Ana Sayfa Blog Sayfa 1060

TTB donma ve hipotermiye karşı alınacak önlemleri paylaştı

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Halk Sağlığı Kolu, yoğun kar yağışı ve artan soğuklarda sağlıklı kalınabilmesi için dikkat edilmesi gerekenleri paylaştı.

TTB açıklamasında iklim krizinin sonuçlarına yer vererek donma ve hipoterminin belirtileri ve önlenmesi hakkında şu bilgileri aktardı:

“Vücudun bir bölümünde soğuk kaynaklı hasara donma denir. En sık olarak evsizlerde, kışın açık havada mahsur kalanlarda, soğukta çalışanlarda, dağcılar ve diğer kış sporlarını yapanlarda görülür. Donma, en çok yüzde, kulaklarda, burunda, parmaklarda ve ayak parmaklarında oluşur ve -15 °C’nin altında risk çok yüksektir.

Donmanın en önemli belirtisi soğuk ve uyuşmuş cilttir. Etkilenen bölge beyaz-grimsi sarı renkte olabilir ve örneğin parmaklar etkilenmişse el becerilerinde bozulma olabilir. Yeniden ısıtmadan sonra ciltte kanlı veya berrak sıvı içeren kabarcıklar oluşabilir. Cildin renginin siyaha dönmesi ise ölü dokuyu temsil eder.”

Hipotermi nedir ve belirtileri nelerdir?

Hipotermi, vücut sıcaklığının 35 °C’nin altına düşmesidir. Titreme ve normal bilinç durumundan, bilinçte bozulmaya ve ölüme kadar giden belirtiler görülebilir. Titreme, bazı hastalarda 30 °C’ye kadar görülebilir. Vücut sıcaklığı düştükçe titreme kaybolur ve bilinç bozulur. İlk aşamada solunum hızı ve kalp hızı artar, konuşma ve muhakeme bozukluğu görülebilir. Şiddetli hipotermide ise vücut fonksiyonları azalarak ölüme gidiş vardır. Hipotermiden ölümlerde en riskli gruplar; ileri yaş, alkol ve uyuşturucu kullanımı, psikiyatrik hastalık ve evsizliktir.

Korunmak için neler yapılabilir?

Kişisel olarak yapılabilecekler olarak şu bilgiler aktarıldı:

  • Aşırı soğuk ve rüzgârlı havalarda, hava ile mümkün olan en az temas süresi sağlanmalıdır.
  • Rüzgâr ve ıslaklık, soğuk stresinin en önemli belirleyicilerindendir. Mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.
  • İyi beslenmeli, yeterli sıvı alınmalı, alkol ve uyuşturucu kullanılmamalıdır.
  • Havaya uygun giyinmek yapılacak en gerekli davranışlardan biridir; eller, ayaklar, kulaklar ve burunun korunması için şapka, kar maskesi veya yüz koruması, bere, eldiven, suya dayanıklı ayakkabılar giyilmelidir. Çok sıkı, yetersiz örten, rüzgâr geçiren ve terlemeye neden olan giysilerin kullanımından kaçınılmalıdır.
  • Uzak bölgelere seyahat eden kişiler rotaları ve alternatif rotaları hakkında yakınlarını bilgilendirmelidir. Yola çıkılırken acil durumlar için içerisinde battaniye, yiyecek ve su gibi maddelerin olduğu acil durum seti hazırlanmalıdır.
  • Uyuşukluk gibi belirtiler hissedildiğinde mümkün olan en kısa sürede sıcak bir mekâna geçilmelidir.
  • Vücutta ıslak olan giysiler varsa çıkarılmalıdır. Su ve metal ile mümkün olduğunca az temas edilmelidir.
  • Donma belirtisi varsa, daha kötü hasara neden olabilecek şeylerden kaçınılmalıdır. Donmuş bölge ısıtılırken yakılmamaya dikkat edilmelidir, donduğu düşünülen bölge ovalanmamalıdır. Ayaklarda donma belirtisi varsa, donmuş ayaklar üzerinde yürünmemelidir. Hipotermideki sarsıntılar kalbi etkileyebileceğinden, hipotermi düşünülen kişiler çok sarsılmamalıdır.
  • Etkilenen bölgenin ısıtılması için vücut ısısı (örneğin parmaklar koltuk altı ile ısıtılabilir) veya ılık su kullanılabilir. Gerektiğinde veya donma belirtileri düzelmezse hızlıca bir sağlık kurumuna başvurulmalıdır.
  • Donmayı önlemek için cilde yumuşatıcı merhem veya losyon kullanılmasının, donma riskini artırabileceğini gösteren bilimsel yayınlar olduğu için önermemekteyiz.

Kamusal olarak alınması gereken önlemler ise şöyle sıralandı:

  • Toplumu donma ve hipotermiden koruyabilecek en kıymetli düzenleme; barınma, ısınma, beslenme, ulaşım konusundaki destektir. Toplumun temel ihtiyaçlarına yapılan zamlar geri çekilmeli, hatta bu ihtiyaçlar parasız karşılanmalıdır.
  • Evsizlerin barınacağı koşullar kamu eliyle oluşturulmalıdır. Ücretsiz besin ve su sağlanmalıdır.
  • Özellikle – 10-15 °C’nin altına düşebilecek sıcaklıklarda ve ulaşımda problemlerin oluşabileceği zamanlarda riskli çalışanlara (sağlık çalışanları dâhil) idari izin verilmelidir. İdari izin verilmeyen çalışanların ulaşımları ücretsiz ve kamu tarafından sağlanmalı, evde bakmak zorunda olduğu kişilerin bakımından kamu sorumlu olmalıdır.
  • Oluşabilecek riskler açısından toplum sürekli bilgilendirilerek hazırlıklı olmaları sağlanmalıdır.
  • İnsanlar dışında kalan canlıların yiyebilecekleri besinler, su ve barınabilecekleri koşullar kamu eliyle oluşturulmalıdır.

