Neyin nesi bu IPCC?

Bugünlerde gezegenin ön planda olan kısaltmaları; IPCC ve AR5. Muhtemeldir ki önümüzdeki iki hafta boyunca da IPCC (Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli)  ile ilgili epey şey duyacağız. Dünyanın en önde gelen otoritesi sayılan IPCC (ne ile ilgili olabilir? tabii ki iklim değişikliği konusunda)  denilebilir ki dünyanın iklim uzmanları topluluğunun ağırsıklet şampiyonudur.

Peki, neyin nesidir bu IPCC?

Birleşmiş Milletlerin iki ayrı örgütü tarafından 1988’ de kurulan bilimsel çalışmalar yapan bir gruptur. Kuruluş amacı hükümetlere iklim değişikliği ile ilgili güvenilir, en son bilgileri sağlamaktır.

Dünya genelindeki binlerce iklim uzmanı gönüllü olarak zamanlarını en son yayınlanan en saygın bilimsel çıktıları özetlemek ve analiz etmek üzere ayırırlar. Sonuç: büyük, şişman raporlar.

Ve şimdi IPCC,  iklim bilimi üzerine çalışan tüm parlak zihinlerin bilgi birikimi ile son altı yılın çalışmalarını kapsayan yeni bir bilimsel envanter olan ilk raporunu yayınlıyor. Tabii ki iklim şüphecileri de dünyanın gözleri önünde böyle sağlam bilimsel bir yapının ortaya çıkmasından memnun değiller.

Şovu yöneten kim?

Rajendra Pachauri

Yetmişlerinde, Hindistanlı, ekonomist ve mühendis olan Rajendra Pachauri, 2002 yılından bu yana IPCC’ ye başkanlık etmektedir. 10 kişilik küçük bir ekip ile birlikte görevi yürütmektedir. Bu ekip her biri 800’ e varan sayıda uzman içeren çalışma gruplarının koordine edilmesine yardım etmektedir. Kulağa çok meşakkatli geliyor değil mi? Muhtemelen öyle de.

Ancak, Pachauri’nin IPCC toplantılarını sadece iklim bilimini düşünerek geçirdiğinden emin değiliz. “Almora’ ya Dönüş” adlı şehvetli romanını 2010 yılında yayınlamıştı.

IPCC tam olarak ne yapıyor?

Öncelikle ne yapmadığından bahsedelim. Panelin kendisi bilimsel araştırma yapmaz. Lobicilik yapmaz. Politik tartışmalara bulaşmaz.

Tamam ama biz ne yaptığını sormuştuk?

IPCC;  iklim bilimine dair yayınlanmış yayınları gözden geçirir, değerlendirir, en önemli noktalarını vurgular ve bulgularını değerlendirme raporları aracılığı ile okumak isteyen herkesle paylaşır. Bu “herkes” in içinde hükümet yetkilileri ve politikacıların da olduğunu umuyoruz. Tabii ki, bazı partilerin bilimden korktukları için bu grupta olmadığını biliyoruz.

Bu değerlendirme raporları ne kadar önemli?

Gerçekten önemli. Binlerce sayfayı didik didik inceliyorlar.

Ne kadar sıklıkta bu değerlendirme raporları yayınlanıyor?

Her beş altı yılda bir. Birincisi 1990’da,  bu rapora ek rapor 1992’de,  ikinci değerlendirme raporu 1995’de diğerleri 2001’de ve  2007’de yayınlandı. Şimdi de beşinci değerlendirme raporu yayınlanıyor. “Beşinci değerlendirme raporu” kısaltması olan AR5 buradan geliyor.

Peki geçen sene yayınlanan IPCC raporu neydi?

Hey, bu işi biliyorsun.  Geçen sene yayınlanan, iklim değişikliğinin aşırı hava olaylarına etkisini açıklayan rapor gibi daha spesifik bir konu üzerine dikkat çekici kısa raporlarda yayınlayabiliyor.

O zaman yeni değerlendirme raporu ne zaman yayınlanacak?

İlki 27 Eylül Cuma günü yayınlandı.

İlki mi?

AR5 bir yıl süresince dört ayrı bölümde yayınlanacak.

Bu dört bölüm neye göre ayrılıyor?

