İfade ÖzgürlüğüManşetTürkiye

Hülya Oruç, gazeteci eşi Aziz Oruç’un meslektaşlarından destek bekliyor

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde gözaltına alındıktan sonra cezaevine konulan gazeteci Aziz Oruç‘un duruşması 21 Temmuz’da görülecek. Duruşmaya birkaç gün kala eşiyle telefonda konuşan Hülya Oruç, eşinin davasının siyasileştirilmesinden duyduğu kaygıyı gazetemize anlattı.

Üç yaşın altındaki iki küçük çocuğuyla hayat mücadelesi veren Hülya Oruç, eşinin gazetecilik kimliği nedeniyle suçlandığını düşünüyor:

Eşimi “Zaten kaçıyordu, teröristtir” diye suçluyorlar. Bugün telefonda konuştuk, telefon hakkı vardı, diyor ki “Kimse pencereden görünenin geri kalanına bakmadı; ben öncelikle iyi bir gazeteci olmaya çalışıyorum”

Eşim diyor ki “Ben umut yolculuğunda boğulmuş bir insanım”… Gerçekten de öyle, aslında bir çok talihsizlikle karşılaşmış…

Sosyal medya paylaşımlarına ev hapsi

Eşinin tahliye olmasını beklediğini söyleyen Hülya Oruç, gazetecilerden de destek beklediğini anlattı:

Eşimin adil yargılanmasını istiyorum. Biz günlerdir sokaklarda avukatların haklarını savunmaya savunuyoruz, ama bizim hakkımızı doğru savunacaklar mı… (endişeliyiz)

Bu karamsarlık, bunları düşünüp durmak beni bir kadın olarak, bir insan olarak çok yoruyor. Bu dava da umarım uzun yıllar süren bir hak arama mücadelesine dönüşmez. Tahliyeden başka bir seçenek olamaz, olmamalı.

Daha önce eşiyle ilgili yapmış olduğu sosyal medya paylaşımları dolayısıyla ev hapsi cezası alan Hülya Oruç’un ev hapsi sonradan kaldırıldı ancak hakkındaki yurtdışına çıkış yasağı sürüyor. Hülya Oruç hakkında ayrıca sosyal medya paylaşımları nedeniyle devam eden iki soruşturma daha bulunuyor.

Ne olmuştu?

Hakkında açılan davalardan dolayı yaklaşık üç yıldır Irak Federe Kürdistan Bölgesi‘nde yaşayan Aziz Oruç, Avrupa‘ya gitmek için İran üzerinden geçtiği Ermenistan sınır kapısında gözaltına alındı. Gözaltında kötü muamele gören Oruç, daha sonra İran askerlerine teslim edildi. İran’da da iki gün boyunca işkenceye uğrayan Oruç, 10 Aralık gecesi ayakları çıplak ve üstü başı yırtılmış halde tel örgülerin arasından Türkiye tarafına atıldı.

Oruç, yardım istediği HDP Doğubayazıt İlçe Eşbaşkanı Abdullah Ekelek ile birlikte 11 Aralık günü kentten çıkmak üzere Doğubayazıt-Ağrı karayolunda araç beklerken polisler tarafından gözaltına alındı. Daha sonra Doğubayazıt Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi ve “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklanarak, cezaevine konuldu.

Yasa dışı giriş yapmak terör örgütü üyeliğine kanıt sayıldı

Patnos L Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Oruç’ hakkındaki, “terör örgütü üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” suçlarının bulunduğu iddianame, tutukluluğunun yedinci ayında hazırlandı.

İddianamede, Oruç’un Türkiye sınırını yasal olmayan yollarla aşmaya çalışması ve yine yasal olmayan biçimde sınırdan içeri girmesi “PKK/KCK üyesi” olduğunun kanıtı olarak gösteriliyor:

Şüpheli Aziz Oruç’un yasadığı yollardan Avrupa ülkelerine geçebilmek için öncelikle İran-Ermenistan güzergahını denediğinin ancak başarılı olamaması üzerine yine yasa dışı yollardan İran-Türkiye sınır hattını geçerek Doğubayazıt ilçesine giriş yaptığı (…)

Şüphelinin vatandaşı olduğu ülkeye yasal olmayan yollardan girmesi yanında ülkeye sınır aşarak girdikten sonra durumunu herhangi bir kolluk kuvvetine bildirmemesinin de aynı şekilde örgüte üye olma hususu açısından belirleyici olduğu (…)

Oruç’un davasının ilk duruşması 21 Temmuz günü Ağrı 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi‘nde görülecek.