“Her türlü kötü koşul gibi yoğun kar ve aşırı soğukları da dayanışma ile atlatabileceğimizi biliyoruz” diyen TTB, açıklamasını şu sözlerle sonlandırdı:

“Biz hekimler, sağlık kurumlarında sizin için görevimizin başında olacağız. Yeterince önlemlerimizi alabilirsek tedaviye gereksinim de kalmayacaktır. Kamu otoritesine tekrar sorumluluklarını hatırlatıyoruz”

Narlıdere halkı kentsel dönüşüm planlarına dava açtı

İzmir‘in Narlıdere ilçesinde Atatürk, Çatalkaya, İnönü ve Narlı mahallerini kapsayan kentsel dönüşüm planlarına karşı mahallede yaşayanlar geçtiğimiz günlerde dava açtı.

Kentsel dönüşümü mahkemeye taşıyan Avukat Erbay Yucak, Narlıdere Çatalkaya Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Haydar Esen, S.S. Çatalkaya Konut Yapı Kooperatif Başkanı Zeynal Koçak ve mahallede yaşayanlar taleplerinin dikkate alınmasını istiyor.

Narlıdere Çatalkaya Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Haydar Esen “Sekiz yıllık dönüşüm süreci ve mücadelemiz bize kesin olarak gösterdi ki; söz konusu rant olunca AKP’nin yereldeki temsilcileri ile CHP’li yerel idarelerin halkın karşısında birleştikleridir. Bu noktada Kılıçdaroğlu’nun hükümete yönelik haklı eleştirilerine katılmakla birlikte; kentsel dönüşüm konusunda halkın taleplerini dikkate almayan, rantçı plan ve projeler geliştiren belediye başkanlarını görsün” diyor.

‘Mahalleli sürece dahil edilmeli’

Ramis Sağlam‘ın Evrensel’den aktardığına göre, S.S. Çatalkaya Konut Yapı Kooperatif Başkanı Zeynal Koçak ise sürece mahallelilerin dahil edilmesi gerektiğini söylüyor: “Rantiyeden yana, dayatmacı dönüşüm çözüm olmayacak. Kapalı kapılar ardında, büyük inşaat firmalarının ‘nasıl daha fazla kâr ederiz’ zihniyetiyle yapılan kentsel dönüşüm planlarından halkın yararına bir sonuç çıkmaz. Kentsel dönüşümde bu dayatmacı mantık çözüm istememektir. Çözüm isteniyorsa başta kentsel dönüşüm dernek ve kooperatif yönetimleri olmak üzere dernek olmayan yerlerde ise mahalle halkının kendisinin seçtiği temsilcilerinin planlama ve uygulama sürecine dahil edilmesi gerekir.”

‘Enkaz parasına burayı terk etmem isteniyor’

16 yıldır aynı mahallede yaşayan Feride Polat ise, “2-3 kat hakkım varken enkaz parasına burayı terk etmem isteniyor. Değerinin 10’da biri verilmesi planlanırken bir de benim borçlanmam öngörülüyor. Mahalleli olarak istediklerimiz belli, mahalle dönüşsün ama bana yerinden yer verilsin. Benim ön cephede 2 dairem varsa, tapum varsa buna göre bir dağıtımda bulunulsun” diyor ve sözlerini şöyle tamamlıyor:

Seçimlerden önce belediye başkanının ‘tapularınızı vereceğiz’ sözü hep lafta kaldı. En temel hizmetler bile verilmiyor. Mesela bizim arsamız gayet büyük, bunun üzerinde yapılacak projede 1 kat almayı doğru bulmuyorum. Yıllardır biz burada oturuyoruz. 1+1 evler dayatılarak borçlandırılarak bu evleri edinirsek bir anlamı yok yaşadığımız bu çilenin.”

‘Elimizdeki bir bu evlerimiz kalmış, onu da almak istiyorlar’

Projenin ranta dayalı ve mahallede yaşayanların aleyhine olduğunu söyleyen Erkan Çapaklı da “Sonucunu takip edeceğiz ve tabi ki mücadele edilerek sonuç alacağız. Burası güzel bir yer esasında, birçok kişinin gözünün burada olması buna dayanıyor. Elimizdeki bir bu evlerimiz kalmış, onu da almak istiyorlar. Kent yaşamı insanı bazı şeylere zorluyor, ayakta kalmak zorundasın. Zaten ülkenin durumu berbat, bugün ben gidebiliyorsam pazara komşum gidemiyor. Kısmak istediğinde boğazdan kısıyorsun. Her şey aleyhimize ilerlerken elimizdekini muhafaza etmeye çalışıyoruz. Durum bu, mücadeleye devam” diyor.

