‘Faşist bir dayatma söz konusu’: TBMM’de ‘Ermeni Soykırımı’, ‘Kürdistan’ ve ‘Kürt illeri’ demek yasaklanacak!

AKP ve MHP’nin uzlaşmasıyla Meclis Başkanlığı’na sunulan TBMM İçtüzük Teklifi, vekillere uygulanacak olan cezai yaptırımları yeniden düzenliyor. Hazırlanan içtüzüğe göre, ‘Ermeni soykırımı’, ‘Kürdistan’, ‘Kürt illeri’ diyen vekiller para cezasına çarptırılacak.

Teklifin Meclis Anayasa Komisyonu’ndaki görüşmelerine yarın başlanacak. Yeni düzenleme yasalaşırsa, ‘kınama’ cezaları sadece kâğıt üstünde kalmayacak. Kınama alan milletvekilinin maaşının üçte biri (bugünkü miktarla 6 bin lira) kesilecek. ‘Geçici çıkarma’ olan 3 birleşim yasaklama cezasının karşılığında da maaşlarının üçte ikisi oranında (12 bin lira) para cezası uygulanacak.

Döviz ve pankart yasak, küfür 12 bin TL

CHP’nin protestolarda sık kullandığı döviz, pankart gibi görsel malzemeler ‘kınama’ kapsamına alınıyor. Bu malzemeler, ‘çalışma düzeni ve huzurunu bozucu materyal’ kabul edilecek. Yeni uygulamada, hakaret eden milletvekilinin maaşından 6 bin lira kesinti de olacak. Oturumu yöneten başkanvekiline veya Başkanlık Divanı üyelerine küfür eden veya tehditte bulunan milletvekili 3 birleşim yasaklanacak, maaşından da 12 bin lira ceza kesilecek. Yumruk atma, tokat atma, saçından çekme, tekmeleme gibi fiili saldırılar ise ‘ağır ceza’ kapsamına alındı.

“Ermeni Soykırımı ve “Kürdistan” kelimeleri yasaklı

Hürriyet’ten Bülent Sarıoğlu’nun haberine göre, içtüzük teklifinde, Meclis kürsüsünden, 1915 olaylarıyla ilgili ‘Ermeni soykırımı’ ifadesini kullanan veya Türkiye’nin bir bölgesiyle ilgili ‘Kürdistan’, ‘Kürt illeri’ gibi tanımlamalar yapan milletvekilleri 3 birleşim yasaklanma ve maaşından 12 bin lira kesintiyle cezalandırılacak. Bu yasak, “Türk milletinin tarihi ve ortak geçmişine yönelik hakaret ve ithamlar”, “Türkiye Cumhuriyeti’nin idari yapısı ve yerleşim birimlerine ilişkin Anayasa ve kanunlara aykırı isim ve sıfatlar kullanmak” ifadeleriyle düzenleniyor. Teklifteki hükümler, ifade özgürlüğü tartışmasına neden oldu. HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, “Meclis’te ifade özgürlüğünün tamamen yok edilmesi ve çoğunluk tahakkümünün yasallaşmasının adımıdır” dedi.

“Faşist bir dayatma söz konusu”

T24’ten Hülya Karabağlı’nın haberine göre ise, HDP İstanbul Milletvekili Mithat Sancar, konuyu şöyle değerlendirdi:

“Tam bir faşist dayatma söz konusu burada. Şüphesiz bu düzenlemenin somut amaçları da var. Birincisi; başta ‘Ermeni meselesi’ olmak üzere geçmişteki soykırım, kıyım ve katliamların adını koymayı ve o zamanki anlayış ve uygulamaları eleştirmeyi engellemek. Mesela ‘Ermeni soykırımı’ ifadesini kullanan bir milletvekili, hemen cezaya çarptırılacak. Aynı durum mesela Dersim, Maraş, Sivas gibi kıyım ve katliamlar için de geçerli. Yine mesela Şeyh Said’i saygıyla anmak da, bu kapsama sokulabilir. İkinci somut amaç; Kürt, Kürdistan gibi kelimelerin kullanılmasını cezalandırmaktır. Hatta Meclis kürsüsünden Kürtçe kelimeler kullanmayı ve Kürtçe cümleler kurmayı da bu çerçeveye sokabilirler. Üçüncü somut amaç ise; özerklik, çokdillilik, anadilinde eğitim gibi fikir ve önerileri boğmak gibi görünüyor.”

“AKP-MHP ittifakı rejiminin özeti”

“Tek kelimeyle dehşet verici bu düzenlemeyle geçici çıkarma cezasın mali sonuç da bağlanıyor. Teklifin 16. maddesine göre, Meclis’ten geçici olarak çıkartma cezasına çarptırılan milletvekilinin bir aylık ödenek ve yolluğunun üçte ikisi kesilecek. Üstelik bu cezaları verme yetkisi de Meclis çoğunluğunun, yani iktidarın elindedir. Milletvekillerini ırkçı-muhafazakar anlayışa aykırı fikirler savundukları için gelirlerini kesmekle tehdit etmek, tek kelimeyle ahlakdışı bir yaklaşımdır. Faşist bir düzenlemeyi etkili kılmak için, ahlakdışı bir yaptırım: AKP-MHP ittifakının bu topluma dayatmak istediği rejimin çarpıcı bir özeti…”

“Demokrasinin tabutuna son çivi”

“Böyle yapılırsa, parlamentonun demokratik anlamı ortadan kalkar. İçtüzük değişiklik teklifiyle hedeflenen de esasen budur. Bu teklifin aynen kabul edilmesi, parlamentonun ve demokrasinin tabutuna son çiviyi çakma sonucunu doğuracaktır. Diğer iki çivi, OHAL rejimi ve şaibeli referandumla gerçekleşen anayasa değişikliğidir. Bu teklifin bu haliyle geçmemesi için, biz parti olarak elimizden geleni yapacağız. Ancak parlamentodışı toplumsal demokratik muhalefetin de bu konuda etkili çalışma yapmasına ihtiyaç var.”

(Hürriyet, T24, BirGün)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page