ManşetTürkiye

Yeşiller/Sol: “PKK amasız, fakatsız ateşkes yapmalıdır. Bu iç savaş Suriyeleşmekten öte bir sonuç vermez.”

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi dün yaşanan şiddet olayları hakkında bir açıklama yaptı.

yesiller-ve-sol-gelecek-manisadaki-radyasyon-skandali-icin-cagri-yapti-21551Merkez Yürütme Kurulu imzasıyla yapılan “İstediğiniz Bu Muydu?” başlıklı açıklamada “HDP, aslında başta Kürtler olmak üzere ve Türkler dahil bütün halkların bir arada yaşama isteğinin samimi ve kararlı odağıdır. Kürtler bu topraklarda birlikte yaşamaya devam ettikçe ve bunu ısrarla istedikçe, onlarla konuşmaktan,  müzakere etmekten ve eşit yaşam şartları oluşturmaktan başka çıkış yolu yoktur.  Dibimizde Suriye paramparça olurken, bir arada yaşamayı savunan HDP gibi bir partinin varlığı bir şanstır, bir nimettir. Onu siyaset sahnesinden itmeye çalışmak, iç savaşa ve bölünmeye davetiye çıkarmaktır.” dendi.

PKK’ye amasız fakatsız ateşkes çağrısı da yapılan açıklamanın tam metni şöyle:

 

İstediğiniz Bu Muydu?

Suruç katliamından bugüne, Türkiye’nin yaşamış olduğu son olaylar, en serinkanlı insanları bile dehşete düşürecek derecede vahim hale geldi.

Sanki bir mekanizma bilerek, planlayarak ve isteyerek ülkeyi iç savaşa götürüyor.

Bombaların patlamadığı, cenazelerin gelmediği, parti ve gazete binalarına saldırıların olmadığı bir günümüz geçmiyor artık.

Bütün toplum olarak, ölen yurttaşlarımızın acısına boğulmuşken, bu kez sokakta dolaşan kara kaşlı, kara gözlü, yöresel şivesi ile konuşan bütün yurttaşların ciddi tehdit altında olduğunu görüyoruz.

Ölümlere yurttaş tepkisi kılıfında, faşist ve lümpen güruhlar, her türlü saldırganlıklarının anlayışla karşılanacağından emin olmanın verdiği rahatlıkla, şehirleri yangın yerine çevirip, Kürt avına çıkıyor, onların iş yerlerini yakıp yıkıyor. Polis de yer yer bunların anlayışlı ağabeyi konumunda, eylemlerin planlandığı gibi sonuçlanması sürecine müşahitlik ediyor.

Medya organları organize saldırılardan başlarını kaldıramıyor.

HDP faşist ve lümpen saldırganlığın boy hedefi haline geldi. Kürtlerin bu topraklarda barış, demokrasi, özgürlük ve eşit yurttaşlık ilişkileri içerisinde yaşama isteğinin, son derece değerli bir sembolü olan bu parti, siyasal platformdan silinmek isteniyor.

Yüzyıllık sorunun çözümünde, son derece kıymetli konuma sahip olan HDP, aslında başta Kürtler olmak üzere ve Türkler dahil bütün halkların bir arada yaşama isteğinin samimi ve kararlı odağıdır. Kuruluş gerekçesi de budur. İşlerin her çıkmaza girmesinde onu örselemek ve hedef haline getirmek siyasal akılsızlıktır ve burnunun ucunu görememektir.

Kürtler bu topraklarda birlikte yaşamaya devam ettikçe ve bunu ısrarla istedikçe, onlarla konuşmaktan,  müzakere etmekten ve eşit yaşam şartları oluşturmaktan başka çıkış yolu yoktur.  Herkesin bunu artık kabullenmesi lazım.

Dibimizde Suriye paramparça olurken, bir arada yaşamayı savunan HDP gibi bir partinin varlığı bir şanstır, bir nimettir. Onu siyaset sahnesinden itmeye çalışmak, iç savaşa ve bölünmeye davetiye çıkarmaktır.

Bugün Kürt Özgürlük Hareketi’nin silahlı bir kanadının bulunması, yaşadığımız bu savaş halinin sorumlu taraflarından birinin de o olması tarihsel bir realitedir.  Hiç şüphesiz Barış ve Çözüm Sürecinin gel gitler yaşamasında, kesintilere uğramasında ve yeniden kan dökülüp nice canları kaybetmemizde, onun şiddeti seçmesinin ve kanlı eylemlerinin de büyük rolü bulunmaktadır.

Asıl görmezden gelemeyeceğimiz ve bir siyasi parti olarak bizi ilgilendiren bir başka gerçek ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP iktidarının Kürt sorununun çözümünde kilit bir öneme sahip köklü bir demokrasi reformunu, daha öncesinde atmış oldukları bir dizi önemli adımı da etkisiz hale getirecek şekilde sürüncemeye bırakmış olmalarıdır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP’nin bugün ülkeyi getirdikleri nokta 90’lı yıllardan daha beterdir. Bir kere geniş kesimlerde ve Kürtlerde, ciddi bir hayal kırıklığına yol açtılar. Bundan da öte, hem Türkiye hem de sayısız dünya örneğinde görüldüğü gibi çıkmaz bir yola girdiler. Bu yolun ülkeyi götüreceği yer kaos, kan ve dibe vuruştur.

Türkiye’ye ve insanlarımıza yazık etmekten vazgeçin.

Barış ve çözüm süreciyle oynamayın.

PKK amasız, fakatsız ateşkes yapmalıdır. Bu iç savaş Suriyeleşmekten öte bir sonuç vermez.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu, her şeyin vebali üzerinizdedir. Operasyonlara son verin. Yeniden görüşme zemini yaratın. Seçimlerin sükûnet, eşitlik ve adalet içerisinde gerçekleşmesi için gerekli şartları yaratın.

Bu acılı günleri fırsat bilen ve duyguları istismar eden güdümlü faşist sokak şarlatanlarının saldırganlığına ve vandallığına göz yummayın, cezasız kalmalarına meydan vermeyin.

Muktedir olan da, iktidarda bulunan da sizsiniz, hesap sizden sorulur.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi olarak, yaşamını kaybeden canlarımızın hatırası önünde saygıyla eğilirken, demokrasinin, adaletin ve fikir özgürlüğünün herkese lazım olduğunu hatırlatmak istiyoruz!

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi

Merkez Yürütme Kurulu

09 Eylül 2015

 

(Yeşil Gazete)

Kategori: Manşet