İstanbul kar fırtınasının etkisinde; çok sayıda kişi mahsur; özel araçların trafiğe çıkması yasak

İstanbul‘da Avar kar fırtınası gece saatlerinde etkisini arttırdı. Yoğun kar yağışı nedeniyle yollar kapandı, insanlar yollarda mahsur kaldı. Başakşehir ve Beylikdüzü‘nde kapalı yolda beklemek istemeyenler yürüyerek evlerine gitmeye çalıştı. Çok sayıda sürücü araçlarını yol kenarına bırakıp evine yaya gitti. Özellikle Mahmutbey Gişeler‘de yaklaşık 16 saattir yüzlerce araç mahsur kalmış durumda. Halen kurtarılmayı bekliyorlar.

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, yardım çalışmaları için terk edilen araçların alınması çağrısı yaptı.

Arnavutköy‘de kar mağduriyetini bazı oteller fırsata çevirdi. Normalde geceliği 300 lira ile 500 lira arası olan odalara, otel sahiplerinin bin liradan başlayıp 100 euro’ya kadar çıkan fiyat verdi. Otel bulmayanlar geceyi camilerde geçirdi.

İstanbul’da etkili olan kar yağışı ve olumsuz hava koşulları nedeniyle sabah 04.00’a kadar uçuşların durduğu İstanbul Havalimanı‘nda şehir içine ulaşım da durunca yolcular havalimanında kaldı.  Seferleri iptal olan yolcular bilet değişikliği için, bilet satış ofislerinin önünde kuyruk oluşturdular. Yolcular, şehir içi ulaşımın da durması nedeniyle havalimanında kalmak zorunda kaldı. Dokuz süreyle uçakta bekleyenler oldu. Sabiha Gökçen Havalimanı‘ndan ise uçuşlar sürüyor. Yalnızca uçak seferlerinin azaltıldığı belirtiliyor. İstanbul Havalimanı’nda ise tüm uçuşlar gece saat 00.00’a kadar durduruldu.

Arnavutköy Boğazköy mevkiinde yüzlerce araç yoğun kar yağışı altında mahsur kaldı. Zincirleme kazanın meydana geldiği yolda mahsur kalanlar saatlerdir araçlarında bekliyor. Mahsur kalanlardan bazıları araçlarında yakıtın azaldığını belirterek yardım istedi. Hadımköy mevkiinde de yardım bekleyen vatandaşlar var.

Fotoğraf: NTV

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Arnavutköy, Hadımköy, Beylikdüzü mevkilerinde yol temizleme çalışmalarının sürdüğünü belirtti. İmamoğlu, Mahmutbey gişelerde uzun süredir bekleyen vatandaşlarımız olduğunu biliyorum. Onların ihtiyaçlarının giderilmesi konusunda azami gayret gösterilmiştir. Şu an mahsur kalan vatandaşlarımıza da ulaşma ve yardım etmek için çalışmalarımız sürüyor. Ana halterlerde kapalı yolumuz yoktur” diye konuştu.

Mahsur kalan 5 bin 57 kişi tahliye edildi

Otogarlardan çıkışlar ve İstanbul Havalimanı’ndan uçuşlarla birlikte özel araçların trafiğe çıkışı 13.00’e dek durduruldu. Sabah saatlerinde yollarda mahsur kalan 5 bin 57 kişi tahliye edildi; 3 bin 180 kişi otellere, misafirhanelere ve yurtlara yerleştirildi.

Kar yağışının trafiği olumsuz etkilemesi nedeniyle Marmaray sabaha dek ücretsiz kullanıma açıldı. Güvenlik, sağlık ve ulaşım dışındaki kamu personellerinin bugün izinli sayılacağı açıklandı. Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) da, İstanbul’da yargı mensupları ve adliye çalışanlarının bir gün süreyle idari izinli sayılacağını duyuruldu.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bazı bölgelerde kar kalınlığının bir metreye yaklaştığını belirterek, “Lütfen acil bir durum olmadıkça evinizden çıkmayın” uyarısında bulundu.

Başkan İmamoğlu AKOM’da basın toplantısı düzenledi. Karla mücadeleyle ilgili yapılan ve yapılacak çalışmalarla ilgili şu açıklamalarda bulundu:

“Halk ekmek üretimi yoğun şekilde devam etmektedir. Cebeci Fabrikamız’dan sevkiyat gecikmeli olarak gerçekleşti. Yolların kapalı olmasından kaynaklandı. Ancak şu an ekmek sevkiyatları sürmekte. İstanbul’da su kesintisi de yaşanmayacaktır. Bin 500 evsiz vatanadaşımızı tesislerimizde ve otellerimizde ağırladık. İhtiyaçlarını gidermekteyiz. Sokak hayvanları için besin değeri yüksek kuru mama dağıtımı yapıldı. Arkadaşlarımız kuru mama dağıtımını sürdürecekler.”

85 santimetre kar ölçüldü

Dün gece saatlerinde İBB Afet Koordinasyon Merkezinde (AKOM) çalışmaları takip eden İmamoğlu, burada yaptığı açıklamada da yağan karı “afet yağışı” olarak nitelendirmişti. Bazı bölgelerde kar kalınlığının bir metreye yaklaştığını aktaran İmamoğlu şöyle konuşmuştu: “Arnavutköy, Başakşehir, Sultangazi gibi noktalarda kırsala gittikçe 80-85 santim gibi kar yüksekliklerini ölçerek bize ulaştırdı. Güneydeki ilçelerimizde 50-60 santimetrelere iniyor. Kent merkezinde de 35-40-50 santimetrenin altında pek fazla yer ölçemiyoruz.”

