalıklarına yol açabilir’

Santralden salınan gazlarla ilgili bilgi veren Funda Gacal, gazların verebileceği zararlarla ilgili de şunları söyledi:

Orada partikül madde, toz, azot oksitler, kükürt oksitler, ozon gibi farklı kirleticiler var.

Bu partikül maddeler doğrudan kanda emilebilir, doğrudan akciğerlerde emilebilir. Akut solunum yolu hastalıklarına yol açabilir.

Bu kirleticilerin hem kronik hem akut sağlık etkileri farklı. Yani kükürt dioksit o bölgedeki insanların akut olarak solunum yollarını etkilerken, uzun süreli toza maruz kalmak damarlarda tıkanma gibi dolaşım sistemi bozukluklarına neden olabilir.”

‘Mümkünse rüzgar yönünün tersine gidin’

Panik yapmamak gerektiğine vurgu yapan Funda Gacar, bölgede yaşayanlara şu tavsiyelerde bulundu:

Eğer imkanınız varsa, risk grubu altındaysanız, hamileyseniz, herhangi bir kronik rahatsızlığınız varsa, 65 yaşın üzerindeyseniz mümkünse rüzgar yönünün tersine gitmeleri iyi olur.

Eğer ki yoksa  evdelerse kapı, pencerenin kapalı tutulması gerekir. Dışarıdalarsa da karbon filtreli maske takılmalı.”

‘Aktif karbonlu maske dağıtılmalı’

Prof. Dr. Mustafa Öztürk ise Twitter hesabından yaptığı paylaşımlarda bölgeye yakın evlere aktif karbonlu maske dağıtılması gerektiğini kaydetti ve şu açıklamalarda bulundu:

Termik santralden salımlanan kirleticilerin hakim olduğu bölgelerde evlere aktif karbonlu maske dağıtılmalı, vatandaşın dışarı çıkması kesinlikle yasaklanmalı. Pencereler kesinlikle sıkı sıkı kapalı olmalı.”

 

TÜSAD’dan santral ve orman yangınlarındaki dumana maruz kalanlar için öneriler

Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) yangın dumanına maruz kalanların sağlığına ilişkin önemli uyarılarda bulundu.

Özellikle küçük çocuklar, yaşlılar, astım, KOAH ve kalp hastalarının yangın dumanından korunması gerektiğini vurgulayan TÜSAD, herhangi bir maruziyet durumunda hemen doktora başvurulması gerektiğini belirtti.

‘N95 gibi maskeler kullanılmalı’

TÜSAD Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Onur Turan, yaşananların iklim krizi sonucu ortaya çıkan afetlerin çok ciddi sağlık sorunlarına yol açacağını gösterdiğine dikkat çekerek, şunları söyledi:

  • Orman yangınları sırasında ortaya çıkan çeşitli dumanlar, gazlar ve diğer solunan maddeler özellikle akciğerler için zarar verici etkilere sahip. Dumana bağlı akciğer hasarı; yanan maddenin cinsine, yanma şekline ve oluşan ısının sıcaklığına bağlı olarak değişir. Dumanın neden olduğu sistemik etkilerin büyük kısmını karbonmonoksit zehirlenmesi oluşturur.
  • Ayrıca; hidrojen siyanür, asit, aldehit gazlar ve oksidanlar da akciğer ve vücuda zarar veren diğer bileşenler arasında yer alır. Duman solumasına bağlı ölüm her yüz kişiden ortalama 5 ile 8’inde gelişirken, erken ölümler, çoğunlukla hava yolu tıkanıklığı ve sistemik-metabolik zehirlenmeler sonucunda oluşur.

  • Duman veya benzeri irritan maddelere maruziyet, solunum fonksiyonlarında azalma, hava yolu duyarlılığında artış yapabilir ve astım gibi bir havayolu hastalığını tetikleyebileceği gibi, yine astım ve KOAH gibi hastalığı olanlarda atak gelişimine neden olabilir.
  • Olası bir yangın durumunda; özellikle solunum sistemini korumak, duman solumamak için ıslak havlu veya bez kullanarak burnun kapatılması önemli.
  • Bu arada daha önceden temin edilen N95 gibi koruyucu solunum maskelerinin kullanılmasını ve eğer duman solunduysa en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmasını öneriyoruz.

