Hafta SonuKöşe YazılarıManşetYazarlar

Geri dönüşüm sıfır atık mıdır?

Sıfır atık denilen şeyin uluslararası kabul görmüş tanımı aşağı yukarı şu şekildedir:

“Sıfır atık, çevreyi veya insan sağlığını tehdit eden ürünlerin, ambalajların ve malzemelerin toprağa, suya veya havaya boşaltılmadan, yakılmadan, sorumlu bir şekilde üretilmesi, tüketilmesi, yeniden kullanılması ve mümkünse geri kazanılması yoluyla tüm kaynakların korunmasıdır”

Bu tanıma bakıldığında bütünsel bir yaklaşım ile atığın azaltılmasının hedeflendiği kolayca anlaşılmaktadır. Bu tanım ile sadece atığın kendisiyle değil, aynı zamanda iklim kriziyle olan ilişkisine de dem vurulmaktadır. İklim acil durumuna yaklaştıkça, atık yönetimi, atığın yakılarak bertarafıyla mücadele ve azaltılmış plastik üretiminin küresel sera gazı emisyonlarımızı düşürmede oynadığı rol gittikçe daha da önemli hale gelmektedir. Uluslararası ve ulusal düzeyde, küresel ısıtmayı 1.5 derecenin altında tutmak için toplumun tüm kesimlerinin birlikte çalışması gerektiği düşünüldüğünde, sıfır atık ve benzeri yaklaşımların da ciddi anlamda önemli olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu durum kişisel yaşamda, şehir hayatında ve hatta iş hayatında da geçerlidir. Sıfır atık için en önemli şey, kısa orta ve uzun vadeli taahhütlerdir. Bu taahhütlerin izlenebilir ve ölçülebilir olması ve kâğıt üzerinde kalmaması ise en önemli gerekliliktir.

Sorumluluğu vatandaşa yüklemek

Sıfır atık stratejisinin nihai hedefi, atığın sürekli olarak azalan bir şekilde üretilmesini sağlamaktır. Bunun da en önemli yolu insanlarla atık arasındaki ilişkinin yeniden kurgulanması ve atık olma potansiyeli yüksek olan materyallerin (tek kullanımlıklar, ambalajlar vb.) üretiminin zamanla azaltılmasından geçmektedir. Kısacası sıfır atık bütünsel bir bakış açısıyla atığın türlerine uygun olarak ayrı ayrı stratejilerin oluşturulduğu bir çatı yaklaşımıdır. Bu bağlamda düzenlenecek olan yönetmeliklerle de endüstrinin, yerel yönetimlerin, merkezi hükümetin ve bireylerin konumu ve yapmaları gerekenler açıkça ortaya konulmalıdır. Nitekim dünyanın birçok ülkesinde işler bu şekilde yürütülmektedir.

Ancak neticede endüstrinin lobi çalışmaları nedeniyle bu faaliyetler çoğunlukla sekteye uğramaktadır. Bugün baktığımızda dünyanın en büyük çöpleyici şirketlerinin sıfır atık stratejisi uygulayan tüm ülkelerde sıfır atık stratejilerini kendi çıkarlarının aracı haline dönüştürmek için çaba harcadıklarını görebiliriz. Bunu yaparken de yanlış çözüm önerilerini doğruymuş gibi sunmayı (atıkların yakılarak enerjiye dönüştürülmesi, geri dönüşümün en etkin çözüm olduğu, plastikten yakıt elde edilmesi vb.) ve çöp probleminin asıl sorumlusunun vatandaş olduğu algısını oturtmaya çalışmayı ihmal etmemektedirler. Nitekim bunda başarılı oldukları söylenebilir.

Örneğin ülkemizdeki sıfır atık temalı kamu spotlarının içeriğinde hep vatandaşın sorumlulukları işlenmektedir. Oysa ki çöp kaynaklı kirliliğin asıl kaynağı plastik endüstrisinin aşırı üretim baskısıdır. Buna dair herhangi bir strateji ise ülkemizin sıfır atık yaklaşımında yer almamaktadır. Aksine bu sektörün ekonomi için nasıl vazgeçilmez olduğu teması işlenmektedir. Zaten endüstri bunun olmasını engellemek için sıfır atık stratejisini adeta kuşatmış ve kendi çıkarına olan yaklaşımları sıfır atık stratejisinin merkezine yerleştirmek için uğraşmaktadır. Buna bir de bu endüstriyi denetlemesi gereken bakanlığın yetersiz ve etkisiz denetimini ve belediyelerin çöp yönetim altyapısı konusundaki yetersizliklerini ekleyince meydanın endüstriye kaldığını kolayca görebiliriz. Nitekim vatandaşın çöpünü çöp kutusuna atmaması davranışının, çöp meselenin asıl kaynağı olduğu algısının pompalanması da bunun en önemli göstergelerinden biridir.

