Doğa MücadelesiManşetYerel

‘Çeşme ve Urla’daki kamulaştırma kararları rant projelerinin başlangıcı’

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla bir araya gelen sekiz ayrı kurum Çeşme-Urla bölgesi için alınan turizm amaçlı acele kamulaştırma kararının iptali için Danıştay’a dava açtı.  Sonrasında açıklama yapan aktivistler, kamulaştırma sonrası yarımadada rant projelerinin başlayacağından endişe ettiklerini belirtti.

Acele kamulaştırma kararı

Eylül ayında yayınlanan ilk kararname ile bölgenin turizm alanı olarak belirlenmiş, ardından yayınlanan üç kararname ile de Çeşme’deki Alaçatı Mahallesi’ndeki 178 parselin, Urla’daki Zeytineli Mahallesi’nde 333 parselin acele kamulaştırılmasına karar verilmişti.

Dava açan kurumlar arasında şu örgütler yer aldı:  İzmir Barosu, TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, İzmir Tabip Odası, EGE-ÇEP, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), İMECE-DER, Halkların Demokratik Partisi ve Yeşil Sol Parti.

Urla, Zeytineli

‘İlk kez turizm için acele kamulaştırma kararı alınıyor’

Konuyla ilgil4i İzmir Bölge Adliye Mahkemesi önünde düzenlenen basın açıklamasında konuşan TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Dönem Sekreteri Melih Yalçın, uzun süredir yarımadayla ilgili çeşitli çalışmalar yapıldığını ve yakından takip ettiklerini söyleyerek  “Adım adım bir şeyler tasarlanıyor. Geçtiğimiz günlerde Alaçatı ve Urla’da acele kamulaştırma kararı alındı. Bu çok karşılaştığımız bir şey değil. Turizm amaçlı acele kamulaştırma kararı bildiğimiz kadarıyla Türkiye’de il defa yapılıyor” dedi. Yalçın konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

Acele kamulaştırma ile vatandaşların zaten SİT alanı olan malına devlet tarafından el konulmuş durumda. Hukuksuz bir el koyma, hukuksuz bir kamulaştırma olduğunu düşünüyoruz. Burada vatandaşların mağdur olduğunu düşünüyoruz ama bu sadece vatandaşa ait bir sorun değil. Bu sorun hem Çeşme’yi hem de Urla’yı ilgilendiren bir sorun. Bu aynı zamanda İzmir’in sorunu.

‘Rant projelerinin başlangıcı’

Bu kararın AKP iktidarının yarımada üzerindeki rant projelerinin başlangıcı olduğunu söyleyen Yalçın “Bundan sonra hızla adımlar atılacağını ve yavaş yavaş yarımadanın elimizden kaybolacağını düşünüyoruz. O yüzden ilk adım atılırken biz de buna ilk cevabı vermek ve bunu durdurmak için bir araya geldik” dedi.

İlhan: İktidar halk sağlığını bertaraf ediyor

Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyesi Mübeccel İlhan ise “Bizim asıl görevimiz kişinin sağlıklı bir biçimde yaşamını sürdürmesidir. Bunun için kişinin yaşadığı çevrenin; toprağının, suyunun kimyasallar ile kirletilmemesi çok önemlidir. İktidarlarının yaptığı projelerde halkın sağlığını öncelemesi gerekiyor. Ancak görüyoruz ki bugünkü iktidar halk sağlığını bertaraf eden bir anlayış içerisindedir. Çeşme ve Urla’da sinsice yürütülen adımların ciddi sorunlara yol açacağını biliyoruz. Mücadelenin hep arkasında olacağız. Halk sağlığı bizim önceliğimizdir” şeklinde konuştu.

Beko: Yarımadada 20’ye yakın taş ocağı var

Sonrasında ise CHP İzmir Milletvekili Kani Beko söz aldı. Beko, “Yarımadayı le geçirme operasyonu ile karşı karşıyayız. Düşünün ki yarımadada 20’ye yakın taş ocağı var. Yarımadanın bunu kaldırması mümkün değil. Taş ocaklarını olduğu yerde yeşillik olmaz. Ağaçlar yetişmez” dedi.

Beko, konuşmasının devamında “Satışların bedelinin tamamını Kanal İstanbul projesine aktaracaklar. Bedeli ne olursa olsun biz demokratik tepkimizi ve hakkımızı kullanacağız. Bundan sonra da yürüyüşler ve mitingler ile tepkimizi ortaya koymalıyız” ifadelerini kullandı.