Ana Sayfa Blog Sayfa 1190

İstanbul’da ekmeğe zam geldi

İstanbul Fırıncılar Odası‘nın ekmeğe zam yapılmasına yönelik İstanbul Valiliği ve İstanbul Ticaret Odası‘na başvurusu sonuçlandı ve İstanbul‘da ekmeğe zam geldi.

Zam, dün itibariyle uygulanmaya başlandı.

Zam için tekrar başvuru yapılmıştı

İstanbul Fırıncılar Odası Yönetim Kurulu tarafından gerçekleştirilen ekim ayı olağan toplantısında kurulda fiyatları artan un ve enerji maliyetleri ele alınmış ve ekmeğin 2,5 TL olması talep edilmişti. Zam talebi için de tekrar başvuru yapılmıştı.

Gelen zamla birlikte 200 gram ekmek artık zincir marketlerde 2 TL’ye, 250 gram ekmek de artık fırınlarda ve zincir marketlerde 2,5 TL’ye satılıyor.

Merkez Bankası yıl sonu enflasyon beklentisini yükseltti

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, 2021 sonu enflasyon tahminini, yüzde 14,1’den yüzde 18,4’e yukarı yönlü güncelledi.

Merkez Bankası İdare Merkezi’nde yılın son Enflasyon Raporu‘na ilişkin sunum yapan Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, tahminlerde gıda enflasyonu varsayımlarını, uluslararası fiyatlarda gözlenen artışları ve tarımsal kuraklık gelişmelerini dikkate aldıklarını ifade etti.

Güne 9.51 liradan başlayan dolar sabah saatlerinde 9.57 liranın üzerini gördü. TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu‘nun enflasyon raporu sunumu sırasında 9.60 lirayı aştı.

‘Rezerv birikimi 126 milyar dolar’

Şahap Kavcıoğlu’nun gerçekleştirdiği sunum sırasında enflasyon tahminine ilişkin öne çıkan başlıklar şu şekilde oldu:

  • Varyantlara ilişkin risklerin canlı kalması bazı ülkelerde büyüme görünümünü olumsuz etkiledi.
  • Emtia fiyatları bir önceki rapor dönemine göre artmakla birlikte enerji ve enerji dışı fiyatlar farklılaşıyor.
  • Ticari kredi faiz oranlarındaki düşüşün etkisiyle önümüzdeki dönemde krediler sabit sermaye yatırımlarını daha fazla destekleyecektir.
  • Önümüzdeki dönemde rezerv birikiminin devam etmesini amaçlıyoruz.
  • 15 Ekim itibarıyla rezerv miktarımız 126 milyar dolara yükseldi. Para politikasının aktarım mekanizmasını kuvvetlendirmek için rezerv birikiminin devamını amaçlıyoruz.
  • Önümüzdeki dönemde krediler yatırımları daha fazla destekleyecek.
  • İhracatın desteğiyle yıllık cari açıkta iyileşme sürecek.
  • Gıda fiyatlarının enflasyon üzerindeki belirleyici etkisi tüm dünyada önemini korumakta. Bu eğilimi Türkiye’de de gözlemliyoruz.

Petrol fiyat tahmini arttı

  • Petrol fiyatlarında son artışlarda arz sıkıntıları belirleyici oldu.
  • Petrol fiyatı tahminimizi 2021 için 70,8 dolara, 2022 yılı için 77,5 dolara yükselttik.
  • Enflasyon tahmini 2021 yıl sonu için yüzde 14,1’den yüzde 18,4’e yükseltildi.
  • Enflasyonun 2021 sonunda yüzde 18,4 olacağını, 2022’de yüzde 11,8, 2023’de yüzde 7’ye gerileyeceğini, orta vadede yüzde 5’te istikrar kazanacağını düşünüyoruz.
  • Politika faizinde yaptığımız aşağı yönlü düzeltme için yıl sonuna kadar sınırlı bir alan kaldığı kurul tarafından değerlendirilmiştir.
  • Erken Uyarı Sistemi’ni bitirdik. Fiyat gelişmelerinde, ürün rekoltelerinde çalışmalarımız daha sağlıklı sürecek, fiyatlar noktasında önemli katkı yapacak.

