Yardım kuruluşlarına et ithalatı yetkisi verilmiş: Sınırlama da yok, uygun ‘sağlık raporu’ şartı da

CHP’li Gürer’in soru önergesine cevap veren Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, yardım kuruluşlarına et ithatı için izin verildiğini doğruladı, konrol ve analizlerin sağlık şartnamesine göre değil, kendilerinin yaptığını söyledi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in soru önergesine gelen yanıtta, yardım kuruluşlarına da et ithalatı izni verildiği, bu iznin ‘sağlık ve teknik şartlardan muaf tutulduğu’ ortaya çıktı. Bugüne dek Et ve Süt Kurumu’nca kullanılan et ithalat iznin ilk kez yardım kuruluşlarına da verilmeye başlandığına dikkat çeken Gürer, “Yardım kuruluşlarının ithal edeceği et miktarına bir sınırlama da getirilmemiştir” dedi.

Gürer, ithal edilen büyükbaş hayvanlarda çıkan şarbon hastalığı ülke gündemini işgal ederken yardım kuruluşları için Sağlık ve Teknik Şartların Belirlenmesine İlişkin Tebliğ‘e tabi olmadan hayvan ithalatı yapmasına olanak tanıyan yönetmelik düzenlemesini, soru önergesiyle Meclis gündemine taşımıştı. O önergeye Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’den yanıt geldi. Pakdemirli yanıtında iznin verildiğini doğruladı, “… hayır amacıyla faaliyet gösteren dernek ve vakıflar tarafından ticari amaç güdülmeksizin ülkeye getirilecek sığır etlerinin ithalatı ‘İnsani Yardım ve Hayır Amacıyla Faaliyet Gösteren, İzin Almadan Yardım Toplama Hakkına Sahip Dernek ve Vakıflar Tarafından Ticari Amaç Gözetilmeksizin İthal Edilecek Sığır Cinsi Hayvanlar İçin Taze/Soğutulmuş Çeyrek Karkas (Eşit Olarak Bölünmüş) Teknik Şartnamesi” kapsamında yürütülmektedir’” dedi. Etlerin ülkeye girişinde gereken kontrol ve analizlerin yapıldığını kaydeden Pakdemirli, “uygun olmayan sığır etlerinin ülkeye girişine izin verilmemekte olup imha edilmektedir” yanıtı verdi.

Ömer Fethi Gürer önergesinde, 20 Ağustos 2018’de Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan Ürünlerin Ülkeye Girişinde Veteriner Kontrollerinin Düzenlenmesine Dair Yönetmeliğin değiştirilerek geçici 3’üncü maddenin eklendiğini hatırlatmıştı: Buna göre yönetmeliğe; “İnsani yardım ve hayır amacıyla faaliyet gösteren, izin almadan yardım toplama hakkına sahip dernek ve vakıflar tarafından ticari amaç güdülmeksizin ithal edilecek koyun, keçi ve sığır cinsi hayvanlara ait etlerin sağlık ve teknik şartlarına ilişkin usul ve esaslar bakanlıkça belirlenir” ifadesi eklenmişti.

Gürer, Bakan Pakdemirli’den net bir şekilde yanıtını alamadığı şu soruları sormuştu: “Bütün yardım kuruluşlarına mı ithalat yetkisi verilmiştir? Söz konusu ithalatı yapacak yardım kuruluşları nasıl belirlenecektir? Hangi yardım kuruluşları ithalat yapabilecektir? Yardım kuruluşlarının ithal edeceği et miktarına bir sınırlama getirilmemesinin nedeni nedir? Sığır et ithalatında, Sağlık ve Teknik Şartların Belirlenmesine ilişkin Tebliğ’e tabi olmadan yapılacak ithalatın halk sağlığı açısından riskli olacağını düşünmüyor musunuz?”

Özellikle lop etin menşeinin kemiksiz ete göre zor analiz edildiğini ve zaman gerektiğini hatırlatan Gürer, “Parça etler örnekleme usulü ile kontrol ediliyor, bu nedenle et ithal etmek riskli bir yol. Canlı Hayvan ithal etmek daha kontrollü ancak ülkemizde et ithali zorunlu olmamalı. Bu işleri yapanlar, ticari sır sayılmadan açıklanmalıdır. Zorunlu kalınması halinde dahi yardım ve hayır kuruluşları bu ticari ilişkilere girmemeli, ithal hayvan  gelecekse de  kamu eli ile ithal edilen hayvanlar yardım ve hayır kurumuna verilmelidir” dedi.