Çernobil’in yüksek radyoaktif kızıl ormanında yine yangın!

Çernobil Nükleer Santral sahasına   otuz kilometre mesafede,  tahliye bölgesi olarak bilinen ve 1986 yılındaki nükleer kazanın ardından  bugün hala girilmesi yasak olan alanın yakınlarında çıkan yangın dört kilometrekarelik alana yayılmış durumda.

Sputniknews’in haberine göre,  Ukrayna yetkilileri tarafından 5 Haziran Salı günü kamuoyuna yapılan  açıklamaya göre yangın Çernobil’deki tahliye alanının dışında başladı. Yangına bölgede uzunca bir süredir devam eden kuraklığın neden olduğu düşünülüyor. Ukrayna Başbakanı Volodymyr Groysman dün  sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla durumun kontrol altında olduğunu,yangının santrali tehdit etmediğini ve yangın süresince radyasyon seviyelerindeki artışın kabul edilebilir düzeyde olduğunu duyurdu.

Yangının meydana geldiği kızıl orman alanında ise bir çok palmiye ağacı bulunuyor. Bunlar Çernobil Nükleer santral Santralinde patlama olduğunda ciddi anlamda radyoaktif serpinti  altında kaldı. Hatta aşırı radyasyon dozundan ağaçlar öldü ve renkleri kızıla, bir çeşit tarçın rengine  çaldı.  Radyoaktiviteye maruz kalan ağaçlar yıkıldı, gömüldü ve yerlerinde  yeni bir orman yeşertildi. Öte yandan ağaçların gömülmüş olmasına rağmen bölge hala yüksek radyoaktif kirlilik içinde. Tomsk Politeknik Üniversitesi’nden Rus bilim insanı Leonid Rikhvanov’a göre  radyoaktif  ormanda bu ölçekte bir yangın ikinci bir radyoaktif serpintinin atmosfere yayılması demek.

Çernobil ‘de en son yangın 2015 yılının Nisan ayında Kiev’e yaklaşık yüz kilometre mesafedeki ormanlık alanda çıkmıştı. O günkü haberimize göre Dönemin  Başbakanı Arseniy Yatsenük, helikopterle  yangın  söndürme çalışmalarını yerinde izleyerek orman yangının kontrol altına alındığını ve yangın bölgesinde radyasyon tehlikesinin olmadığını belirtmişti.

26 Nisan 1986’da meydan gelen Çernobil Nükleer Felaketi  tarihte bilinen en korkunç nükleer kazalardan.Beyaz Rusya(Belarus), Ukrayna ve Rusya’da yaklaşık 8,4 milyon yerleşik  insanın  yüksek radyasyona maruz kalmasına ve 400 bin insanın  da  yaşadıkları  yerlerden tahliye edilmek zorunda kalmasına yol açmıştı.

(Sputniknews, Yeşil Gazete)