ManşetEnerji

Almanya’nın 65 yıllık nükleer enerji tercihinin halka faturası 1 trilyon euro

Almanya’nın 1950’lerin ortasından itibaren kullanmaya başladığı ve 2022 yılının sonu itibariyle aşamalı olarak kullanımdan kaldıracağı nükleer enerji ve buna bağlı endüstrinin, Alman toplumuna olan maliyetine dair bir araştırma yapıldı. Ekolojik Sosyal Pazar Ekonomisi Forumu (FÖS) tarafından yapılan araştırma, ucuz enerji kaynağı olarak gösterilen nükleer enerjinin aslında yanlış resmedildiğini ve topluma olan maliyetinin milyarlarca euroya ulaştığını öne sürüyor. 

Rechargenews.com’un aktardığına göre, nükleer enerji endüstrisinin Alman toplumuna olan maliyetini 1 trilyon euronun üzerinde hesaplayan FÖS, devlet desteği, elektrik fiyatları ve dış maliyetleri içeren desteğin, Avrupa’nın en büyük ekonomisi olan ülkenin finansmanında tüm enerji kaynaklarının en fazla tüketileni olduğunu hesapladı.

Çalışmaya liderlik eden bağımsız enerji tedarikçisi Greenpeace Energy’nin başkanı Sönke Tangermann, tespit ettikleri durumla ilgili “Hiçbir enerji kaynağı riskli atom enerjisi kadar maliyet yaratmadı. Aradan geçen 65 yıldan sonra bile nükleer enerji halen daha hiç de ekonomik değil” ifadelerini kullandı. 

Rolls Royce’un üretmek istediği mini nükleer reaktörün protitipi.

‘Mini reaktörler’

Almanya, 2022’nin sonunda nükleer enerjiyi aşamalı olarak durduruyor. 1955 yılında ilk reaktörün faaliyete geçmesinden bu yana ülke, enerji ve araştırma istasyonları ve atık yatakları dahil olmak üzere 100’den fazla nükleer tesis inşa etti.

İsviçre gibi diğer ülkeler Almanya’yı takip ederek nükleer enerjiye aşamalı olarak son vereceklerini açıkladılar. Fransa ise en azından enerji karışımında nükleerin payını azaltmak istiyor.

Ancak aynı zamanda, enerji veya hidrojen üretimi için ucuz olduğu öne sürülen mini nükleer reaktörler inşa etmek için yeni bir tartışma başladı. Bunların hiçbiri henüz inşa edilmemiş olsa da, Fransa veya Finlandiya gibi ülkelerde konvansiyonel yeni nükleer santrallerin inşası için fiyatların, orijinal maliyet tahmininin birkaç katı miktarlara şimdiden ulaştığı belirtiliyor. 

Göstericileri bastırmak için personel maliyeti 9 milyar euro

Alman devletinin nükleer enerji endüstrisi için 1950’lerden itibaren verdiği doğrudan ve dolaylı teşviklerin tek başına 287 milyar euroluk bir yük oluşturduğunu tespit eden FÖS, yaklaşık 9 milyar euronun ise nükleer enerji karşıtı gösterilerinde görev alan personel maliyeti ve eski Doğu Almanya’da yürütülen nükleer faaliyetlerde harcandığını dile getirdi. 

 

Tangermann, ortaya çıkan maliyetlerin çoğunlukla elektrik fiyatlarına artış olarak yansımadığını ve bunun da nükleer enerjinin ucuz bir alternatif algısı oluşturduğunu ifade etti. Söz konusu meblağlar ise genellikle kaza riskini azaltmak gibi dış maliyetlere harcanıyor. 

Almanya’nın nükleer enerji defterini tamamen kapatıp kapatmayacağı ise henüz belli değil. Mini reaktör tartışması bu ülkede de yürütülürken, görülemeyen maliyetlerin ülke toplumunu daha da zorlayabileceği belirtilmekte. Nükleer enerji santral maliyetlerinin çoğunlukla öngörülen bütçe içinde kalmadığı biliniyor. 

Tangermann iklim değişikliği ile mücadelede nükleer enerjinin ciddi bir alternatif olarak görülmemesi gerektiğini, söz konusu teknolojinin yüksek maliyet ve büyük riskleri beraberinde getiren eskiyen altyapı gibi sorunlarla boğuşmak zorunda kaldığını belirtti.

 

Kategori: Manşet