Solunum yolu ve kalp hastaları için risk

TÜSAD Astım ve Alerji Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Zeynep Ferhan Özşeker ise yangın dumanının solunmasının astım ve KOAH hastalarında hastalığın kötüleşmesine ve ataklara neden olabileceği uyarısında bulunarak, şu bilgileri verdi:

  • Duman; zatürre ve bronşit gibi hastalıklara da neden olabilir. Kalp hastalarında ani ölümlere, kalp krizine, kalp ritim bozuklukları meydana gelebilir.
  • Yaşlı kişilerde kronik solunum yolu ve kalp damar hastalıklarının sıklığının fazla olması onları daha fazla risk altında bırakır.
  • Çocuklarda ise solunum yolları ve akciğerlerin hâlâ gelişmekte olması nedeniyle yangın dumanına maruziyet kalıcı hasarlara, ileride astım gelişimine neden olabilir.
  • Yangın dumanından korunmak için öncelikle çocuk, gebe, yaşlı, astım, KOAH, kalp hastalığı gibi kronik hastalığı olan kişilerin orman yangını riskinin yüksek olduğu dönemlerde zorunlu olmadıkça bu bölgelere seyahat planı yapmamalı.
  • Ayrıca yangın çıktığı durumlarda havada yangın dumanı partiküllerinin ölçümü, dumanın yayıldığı alanın belirlenmesi ve bunun halka duyurulması sağlanmalı.
  • Yangın dumanı yayılım alanında bulunanların yangın riski yoksa evde kalarak kapı ve pencerelerini kapalı tutmaları, zorunlu tahliye durumu varsa da mümkün olduğunca bölgeyi hızla terk etmeleri, araba ile seyahat sırasında tüm camların kapalı olması, iç havalandırma ile aracın havalandırılması önerilir.

Santral yangınlarında risk artıyor

TÜSAD İnfeksiyon Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Berna Kömürcüoğlu, yanma sonucu oluşan is ya da kurumun içindeki çok küçük partiküllerin akciğerlere ulaşmasının kimyasal pnömoniye, kalıcı hasara ve solunum yetmezliğine neden olabileceğini belirtti.

Kömürcüoğlu, Muğla’nın Milas ilçesinde yaşanan orman yangında alevlerin Kemerköy Termik Santrali’ne sıçraması ile gündeme gelen santral yangınları konusunda ise şunları söyledi:

  • Termik santral yangını olan bölgede, özellikle karbonmonoksit ve kükürtdioksit seviyeleri yüksekliği risk teşkil etmektedir. Bu yüzden bunların takibi yapılmalı.
  • Yangın santrale ulaşmadan bölge tahliye edilmeli, tahliye edilememiş ise yangın devam ettiği sürece bölge halkı mümkün olduğunca evden çıkmamalı, evler dış ortamdan havalandırılmamalı.
  • Dış ortamlarda partikül filtre özelliği de taşıyan FFp2 ve FFp3 maskeler tercih edilmeli.
  • Zaten bölgesel yangınlar nedeniyle düşen hava kalitesi santral yangınıyla daha da bozulabileceği için risk grubunda hastalar astım, KOAH, restriktif akciğer hastalığı, evde sürekli oksijen kullanan solunum yetmezliği hastaları mümkünse yangın ortamından uzaklaştırılmalı. Yangın bölgesinde kalmaları durumunda, evlerini izole etmeleri, mümkünse hepa filitreli klima ile soğutulan (dışarıdan havalanmayan) bir ortamda kalmaları önerilir.
  • Yangına ve dumana maruziyet sonrası bireyler en az 24 saat semptomlar açısından izlenmeli. Solunum semptomları olan bireyler için CO zehirlenmesi açısından sadece pulse oksimetre yeterli olmayacaktır, karboksihemoglobin (COHb)düzeyleri ile artetiyel kan gazı ile birlikte değerlendirilmeli.

Türkiye yangınlarla mücadele ederken Bakanlık proje derdinde

İklim krizinin neden olduğu sıcak dalgası ve artan kuraklığın etkisiyle Türkiye, bir haftayı aşkın bir süredir tarihindeki en büyük orman yangınlarıyla mücadele ediyor.

Türkiye’nin iklim değişimine katkısını kabul etmeyen ve hala iddialı bir emisyon azaltım planı bulunmayan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ise kâğıt üzerinde kalan projelerini sürdürme derdinde.

Çalıştay gerçekleştiriliyor

Bakanlık tarafından yürütülen Çevre ve İklim Eylemi Sektör Operasyonel Programı, AFAD’ın Kapasitesinin Artırılması için Teknik Destek Projesi kapsamında yeni bir çalıştaya başladıklarını duyurdu.

Yapılan paylaşımda “İklime uyum perspektifinde bütünleşik afet yönetimi sisteminde uygulanan mevzuat, politikalar ve stratejilerin değerlendirilmesi, yenilerinin önerilmesinin hedeflendiği grup çalışmaları devam ediyor” ifadeleri kullanıldı.