‘Kur artışı sadece faiz indirimiyle olmadı’

  • Kur değil reeskont kredileri faiz oranlarını düşürerek üretimin artması için destek vermeye çalışıyoruz.
  • Kur artışı sadece faiz indirimleriyle gerçekleşmedi.
  • Cari denge sağlandığında kur üzerinde de denge sağlanacaktır. Bir kur hedefi yok; kur kendi dengesini serbest piyasa koşullarında bulacak.
  • Çok büyük bir yatırım iştahı var. Bu yatırım iştahını yerine getirmek için en önemlisi finansmana erişim. Türkiye’nin bu fırsatı kaçırmaması gerekiyor.
  • Kredi faizlerinin zaman içinde daha fazla aşağı gelmesini bekliyorum.
  • Ters dolarizasyon gerçekleşiyor, şu ana kadar 40 milyar dolara yakın döviz tevdiat hesaplarından çözülme var.

İBB’nin taksi projesi UKOME toplantısında 10. kez reddedildi

Yeni taksi sistemi ve 5 bin yeni taksi için İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan ve Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) toplantısında bir kez daha gündeme getirilen yeni taksi projesi oy çokluğu ile 10. kez reddedildi.

Dr. Mimar Sinan Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi‘nde düzenlenen ekim ayı UKOME toplantısında konuşan Ulaşım Daire Başkanı Utku Cihan, 1990 yılından beri İstanbul’da taksi sayısının artmadığını kaydederek, “2019 yılında 100 bin şikayet almışız Beyaz Masa verilerine baktığımızda. Bu yıl içerisinde de yaklaşık 50 bin civarında taksiyle ilgili şikayet almaya devam ediyoruz. 1990 yılından beri İstanbul’da taksi sayısı sabit kalmış, nüfus ve turist sayısı arttı” ifadelerini kullandı.

‘İstanbullunun elinde kalacak 5 bin plakadan bahsediyoruz’

Utku Cihan konuşmasında şunları da dile getirdi:

Kamu elinde kalacak bu plakalar. Bunun neresi bu kadar korkulacak bir şey anlamadım gerçekten. İstanbullunun elinde kalacak 5 bin plakadan bahsediyoruz. Mevcut 17 bin 395 taksiyi işletmek, onları almak gibi bir derdimiz yok.

Şoför maaşı artık sabit olacak. Aylık olarak artık şoförün ne kadar yolcu alıp almadığından bağımsız olarak… 30 gün esasına göre SGK ödemeleri yapılacak.”

‘Halkla bizi düşman ettiniz’

“Toplu taşımada sorun var, vatandaşlar o yüzden taksiye yöneliyor. Taksici esnafımız 30 yıldır böyle bir zulüm görmedi” diyen İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Eyüp Aksu da açıklamalarına şöyle devam etti:

Yerel seçimlerden önce verilen vaatlerden hangisi tutuldu? Birlikte karar alma imkanı hiç verilmedi. İBB bir ulaşım çalıştayı yaptı. 17 maddelik bir bildiri açıkladı. Ama bu bildiri sonucunda hiçbir adım atılmadı. İBB bol bol PR yaptırdı. Sürekli para harcanarak billboardlarda, ulusal basında, yandaş medyada sürekli PR yapılıp taksi kötüdür diyerek algı yapıldı, halkla bizi düşman ettiniz, bunu başardınız sizi tebrik ediyorum. Bu çalışmayı teknolojiye harcasaydınız biz burada bunları konuşmayacaktık. Seçimde sayın Başkanımız Ekrem Bey’in ulaşım danışmanı Dr. Taylan Engin Hocamız ayrıldı.”

‘Üye dağılımı kasıtlı olarak değiştirildi’

İBB Sözcüsü Murat Ongun ise, UKOME toplantısında kasıtlı olarak üye dağılımının değiştirildiğini ve teklifinin reddedildiğini kaydetti:

Kaliteli ve yeni taksi talebimiz, kasıtlı olarak üye dağılımı değiştirilmiş UKOME toplantısında Bakanlık yetkililerinin blok oyu ile 10. kez reddedilmiştir. İstanbulluların bilgisine.”

