ManşetSivil Toplum

Sultanahmet’de yapılması planlanan soykırım anması iptal edildi

İstanbul Valiliği 1915 anması’ndaki açıklama metninde “soykırım” gibi kelimelerin geçmemesini talep etti. 16 Avrupalı parlamenter ve İHD İstanbul şubesi yöneticileri bu talebi reddetmesi üzerine Sultanahmet’te yapılması planlanan soykırım anması iptal edildi.

24 Nisan 1915 anma etkinliği saat 12.00’de İHD İstanbul Şubesi Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyonu ve EGAM tarafından yapılacaktı. İptal nedeni İstanbul Valiliğinin etkinlikte yapılacak konuşma metninden “soykırım” kelimesinin çıkarılmasının talep etmesi olarak açıklandı.

16 Avrupalı parlamenter ve İHD İstanbul şubesi yöneticileri İstanbul Valiliği’nin metnin “soykırım” gibi belli kelimeler olmaksızın okunabileceğine ilişkin talebini reddetti. Anma konuşmasının saat 13:30’da Taksim İHD’de yapılmasına karar verildi.

24 Nisan 1915’de yaşananları Rober Koptaş, bu haftaki Agos gazetesinde şu şekilde anlatıyor:

24 Nisan 1915’te, İstanbul’da zaptiyelerin ellerindeki listelere göre tutukladığı iki yüzden fazla Ermeni aydının pek çoğu, hayatları boyunca ellerinde kalemle fikir mücadelesi vermişlerdi.

 Gazeteci, yazar, öğretmen, siyasetçi, tüccar ve din adamı olan bu insanların pek çoğu, sürüldükleri Çankırı ve Ayaş’ta katledildi. İlk sürgün grubuna dahil edilmeyip bir süre daha İstanbul’da kalmasına göz yumulan Krikor Zohrab, Vartkes Serengülyan gibi bazı tanınmış isimlerse, sonraki aylarda onlarla aynı kaderi paylaştı.

 O ilk büyük kafileyle sürülenler arasında, isim benzerliği nedeniyle yanlışlıkla sürgün edilenler, kaçıp canını kurtaranlar, özel bir izinle geri dönenler de vardı. Rahip Gomidas gibi, İstanbul’a dönmesine izin verildiği halde, yaşadıkları ve gördükleri nedeniyle akıl sağlığını yitiren ve 20 yıl sonra hastane köşelerinde can verenler de…

 24 Nisan, Anadolu’nun çeşitli yerlerinde ‘çart’ (kesim, kırım), ‘ağed, yeğern’ (felaket), ‘aksor’ (sürgün), kafle, seferberlik gibi adlarla anılan ve yüz binlerce insanın ölümüyle sonuçlanan büyük felaketin başlangıcı değil ama, en önemli dönemeçlerinden biriydi. Bir halkın kültür hayatını şekillendiren seçkin tabakanın ortadan kaldırılmasının acısı ve etkisi çok büyük oldu ve bu durum sonraki bütün kuşakları etkisi altına alacak bir çoraklaşmaya yol açtı.

 Ermeniler, bu büyük yaratıcılar grubuna duydukları saygının sonucu olarak 24 Nisan’ı milat kabul ettiler. Onları anmak, bu kadim halkın bütün masum kayıplarını anmak anlamına geliyor.

 

(Bianet)

Kategori: Manşet