Fotoğraf: Murat Küçük/DHA

İstanbul’a TIR, kamyon ve otobüs geçişleri yok

İstanbul’da etkili olan kar yağışı nedeniyle TEM ve D-100 kara yollarının Bolu Dağı kesiminden yolcu otobüsleri ile TIR ve kamyonların geçişine izin verilmiyor.

Kentte günlerdir yağan kar yağışının etkisi azaltmasıyla birlikte ulaşım rahatladı. Yolların tamamı trafiğe açıldı. Ancak İstanbul’da etkili olan kar yağışı ve buzlanma nedeniyle TEM ve D-100 yollarının Bolu Dağı kesiminde trafik ve Karayolları ekipleri, uygulama yaptı. İki güzergahta da yolların Bolu Dağı Tüneli’ne yaklaşık 1 kilometre mesafede TIR, otobüs ve kamyonlar durduruldu. İrsaliyelerinde İstanbul’a gittiği tespit edilen araçlar geri döndürüldü. Araçlar, bir dinlenme tesisinin park alanına yönlendirildi. Park alanında bekleyen otobüslerdeki yolculara Türk Kızılayı Bolu Şubesi ekipleri tarafından gıda desteği sağlandı.

Sağlık Bakanı: UMKE ekipleri görevlendirildi

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Hava koşulları İstanbul’da ulaşımı ciddi şekilde etkilemiş durumda. Acil sağlık hizmetlerinde aksamaların önüne geçebilmek için, koşullara uygun donanıma sahip UMKE ekiplerimiz şehrin farklı noktalarında görevlendirilmiştir. Hayırlı sabahlar” mesajını paylaştı.

Kar yağışı yurdun büyük bir bölümünde etkili olmaya devam ediyor. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), hayatı olumsuz etkileyen kar yağışıyla ilgili dün bir açıklama yaptı; kar yağışının akşam saatlerinde etkisini artıracağının belirtilmesi üzerine İstanbul’da bazı önlemler alındı.

13.00’e kadar özel araçla trafiğe çıkmak yasaklandı

Sabah saatlerinde İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, olumsuz hava koşullarının devam etmesi sebebiyle saat 13.00’e kadar özel araçların trafiğe çıkmayacağını bildirdi. Vali Yerlikaya, Twitter’dan yaptığı açıklamada, şu bilgileri paylaştı:

“Saygıdeğer İstanbullular, alınan son meteorolojik raporlara göre, ilimizde olumsuz hava koşulları devam etmektedir. Bu nedenle, bugün saat 13.00’e kadar, toplu taşıma ve görevli araçlar dışındaki özel araçların trafiğe çıkışına müsaade edilmeyecektir. Anadolu ve Trakya istikametlerinden şehrimize araç girişi çıkış kısıtlaması devam edecektir. Gelişmelerden kamuoyu bilgilendirilecektir. Gösterdiğiniz sabır ve anlayış için teşekkür ederiz.”

İstanbul Havalimanı bugün saat 13.00’a kadar kapalı olacak
Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DMHİ) Genel Müdürü Hüseyin Keskin, ​​​​​​​Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Olumsuz hava koşullarının etkisini sürdürmesi nedeniyle İstanbul Havalimanı pistlerine uçak iniş kalkışı yapılmayacak olup, kapalılık durumu 25 Ocak saat 13:00’a kadar uzatılmıştır” denildi.

Fotoğraf:İbrahim Yıldız/DHA

İstanbul Havalimanı’nda mahsur kalan vatandaşların uyumaları için karton dağıtıldığı görüldü.

Fotoğraf: Twitter/ @24framesCinema

İstanbul Havalimanı’nda kargo terminalinin çatısı çöktü

İstanbul Havalimanı’nda Turkish Cargo’ya hizmet veren tesisin çatısı kar nedeniyle çöktü.

THY Basın Müşaviri Yahya Üstün, Twitter’dan yaptığı açıklamada, İstanbul Havalimanı’nda Turkish Cargo’ya hizmet sunan tesisin çatısında, biriken kar kütleleri ve fırtına nedeniyle çöküntü oluştuğunu belirtti.

Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Yalova, Düzce ve Bursa güzergâhından İstanbul’a gidişler tedbir amaçlı durduruldu.

Otogarlardaki tüm şehirler arası otobüslerin çıkış kısıtlaması 13.00’e kadar uzatıldı.

İl genelinde hizmet veren tüm kreş ve gündüz bakımevleri tatil edildi.

İçişleri ve Ulaştırma bakanları İstanbul’da

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın talimatı üzerine İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile AFAD Başkanı Yunus Sezer yoğun kar yağışının yaşandığı İstanbul’a geldi.

Bakanların uçağı Atatürk Havalimanı‘na indi. İstanbul Havalimanı’nın kullanılmayarak Atatürk Havalimanı’nın kullanıma açık olması nedeniyle sosyal medyada vatandaşlar Atatürk Havalimanı’nın neden kapatıldığını sordu, duruma tepki gösterdi.

MSB: 71 kişi kışlada misafir edildi

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İstanbul’da yoğun kar yağışı nedeniyle Hadımköy bölgesinde mahsur kalan 71 kişinin Hadımköy Kışla Komutanlığı’nda misafir edildiğini duyurdu.

