[Kedi-Siz] – İbrahim Yazıcı: Hayvana yapılan en hafif kötü hareket dahi suçtur

Bir İrlanda Atasözü diyor ki; “Kedilerden hoşlanmayan insanlardan uzak durun.” Oysa yazar da konukları da İrlandalı değil. Onlar sadece kedilere gönül vermişler. Tolga Öztorun her hafta kendi sevdiği kedicileri sizin için misafir ediyor.

[Kedi-Sizkedisiz yaşayamayanların toplanma noktası. Her cumartesi sizinle…

***

Sanırım ki hayatta tanıdığım tek maestro o…

Kendisinden daha havalı saçları ile adeta orkestra yönetmiyor sanki dans ediyor. İşini nasıl da severek yapıyor.

Çok da cesur yürekli…  OHAL kapsamında KHK ile İzmir Devlet Opera ve Balesi orkestra şefliği görevinden ihraç edildiğinde bile duruşundan hiç ödün vermemişti.

Tanıdığıma mutlu olduğum bir adam o…

Çünkü o İbrahim Yazıcı

***

46 – İbrahim Yazıcı: Hayvana yapılan en hafif kötü hareket dahi suçtur

Tolga Öztorun:  Ülkemizde hayvan hakları yasası halen TCK kapsamına alınamadı, kabahatler kanununu içinde yer alıyor. Bu konuda ne düşünüyorsun? Sizce bir hayvana eziyet edilmesi / öldürülmesi suç mu kabahat midir?

İbrahim Yazıcı: Hayvana yapılan en hafifinden kötü bir hareket dahi suçtur. Bu ister  eziyet olsun ister yaralama ister işkence ister öldürme. Hayvanlara karşı işlenen cürümlerin hala kabahat kapsamında değerlendirilmesi kabul edilir bir şey değil. Ancak üzerinde durulması gereken en önemli nokta cezaların caydırıcılığından çok bu tarz suçların neden işlendiği.

Toplumda sürekli biçimde daha kuvvetli olanların zayıfları ezmesinin önüne geçilememesinden dolayı özellikle de psikolojik olarak kendini ezik hissedenler bu duygularını hayvanlara türlü şekilde eziyet yaparak unutmaya çalışıyorlar. Ülkemizde farkındaysanız en çok cürüm çoklukla toplumdaki korunmaya muhtaç ya da nispeten zayıf bireylere karşı işleniyor: Çocuklar, kadınlar mağdurların başta geliyor.

Özellikle de çocuklara yönelik cinsel saldırı akıl almaz boyutta. Uğradığı saldırıyı dile getirebilen çocuk sayısı çok az ve zannımca bu saldırıyı dile getirip gerekli psikolojik destek alamayan pek çok kurban ileriki yaşlarda ne yazık ki içindeki susmayan çığlığı duymamak için başka bireylere acı çektirip onların çığlığının kendininkini bastırmasına uğraşıyor. İşte bu kısır döngüden belki de en çok çocuklar ve hayvanlar zarar görüyor.

Tolga Öztorun:  Şiirde, edebiyatta, müzikte ve sanatın her dalında kediler var. Kedinin bu iyileştirici gücü nereden geliyor sence?

İbrahim Yazıcı: Kedi eski çağlardan beri insanın dostu. Ama ilginçtir ki köpekten çok daha farklı. Köpek her şeyini sahibine verebilecek kadar sadık bir dostken kedi adeta sevgisini ve varlığını sahibine lütfediyor. Evlerimizin gerçek sahipleri onlarmış da biz misafirleriymişiz gibi davranıyorlar.

Buyüksek şahsiyetlerinden ve gizemli ruhlarından dolayı her tür sanat dalında kedinin yer alması hiç de şaşırtıcı değil. Kedilerin hala kaynağı tam olarak keşfedilemeyen tırtırlaması ise insanın enerjisini çok yumuşatan ve insanı rahatlatan bir yapıya sahip. Aslında evde kucağımıza gelmese bile varlığı başlı başına huzur kaynağı kedilerin.

Tolga Öztorun:   Kısırlaştırma hakkında ne düşünüyorsun? Mesela senin kedin kısır mı? Bunu çok merak ediyorum.

İbrahim Yazıcı: Hayvanlar insanlar gibi bir zevk tatmaktan çok tamamen içgüdülerinin yönlendirmesiyle cinsel ilişkide bulunuyorlar. Öncelikle bunu aklımızdan çıkarmamamız gerekir diye düşünüyorum. Sokakta sefil şekilde sayısız sahipsiz hayvanın bulunmasındansa yoğunlukla kısırlaştırılma yapılarak sayısı kontrol edilebilir düzeyde olan dört ayaklı dostlarımıza daha iyi bakabiliriz diye düşünüyorum.

Benim büyük kedim bana dört yaşındayken eski ailesinin bakamaması yüzünden geldi. Geldiğinde gebeydi. Maalesef komplikasyonlu bir ölü doğum yaptı ve doğumu tamamlayamadığı için veterinerimiz operasyon yapmak zorunda kaldı. Bu operasyonda mecburen kısırlaştırıldı.

Daha sonra ona arkadaş olsun diye aldığım küçük kedim erkek ve cinselliği keşfettiğinde kısır olan büyük kedime hayatı dar etti. Zaten dört yıl sonra aile değiştirip bir de ölü doğum yapan, üstüne bir de kendi yaşam alanına bir başka kedi gelen zavallıcığıma bir de cinsel taciz ızdırabı çektirmemek için küçük kedimi de kısırlaştırmak zorunda kaldım.

Tolga Öztorun: Teşekkür ediyorum, iyi ki varsın.

İbrahim Yazıcı: Esas ben teşekkür ederim. Bütün iltifatların için ayrıca teşekkür ederim, çok mahcup oldum.

.

.

Röportaj: Tolga Öztorun

(Yeşil Gazete)