ManşetKöşe YazılarıYazarlar

İzmir Kuş Cenneti kuruyor

İzmir’de yaşayanların hemen herkesin sevdiği bir yer olan kuş cenneti bugünlerde kuruma tehlikesi ile karşı karşıya. Hatta büyük bir bölümü kurudu ve bölgedeki binlerce kuşun yaşamı büyük bir tehdit altında.

Kuş Cenneti Çiğli ilçesinin hemen yakınında bulunan Çamaltı Tuzla’sının doğal bir uzantısı. Orman Genel Müdürlüğü (OGM) tarafından koruma altında olan alan, 1982’de Su Kuşları Koruma ve Üreme Sahası olarak ilan edilmişti. 1985’de birinci derece doğal sit alanı olarak tescil edilen alanı, 1987’de ise İzmir Büyükşehir Belediyesi ‘kuş cenneti’ olarak tanımlamıştı. Yaklaşık 8000 hektar büyüklüğündeki alanda bugüne kadar yapılan çeşitli çalışmalarda 205 kuş türünün yaşadığı belirlenmiş. Alandaki ünlü kuş türleriyse tepeli pelikan, pembe kanatlı flamingo, yalı çapkını ve siyah leylek… Yalı çapkını 2005 yılında İzmir’de yapılan üniversite olimpiyatlarının da (Universiade 2005) maskotuydu.

Peki, kuşların göç yolu üzerinde ve kuş gözlemcileri için önemli bir çalışma alanı olan, yılda 50 000’nin kuşun gelip geçtiği, 205 kuş türünün yaşadığı ülkemizin bu önemli sulak alanı neden kuruyor? Nedeni kuraklık değil, iki kamu kurumunun arasında olduğu iddia edilen bir anlaşmazlık.Kuş cennetini yaşatmak için akademik yaşamının 36 yılını veren Ege Üniversitesi Fen Fakültesi emekli öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mehmet Sıkı’nın Egeli Gazete ’ye verdiği bilgiden öğreniyoruz ki, Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ile yaptığı; alana tatlı su sağlanmasıyla ilgili protokolü iptal etmiş. Bu nedenle bölgeye su kuşları için yaşamsal bir öneme sahip tatlı su verilemiyor. Oysa yıllardır bölgenin tatlı su gereksiniminin sağlanması için İzmirli doğa savaşçıları mücadele ediliyor.

DSİ bölgenin tatlı su gereksinimini karşılamak için iki adet pompa istasyonu yapmıştı. Bu pompaların bakım masrafları ise Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından karşılanıyordu. Ancak yine Prof. Dr. Sıkı’nın Egeli Gazete ‘ye verdiği bilgiden öğreniyoruz ki, Haziran ayında bu protokol Doğa Koruma ve Milli Parklar IV. Bölge Müdürlüğü tarafından feshedilmiş. DSİ şimdi alana tatlı su vermiyor. Bu nedenle kuş cennetinin özellikle sazlıklar ve uçak tavası bölümü tamamen kurumuş ve tuzla kaplanmış. Bölgedeki kuşlar ise zor durumda. Su krizi kısa bir süre içinde çözülemezse kuş cenneti yok olacak.

Kuş Cenneti tek örnek değil

Aslında Kuş Cenneti’nde yaşananlar korana günlerinde İzmir’de çevre ve doğal yaşama yapılan tek saldırı değil. Çeşme turizm projesi, Selçuk Meryem Ana Parkı’nın sit derecesinin değiştirilerek imara açılması, Tarihi Elektrik Fabrikası’nın kültür merkezi olarak değerlendirilmek üzere ihaleyi kazandığı halde Büyükşehir Belediyesine verilmemesi, belki de kentin tek yeşil alanı olarak kalan İnciraltı bölgesinin tarım arazi statüsünden çıkarılarak; son olarak geçen hafta kentin merkezi Alsancak’ta Tariş’e ait arazilerin mahkeme kararına rağmen tekrar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kararı ile imara açılmak istenmeleri… 

Tabii bir de Karşıyaka Mavişehir’de kent planlarında rekreasyon alanı olarak işaretlenen bir alanın TOKİ tarafından ünlü bir inşaat firmasına devredilmesi ve imar planının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından konut ve ticaret alanına dönüştürülmesi var. Tüm bunlar son 5-6 ay içinde gündeme geldi. Covid-19 pandemisi gerekçe gösterilerek meslek odalarının, çevre örgütlerinin toplantı ve eylemlerinin adeta yasaklandığı bir dönemde kentin tüm doğal ve çevresel kaynakları yağmalanıyor.

Peki, Kuş Cenneti’ne tatlı su verilmemesi, adeta oradaki kuşların ölüme veya göçe zorlanmasının altında yatan neden ne olabilir? Neden DSİ’nin bölgeye su sağlamasıyla ilgili 30 yıldan fazladır iki kamu kurumu arasında işleyen bir protokol bugün bozuldu? Yukarıda son bir yıl içinde yaşanan örneklere bakarak birkaç yıl içinde bölgede Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yeni imar planları hazırlanırsa hiç şaşırmayalım.

Selçuk’ta, Çeşme’de, Karşıyaka-Mavişehir’de öyle yapmadılar mı; halen de yapmıyorlar mı? Fakat umutsuzluğa kapılmayalım; az da olsa umut verici haberlerde var İzmir’den… Geçen hafta Güzelbahçe’de tarım arazilerinin içine go-kart pisti yapılmasının önünü açan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın imar planının mahkeme yürütmesini durdurdu. Bunu önceden tahmin eden bakanlık ikinci bir plan yaptı. Onunla ilgili Güzelbahçelilerin açtığı yeni dava süreci de devam ediyor.

Her zorluğa rağmen mücadeleye devam… Çünkü biz doğadan yanayız. Ülkemizin çevresel ve doğal kaynaklarını korumak için çabalıyoruz.

Kategori: Manşet