Toplantı öncesi eylem

UKOME toplantısı öncesinde yüzlerce taksici Yenikapı’da bir araya gelerek eylem yaptı. Burada da açıklamalarda bulunan Eyüp Aksu, İstanbul’da taksi sayısının artışına ihtiyaç olmadığını ileri sürdü. Aksu, eylemdeki açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

İBB, bugün 10’uncu defa taksi sayısının artışını gündeme getiriyor. Biz, Türkiye Şoförler Otomobilciler Federasyonu adına sunum yapacağız. Tekrar konuları anlatacağız. İstanbul’da taksi sayısının artışına ihtiyac yok. İstanbul Teknik Üniversitesi’nin raporunda yazıyor. Bizim teknolojiye ihtiyacımız var. Trafik sorunun çözülmesine ihtiyacı var. Ayrıaca taksi metre ücretlerinin iyileştirilmesine ihtiyacımız var. Biz bunları içeride anlatacağız. Taktir komisyonun. Toplantı sonunda, neticeyi burada taksici arkadaşlarımızla paylaşacağız. Kırmızı kartla, idareye kırmızı kart gösteriyoruz. 30 yıldır taksici esnafı, ulaşım sektörü böyle bir zulüm görmedi. Bunun için esnafımız sesini duyuracak, kırmızı kart gösterecek.”

Irkçı sokak röportajına muz yiyerek tepki gösteren yedi Suriyeli sınır dışı ediliyor

Sokak röportajı sırasında bir vatandaşın Suriyeli şahsa yönelik olarak yaptığı “Ben muz yiyemiyorum, siz kilolarca muz alıyorsunuz” ırkçı yoruma tepki göstermek için muz yeme akımı başlatan Suriyeliler hakkında yasal işlem gerçekleştirildi.

İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü muz yeme videosu paylaşan yedi kişinin sınır dışı edileceğini duyurdu.

‘Çalışmalar devam ediyor’

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, “Bir sokak röportajında yer alan ‘Ben muz yiyemiyorum, siz kilolarca muz alıyorsunuz’ söylemi sonrası yabancı uyruklu olduğu değerlendirilen kişilerce muhtelif sosyal medya platformlarından provokatif amaçlı ‘muz yeme’ eylemi içerikli video ve paylaşımın dolaşıma sokulduğu görülmüştür” denildi.

İlgili birimler tarafından paylaşımlara ilişkin çalışma yürütüldüğü belirtilen açıklamada “İlk bulgular doğrultusunda yabancı uyruklu 7 şahıs yakalanmış olup adli işlemlerinin tamamlanmasının ardından haklarında sınır dışı etme işlemleri başlatılacaktır. Söz konusu provokatif paylaşımların tüm boyutlarıyla ortaya çıkarılması ve bu paylaşımları yapan tüm şahıslar hakkında gerekli adli ve idari işlemlerin titizlikle ve eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesi için çalışmalar devam etmektedir” ifadeleri kullanıldı.

Yeşilırmak yok olma tehlikesi altında: Zehir etkili algler görüldü

Yeşilırmak‘ta incelemelerde bulunan Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) bilim danışmanı Dr. Erol Kesici, ırmakta aşırı kirlilik ve su seviyesindeki ciddi düşüşle birlikte zehir etkili mavi-yeşil alglerde de (siyanobakteriler) ciddi artış olduğunu kaydetti.

Dr. Kesici, Yeşilırmak’ın havzadaki tarımsal sulama için aşırı su alımları ve her türlü atığın yıllarca hiçbir arıtmaya tabi tutulmadan nehre verilmesi sonucu yok olma tehlikesi altında olduğunu da ekledi.

‘Yeşilırmak, adeta zehir saçan yemyeşil su şeklinde akıyor’

DHA‘da yer alan habere göre, Dr. Kesici, Sivas‘tan başlayıp Tokat, Amasya ve Samsun illerinden geçerek Karadeniz‘e dökülen 519 kilometre uzunluğa sahip ırmağın Amasya kısmında incelemelerde bulundu.

Birçok gölde de bulunan siyanobakterilerin yoğunluğuna dikkat çeken Dr. Erol Kesici, eskiden toprak rengi akan Yeşilırmak’ın, şimdi yeşil aktığını ve bunun da çok tehlikeli olduğunu kaydetti.

