Doğanın “Yeter!” dediği an: Arjantin’de bir gecede ortaya çıkan nehir

The Guardian‘da Uki Goñi imzasıyla yayınlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Cem Sabuncu’nun çevirisi ile paylaşıyoruz

                                                                        ***

Yeni ortaya çıkan bir akarsu tarım arazilerine ve yollara zarar veriyor ve hatta bir kenti tehdit ediyor. Ancak, bu durum aynı zamanda Arjantin’in soya fasulyesine bağımlılığını ve bunun oluşturabileceği olası zararları da göz önüne seriyor.

Ağır yağışlı geçen gecenin ardından Ana Risatti sabah kalktığında dışarıdan kaygı verici bir gürleme gelmekteydi. Gece boyu yağan sağanak yağmurun devam ettiğini düşünen 71 yaşındaki Ana, dışarıya bakmaya çıktıktan sonra: “Gerçekte ne olduğunu gördüğümde neredeyse bayılıyordum.” diyor. Duyduğu ses gökten yağan yağmurun değil, evinin etrafındaki çitin hemen ötesinde suyun bir gecede yararak oluşturduğu derin kanyonda akan suyun sesiydi.

Orta Arjantin’in San Luis bölgesinde aniden beliren yeni nehir ağları bilim insanlarını şaşırtırken çevrecileri endişelendirdi, ve çiftçileri umutsuzluğa düşürdü. Ayrıca ülkenin başlıca ihraç ürünü olan soya fasulyesine bağımlılığı hakkında önemli soruları gündeme getirdi.

3 yıl önce bir sabah yaşadığı olayı hatırlayan Risatti: “Korkunç bir gürlemeydi.” dedi. “Arazi adeta bir kanyon gibi açıldı. Akansu görebildiğim kadarıyla önüne gelen ne varsa iterek yoluna devam ediyordu. Devasa toprak, ot ve ağaç yığınları su yüzeyinde taşınıyordu.”

O gece Risatti’nın çiftliğini yarıp geçen sel çukuru bugüne kadar 25 km uzunluğa ulaştı. En derin noktasında en az 60 metre genişliğe ve 25 metre derinliğe sahip.

Bu yeni akarsuların en büyüğü Río Nuevo (Yeni Irmak), San Luis bölgesindeki hafif eğimli düz bir arazi olan 373.000 hektarlık yeraltı suyu havzası Cuenca del Morro’dan geçiyor.

Morro havzası 1990’lı yılların başlarına kadar su emen ormanlar ve otlaklardan oluşmaktaydı. Bu alan günümüzde çoğunlukla mısır ve soya fasulyesi tarlalarından ibaret.

Arjantin’in adeta bir soya fasulyesi üretim santraline dönüşmesi, bu mahsule yer açmak için geniş çaplı ormansızlaştırma faaliyetlerine de yol açtı. Bugün soya fasulyesi ülkenin ekilebilir arazilerin %60’ını yetiştiriliyor. Greepeace’in verilerine göre geçtiğimiz 10 yılda yaklaşık 2.4 milyon hektarlık doğal orman kaybedildi.

Jobbágy: “Arjantin bir muz cumhuriyeti, ama soya fasulyesi artık yeni muz durumda.” diyor. “Soya fasulyesi olmadan çiftliklerimiz de ülke de ayakta duramaz.” Fotoğraf: Uki Goñi

San Luis Üniversitesinden çevre uzmanı Esteban Jobbágy, yeni nehirlerin aniden ortaya çıkmasının üç temel sebebi olduğunu söylüyor: “Bir, son yıllarda yağışlı dönemlerden geçiyoruz, iklim değişiyor. İki, bu bölgedeki topraklar doğası gereği sabit değiller. Son olarak, bu su toplama havzası ilk defa bu denli yoğun bir tarımı bünyesinde barındırıyor.”

Arjantin, küresel üretimin %18’ini tedarik ederek, ABD ve Brezilya’dan sonra dünyanın üçüncü büyük soya fasulyesi üreticisi konumunda. 2016 yılında soya fasulyesi, soya küspesi ve soya yağının toplam ihracatı, ülkenin toplam ihracatının %31’ini oluşturmaktaydı.

Sene boyu büyük miktarlarda su emmekte olan derin köklü ormanlara nazaran kısa köklere sahip olan soya fasulyesi, yılın sadece birkaç ayı boyunca yetişmektedir.

Bu durum Morro havzasının altındaki akiferin yükselmesine ve yeraltı suyunun akış hızının artmasına neden olurken, bunun karşılığında bölgenin geçirgen topraklarının çöküşü tetiklenmiş oldu.

2008 yılında çiftçiler, yüzey akışı sonucu oluşan sığı su kanallarının ortaya çıktığını bildirmeye başlamışlardı. Ancak son beş yılda erozyon aşırı derecede artıp bu sığ kanalları derinleştirerek hendek kıvamına getirdi.

Yeni oluşmuş yarıklardan birinin tepesine tırmanan Jobbágy, eline aldığı bir parça toprağın elinde çözülüp uçmasıyla beraber: “Bu aslında toprak değil, toz.” diyor.

“Islandığında oldukça kararsız bir duruma geliyor ve katı görünümdeki bu toprak sıvıya dönüşüyor. Dolayısıyla bu küçük nehir, görece nazik bir eğime sahip olmasına rağmen, oldukça fazla miktarda çökelti (ing: sediment) taşıyor.