Çalışma Grubu I adlı bir ekip tarafından yayınlanan birinci rapor;  iklim nasıl değişiyor, gelecekte nasıl olacak sorularına cevap vererek büyük resmi gösteren, iklim değişikliğinin yapısına yönelik bir rapordur. Sıcaklık değişikliği, deniz seviyesinin yükselişi, okyanus asitlenmesi ve böyle durumlar için tahminleri içerir. Bazıları bu raporu WGI (Çalışma Grubu 1) AR5 olarak isimlendirir.

İkinci bölüm ise tahmin edebileceğin üzere Çalışma Grubu II tarafından hazırlanıyor. Bu rapor da iklim değişikliğinin gelecekteki etkilerini gösterir. Bu rapor Mart’ta yayınlanacak.

Nisan’ da Çalışma Grubu III tarafından hazırlanan, tehlikeyi azaltıcı fırsatları yani ısınmayı yavaşlatmak için ne yapabiliriz, gaz emisyonunu nasıl azaltabilirizi gösteren üçüncü rapor yayınlanacak.

Son olarak da 2014 Ekim’de hepsinin birleşiminden oluşan sonuç rapor yayınlanacak.

Yani, birinci bölüm 27 Eylül’ de yayınlandı?

Aslında, raporun sadece,  resmi olarak “Hükümetler için Özet” olarak adlandırılan özeti Cuma günü yayınlandı. Bir hafta sonra da tamamı yayınlanacak.

Bu değerlendirme raporları nasıl hazırlanıyor?

800’den fazla iklim uzmanı yazar ve editör olarak üç ayrı grupta çalışıyor. 301’i gelişmiş ülkelerden olmak üzere 85 ülkeden gelen uzmanlar yüzlerce uzmanı da asistan olarak göreve çağırıyorlar. Hep birlikte, hakemli dergilerde yayınlanmış araştırmalar üzerinde sabırla, titizlikle  kafa patlatıyorlar. Bu işbirliğinin sonucunda çıkan rapor tartışılmış, revize edilmiş ve arıtılmış oluyor.

Değerlendirmelerin ne kadar ayrıntılı olduğunu anlamak için şunu düşün; Çalışma Grubu I,  2010 yılından bu yana tüm dünyada 12 toplantı yapmış,  ilk taslak üzerinde 659 uzmandan 21.400 yorum almış ve sonrasında ikinci taslak için 26 hükümetten ve bilim adamlarından 31.422 yorum daha almıştır.

Nobel ödülü ile ne alakası var?

Al Gore ve IPCC,  “insan kaynaklı iklim değişikliği konusunda sarf ettikleri çaba ve mevcut değişikliğe karşı gerekli önlemlerin alınması temelini attıkları için 2007 Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldüler.

Ödül ile birlikte gelen 1.5 milyon Dolara ne mi oldu? Al Gore, kendi payını kendi iklim grubuna hibe etti. IPCC ise kendi payını gelişmekte olan ülkelerde iklim araştırmacıları için doktora burs fonu için kullandı. Bu araştırmalar, iklim alanındaki boşlukları dolduruyor örneğin Himalayalar’ daki ​​kar ve buzların erimesinin araştırılması gibi. IPCC’nin kendisi bilimsel araştırma yapmasa da bu burs programı ile bilimsel araştırmalara fon sağlıyor.

Eğer IPCC kendi araştırmasını yapmıyorsa, neden değerlendirme raporlarını dikkate alayım ki?

En son yayınlanan iklim araştırmalarını takip etsen, araştırma kaynağına gidip bilimsel literatürü okusan bile sahip olduğun bilgi,  yüzlerce iklim uzmanının bilgilerinin toplamı ile kıyaslanamaz. Bazı araştırmalar diğer araştırmalar ile çelişmektedir ve bu çelişkileri gidermek bilim adamlarının yapacağı bir işidir.

IPCC uzmanları iklim ile ilgili yayınlanmış hemen hemen bütün araştırmaları birlikte ele alıp deniz seviyesi yükselmesi, okyanus asitlenmesi ve küresel ısınma üzerine kısa ve öz bir değerlendirme yapar.

Bir dakika – neden yapılan araştırmaların “hemen hemen” tamamını dedin?

Yeni araştırmalar her zaman yapılıyor. IPCC bir çizgi çekiyor ve o tarihe kadar olan araştırmaları baz alıyor. Bu son rapor için bu tarih 31 Temmuz 2013’dü.

Bu taslaklar gizli tutuluyor mu?

