Doğa MücadelesiManşetYerel

CHP’li vekil: Ordu’daki ormanların üçte biri madene açılmak isteniyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Ordu Milletvekili Seyit Torun, Ordu’da açılmak istenen madencilik faaliyetlerine ilişkin yazılı bir açıklama yayınladı.

Son ihale ile ildeki ormanların üçte birinin maden sahası olacağını belirten Torun, “Bunu kabul etmemiz mümkün değil” ifadelerini kullandı.

’58 bin 566 hektara maden arama izni verildi’

CHP’li Torun’un aktardığına göre Ordu’daki orman alanı büyüklüğü 202 bin 896 hektar. Maden arama sahası izni verilen alanın büyüklüğü ise 58 bin 566 hektar. Bu da orman alanlarının yüzde 25’inden fazlası için maden ruhsatı verildiği anlamına geliyor.

Bu oranın 17 Eylül 2020 tarihinde ihaleye çıkılacağı ilan edilen dokuz yeni sahayla birlikte artacağını vurgulayan Torun,  “Yani toplamda 11 bin 225 hektar alanın daha ilave edilmesi ile yüzde 34 seviyesine çıkacaktır. Bu oran her 3 orman alanından birine maden arama sahası ruhsatı verileceği anlamına gelmektedir” dedi.

‘Hayati risk ile karşı karşıyayız’

Fatsa’daki siyanürlü altın madenciliği uygulaması sonucu oluşan çevre kirliliğini hatırlatan CHP’li Torun, “Madenin çevresinden alınan 32 toprak ve 11 adet su örneği üzerinde yapılan testlerle bölgede meydana gelen çevre kirliliği çok net bir şekilde ortaya konuldu” dedi. Torun konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

Buna göre toprak ve derelerdeki zehirli metaller ortalamanın katbekat üzerinde. Yer kabuğunda ortalama 20 ppm (milyonda bir) düzeyinde olması gereken kurşun değerleri, madenin çevresinde yaklaşık 5 ile 7 kat arasında daha fazla çıktı.

Kızılcasu ve Erenyurt deresinin Elekçi ırmağıyla buluştuğu noktada kurşun değeri 10 kat kadar daha fazla. Arsenik değerleri de normalden 6-7 kat fazla. Çok ciddi bir çevre katliamı ve yurttaşlarımız için sağlığı açısından hayati risk ile karşı karşıyayız.

‘Fındık ve bal üretimini engelleyecek’

Maden faaliyetlerinin yol açabileceği ekonomik sorunlara dikkati çeken Torun, “Türkiye fındık üretiminde en büyük paya sahip olan Ordu’muzda maden arama sahalarının bu yoğunluğa ulaşması, fındık üretiminin azalmasına ve ülkeye kazandırdığı ihracat gelirlerinin de düşmesine sebep olacaktır” dedi.

Torun açıklamasını “aynı şekilde bal üretiminde Türkiye’de ilk üç il arasında bulunan Ordu’da madenler nedeniyle ormanlara verilecek zarar neticesinde yaşanacak gelir kaybı da uzun vadede madenin getirisinden kat be kat fazla olacaktır. Unutulmaması gereken, topraklarımızın ve ormanlarımızın üstünün altından daha değerli olduğu gerçeğidir” cümleleriyle sürdürdü.

‘Geri dönüşü olmayacak’

Bölge halkı için gelir ve istihdam yaratacak tarımsal üretimin teşvik edilmesi yerine sermayedarlara “peşkeş çekildiğini” ifade eden Torun  “İktidar, 3 kuruş için insanlarımızın hayatını hiçe saymaktadır” dedi.

Bergama’da, Kazdağları bölgesinde verilen maden ruhsatları ile bölge halkının mağdur edildiğini hatırlatan Torun, açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı:

Yandaşların cepleri dolarken bölge halkının sadece eziyet çektiğini gördük. Ordulu hemşerilerimizin de bunları yaşamasına müsaade etmeyeceğiz. Plansız Madencilik hem ormanlarımıza hem de tarım arazilerimize geri dönüşü imkânsız zararlar vermektedir. Maden sahalarının çevreye, ormanlarımıza ve en önemlisi içme suyumuza vereceği ciddi zararlar kesinlikle göz önünde bulundurulmalıdır.

Sondaj kuyularından, madenlere ulaşım için açılan yollara kadar birçok faaliyet binlerce ağacın kesilmesine neden olmaktadır. Özellikle siyanürle altın arama faaliyeti hem siyanürün topraktaki tüm ağır metalleri çözmesi hem de depolama yönteminin zor olması nedeniyle ciddi bir risk teşkil etmektedir. Bu risk Karadeniz bölgemiz gibi yağış oranı fazla olan yerler daha da yükselmektedir.