Bu durum çiftçiler için başka bir soruna daha yol açmaktadır. Bazı nehirler bir metreye varan çökelti yığınlarını bir gecede taşıyarak koskoca arazileri bir gecede ortadan kaldırabilmektedir.

Alberto Panza “Burası tamamen düz mera bir alandı” Fotoğraf: Uki Goñi

41 yaşında bir sığır yetiştiricisi Alberto Panza, arazisini, Arjantin’in küçük çiftçisinin çoğunluğunun yerini alan soya fasulyesi yetiştiren devasa şirketlere vermeyi reddeden son birkaç çiftçiden biri.

Eski ve yıpranmış kamyonetini toprak bir yoldan süren Panza, arazinin ne kadar da boş olduğuna dikkat çekiyor. Artık buralarda atlarının çıplak sırtında gezen gauchos (Arjantin kovboyları)’lar kalmadı. Soya üreticilerine uzun yıllığına kiralanacak arazilerde fazladan yer açmak adına eski çiftlik evleri yıkıldı.

Panza: “Artık birçok çiftçi şehirlerde yaşıyor. Şu anda, araziyi kendin ekmek yerine şirketlere uzun dönem kiraya vermek daha kolay.” diyor.

Panza’nın çiftliği sanki Mars yüzeyindeymiş hissi veriyor. Arazinin tam ortasında, 60 metre genişliğe ve 25 metre derinliğe sahip bir kanyon bulunuyor. Dibindeki akıntının hızı aldatıcı bir şekilde yavaş.

Panza’nın çiftliği kanyon tarafından iki parçaya bölünmüş durumda. “Buralar tamamen düz otlaklardı.” diyor Panza. Nehir yatağının bir tarafında uzun bir elektrik direği bulunuyor. Kablolar nehrin üzerinden geçerek diğer taraftaki direğe uzanmayı hala başarıyorlar.

Nehrin rotası sürekli olarak değiştiğinden dolayı Panza karşı tarafa geçmek için halen bir yol veya bir köprü yapamıyor.

Morro havzasının üçte birinden az bir alan hala orman ve otlaklarla kaplı. Havzanın neredeyse yarısında soya ve mısır tarımı yapılmakta. San Luis hükumeti,  havzanın bir nehir deltasına dönüşmesine engel olmak için nihayet konuya el attı.

Río Nuevo bir kanyon oyuyor. Fotoğraf: Handout

Oluşan yeni akarsular Villa Mercedes şehrini ve Arjantin’le ve komşu Brezilya arasındaki uluslararası kara yolu ticaretini taşıyan iki önemli yolu tehdit etmeye başlamasıyla beraber hükumet harekete geçti.

Ulusal Tarım Teknolojileri Enstitüsü (National Institute for Agricultural Technology (Inta))’nün San Luis ofisinde çalışan üç bilim insanı, Claudio Sáenz, Juan Cruz Colazo ve Mario Galván, son 10 yıldır Morro havzasını çalışmaktalar.

Bu bilim insanlarının emekleri sonucunda San Luis bölgesi 2016 yılında bir acil durum yasası çıkartarak arazi sahiplerinin arazilerinin %5’ini ormanlık veya otlak alan olarak korumalarını ve yılın soya fasulyesi tarımı yapılmadığı dönemlerinde su tasarruf eden kış mahsulleri ekmelerini zorunlu kıldı.

“Hükümetin dediğine göre şu ana kadar havzadaki çiftçilerin %60’ı yasanın gerekliliklerine uyacağını taahhüt etti.” diyor Galván.

Ancak bu sadece bir toz zerresi” diye uyarıyor Sáenz.

Küçük çiftçinin kaybı sorunu güçleştirdi, çünkü büyük tarım şirketlerinin ekim nöbeti yapmak veya arazinin sürdürülebilirliğini korumak için herhangi bir motivasyonları yok.

“Bir parselin kullanılamaz hale gelmesi durumunda şirketler yeni bir arazi kiralayıp sorunlu araziyi eski sahiplerine bırakıyorlar. Bu durum sadece toprağı değil, arazi sahiplerinin tarımsal uzmanlıklarını (ing: know-how) da erozyona uğratıyor.”

Jobbágy, yeni oluşmuş nehirlerin debisini ölçerek, nehirlerin sürekli olarak değişen rotalarını haritasını çıkartmaya çalışarak ve kalan bir avuç çiftçiyle temas kurarak vaktinin büyük bir kısmını sahada geçiriyor.

“Bir çok arazi sahibinin arazileriyle olan bağı çok kırılgan bir halde.” diyor Jobbágy. “Çiftlik evlerinin yıkılmasıyla beraber arazi ruhunu yitirdi. Sistem çalıştığı sürece, her şey yolundadır. Ancak doğanın artık “Yeter!” dediği vakit, bu durumu tersine çevirmek çok zor.”

Bu yazı, Avrupa Orman Enstitüsü (European Forest Institute)’nün ve Gözlem İstasyonu (Lookout Station)’nun yardımlarıyla yayınlandı. EFI’nin yeni girişimi, gazetecilik ve bilimi iklim değişikliği bağlamında bir araya getirmektedir.

 

Haberin İngilizce orijinali

Yeşil Gazete için çeviren: Cem Sabuncu

 

(Yeşil Gazete, The Guardian)