Endüstrinin bu bağlamdaki en önemli lobi faaliyeti, sıfır atık yaklaşımının temeline geri dönüşümün yerleştirilmesi gibi son derece yanlış bir temanın işlenmesini sağlamak üzerine kurulmuştur. Çünkü bir şeyin geri dönüştürülebilir bir hammadde olduğu algısı yeterince yerleştirilirse ortada çöp üretimi değil, aslında hammadde üretimi söz konusu olacaktır. Bu da dolaylı olarak sıfır atık olmuş olacaktır. Çünkü bir şeye atık demezseniz ortada atık da olmaz. Bir nevi yanılsama.

Sıfır: Azaltarak bitirmek

Oysa ki geri dönüşüm, sıfır atık stratejisinin merkezine yerleştirilemeyecek kadar yetersiz ve sınırlılıkları olan bir yaklaşımdır ve olsa olsa büyük resmin çok küçük bir parçasını oluşturabilir. Sıfır atık stratejisinin merkezinde atığın kaynağında ayrıştırılması değil kaynağında azaltılması olmalıdır. Bu da atık üretmemekle mümkündür. Atık üretmemenin de en önemli adımı da çöp olmak üzere üretilen malzemelerin hayatımızdan kısa orta ve uzun vadede çıkartılmasına yardımcı olacak üretim azaltımı ve genişletilmiş üretici sorumluluğunu yerleştirmektir. Çünkü atığın sıfırlanması, üretilen çöpe ham madde muamelesi yaparak sağlanamaz. Sıfırın manası budur yani azaltarak bitirmektir. Siz çöpün asıl kaynağı olan tek kullanımlıkların yasaklanması için gönülsüz davranıp depozito sisteminde kaplumbağa hızında hareket edip poşeti sadece market kasasında ücretlendirip pazarda ise serbest bırakırsanız uzun vadede atığı değil azaltmak aksine arttırırsınız. Geri dönüşümü her şeyin mucize çözümüymüş gibi sunarsanız da uzun vadede çöp miktarını arttırırsınız. Sıfır atık ne geri dönüşümün merkezde olduğu bir strateji ne de plastik poşetlerin, çöp arabalarının, üniversite kampüslerinin ya da kamu binalarının üzerine sıfır atık yazıp bir de logo eklemek değildir. Üstelik bunların sıfır atığa katkısı da sıfırdır.

Netice itibariyle geri dönüşüm yaklaşımı sıfır atık ile uyumlu bir yaklaşım değildir. Eğer öyle olsaydı bugüne kadar üretilen toplam plastik çöpün %9’u değil %100’ü geri dönüştürülürdü. Bu oranın önümüzdeki 50 yılda ancak %30’lara çıkartılabileceği düşünüldüğünde nasıl büyük bir yanılsama olduğu da anlaşılacaktır. Sıfır atığın geri dönüşümle mümkün olabileceği iddiası konunun tam olarak anlaşılamamış olduğunu göstermektedir. Evet, geri dönüşüm olmalıdır ama merkezde değil kıyıda kenarda atık azaltım stratejisinin destek ayaklarından sadece küçük bir tanesi seklinde olmalıdır. Çünkü bugün geri dönüşüm sektörünün kendisi ciddi bir atık üreticisidir ve bu atığın da tek bertaraf yöntemi üretilen çöpün yakılmasıdır. Yakmak da sıfır atık stratejisinde kesinlikle olmaması gereken bir yöntemdir. O halde sıfır atıkla yan yana bile gelmemesi gereken bir atık bertaraf yöntemini besleyen geri dönüşüm işinin de sıfır atığın merkezine yerleştirilmesi abesle iştigaldir.

Sözün özü: Geri dönüşüm çöp sorununun çözümü değildir.

Kategori: Hafta Sonu