Gizli olması gerekiyor ancak bazı taslaklar sızdırılıyor. Yanıltıcı bilgiler içeren bazı taslaklar kasten tartışma çıkarmak için karşı görüşlüler ve medya aracılığı ile ortaya çıkıyor. IPCC uzmanlarını deliye döndüren bu sızıntı sonucunda ortaya çıkan taslaklar değişecektir. Bu nedenle bunlara taslak deniyor. “Onaysız ve zamanından önce” yayınlanan bu raporun karışıklığa neden olabileceği konusunda IPCC tekrar tekrar uyarılarda bulunuyor.

Asıl üzerinde durulan haber nedir?

IPCC iklim değişikliğinin insan kaynaklı olduğuna duyduğu güvenin derecesini yükseltti. 2007’ deki raporda bu güven %90 iken şimdiki raporda %95’e yükseltildi.

Bu arada, IPCC raporun büyük bir kısmını yüzey sıcaklığındaki artış oranındaki yavaşlamayı açıklamaya adıyor. Hükümet yetkililerinin çoğu bu durumu merak ediyor. Daha öncede açıkladığımız diğer şeylerin yanında okyanusların büyük miktarda “kayıp” ısı barındırdığı belirtiliyor.

Bazı iklim uzmanları bu raporla neden alay ediyor?

Gösterdiği projeksiyonlar ile ilgili korkular olsa da raporun gerçek değerlerin altında hesaplamalar yapacağı düşünülüyor. Her ne kadar iklim değişikliğini inkar edenler, IPCC’ nin iklim krizinin ölçeğini abarttığı konusunda çığırtkanlık yapsa da bazı iklim bilimciler raporun aslında olanı daha az göstereceğini öngörüyor.

Bir ay önce The New York Times; Çalışma Grubu I uzmanlarının, deniz seviyesinin aşırı yükseleceğini söyleyen projeksiyonları “uç değer” olarak kabul edip reddettiğini belirtti. Ancak en tutucu, düşük seviyeli sıcaklık yükselişi tahminleri güvenilir kabul edilir ve taslaklara dahil edilir.

Bazı biliminsanları da on yıl içinde sadece birkaç sefer yayınlanan ve hükümetlere sunulan bu raporların gerekli olup olmadığını sorguluyor. İklim biliminin temelleri iyi oluşturulmuş ve yeni araştırmalar sürekli yayınlanıyorken bu raporları derlemek için zaman harcamanın bir anlamı var mı? Bu soruyu IPCC’nin kendisi de soruyor. “IPCC ne tür ürünler üretmeli ve ne tarz bir zaman ölçeği kullanmalı?”  IPCC sözcüsü Jonathan Lynn geçenlerde bunu yüksek sesle dile getirdi;  “Her altı ya da yedi yılda bir yayınlanan bu büyük raporlara mı ihtiyacımız var yoksa düzenli raporlara mı?”

İklim inkarcıları bu raporu nasıl karşılıyor?

Fosil yakıt endüstrisi raporun güvenilirliğini baltalamaya çalışmaktadır. Neden? Çünkü “iyi” bilim rasyonel iklim ve enerji politikasına rehberlik eder ve bu ancak bilim, fosil yakıtları reddetmek için ikna edici nedenler sağlarsa olur. Bu yeni rapor, en iyi bilim ile dolu ve bu nedenle iklim inkarcılarını fena korkutuyor.

İnkarcıların ne çeşit saldırıları var?

İnkarcılardan duyduğumuz en yaygın eleştiri  IPCC’ nin önceki değerlendirme raporlarının hatalı olduğunu  “kabul” ya da “itiraf” etmesi.  Diyorlar ki “Eee ,  IPCC  geçmişte hatalar yaptığını kabul ediyorsa şimdi söyleyeceklerine nasıl güvenebiliriz?”

Tüm bunlar saçmalık. Bilim sürekli gelişmektedir. Bilimsel yöntemin özü, dünyanın nasıl çalıştığına yönelik anlayışımızı test etmek ve geliştirmektir. Bilim adamları dünkü bulgular üzerine çalışıp, yanlışlarını bularak, yarının hatadan arınmış bulgularını oluştururlar.

Evet, IPCC’ nin yeni değerlendirme raporundaki sonuçların çoğu bir öncekinden farklı olacak. Sürecin asıl noktası da budur.

IPCC’nin yeni değerlendirme raporunu incelemeye devam edeceğiz. Belki bazı inkarcıların dediklerine de göz atarız ve böylece iyi bir kahkahayı paylaşabiliriz.

 

Yeşil Gazete için çeviren: Zeliha YILDIRIM

Yazının özgün hali

(Yeşil Gazete, Grist.org)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page