Hafta SonuKitapKöşe YazılarıManşetYazarlar

[Çocuklar için Yeşil Kitaplar] Küçük bir çocuk ve pelüş şempanzesi: Ben, Jane…

Çocuk ve ona her yerde eşlik eden biricik pelüş oyuncak imajı klişe olduğu kadar da gerçektir.  Çocuğun ergenliğe evrilişini birinci elden ve herkesten yakın izleyen bir varlıktır pelüş oyuncak ve sahibi ile aralarındaki bağ sessiz gibi görünse de çocukluğa dair çok şey anlatır. Sonunda kulağı kopmuş, tüyleri yolunmuş, orası burası yamulmuş, üstüne bolca tükürük ve gözyaşı yapışmış, başına gelmeyen kalmamıştır…

Çocuğun oyun arkadaşı ve sırdaşı olmuş, dertlerini dinlemiş, en güzel hayallerine ortak olmuştur. O kadar duygu emmiştir ki içindeki dolgu malzemenin bunca masumiyete, bunca önyargısız sevgi ve şefkate yer açıp patlak dikişlerinden fırlamasına şaşmamalıdır. Kısacası hayatımızın erken evresinde bir ayı, tavşan, fil ya da yumuş tüylü başka bir hayvanla kurduğumuz dostluk eşsizdir ve bazen tüm hayatımıza yön veren izler bırakır.

Jane Goodall’ın arkadaşı Jubilee

Tam bu noktada sizi Jubilee ile tanıştırmak istiyorum. Aslına bakılırsa bu pelüş şempanzenin, 1940’lı yıllarda henüz kısaca Jane diye çağrılan, günümüzde ise tüm dünyada şempanzeler hakkındaki çalışmalarının yanı sıra gençlere, dünyanın çevre sorunları konusunda inisiyatif vermek için hayata geçirdiği Roots & Shoots programıyla tanınan Dr. Jane Goodall’ın en yakın çocukluk arkadaşı olduğunu ben de yeni öğrendim.

Pelüş maymun, geçtiğimiz günlerde Meav Yayınları’ndan çıkan resimli kitap Ben… Jane’in kapağında karşıma çıktı. Eski zamanlara ait vesikalık bir fotoğraf misali Afrika ormanı manzarasının içine yapıştırılmış kentli ürkek bir kız çocuğunun kucağındaydı.

Meğer o kız çocuğu hiç de ürkek değilmiş. Sır ortağı Jubilee’nin yüzündeki bilmiş gülümsemeye biraz dikkat kesilseydim küçük Jane’nin yüzündeki ifadenin aslında kararlılık yansıttığını daha erken fark edebilirdim. Ama kapaktaki çizim tadının bende uyandırdığı iştahla hemen kitabın içine dolayısıyla da hikâyeye daldım.

Birkaç cümleyle özetlenebilecek, üstünden masumiyet ve naiflik akan bir çocukluk hikâyesiydi bu. Tarzan kitabını okuyup da Afrika’da hayvanlarla birlikte yaşamayı kafasına koymuş hayalci küçük bir kızı anlatıyordu. Çizimlerin nostaljik havasına da sinmiş o eski yıllarda alışılmış olmayan bir hayalin peşinden gidiyordu…

Aslında masumiyet ve hayalcilik kavramları genelde zayıf, kırılgan bir izlenim uyandırır. Oysa bu hikâyede tersi oluyor. Çocuk masumiyetinin ve hayal gücünün barındırdığı güç, okuru hemen etkisi altına alıyor.  Bunda kuşkusuz ödüllü karikatürist, yazar, çizer ve senaryo yazarı Patrick McDonnel’in bu resimli kitapta konuşturduğu ustalığının da büyük payı var.

McDonell, bir bilim insanı ve çevre aktivisti olarak tüm dünyada hayranlık uyandıran Jane’i bildiğimiz çocuk olarak son derece samimi ve inandırıcı bir şekilde resmediyor. Küçük okurların kendini, evin arka bahçesinde doğayı ve hayatı keşfeden Jane ile özdeşleştirmesi, ondan ilham alması işten bile değil. Jane, yumurtaların tavuktan nasıl çıktığını, örümceklerin ağlarını neyle ördüğünü ve daha nice “mucizeyi” gözlemlediği bu bahçede kendini doğaya ait, onun parçası hissediyor. En sevdiği ağaca tırmanıp yanağını kabuğuna yasladığında, “Tüm hayvanlarla bir arada olduğu ve onlara yardım ettiği bir hayat…” düşlüyor.

Her gece Jubilee ile aynı yastığa baş koyup bu rüyaya dalıyor. Ta ki bir gün uyanıp da hayallerinin gerçekleştiğini görünceye dek.

İşte burada, hikâyenin son sayfasında Patrick Mc Donell kalemini bir kenara koyup sözü fotoğraf gerçekçiliğine bırakıyor. Dr. Jane Goodall’ı -belki de en tanınmış fotoğraf karesinde-  Afrika ormanlarında bir şempanze yavrusuna el uzatırken görüyoruz. Daha doğrusu tersi oluyor, genç bilim kadını, şempanze yavrusunun ona güvenle uzattığı ele, saygı ve eşitlik yansıtan bir edayla dokunuyor.

2011 The New York Times En İyi Resimli Çocuk Kitabı ile 2012 Caldecott Onur Ödülü alan “Ben… Jane”, kahramanının çocukluk hikâyesine ek olarak hayvan hakları aktivisti Jane Goodall’ın biyografisini de içeriyor. Kitabın çıkış tarihi ayrıca dikkat çekici. Çünkü Goodall’ın 1991 yılında Tanzanya’da 12 öğrenciyle birlikte kurduğu Roots & Shoots inisiyatifinin 131 ülkeden sonra Türkiye’de açılmasıyla neredeyse çakışıp hemen sonrasına denk geliyor.

Türkiye şubesinde Aslıhan Niksarlı’nın Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yaptığı derneğin en ayırt edici özelliği,  insanların çevre ve hayvanlarla uyum içinde yaşaması için çocuk ve gençlere “dönük” çalışmalar yapmak yerine inisiyatifi doğrudan onlara verme yoluna gitmiş olması, bizzat gençlerin projelerine destek  vermesidir.

Roots & Shoots’un yanı sıra Dr. Jane Goodall Enstitüsü’nün Kurucusu ve Birleşmiş Milletler Barış Elçisi olan Jane Goodall’ın çevre sorunları ve hayvan hakları konusunda neden çocuklara n özel bir rol biçtiğini anlamak aslında hiç de zor değil. O içindeki pelüş oyuncaklı çocuğu koruyabildiği, bu çocuğun gözünden dünyaya bakmakta ısrar ettiği için hayallerini gerçekleştiren bir bilim kadını ve  Ben… Jane bu mesajı güçlü bir şekilde yeni nesillere iletiyor.

Yazan ve resimleyen: 

Patrick McDonnell pek çok çocuk kitabının yaratıcısı.  Ödüllü karikatürist, yazar, çizer ve senaryo yazarı McDonnell, daha önce yazdığı beş kitaptaki karakterlerin yer aldığı MUTTS adlı çizgi roman ile dünya çapında tanındı. Hayvanlar ve çevre için çalışan birçok yardım derneğine destek veren ve bir dönem Humane Society of the United States’te yönetim kurulu üyesi olan McDonnell, Fund for Animals’ın yönetim kurulunda çalışmaya devam ediyor. McDonnell eşi, kedisi ve evlat edindikleri köpekleriyle birlikte New Jersey’de yaşıyor.

 

Kategori: Hafta Sonu