Bakanlığın Twitter hesabından yapılan açıklamada, “İstanbul’da yaşamı olumsuz etkileyen yoğun kar yağışı nedeniyle Hadımköy bölgesinde mahsur kalan 71 vatandaşımız Hadımköy Kışla Komutanlığımızda misafir edilmiştir. AFAD ile koordineli olarak kar temizliği ve kurtarma çalışmalarında kullanılmak üzere İstanbul Garnizon birliklerindeki iş makineleri hazırlanmış ayrıca 2, 3 ve 5’inci Kolordu Komutanlıklarımızdaki iş makinelerinin de İstanbul’a sevki için planlama yapılmıştır” denildi.

Bozcaada’ya tüm feribot seferleri iptal edildi

Çanakkale’nin Bozcaada ilçesine yapılması planlanan tüm feribot seferleri, olumsuz hava şartları nedeniyle iptal edildi.

Çanakkale Boğazı ve adalar hattında deniz ulaşımını sağlayan GESTAŞ Deniz Ulaşım A.Ş., Kuzey Ege Denizi’nde olumsuz hava şartları nedeniyle Geyikli-Bozcaada hattındaki tarifeli tüm feribot seferlerinin iptal ettiğini duyurdu. Buna göre Geyikli-Bozcaada hattında; Bozcaada’dan saat 10.00, 14.00 ve 18.00 ile Geyikli’den saat 11.00, 15.00 ve 19.00’daki seferler yapılamayacak.

Biden, enflasyonu soran gazeteciye küfür etti

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, Donald Trump‘a yakınlığıyla bilinen Fox News kanalının muhabirine sinirlenerek küfür etti.

Biden’ın pazartesi günü düzenlediği basın toplantısının sonunda gazeteciler salondan ayrılırken Fox News muhabiri Peter Doocy, “Sizce enflasyon ara seçimlerde Demokrat Parti için siyasi bir sorun mu?” diye sordu.

Mikrofonu kapatmadığını fark etmeyen Biden, “Hayır, daha fazla enflasyon bence bizim için mükemmel bir kazanç. Ne aptal bir o….. çocuğu” dedi. Biden’ın sözleri salonda duyuldu.

Biden’ın küfürlü ifadesi, Beyaz Saray‘ın toplantı için aldığı deşifrede de yer aldı.

‘Kişisel bir şey değil dostum’

Biden, basın toplantısını Rekabet Konseyi‘yle enflasyonla mücadele kapsamında yapacağı görüşme konusunda bilgilendirme yapmak için düzenlemişti, ancak kendisine sıklıkla Ukrayna krizi ile ilgili sorular soruldu. ABD’de enflasyon yüzde 7’ye yükselmişti.

ABD liderinin ifadeleri sosyal medyada viral oldu. Doocy, Fox News’ta katıldığı bir programda Biden’ın daha sonra kendisini arayıp, “Kişisel bir şey değil dostum” dediğini aktardı.

Uzun zaman sonra bir ilk: Antalya’ya 29 yıl sonra kar yağdı

Antalya‘da kayıtlı zamanların en yüksek kar kalınlığı 7 Ocak 1993 tarihinde 5 santim olarak ölçülmüştü. Meteorolojinin uyarıları doğrultusunda kent merkezinde beklenen kar, gece saat 03.00 sıralarında başladı.

Yağış, kıyı kesimlerde karla karışık yağmur ve kar, yüksek rakımlı yerlerde kar şeklinde görüldü. Sabaha karşı karın yağacağı haberini alan Antalyalılar gece uyumadı. Kent merkezine aileleriyle birlikte inenler, yağışla birlikte büyük sevinç yaşadı. Zaman zaman şiddetini arttıran kar yere düşer düşmez erirken, birçok kişi o anları cep telefonları ile görüntüledi.

Antalyalılar kar yağışından memnun. Daha önce hiç kar görmediğini anlatan Mehmet Emin Korkmaz, “Kar görmek için sabah erkenden uyandım. Çok heyecanlıyım. Sevinçli ve heyecanlıyım” diyor.

DHA’nın aktardığına göre, 29 yıl önce kar yağdığında ilkokula giden bir öğrenci olduğunu anlatan Esma Yılmaz ise şöyle konuştu: “O zaman ilkokul birinci sınıf öğrencisiydim. Şimdi yeniden görmek nasip oldu. Çocuklarımla birlikte kar yağışını seyretmek için hiç uyumadık. 29 yıl önce yağdığında kar tutmuştu. Şaşkınız.”

Meteoroloji uyarmıştı

Yaz aylarında sıcaklık rekorlarının kırıldığı turizm kenti Antalya’da mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıkları, geçen hafta ortasından itibaren düşmeye başlamıştı.

Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü de, “Yağışların kentin kıyı kesimleri ile batısında hafif kar (2 ila 6 cm), doğusunun iç kesimlerinde (İbradı, Akseki ve Gündoğmuş çevreleri ile Manavgat’ın, Serik’in, Alanya’nın ve Gazipaşa’nın yüksekleri) yoğun kar (20 cm üzeri) şeklinde olması bekleniyor. Kar yağışlarının 26 Ocak 2022 Çarşamba sabah saatlerinden sonra etkisini kaybetmesi bekleniyor” uyarısında bulunmuştu.