Dr. Kesici, “Adı gibi yeşil akması beklenen Yeşilırmak, şimdi adeta zehir saçan yemyeşil su şeklinde akıyor. Nehirde kokuya da neden olan bu akış, diğer birçok doğal su kaynaklarımızdaki olduğu gibi mavi-yeşil alg adını verdiğimiz su yosunlarının aşırı artışı sonucu oluşmaktadır” dedi.

‘Oksijensizlik nedeniyle balık ölümleri yaşanıyor’

Nehirdeki mikroorganizmaların, kirlilik nedeniyle aşırı arttığına da dikkat çeken Dr. Kesici, nehirde oksijen yetersizliğinden dolayı balık ölümlerinin yaşandığını anlattı:

Bir zamanlar rahatlıkla içilebildiği suyunun içilemez olmasının yanı sıra, nehirdeki canlıların yaşamasına da olanak tanımıyor. Nehrin belirli bölgelerinde oksijensizlik nedeniyle balık ölümleri yaşanıyor. Kanalda oluşan aşırı koku, görüntü kirliliğinin yanı sıra artan sinekler Amasya’nın güzelliklerine hiç yakışmıyor.”

Fotoğraf: DHA

Yeşilırmak nehir olma özelliğini kaybediyor

Irmağın doğal nehir özelliğini de kaybettiğini kaydeden Dr. Kesici, “Yaptığımız araştırmalarda, nehir boyunca, nehre atık su bırakan, açık deşarj borularının oldukça fazla olduğu belirlendi. Bu borular vasıtasıyla mahallelerin, kilometrelerce uzunluktaki asfalt yolların trafiğinden kaynaklanan egzoz, balata vb. kimyasal kirlilik yağışlı dönemlerde mazgal-boru sistemleriyle nehre ulaşıyor. Ayrıca başka yapısal atıkların da hala nehre bırakıldığı belirlendi” ifadelerini kullandı.

Dr. Kesici, azalan su seviyesi nedeniyle nehirde giderek artan toprak-bitki adacıklarının suyun akışına da engel olduğunu aktardı:

Nehirdeki suların temizlenmesinde büyük önem taşıyan, nehir kıyılarındaki sazlık bitki topluluklarının bakımsızlığı da kirlilik oluşturuyor. Sazlık alanlarla birlikte, kanalda yaygın olan kedi kuyruğu adını verdiğimiz su kıyı bitkilerinin bakımlarının yapılmaması, bu alanlarda mavi- yeşil alglerin depolanmasına neden oluyor. Ayrıca, katı atıkların da depolanmasına neden olan bu alanların mutlaka temizlenmesi gerekir.”

‘Damla sulama sistemi zorunlu hale getirilmeli’

TTKD bilim danışmanı, ırmağın durumunun iyileştirilmesi için çözüm önerilerini şöyle sıraladı:

Dip çamuru bilimsel yöntemlerle temizlenmelidir, sazlık alanların bakım ve gençleştirme çalışmaları yapılmalıdır. Irmak boyunca suların modern arıtma yöntemlerinden geçirilmeden nehre deşarj edilmesine izin verilmemelidir. Yağmur sularıyla kirlenen şehir sularının, nehre ulaşmaması için ayrık suyu toplama kanalizasyon sistemi düzenlemeleri yapılmalıdır. Tarımın şekli, dokusu ve alanı mutlak koşulla belirlenmelidir. Siyanobakteri artışını hızlandıran yapay gübre ve tarım kimyasallarıyla üretime son verilerek, damla sulama sistemi zorunlu hale getirilmelidir.”

Türkiye’den geri adım: Ek-I listesinden çıkma talebini gündemden çekti

Türkiye, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) Sekretaryası’na gönderdiği sözlü nota ile gelişmiş ülkeler kategorisini oluşturan Ek-I listesinden çıkmak için yaptığı başvuruda geri adım attı.

31 Ekim-12 Kasım tarihlerinde Glasgow kentinde gerçekleşecek BM ikim değişikliği konferansı COP26’ya günler kala UNFCCC Sekretaryası’na gönderilen sözlü notada “Türk tarafı, Sözleşme’nin Ek I’inde yer alan listeyi değiştirme önerisini geçici gündemden geri çekmeye karar vermiştir” denildi.