Beş ildeki 12 yangın devam ediyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından açıklanan sıcaklık tahminleri ve kuraklık haritaları Türkiye’nin orman yangınları riskinin arttığını gösteriyordu.

Ancak bu uyarılara rağmen birçok yangına erken müdahale edilemediği için, yangınlar rüzgârın da etkisiyle kısa sürede yayıldı. Yangınlarda sekiz insan yaşamını yitirdi, binlerce kişi tahliye edilmek zorunda kaldı.

Şu anda beş ildeki 12 yangın hala kontrol altına alınamamış durumda.

Orman yangınlarına karşı İstanbul’da eylem çağrısı

İklim krizinin neden olduğu sıcak dalgaları ve kuraklığın etkisiyle Türkiye’nin başta Ege ve Akdeniz bölgeleri olmak üzere birçok noktasında çıkan orman yangınlarının kontrol altına alınamamasına tepki gösteren kent, doğa ve ekoloji örgütleri İstanbul2da eylem çağrısı yaptı.

“Türkiye yanıyor, yönetemiyorsunuz” ifadelerinin kullanıldığı çağrıda 5 Ağustos Perşembe saat 19.30’da Kadıköy‘deki Süreyya Operası önünde bir araya gelinceği belirtildi.

Beş ilde 12 yangın devam ediyor

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin açıkladığı verilere göre son dokuz gün içerisinde 38 ilde 192 orman yangınını meydana geldi. Beş ildeki 12 yangın ise henüz kontrol altına alınamadı.

Yangınlar sonucunda binlerce hektarlık arazi yandı, sekiz insan yaşamını yitirdi, binlerce kişi yaşadığı yeri terk etmek zorunda kaldı. Çok sayıda hayvan ise yangınlardan etkilendi veya hayatını kaybetti.

 

Kemerköy Termik Santrali’nde soğutma çalışmaları devam ediyor

Haber: Metin Yoksu

*

Muğla‘nın Milas ilçesinde çıkan yangının sıçradığı Kemerköy Termik Santrali‘nde söndürme çalışmaları devam ediyor.

Termik santral tarafından yapılan açıklamada alevlerin beş kilometre uzaklıktaki kömür stok sahasına sıçramadan sabaha karşı söndürüldüğü belirtildi.

Tekrar enerji verme çalışmalarının devam ettiği belirtilen açıklamada, en kısa sürede tüm ünitelerin devreye alıncağı açıklandı.

Soğutma çalışmaları yürütülüyor

Önceki günlerde yaşandığı gibi akşam saatlerinde alevlerin yeniden canlanmasının önüne geçmek isteyen ekipler alanı soğutmak için çalışmalar yürütüyor.  Çalışmalara havadan helikopterler de destek veriyor.

Yaralanma yaşanmadı

Termik santral tarafından yapılan yazılı açıklamada “Sürecin başından itibaren santral bölgesinde yangına bütün unsurlarla müdahale edilmiş, üretim kademeli olarak durdurulmuştur. Ancak ani bastıran rüzgarın etkisiyle güçlenen yangın, santral yerleşkesinin içine girmiştir. Bu sürecin ardından santral güvenli bir biçimde tahliye edilmiştir. Planlı ve kontrollü tahliye çalışmalarımız başarı ile sonuçlanmıştır. Bunun neticesinde 624 çalışanı olan Kemerköy santralimizde herhangi bir yaralanma veya can kaybı yaşanmamıştır” ifadeleri kullanıldı.

“Çeşitli mecralarda art niyetli olarak speküle edildiği üzere yangına engel olunmadığı iddiaları tamamen asılsız ve dezenformasyon amaçlıdır” denilen açıklama şu şekilde sürdürüldü:

“Yangının söndürülmesi ve kontrol altına alınması için yukarıda da belirtildiği gibi tüm imkanlar seferber edilmiş, bunların yanı sıra havadan yangına müdahale aracı temini dahil olmak üzere gerekli tüm aksiyonlar alınmış ve ilgili prosedürler zamanında devreye sokulmuştur.”

 

HDP’li Kerestecioğlu’ndan yangınlarla ilgili soru önergesi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, Orman Genel Müdürlüğü’nün orman yangını riskine karşı önlem almada ve çıkan yangınları kontrol altına almadaki yetersizliği hakkında soru önergesi verdi.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli tarafından yanıtlanması istemiyle verilen soru önergesinde şu sorular yöneltildi:

Neden tedbir alınmadı?