Kar kalınlığı 1 cm olarak ölçüldü

Antalya kent merkezinde sabah saatlerinde kar yağışı aralıklı etkili olurken, Beydağları ve Masadağı etekleri karla kaplandı. Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada ise “Bölgemizde an itibarıyla kar kalınlıkları Antalya Havalimanı’nda 1 cm olarak ölçüldü” denildi.

Ardiyeyi 30 kedi için sıcak yuvaya dönüştürdüler: Bizden başka kimseleri yok

Karabük‘te, Ayyüce Sokak’ta yaşayan Murat ve Züleyha Madak çifti, zor geçen kış şartlarında sokak kedileri için evlerinin yanındaki ardiyeyi yuvaya dönüştürdü. Karla kaplı sokaklarda üşüyen, yiyecek bulmakta zorlanan kedileri görerek üzülen Madak çifti, eski koltukları ardiyeye koyup, soba kurdu. Çift, sobayı yakıp kedileri besliyor.

Murat Madak, “Soba yakıyoruz, mamalarını alıyoruz kendi imkanlarımızla. Bu ardiyemizi kedilere tahsis ettik. Buraya kediler için koltuk koyduk, sobamız da yanıyor. Sokak hayvanlarına karşı herkesten bu duyarlı davranışı beklerim. Çünkü bunların bizden başka kimsesi yok. Malum kış mevsimindeyiz. Elimizden geldiğince herkesi duyarlı olmaya davet ediyorum” diyor.

‘Mama desteğine ihtiyacımız var’

Yasin Aldemir‘in DHA‘da aktardığına göre, Esentepe Mahallesi, Ayyüce sokakta yaşayan Murat Madak, mama desteği dışında maddi her hangi bir desteğe ihtiyaçları olmadığını söylüyor:

“Şu anda yaklaşık 30 kedi var. Aç kalan sokak hayvanları buraya geliyor. Karınlarını doyuruyorlar. Onları burada misafir ediyoruz. Bu hayvanlara burada annelik babalık yapıyoruz. Duyarlı insanlara şunu söylemek isterim, destek olmak isteyen vatandaşlarımız mama desteğinde bulunabilirler. Maddi bir beklentimiz yok. Kendi imkanlarımızla bu ardiyeyi onlara tahsis ettik. Burası kışın onların yuvası.”

BOTAŞ’tan gaz depoları ve borç iddialarına ilişkin açıklama

Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ‘den (BOTAŞ),doğalgaz depolarının beklenenden daha az dolu olduğu iddialarıyla ilgili bir açıklama yaptı.

Açıklamada, “Depolar yaz dönemlerinde doldurulup kış dönemlerinde ihtiyaca göre kullanılmaktadır. Depo doluluk oranları kış koşullarına göre değişkenlik gösterebilmektedir. Mevcut durumda ortaya çıkan kış koşullarındaki doğal gaz talebini karşılamak adına doğal gaz depolarımız planlamalarımız çerçevesinde azami seviyede kullanılmaktadır” bilgisi paylaşıldı.

“Türkiye yaz aylarında gaz fiyatları yükselince depolardaki gazı bitirdi” iddialarıyla ilgili kurumun resmi Twitter hesabından yapılan açıklama şöyle:

“Türkiye’nin yaz dönemi doğal gaz talebi uzun dönemli doğal gaz alım ve satım anlaşmalarımıza bağlı boru ve LNG arz kaynaklarından sağlanmaktadır. Yaz döneminde doğal gaz depolama tesislerimizde depolama yapılmakta olup her yıl olduğu gibi bu yıl da planlamalarımız kapsamında depolama tesislerimizde azami miktarda doğal gaz depolanmıştır. İhtiyaç duyulan günlerde doğal gaz depolarından gaz kullanımı yapılmaktadır.”

Açıklamada ayrıca, doğal gaz tedarikindeki aksamada borç nedeniyle kesintiler olduğu iddiaları da yalanlandı ve İran dahil hiçbir ülkeye borç bulunmadığı bildirildi. Doğal gaz depolarının beklenenden daha az dolu olduğu iddialarına ilişkin ise şu yanıt verildi:

“Depolar yaz dönemlerinde doldurulup kış dönemlerinde ihtiyaca göre kullanılmaktadır. Depo doluluk oranları kış koşullarına göre değişkenlik gösterebilmektedir. Mevcut durumda ortaya çıkan kış koşullarındaki doğal gaz talebini karşılamak adına doğal gaz depolarımız planlamalarımız çerçevesinde azami seviyede kullanılmaktadır.”

[Kulis] İran’dan doğalgaz kesintisi Cumhurbaşkanları seviyesinde görüşülmüş ancak sonuç alınamamış

İran’dan Türkiye’ye doğalgaz arzında yaşanan kesintinin ardından sanayii tesislerine yönelik birkaç günlük elektrik kesintisiyle ilgili bakanlıklar ve OSM başkanları ile ilgili sanayii sektörü temsilcileri arasında gerçekleştirilen toplantıda, iş dünyası umduğunu alamadı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ile  Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, OSB başkanları, TOBB sektör meclis başkanları, oda başkanları, ASKON, MÜSİAD, TİM Genel Başkanları, BOTAŞ ve TEİAŞ’ın üst düzey yöneticilerinin katıldığı online toplantı üç saat sürdü.

Birçok sektör temsilcisinin muafiyet talebinde bulunduğu toplantıda  kesintilerin süresi ve kapsamıyla ilgili sorulara net bir cevap ise alınamadı.