27 Ekim tarihli nota, Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği tarafından “En acil” kategorisi üzerinden gönderildi. Açıklamada “Büyükelçilik, Saygıdeğer Sekreterlikten Sözlü Nota’nın alındığını teyit etmesini rica eder” ifadeleri kullanıldı.

Altı yıl süren ısrar

Paris Anlaşması’nın ilk imzacılarından biri olan Türkiye, gelişmiş ülkeler kategorisini oluşturan Ek-I listesinden çıkarılmayı ve gelişmekte olan ülkeler kategorisinde yer almayı talep ediyordu.

Türkiye’nın iklim fonuna erişmesini sağlayacak bu talebin kabul edilmemesi ise hükümet tarafından Anlaşma’nın geçen altı yıl boyunca Meclis’ten geçirerek onaylamamasının gerekçesi olarak sunuluyordu.

Neler yaşandı?

Ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz ay BM Genel Kurulu’nda yaptığı açıklamada Türkiye’nin Paris Anlaşması’nı onaylayacağını ve 2053 için net sıfır emisyon hedefini benimseyeceğini açıklamıştı.

Paris Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi, TBMM Başkanı Mustafa Şentop‘un imzasıyla 1 Ekim’de Meclis Başkanlığına sunulmuş, ilgili komisyonlardaki görüşmelerin ardından Paris Anlaşması’na ilişkin kanun teklifi 6 Ekim’de TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmişti.

Paris Anlaşması’na ilişkin kanun ise 7 Ekim’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti. BM Genel Sekretaryası Anlaşma’nın Türkiye için 10 Kasım 2021 tarihi itibariyle yürürlüğe gireceğini duyurdu.

Mersin ve İzmir’deki iki doğal sit alanı kesin korunacak hassas alan ilan edildi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete‘de yayımlanan karara göre, Mersin ve İzmir‘de bulunan iki doğal sit alanı kesin korunacak hassas alan ilan edildi. Ankara’nın Nallıhan ilçesi sınırları içerisinde bulunan bölge de Sarıçalı Dağı Milli Parkı olarak belirlendi.

Alanlar yeniden değerlendirildi

Mersin’in Erdemli ilçesi sınırları içerisinde bulunan Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Arazisi Doğal Sit Alanı ile İzmir’in Foça ilçesi sınırları içerisinde bulunan 19. Grup (Foça-Adalar Etabı) Doğal Sit Alanı‘nın koruma statüsü yeniden değerlendirildi. Değerlendirme sonucunda, sınır ve koordinatları belirlenen alanların kesin korunacak hassas alan olarak tescil ve ilan edildiği açıklandı.

II. Elizabeth, COP26’da vereceği resepsiyona sağlık sorunları nedeniyle katılamayacak

Buckingham Sarayı, Birleşik Krallık Kraliçesi II. Elizabeth’in BM iklim değişikliği konferansı COP26’da dünya liderleri için büyük bir resepsiyona ev sahipliği yapmaktan vazgeçtiğini duyurdu.

95 yaşındaki kraliçenin 1 Kasım Pazartesi günü yüksek profilli nişan için İskoçya‘ya gitmesi planlanıyordu.

‘Video ile katılacak’

The Guardian’ın aktardığına göre Buckingham Sarayı, hükümdarın “ne yazık ki etkinliğe katılmamaya karar verdiğini” söyledi.

Bir saray sözcüsü ise “Majesteleri resepsiyona katılmadığı için hayal kırıklığına uğradı, ancak kayıtlı bir video mesajı aracılığıyla toplanan delegelere seslenecek” ifadelerini kullandı.

Dinlenmesi tavsiye edildi

Kraliçe, daha önce iki günlük Kuzey İrlanda gezisini iptal etmesine de neden olan dinlenmesi gerektiği üzerine tıbbi tavsiye almıştı.

II. Elizabeth o süreden bu yana istirahat ediyordu. Saraydan yapılan açıklamada kraliçenin moralinin yerinde olduğu belirtildi.