  • Yangınların çıktığı tarihler için önceden yüksek yangın riski uyarısı yapan meteoroloji verilerine rağmen Orman Genel Müdürlüğü neden tedbir almamıştır?
  • 5 Haziran 2021 tarihinde sosyal medya hesabınızdan bu yıl orman yangınlarını önlemek, müdahale ve kontrol etmek için İHA’lar ile birlikte Drone ve insansız helikopterleri kullanacağınızı açıklamıştınız. Yangınları çıktığı anda tespit edecek kaç adet Drone kullanılmaktadır? Bu Drone’lar hangi bölgelerde kullanılmaktadır?
  • Manavgat, Marmaris ve Bodrum’da onbinlerce hektar ormanlık alanın kül olmasına sebep olan ve 1 haftadır kontrol edilemeyen yangınları başladıkları anda bu araçlar tespit etmiş midir?
  • İzmir Buca’daki Orman Yangınları İşçi Eğitim Merkezi neden kapatılmıştır?

Orman işçisi alımı neden bekletildi?

  • Orman alanlarının dönüştürülerek imara açılması, yerleşim birimleri ile ormanlık alanlar arasındaki mesafenin artık ayırt edilemez hale gelmesi ve orman işçisiyle orman köylüsü sayısındaki azalmanın yangıların yayılmasına neden olduğunu düşünüyor musunuz?
  • 2083 yeni orman işçisi alımı için neden Haziran ayı beklenmiş ve hala bu alım süreci tamamlanmamıştır?
  • Küresel iklim değişikliği sebebiyle, ilerleyen yıllarda yangınlarla karşılaşma riskinin yükseleceği göz önünde bulundurularak, bugün yaşananların tekrarlanmaması için yangınları önlemek ve müdahale etmek için herhangi bir tedbir almayı düşünüyor musunuz?
  • Orman köylülerine devlet desteğini artırma, yangın eğitimi vermek gibi planlamalarınız bulunuyor mu?
  • Marmaris Milli Parkı’ndaki 41 madenin ruhsatları iptal edilecek midir?
  • Yangınların yaşandığı bölgelerde artık ağaçlar da olmayacağı için, özellikle şiddetli yağışlar halinde, sonbahar döneminde yaşanması muhtemel sel felaketlerine karşı ne gibi önlemler almayı düşünüyorsunuz?

Turgut Köyü’nde gönüllüler ve Kaymakam arasında ekipman gerilimi

Haber: Metin Yoksu

*

İklim krizine bağlı aşırı sıcaklar ve kuraklığın etkisiyle Ege ve Akdeniz bölgesinde ortaya çıkan yangınlar birinci haftasını geride bıraktı.

Marmaris‘in Turgut Köyü‘ndeki yüksek rakımlı bölgede de gönüllüler ve itfaiye ekipleri alevlerle mücadele ederek yangının yola inmesini önlemeye çalışıyor.

Bölgeyi incelemeye gelen eski Batman Kayyımı ve şu anki Marmaris Kaymakamı Ertuğ Şevket Aksoy ile gönüllüler arasında ekipmanlar konusunda tartışma yaşandı.

‘Donanımınızla gelin’

Aksoy ve gönüllüler arasında yapılan diyalogun ardından gönüllülerin “Gaz maskesini yakınlardan temin edebileceğimiz bir yer var mı” sorusuna Aksoy şu yanıtı verdi: “Bakın siz gönüllü geldiniz destek olmaya geldiniz. Ve bir şey istiyorsunuz.”

Gönüllülerin “Hayır istemiyoruz biz sizden iletişim istiyoruz” ve “Biz devletin imkanlarını istiyoruz” şeklinde yanıt vermesinin ardından Aksoy ise kameraların kapatılmasını isteyerek “Geliyorsanız donanımızla gelin” dedi.

Yaşanan kısa süreli tartışmanın ardından ise Aksoy geri adım aktaran gönüllülerin talep ettiği uzman bir AFAD gönüllüsünün alanda olması talebi kabul ederek alandan ayrıldı.

Linç girişimi

Çalışmalar sürerken yaşanan gerginlikler ise bununla sınırlı değil. Gönüllülerin dinlenme alanında bir kişinin hırsızlık yaptığı iddiası üzerine jandarma ekipleri ismi öğrenilemeyen bir şahsı GBT yapması sonucu hakkında yakalama kararı olduğu gerekçesi ile şahsı gözaltına aldı.

Bu sırada gönüllüler arasında olan bir kişinin “Ormanı bu yaktı” diye bağırması üzerine alanda bulunan onlarca kişi jandarma ekiplerinin gözaltına aldığı sırada linç etmeye kalktı. Jandarma ekiplerinin hızlı müdahalesi üzerine şahıs yangın alanından hızlıca uzaklaştırıldı.