Yeşeriyorum

Seçim sonuçları ve yeni olanaklar

Seçim sonuçları birçok kişide hayal kırıklığı yarattı. Ama bence beklenen bir sonuçtu. Toplumdaki eğilimleri doğru değerlendirmeden belli umutlarla, ayakları yere basmadan tahlil yapanlar ve politik hat çizenlerin değerlendirmeleri boşa çıktı.

Muhalif hareketler açısından bu sonuçları değerlendirmede iki eğilim ortaya çıkması ihtimali var.

Bunlardan birincisi biz doğru tahliller yaptık, politik hattımız doğru idi, ama halk bizi anlamayacak kadar cahil, iktidar olanakları ölçüsüz kullanıldı, hile yapıldı, halk kandırıldı gibi bir söylem. İlk açıklamalardan ve şimdiye kadarki deneyimlerden gördüğümüz böyle bir eğilimin ortaya çıkması daha olası.

İkincisi ise bütün iktidar yıpranmasına rağmen, uyguladığı tüm neo-liberal politikalara rağmen üç kez oylarını yükselterek ve %50 sınırına dayanan AKP’nin yaptıklarına halkın onay vermesinin nedenleri ne bunları anlamaya çalışmak. Bütün bu desteği de çoğunlukla muhaliflerin tabanı olması gereken yoksullar ve BDP’yi destekleyenler hariç Kürtlerden alması sıkı bir analiz gerektirmekte bence.

Bir diğer ilginç nokta da diğer tüm partilerin belli bölgelere sıkışmasına rağmen AKP’nin ülkenin tüm illerinde boy gösterebilmesi. Sonuçlar tüm ülkede var olabilen tek partinin AKP olduğunu gösteriyor. Bu da irdelenmesi gereken önemli bir sonuç…

Burada çok uzun ayrıntılı değerlendirmeler yapmayacağım ama muhaliflere düşen temel görevin hayali değerlendirmeler yerine halkın niye akp’yi desteklediğini önce enine boyuna bir araştırmaları olduğunu düşünüyorum. İkincisi de niye onlar için politika yaptıklarını ileri sürdükleri yoksulların onlara destek olmadığını değerlendirmek. Burada da iki sonuç çıkarılabilir.

Ya kendimizi anlatacak örgütlenme ve iletişim sorunu vardır ki bunun çözümü daha basittir yeni bir reorganizasyon ve yaratıcı fikirlerle çözülebilir.

Ya da politik değerlendirmelerimiz ve karşı çıkış noktalarında yani muhalefet yapma teorisinde ve biçiminde bir yanlışlık vardır( ki bunun daha gerçekçi olduğunu düşünüyorum )bunun çözümünün politikaları bir daha gözden geçirmek ve yoksulların taleplerini doğru okumaktan başka çıkar yolu yoktur. Tabi ki onlar için politika yapıldığı gibi bir iddia varsa.

AKP durdurulmalıdır.Doğru… Ama bunun yolu şimdiye kadar ki politik hat ve biçimle politika üretilmesiyle olmaz ve olmadığı da şimdiye kadar net bir biçimde görüldü. Takkeyi öne koyup bu konularda iyi bir çalışma yapılması gerekmektedir.

Politika yapmak bir taraftan da var olan somut durumdan neler üretilebilir sorusuna doğru cevaplar bulmaktan geçer.

Bu açıdan bakıldığında meclis aritmetiği değişik olanaklar sunmakta ve ülkede barış, demokrasi ve yeni özgürlükçü, sivil anayasa için belki de bir şans yakalanabileceğini göstermektedir.

AKP’nin oy olarak %50 yi bulmasına rağmen tek başına referandum sayısı olan 330 u bulamaması bir şanstır. Uzlaşmak zorunda kalacaktır.

Meclisteki partilerden şimdiye kadar olan söylemlere bakarak bu konuda gerçek bir talebi olan blok 36 kişiyle mecliste temsil edilecektir. Bu çok önemli bir şanstır.

CHP Anayasa konusunda tutucu tavrının bir kısmını seçim sürecinde değiştirmiş anayasa konusunda kendisinin de değişimden yana tavır alacağını (en azından bir kısmı için) belirtmiştir. Bu da bir şanstır.

MHP geri adım atmasa bile iyi yönetilecek bir süreç sonucunda meclisten uzlaşı içinde yeni bir Anayasa doğma şansı oluşmuştur. MHP ve CHP ayak sürüse bile Blok ve AKP nin sürükleyeceği Anayasa çalışmalarının doyurucu bir sonuca gitme ihtimali vardır. Bu süreç aynı zamanda Kürt sorununun çözümü içinde bir umut ışığı olabilir. Yıllardır süren bu kirli savaşın sonlandırılabilme ihtimali bile diğer tüm sonuçların ötesinde umut verici bir sonuç olacaktır.

Burada AKP’nin ötesinde Blok’un tavrı çok can alıcı konumdadır. Mecliste anayasal değişiklik konusunda anahtar parti konumunda olan blok kendisine gelen bu fırsatı ve süreci iyi değerlendirebilirse birçok konuda önemli adımlar atma şansı oluşabilir.

Mecliste temsiliyet oranının da (%93 oranında) olması da meclisten geçecek bir yeni anayasanın yaşaması ve meşruiyet için başka bir şans olduğunu düşünüyorum.

Kısacası enseyi karartmayalım. Dünya tarihi zaferler tarihi değil yenilgiler tarihidir. Önemli olan o yenilgilerden güçlenerek çıkmak ve olanakları politik hattımız için doğru kullanmayı bilmektir.

Bir dahaki seçimlerde Yeşiller’in başarılarını analiz etmek umudu ile…

Mücadeleye devam.

More in Yeşeriyorum