Zeytinliklere elektrik üretim santrali kurulabilecek

Ak Parti tarafından hazırlıkları devam eden ve çok sayıda yasada değişiklik öngören torba yasa taslağında eklenen bir maddeyle, zeytinliklere elektrik üretim santrali ve bunlara kaynak temin edilen sahalar kurulabilecek.

Bunun için de, mevcut zeytin ağaçlarından taşınabilecek olanların uygun bir alana taşınması ve taşınamayacak olanların yerine de beş kat zeytin ağacı dikilmesi şartının olacağı ileri sürüldü.

Sondaj kuyuları açılabilecek

Hürriyet‘te yer alan habere göre, torba yasadaki maddeyle zeytinliklere ve zeytinlik sahalarına jeotermal sondaj kuyuları açılabilecek.

Termal tespitinin ardından da elektrik üretmek üzere jeotermal santraller kurulabilecek. Fakat, bunun yapılabilmesi için mevcut zeytin ağaçlarından taşınabilecek olanların uygun bir alana taşınması ve taşınamayacak olanların yerine de beş kat zeytin ağacı dikilmesi şartı olacak.

Maddedeki ifadeler

Torba yasa taslağına eklenen maddede yer alan ifadeler ise şöyle:

18/12/1981 tarihli ve 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu’nun 27/A maddesinde yer alan ‘3. maddesi hükümleri ve nükleer santral projeleri’ ibaresinden sonra gelmek üzere ‘ile kullanılacak alanda yer alan mevcut zeytin ağaçlarından taşınabilecek olanların uygun bir alana taşınması, taşınamayacak nitelikteki ağaç sayısının beş katının dikilmesi ve ilgili alanda gerçekleştirilecek faaliyetin sonlanması halinde alanın eski haline getirilmesi şartıyla Elektrik Üretim Anonim Şirketi’ne ait veya Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından özelleştirme işlemleri tamamlanmış olan elektrik üretim santralları ve bu santrallara kaynak temin eden sahalar’ ibaresi eklenmiştir.”

G20 Liderler Zirvesi 30-31 Ekim’de Roma’da gerçekleşecek

Dünya ekonomisinin yüzde 80’ini, dünya ticaretinin yüzde 75’ini ve dünya nüfusunun yüzde 60’ını temsil eden G20 ülkeleri, yeni bir liderler zirvesinde bir araya gelmeye hazırlanıyor.

G20 Dönem Başkanlığı’nı 1 Aralık 2020’de Suudi Arabistan’dan devralan İtalya, 2021 boyunca süren dönem başkanlığını, Roma‘da 30 Ekim Cumartesi ve 31 Ekim Pazar günleri yapacağı G20 Liderler Zirvesi ile tamamlayacak.

Ekonomi, sağlık ve iklim krizi

Roma’daki zirvede, liderlerin çok taraflılık, eşitlik ve sağlık hizmetlerine erişimin garanti altına alınması, gelecekteki şoklara karşı direncin oluşturulması ve genel refahın desteklenmesi doğrultusunda hızlı bir salgın yanıtı sağlamaya odaklanmaları ve yeni taahhütlerde bulunmaları bekleniyor.

İtalya Başbakanlığının açıkladığı programa göre, G20 liderleri ilk gün oturumunda “Küresel Ekonomi ve Küresel Sağlık” başlığını ele alacak. Liderler zirvenin son gününde ise “İklim Değişikliği ve Çevre” ile “Sürdürülebilir Kalkınma” başlıklı oturumlarda bir araya gelecek.

İtalya, zirvenin ardından dönem başkanlığını Endonezya‘ya devredecek.

İtalya’nın dönem başkanlığı

Dönem başkanlığını; “İnsanlar”, “Yeryüzü” ve “Refah” olmak üzere üç ana başlığa ayıran İtalya, yıl boyunca düzenlediği toplantılarda, uluslararası toplumun yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınından kurtulması, salgın sonrası ekonomik toparlanma, sürdürülebilir kalkınma, iklim değişikliğiyle mücadele, çevre, sağlık, yeniliğin desteklenmesi, yoksulluk ve eşitsizlikle mücadele konularını gündemde tuttu.