Toplantıdan “sızan” notlar şöyle:

  • Bakanlık temsicileri, İran tarafındaki arıza sebebi ile 21-31 Ocak tarihlerini kapsayan sürede gaz arzının kesileceği bilgisini verdi.
  • Enerji Bakanlığı heyetinin arızanın olduğu bölgeye gittiği ve gaz kaçağı arızası olduğunun teyit edildiği açıklandı. Bakanlık heyeti, İran tarafına arızan giderilmesinin kış sonrasına ertelenmesi taleplerinin reddedildiğini anlattı.
  • Heyetin açıklamasına göre, konu Cumhurbaşkanları seviyesinde gündeme getirilmiş, ancak henüz sonuç alınamamış.
  • İran tarafı kesintinin 10 günden fazla uzamayacağını bildirdi.
  • Bu durumda konutlardan enerji kesintisi yapılamayacağı için sanayi kesimine kademeli kesinti yapılması tek çare olarak görüldü.
  • Toplantıda, süt işleme tesisleri, soğuk hava depoları, cam ve alüminyum döküm tesisleri, seramik tesisleri gibi  bazı kritik sanayi üretimlerinin elektrik kesintisinden çok ağır etkileneceği dile getirildi ve bunlara yönelik kesinti istisnası talepleri uygun görüldü.
  • Bununla ilgili Enerji ve Sanayi bakanlığı ortaklığı ile komisyon kurulması kararlaştırıldı.

‘Yenilenebilir enerji yatırımlarının önü açılsın’ talebi 

  • Yurtiçi ve yurtdışı müşterilerde bu hadisenin mücbir sebep kapsamında değerlendirilmesi ve hukuki bir soruna yol açmaması için bakanlıkların kurumlara resmî yazı yazması talep edildi ve bu uygun görüldü.
  • Enerji arzının artan sanayii üretimleri ile birlikte daha da artacağı düşünülerek, özellikle de güneş enerjisi yatırımcılarının önünün açılması talep edildi ve bakanlık temsilcileri de her türlü desteğin verileceğini ifade etti.

Nükleer santral, Karadeniz gazı vaadi

  • Geçen yıl yaşanan kuraklıktan dolayı HES’lerin yüzde 30 eksik kapasite ile çalıştığı ifade edildi. Enerji Bakanı Dönmez, önümüzdeki sene Akkuyu Nükleere Santrali, Karadeniz gazı, Yusufeli Barajı ve ilave depolama tesislerinin devreye girmesi ile bu tür olumsuz hadiselerin bir daha yaşanmaması için tedbirler alındığını söyledi.

Toplantıya katılanların aktardığına göre, doğalgaz arzına bağlı kesintiden vazgeçilmeyecek ancak İran tarafı bir son dakika sürprizi yapmazsa 10 günden fazla uzamayacak.

‘Darbe üzerine darbe yiyoruz’

İlk kez bu kadar kapsamlı bir kesintiyle karşılaştıklarını belirten ve şoke olduklarını söyleyen sanayi temsilcileri, döviz kurlarında yaşanan oynaklık, enerji zamları ve hammadde fiyatlarındaki artışın üzerine gelen elektrik kesintileriyle ilgili “Darbe üzerine darbe yiyoruz” sözleriyle eleştirdi.

Hem üretim hem de ihracatın geleceği için arz güvenliğinin bir an önce sağlanmasını talep eden sanayiciler, kesintilerle ilgili olarak da diğer ihracatçı ülkelerde de bu tür kısıtlamaların olmaması halinde, rekabet edemeyeceklerinden, ceza verilme prosedürünün net olmadığından yakındı, böylesi bir ortamda yabancı yatırımcının Türkiye’ye gelmesinin mümkün olmadığını belirtti.

İran‘ın Türkiye’ye 10 gün süreyle doğalgaz veremeyeceğini bildirmesinin ardından BOTAŞ ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş (TEİAŞ) sanayi şirketlerine sözlü bildirimde bulunarak bugünden itibaren (24 Ocak) üç ila dört gün sürecek elektrik kısıntıları uygulanacağını iletmişti. Karara uymayanlara ağır para cezaları uygulanacağı da bildirilmişti.

Adli Tıp Raporu kesinleştirdi: Pınar Gültekin yaşarken yakılmış

Pınar Gültekin davasının dokuzuncu duruşması bugün Muğla 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi‘nde görüldü. Mahkemede Adli Tıp’tan gelen rapor okundu. Raporla, Pınar Gültekin’in hayattayken yakıldığı kesinleşti. Mahkeme katil Avcı’nın avukatlarının savunma için süre talep etmesi nedeniyle 14 Şubat 2022 tarihine ertelendi.

Bugün görülen 9’uncu duruşmasına hava muhalefeti nedeniyle aile katılmazken, aile avukatı Dr. Rezan Epözdemir de katılmadı.

‘Hayattayken yangına maruz kaldı’

Duruşma öncesi Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Üçüncü Üst Kuruluna Pınar Gültekin’in ölümü ile ilgili yazılan müzekkeresine cevap geldi.