AA’nın aktardığına göre İtalya, dönem başkanlığı boyunca toplam 175 etkinlik düzenlerken bunların 20’si bakanlar düzeyinde yapıldı. İtalya, ayrıca bu dönemde ikisi liderler düzeyinde olmak üzere, video konferans yöntemiyle 21 Mayıs’ta Küresel Sağlık Zirvesi, 12 Ekim’de de olağanüstü Afganistan zirvesinin yapılmasına öncülük etti.

Liderler düzeyinde 16’ncı zirve

İlki 2008 yılında ABD’nin başkenti Washington DC‘de yapılan G20 Liderler Zirvesi’ne, Türkiye 2015 yılında Antalya‘da ev sahipliği yaptı.

Devlet veya hükümet başkanları düzeyinde yılda bir kez yapılan G20 Liderler Zirvesi’nin 16’ncısında, İtalya, dünya liderlerini başkentinde ağırlayacak.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sebebiyle geçen yıl Suudi Arabistan’ın dönem başkanlığında yüz yüze yerine video konferans yöntemiyle bir araya gelen liderler, Japonya’nın Osaka’da düzenlediği 2019 zirvesinden bu yana Roma’da ilk kez yüz yüze görüşecek.

Angela Merkel son kez katılıyor

Türkiye’yi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın temsil edeceği zirvede, Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron‘un aralarında bulunduğu çok sayıda ülkenin devlet ve hükümet başkanları yer alacak.

Bu arada, Almanya’da yapılan seçimlerde yeniden aday olmayarak siyasete ve başbakanlığa veda etmeye hazırlanan Başbakan Angela Merkel de ülkesini son kez G20 Liderler Zirvesi’nde temsil edecek.

Kimler katılacak?

Zirveye Türkiye, ABD, İngiltere, Rusya, Japonya, Kanada, Almanya, Fransa, Avustralya, Brezilya, Arjantin, Hindistan, Çin, Endonezya, Meksika, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Güney Kore ve Avrupa Birliği katılacak.

Bu ülkelerin yanı sıra ev sahibi İtalya’nın davet ettiği ülkeler ile Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası Çalışma Örgütü ve Birleşmiş Milletler (BM) gibi uluslararası kuruluşlardan lider ve temsilciler katılacak.

Bazı liderler çevrim içi katılacak

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Japonya Başbakanı Fumio Kishida ve Meksika Devlet Başkanı Andres Manuel Lopez Obrador ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping‘in zirveye çevrim içi katılmaları bekleniyor.

Dünyanın önde gelen ekonomilerini bir araya getiren G20 Liderler Zirvesi, liderlere ikili temaslarda bulunma fırsatı da sunuyor. Zirve süresince özellikle ikili görüşmelerde, düzensiz göç, Kovid-19 aşılarında korumacılık ve aşıların yoksul ülkelere dağıtımı, küresel ekonomiyi tehdit eden belirsizliklerin kaynakları arasında gösterilen jeopolitik gerilimler ve bölgesel çatışma gibi konuların da gündeme geleceği tahmin ediliyor.

Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da zirve boyunca dünya liderleriyle yoğun diplomasi trafiği yürütmesi bekleniyor.

Olası protestolar ve güvenlik önlemleri

Zirve dolayısıyla hafta sonu Roma’da ve zirvenin düzenleneceği “EUR” muhitinde güvenlik önlemleri en üst düzeye çıkarılacak.

İtalyan basınında yer alan haberlerde, İtalya İçişleri Bakanlığının küreselleşme ve aşı karşıtlarının G20 Liderler Zirvesi’ne yönelik protesto gösterilerinin olabileceği İçişleri Bakanlığının bu eylemlere şiddetin karışmasından endişe ettiği belirtildi.

Başbakanlığın, zirve boyunca huzurlu ve güvenli bir görüntü verilmesi konusunda talimat verdiği ve bu kapsamda Roma caddelerinde 2 bin kadar güvenlik görevlisine ek olarak 500 askerin de görev yapacağı belirtildi. Başkent semalarının uçuşlara kapatılacağının ilan edileceği kaydedildi.

Fridays For Future isimli çevreci grubun, 30 Ekim’de iklim için protesto gösterisi yapması bekleniyor.