Raporda, “Cesedin otopsisinde, iç muayenede saçlı deri altında perietooksipitai bölgede hematom görüldüğü, bu hematomlu alandan bir kutuya 5 ml kan örneği alındığı, epidural alanda sol frontoparictal bölgede sınırları düzensiz kahverengi, çamur kıvamında ısı hematomu görülerek örneklendiği, Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Şubesinin 17/11/2021 tarihli, 02/21-119606/18372 sayılı ek raporuna göre, epidural alandan alınan hematom (ısı hematomu) analize uygun olmadığından (çamur kıvamında olduğundan) analiz yapılamadığı, saçlı deri altında hematomlu alandan alınan kanda 614.9 COHb (karboksikemoglobin) tespit edildiği” açıklanırken, “Adli tıbbi bilgiler kapsamında yeniden değerlendirildiğinde, cesedin otopsisi sırasında saçlı deri altı hematomundan alındığı bildirilen kanda saptanan karboksihemoglobin düzeyinin postmortem dönemde yangın ortamındaki dumandan bir miktar etkilenebileceği, ancak bunun ihmal edilebilir düzeyde olacağı, sonucu değiştirecek düzeyde etkilenme olmasının tıbben beklenmediği ve bu nedenle kandaki karboksihemoglobin düzeyini yansıtacağı hususu dikkate alındığında, Üst Kurulumuzun 20/05/2021 tarih, 69 sayılı kararına eklenecek husus bulunmadığı, dolayısı ile mevcut verilerle kişinin hayatta iken yangına maruz kaldığının kabulü gerektiği oy birliği ile ek mütalaa olunur” denildi.

Savcı ağırlaştırılmış müebbet istedi

Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını verdi. Dava hakkındaki delil, raporları, sanık Avcı’nın savunması ve tanıkların beyanları tüm dosya kapsamında göz önüne alınarak, Avcı’nın, Pınar Gültekin ile ilişkisinin bulunduğu, çevresinden gizlediği ve cesedini yaktığı ve deliler dikkate alındığında canlıyken yakıldığının sabit olduğu belirtildi. Cumhuriyet savcısı, sanık Avcı’nın kasten, tasarlayarak ve canavarca hisle öldürme suçunu gerçekleştirdiği için ağırlaştırılmış müebbetle cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi. Diğer sanıkların üzerine atılı suçlardan ilgili kanunlar çerçevesinde ayrı ayrı cezalandırılmasını talep etti.

Davanın karar duruşması 14 Şubat’ta

Sanık Avcı ve diğer sanıklar üzerlerine atılı suçları ve mütalaayı kabul etmeyerek ek savunma için süre talep etti. Mahkeme, sanık Avcı’nın tutukluk halinin devamına, sanıklara ve sanık müdafilerine mütalaaya karşı savunmalarını hazırlamak için gelecek celseye kadar süre verilmesine, adli tıp raporuna da beyanda bulunmasına, tutuksuz sanıkların tutuklanması talebinin reddine hükmetti. Mahkeme, sanık Avcı ve müdafilerinin adli tıp kurumundan ve başka hastanelerden rapor aldırılması ve WhatsApp yazışmaları taleplerinin reddine karar verdi. Bir sonraki duruşma 14 Şubat saat 14.00’a ertelendi.

Ne olmuştu?

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü öğrencisi Pınar Gültekin, 16 Temmuz’da kaybolmuş, yapılan soruşturmanın ardından Cemal Metin Avcı isimli erkeğin Pınar Gültekin’i öldürdüğü ortaya çıkmıştı.

Cemal Metin Avcı, ilk ifadesinde hakkındaki suçlamaları kabul etmese de deliller ortaya konunca bir süre arkadaşlık yapıp ayrıldığı Gültekin’i bağ evinde öldürdüğünü, Gültekin’e ait bedeni yaktıktan sonra varille Gülağzı mevkisindeki ormanlık alana attığını itiraf etmiş ve tutuklanmıştı.

Cemal Metin Avcı’nın kardeşi Mertcan Avcı da soruşturma çerçevesinde telefon sinyallerinin ağabeyiyle aynı zaman diliminde olay yeri ve yakınlarında tespit edilmesi üzerine jandarma ekiplerince gözaltına alınmış, “delil karartmak” suçlamasıyla tutuklanmıştı.

Olay yerindeki sigara izmariti de failin annesine ait çıkmıştı.

Çeşme’de asırlık ağaçları ‘beach clup’ için kestiler

Muğla‘nın Çeşme ilçesindeki Altınkum Beşevler bölgesinde yapılması planlanan ‘beach club’ için asırlık ağaçlar kesildi.

Çeşme Çevre Platformu Sözcüsü Dr. Ahmet Güler, bölgenin birinci derece sit alanı olduğunu söyleyerek yapılan inşaata tepki gösteriyor:

“Doğayı katleden kişiler kontrole giden jandarma ve Çeşme Belediyesi’ne ‘İzmir Çevre Müdürlüğü’nden iznimiz var’ dediler. Belediye ve jandarma tutanak tutarak İzmir Çevre Müdürlüğü’ne yolladılar. Çeşme Çevre Platformu ısrarla İzmir Çevre Müdürlüğü’ne ulaşmaya çalışıyor. Ancak Çevre Müdürlüğü’nde konu ile ilgilenen muhatap bulunamıyor. Ayrıca iznimiz var bakanlıktan denilen alan birinci derece sit alanı olup hiç bir yapılaşma ve tesise izin verilmemektedir. Hukuki ve toplumsal mücadele kararı aldık, Çeşme’nin betonlaşmasına, koy işgallerine karşı duracağız.”

Güler ayrıca, durumun CİMER ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na şikâyet edildiğini de duyurdu.